SON DAKİKA

Hedef, ilk 3 puan!

3 haftası geride kalan Trendyol Süper Ligi'ne beklediği gibi başlayamayan ve bu 3 haftada galibiyet yüzü göremeyen Antalyaspor, milli ara öncesinde Kayserispor'u evinde mağlup ederek moral kazanmak istiyor.

Trabzonspor deplasmanından mağlup ayrılan, daha sonra oynadığı Konyaspor ve Sivasspor maçlarından ise hayal kırıklığı yaratan bir oyun ile beraberliği kurtaran kırmızı beyazlılar, Cumartesi akşamı Kayserispor'u mağlup ederek ligin ilk 3 puanını hanesine yazdırmak istiyor. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.30 21:04:19
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






15 milyon gül yaprağından çıkıyor, litresi 10 bin euroya kadar alcı buluyor

Güller, göller, diyarı olarak anılan Burdur’da az bilinse de nesillerdir yapılan gül yetiştiriciliği birçok ailenin geçim kaynağı. Hasat zamanına kadar gözü gibi baktıkları gülleri toplayıp suyunu ve yağını çıkaran yetiştiriciler bunları ilaç ve kozmetik alanında kullanıma sunuyorlar. İklim şartlarından dolayı eskiye nazaran daha az verim alınsa da gül yetiştiriciliğinin ata mesleği olmasından dolayı devam ettiriyorlar. 15 milyon gül yaprağına tekabül eden 4 ton gülden çıkan 1 litre gül yağı geçtiğimiz yıl 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.
Burdur’un Ağlasun İlçesinde gül yetiştiriciliği ve gül yağı işletmeciliği yapan Ertaş Ailesi de bunlardan biri. Dedelerinden kalma mesleği 3 nesildir devam ettiren aile hem kendi bahçelerine diktikleri, hem de köylülerden aldıkları gülleri yine dedelerinden kalma kendi fabrikalarında işleyerek geçimlerini sürdürüyorlar.
Ağlasun’da hem gül yetiştiriciliği yapan hem de bölgedeki gülleri fabrikasında işleyen Ziraat Mühendisi Sefa Ertaş; “Gül yağı fabrikamız var. Aynı zamanda bölgede gül üretimi yapıyoruz. Yaklaşık 500 dönüme yakın gül bahçemiz var. Isparta gülü üretiyoruz. Gülümüz diktikten itibaren bir yıl içerisinde hasat yapmaya hazır hale geliyor. Mayıs ayında hasadımız başlar, haziran ayında biter. Bir aylık bir toplanma süreci olur. Bu bir ay içerisinde her gün gül toplarız. Bu gülleri hem kendi bahçelerimizden toplayıp hem de köylü halkımızdan alarak kendi gül yağı fabrikamızda işleriz. Bu güller Burdur ve Isparta’da yetişiyor sadece. Bunun nedeni de bölgenin iklim şartlarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin her yerinde bu gül yetiştirilebilir ancak kaliteli yağ ve kaliteli gül suyu, gül mayası gibi ürünleri alabilmemiz için bu bölgenin iklim şartları daha uygundur” açıklamasında bulundu.

Gülü seven dikenine katlanır
Gül üreticisi Fatma Kazan ise gül yetiştirmenin zorluklarından bahsettiği konuşmasında; “Biz çiftçilik ile uğraşıyoruz, gül yetiştiriyoruz. Gülü yetiştirirken budanması, dibinin çapalanması, gübrelenmesi, ilaçlanması gibi zorlukları var. Gülleri toplarken ise ne kadar çok çalışan olursa o kadar kolay oluyor. Tabi gülü toplarken ellerimize diken batıyor ama gülü seven dikenine katlanır. Para kazanmamız için mecburen bunlara katlanmak zorundayız. Bazen karşımıza yılan çıkıyor, kertenkele çıkıyor biz onlardan onlar bizden korkup kaçıyor. Ama yapacak bir şey yok çalışmaya devam ediyoruz” sözlerini sarf etti.

Önceden günde 50 ton gül işlerdik şimdi ise ayda 50 ton işleyebiliyoruz
Üç kuşaktır gül yetiştirip yağını çıkaran Yüksel Ertaş; “Bu meslek bize atadan kalma bir meslek. Zamanında bizim atalarımız, dedelerimiz 12 kiloluk ibrik kazanlarda kaynatıyorlardı gülü. Odunla, su fıçısıyla yani ilkel yöntemler kullanıyorlardı. Ama şimdi artık son yıllarda biraz daha değişti. Fueloil ile buhar ile güllerimizi kaynatıyoruz. 1989 yılından beri aynı şekilde bu işi yapmaya devam ediyoruz. Tabi bu yıllarda biraz güllerde ama hava şartlarından ama iklimden dolayı gül ürünlerinin biraz rekoltelerinin düşük olduğu, ürünlerin az olduğu tespit edildi. Ama biz yine de üretime devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Eskiden günde 50 ton gül işliyorduk ancak şimdi iklimsel değişikliklerden dolayı ayda 50 ton gül işleyebiliyoruz..” dedi.

“60 yıldır burada gül üretiyoruz”
Gül deyince akla hep Isparta’nın geldiğini ancak Burdur’da da yıllardı gül üretimi yapıldığını dile getiren Ertaş; “Gül üretimi Isparta’nın Dere mahallesinde başlatılmış. Tabi ondan sonrada Burdur’da da üretilmeye başlanmış. Çünkü Burdur- Isparta arasında 25 kilometre bir fark var. İklim de benzer olduğu için iki yerde de yetiştirilebiliyor. Gül üretimi rakımın 950 ile 1250 arasında olduğu yerde yapılıyor. Gül toplama işlemi sabah günün ağarması ile başlar en geç saat 10 a kadar biter. Çünkü öğlen sıcağına kaldığında uçucu yağ olduğu için gülün yağı uçar, rekoltesi düşer. Onun için göller yöresinde aynı Isparta’da olduğu gibi Burdur’da da gül yetiştirilir. Burdur bilinmiyor ama çok eskiden beri yani neredeyse 60 yıldır burada da mazisi var.” şeklinde konuştu.

“4 ton gülden 1 litre gül yağı”
Hasat döngüsünün nasıl olduğunu da anlatan Ertaş; “Ürünlerimizi sabah 05.00 gibi toplamaya başlıyoruz. Hem Yeşilbaş Kasabamızda hem de kendi bahçelerimizde toplayıp kantarlarımızda topladığımız gülleri saat 12.00- 13.00 gibi fabrikamızda bulunan kazanlarımıza dolduruyoruz. Bu kazanlarımız bakırdır çünkü ateşte daha çabuk ısınıyor daha geç soğuyor. Bir kazan bir buçuk ton su 500 kilo da gül basıyoruz. Burada güller iki buçuk saat kısık ateşte buhar ile kaynıyor. Oradan çıkan yağlı suyu damıtma sistemi ile damıtarak 2 ton olana kadar bekliyoruz. 2 ton yağlı suya ulaştığımızda tekrar kazana aktararak tekrar kaynatıyoruz ve gül yağını elde ediyoruz. 4 ton gülden 1 litre gül yağı elde ediyoruz. Bu da 15 milyon gül yaprağına tekabül ediyor. Yine aynı şekilde 1 litre gül suyu alabilmek için de 1 ton gül yaprağı işliyoruz” dedi.
Oldukça zahmetli olan gülyağı çıkarma işlemi sezonun iyi geçmesi durumunda üreticinin de yüzünü güldürüyor. 2023 yılı gülçiçeği fiyatlarının Ekim ayında açıklanması beklenirken gülyağı geçtiğimiz yı litresi 10 bin euroya kadar alıcı bulmuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.19 14:19:14
Son Düzenlenme Tarihi :





Filme konu olan bir azim hikayesi

Akdeniz Üniversitesi’nde İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın azmi ile engelleri aştığı yaşam hikayesinin anlatıldığı Buğday Tanesi filmi üzerine Engelsiz Söyleşi gerçekleştirildi.

Akdeniz Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren öğrenci toplulukları tarafından Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın katıldığı Buğday Tanesi Engelsiz Söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşiye İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın yanı sıra Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, İletişim Başkanlığı Antalya Bölge Müdürü Esen Diler öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Afro-Antalya Topluluğu, Engelsiz Akdeniz Topluluğu, Sinema Topluluğu, Uluslararası Öğrenciler Topluluğu, Antalya Üniak Topluluğu, Akdeniz Kalite Elçileri Topluluğu’nun byTurcoGrup’un desteğiyle düzenlediği söyleşi İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram’ın hayatını konu alan filmin fragman gösterimi ile başladı.

YAŞAM HİKAYESİ DİNLEYENLERİ DUYGULANDIRDI

Küçük yaşlarda yaralandığı yangın faciasının izlerini taşıyan Av. Serkan Bayram’ın yaşam hikayesi dinleyenleri duygulandırdı. Hayatından ve yaşadığı olaylardan bahseden Av. Serkan Bayram, hayatı boyunca “Neden engelli kaldın?” sorularından bunalarak bir gençlik yaşadığını ve engellilere bu tarz soruların sorulmaması gerektiğini ifade etti. Ve sorulardan bunalan Bayram, “Sorma” diye bir tişört yaptırmayı bile düşündüğünü söyledi. Çocukken bayramlarda çektirdiği fotoğraflarda ise kimseler görmesin diye hep ellerinin cebinde olduğunu ve bunu o zaman fark etmeden yaptığını anlattı. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen kararlılık ve azim örneği sergileyerek eğitimine devam ettiğini belirten Serkan Bayram, Hukuk Fakültesi’ni bitirmesine ve Adalet Bakanlığı’nın hakimlik sınavını kazanmasına rağmen mülakatta engeli nedeniyle elendiğini söyledi. Avukat Serkan Bayram, bu karar sonrası bile yılmadığını, yaşamını engelli haklarına adadığını anlattı.

ARTIK ENGELLİ KARDEŞLERİMİZ HÂKİM, SAVCI OLABİLECEK

Memleketi Erzincan’dan milletvekili seçildiğini anlatan Avukat Serkan Bayram, milletvekilliği sürecinde de engellilerin sesi olmaya devam ettiğini söyledi. Engellilerin hâkim ve savcı olmasını engelleyen yasanın değişmesi için verdiği mücadeleyi kazandığını anlatan Bayram, “Hakimlikle ilgili süreçte geçen sene 24 Kasım 2021’de Sayın Cumhurbaşkanımız da diğer parti milletvekillerimize de diğer partilerin genel başkanlarına da durumu anlattık. Nihayetin de bütün partilerin oy birliği ile engellilerin hâkim olmasını engelleyen maddeyi ortadan kaldırdık. Artık engelli kardeşlerimiz hâkim, savcı olacak. Mecliste Adalet Bakanımızla karşılaştığımızda hakimlik, savcılık sınavı yapıldığını ve mülakat süreçlerinin sürdüğünü söyleyerek engelli kardeşlerimizi dedi ortopedik engelli kardeşlerimizi alacağız hatta görme engelli kardeşlerimizi de idari hâkim yapmayı düşünüyoruz şeklinde ifade etti. Geldiğimiz nokta burası. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

KİMSE ENGELİNDEN DOLAYI GERİ KALMAMALI

Türkiye’nin son yıllarda engellilerle ilgili çok yol kat ettiğini söyleyen Bayram, “Ülkemizde bundan sonra mahkemelerimizde engelli hâkim göreceğiz. Dilerim engelli vali, büyükelçi, bakan, rektör, başhekim olması gerekiyor. Bu sessiz devrimin taçlanması gerekiyor. Kimse engelinden dolayı geri kalmamalı. Engelsiz bir dünya, engelsiz bir Türkiye, engelsiz bir Antalya olmalı.” şeklinde konuştu. Engelliler ayrıcalık istemediğinin altını çizen Serkan Bayram, “Biz de herkes gibi eşit bir şekilde yaşamak istiyoruz. Engellilerin özgüvenini kırıcı durumlara dikkat ederek onların hayata daha özgüvenli bir şekilde alışmaları için yardımcı olunması gerekiyor.” dedi. Serkan Bayram, Buğday Tanesi Milyonların Hikayesi kitabının da çıktığını belirterek, katılımcılara kitabını tanıttı.

BUĞDAY TANESİ FİLMİ İNSANLARA ÇOK ÖNEMLİ MESAJLAR VERECEK

Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş ise Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ortaya koyduğu kararlılıkla Akdeniz Üniversitesi’nin engelli öğrencilere yönelik çalışmalarda öncü olduğunu hatırlattı. Akdeniz Üniversitesi’nin 2021 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Türkiye Erişilebilirlik Ödülleri kapsamında Engelsiz Üniversite ödülünü aldığını hatırlatan Prof. Dr. Özçatalbaş, “Akdeniz Üniversitesi olarak engelsiz ve insan odaklı çalışmayı bilimi öne alarak bu kapsamda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Her yıl üç farklı birimimiz engelsiz hale geliyor. Hem öğrencilerimizi salonlara kolaylıkla ulaşılabilir hale geliyor. Hem ulaşımda engeli kaldırıyoruz. Hem de kültürel ve sosyal faaliyet alanlarına öğrencilerimizin rahatlıkla ulaşımını sağlayacak önlemler alıyoruz. Sayın Milletvekilimiz Serkan Bayram ortaya koymuş olduğu sorumluluk ve misyonla hayata geçirdiği Buğday Tanesi filmi ile hem Avrupa’da hem de diğer dünya ülkelerinde insanlara çok önemli mesajlar vereceğine inanıyorum.” dedi. Söyleşinin ardından Bayram’a teşekkür belgesi takdim edilerek fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.31 09:44:10
Son Düzenlenme Tarihi :