Ali Kayası Cam Terası ağustosta açılıyor
Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi inşaat alanında incelemelerde bulunan Başkan Güngör, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası aksaklıklar yaşandığını ve kısa sürede çalışmaların yeniden başlatıldığını ifade etti. Üç etaptan oluşan turizm rotası ile bölgeyi vatandaşların beğenisine sunacaklarını ifade eden Başkan Güngör, “Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi, üç etaplı bir proje. Mesafe olarak şehrimize son derece yakın bir konumda bulunuyor. Ayrıca termal turizm merkezimiz Ilıca’ya da çok yakın bir alan. Kahramanmaraş’ımızın doğa turizmine çok büyük katkı sağlayacak bir proje. Projenin birinci etabında cam teras, yeme içme mekânı ve yürüme parkurları inşa ediliyor. Bölgeye 2 tane de otopark kazandırıyoruz. İkinci aşamada, buradaki iki kaya arasına bir cam köprü inşa edeceğiz. Üçüncü aşamada ise Menzelet Barajı’ndan buraya tekneyle bağlantı sağlayacağız. Yine bölgede doğaseverler için kamp alanları oluşturacağız. Ağustos ayı itibarıyla ilk etap çalışmalarını tamamladıktan sonra Ali Kayası ile Edebiyat Yolu’nu birbirine bağlayan 17 kilometrelik güzergahın asfaltını yaparak ulaşımı kolaylaştıracağız. Projemizin devamında Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi ile Ilıca arasında yeni bir bağlantı oluşturacağız” dedi.
“Kahramanmaraş’ımızın turizm potansiyelini ve ziyaretçi sayısını artırmak için Büyükşehir Belediyesi olarak projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz” diyen Başkan Güngör, “Şehrimizin en güzel mekânlarından birisi olan Yeşilgöz Mesire Alanı’nda başlattığımız ikinci etap çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu projemizi de Eylül ayına kadar tamamlayıp şehrimizin hizmetine sunacağız. Şairler Tepesi’nde son aşamaya geldik. Önemli bir kısmı hizmet vermeye başladı. Şu an şehrimizin en fazla ziyaretçi alan alanlarından birisi. Kadıoğlu Konağı ve Hayrigül 1-2 evlerinde başlattığımız restorasyon çalışmalarını da yıl sonuna kadar tamamlayarak butik otel restoran olarak hizmete alacağız. Kaplıca turizmi için son derece önemli bir merkez olan Ilıca’ya ulaşım sağlayan yolumuzu geçtiğimiz sene yeniledik. Buraya ulaşım sağlayan diğer yolların yenilenmesi için de bakanlıklarımızla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Ilıca’ya bir de otel ve kongre merkezi kazandırarak turizm tesisimizin katma değerini artıracağız. Dünyanın hiçbir şehrine nasip olmayacak güzelliklerden bir tanesi de Fırnız. Buranın da tahsisinde son aşamaya geldik. İnşallah yakın zamanda Fırnız’ın disipline edilmesi ve turizme kazandırılması için çalışmaya başlayacağız” dedi.
Ağustos sonu itibarıyla Ali Kayası ve Turizm Tesisi’nin vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade eden Başkan Güngör, “Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin doğa turizmine hizmet edecek Ali Kayası’nda başlattığımız Cam Teras ve Turizm Tesisleri projemiz devam ediyor. Öngördüğümüz hedef, bu yıl nisan ayı sonu itibarıyla bu projemizi hizmete almaktı. Ancak 6 Şubat’ta yaşadığımız afetler bu süreçte aksamalara neden oldu. Deprem sonrası tekrar bu projemize devam ediyoruz. İnşallah Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi, ağustos sonu itibarıyla tamamlanmış ve şehrimizin hizmetine sunulmuş olacak” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 21:54:10
Son Düzenlenme Tarihi :
Kent Konseyi’nden yüzme havuzlarıyla ilgili kritik uyarı
Yüzme havuzlarının temizliği ve denetimiyle ilgili rapor hazırlayan Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, birçok hastalığın bulaşma riski bulunduğunu ve gerekli denetimin yapılmadığına işaret ederek, yasal düzenleme ve yeni uygulamalar için önerilerde bulund
Yaz mevsiminin başlamasıyla Antalya’da site ve
otellerin yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorunu yeniden gündeme geldi. Antalya
Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, Haziran ayı toplantısında konunun
uzmanlarıyla yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorununu görüştü. Sağlık
Çalışma Grubu Başkanı Ozan Uzkutmoderatörlüğündekitoplantının ardından “Havuzların
temizliği ve denetimi” konulu bir rapor hazırlandı.
‘BİRÇOK HASTALIK BULAŞABİLİYOR’
Yüzme havuzlarından bulaşabilecek hastalıklara
dikkat çekilen raporda, “Havuzdan geçebilecek lejyonella, el ayak hastalığı,
sarılık, viral ve bakteriyel hastalıklar, bazı mantar hastalıkları gibi birçok
hastalığı düşününce havuz denetimlerinde durumun ciddiliği çok daha önem
kazanmaktadır. Havuzlar hizmet ettiği alana göre otel ve site/konut havuzları
olarak ikiye ayrılmaktadır. Otel havuzları; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha
Kanunu ile ‘Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkında
Yönetmelik’ kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Ticari
amaçlı olarak kullanılmayan havuzlar bu Yönetmeliğin kapsamı dışında bırakıldığı
için site/konut havuzları denetimi Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda değildir.
Belediyelerin ise havuzların denetlenmesi hususunda hiçbir yetki ve
sorumlulukları bulunmamaktadır” denildi.
‘DENETİM İÇİN İMKANLAR KISITLI’
Denetim eksikliğine vurgu yapılan raporda, şu
görüşlere yer verildi: “Site ve konut havuzları ise hiçbir kurum tarafından
denetlenmemektedir. Site havuzları ile ilgili bütün sorumluluk site yönetimine
verilmiştir. Havuzda oluşabilecek bir hastalıktan direkt site yönetimi sorumlu
tutulup cezalandırılabilmektedir. Bu nedenle site yönetimleri havuzların
temizliği için belirli aralıklarda numune aldırıp havuz analizi yaptırmak
zorundadır. Türkiye’deki turizm yatak sayısının yarıya yakını Antalya’da
bulunmaktadır.Türkiye genelindeki otel ve tatil köyündeki havuzların yarısı
Antalya’dadır. Sağlık açısından otel havuzlarının denetimi büyük önem
taşımaktadır. Antalya’daki havuz denetimler, Sağlık Müdürlüğünün imkânları
dâhilinde yapılmaktadır. Sağlık Müdürlüğü; ölçüm ve denetim elemanı ihtiyacı, laboratuvar
şartları, bina kapasitesinin yetmemesi gibi birçok ölçümün aynı laboratuvarda
yapılması nedeniyle istenen sıklıkta denetim yapamamakta. Alınan numunenin kısa
zamanda laboratuvara yetiştirilmesinde işletmelerin sorumlu olması, işletmeler açısından
sıkıntılara neden olmakta, yeni koordinasyon ile alınan numunelerin laboratuvara
ulaştırılması sağlanmalıdır.”
‘BU İMKANLARLA ÇÖZÜM ÇOK ZOR’
Bu imkanlarla denetim ve sorunların çözümünün çok
zor göründüğünün kaydedildiği raporda, “Sağlığımız için etkin bir denetim
yapılması önem arz etmektedir. Antalya için Sağlık Müdürlüğü tarafından
akredite edilen ve denetlenen laboratuvarlarda bu ölçümün yapılmasına bir
protokol çerçevesinde izin verilmesi değerlendirilmeli. Mevzuat gereği
havuzların temizliği klor ile yapılmakta ve denetimlerde klor seviyesine
bakılmakta. Başka ülkelerde havuz temizliği, klorun yanında ultraviyole
ışınları ve ozonlama ile de sağlanmakta. Klorun, sıcak havalarda solunum yoluyla
vücudumuza girip bizi hasta etme riski var” denildi.
‘HASTALIKLAR YAYILMADAN ÇÖZÜLMELİ’
Raporda şu öneriler yer aldı: “Havuzların
temizliğinde klor kullanımı yanında, ultraviyole ışınları ve ozonlama
tekniklerinin kullanımı için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Site havuzlarının
kontrolü ve denetimi için yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Antalya’da bulunan
bütün havuzların etkin denetimi için yeni bir uygulama geliştirilmelidir.İklim
değişikliği nedeniyle kuraklık tehlikesine karşı, havuz yapımında belediyeler tarafından
kriterler getirmelidir.Pandemiden çıktığımız ve yeni hastalıkların olası
artışının olabileceği göz önüne alındığında bu sorunun hastalıklar yayılmadan
çözülmesi gerekmektedir.”