SON DAKİKA

logo

Okul başarısının sırrı beslenme çantasında gizli

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Selva Oturakçıibogil, okul çağındaki çocukların kahvaltı alışkanlığı edinmesi gerektiğini söyledi.
Okulda başarılı olmak için yeterli ve dengeli beslenmenin ihmal edilmemesi gereken bir unsur olduğunu söyleyen Medline Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Selva Oturakçıibogil, “Çocukların okul dönemi, ileriki yıllarda beslenme alışkanlıklarının da oluşacağı bir süreçtir. Bu nedenle dengeli ve doğru beslenmelerine özen gösterilmesi hem okulda başarılı olmaları hem de bundan sonraki hayatları açısından çok önemlidir” dedi.
Dyt. Selva Oturakçıibogil, aileleri uyararak ve şu önerilerde bulundu:
Tüm besin gruplarından tüketmeli
“Beslenme çantasını hazırlarken sağlıklı beslenme için gerekli olan 4 besin grubuna mutlaka yer vermelisiniz. Bunlar; ekmek ve tahıl grubu, sebze ve meyve grubu, et grubu ve süt ürünleri grubudur. Cips, kola, bisküvi gibi hazır gıdaların besleyici bir değeri olmadığı hatta obeziteye kapı araladığını aklınızdan çıkarmayın ve çocuğunuzun çantasına bu gıdalardan koymamaya gayret edin.
Kahvaltı alışkanlığı edinsin
Sağlıklı beslenmenin en önemli kurallarından biri kahvaltı alışkanlığını edinmektir. Ayrıca okulda bulundukları süre boyunca yoğun enerji harcayacak olan çocuklar için güne başlarken enerji dolu bir ilk öğün olmazsa olmazdır. Bu nedenle sabahları yumurta, peynir, domates, salatalık, yeşillik, zeytin, ceviz ve ekmekle yapılacak klasik bir kahvaltı onlara hem enerji verecek hem de derslerine pozitif katkı yapacaktır. Erken kalktığı için iştahı olmayan çocuklar için ise beslenme çantalarına konacak bol peynirli ve yeşillikli ev yapımı sandviçler veya meyve, yoğurt ya da kuru yemişler ile hazırlanmış minik kavanozlar iyi bir seçenek olacaktır.
Sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayın
Ebeveynlerinin tüm gayretlerine rağmen kahvaltı yapmayan ya da okulda erken acıkan çocuklar için kuru-taze meyve ve kuruyemiş paketleri, evde yapılarak kavanoza konacak yoğurt, ayran veya fıstık ezmeli minik sandviçler veya yulaflı atıştırmalıklar çocuğunuzu gün boyu enerjik tutmaya yardımcı olacaktır.
Öğle arasını ihmal etmeyin
Okulun yemekhanesinde yemek yiyen çocuklar genelde fazla miktarda basit karbonhidrata veya yağa maruz kalırlar. Bunu engellemek için beslenme çantalarına taze salata ile doldurulmuş minik kaplar ve tam buğday ekmeği veya galeta çubukları bu durumu bir miktar tersine çevirecektir. Yemekhanede yemeyen çocukların ise beslenme çantalarında bulundurulacak sandviçler, köfte veya falafelli, tam buğday lavaş ile hazırlanmış dürümler ve yanında ayran gereksiz kantin alış-verişlerinin önüne geçecektir.
Süt ürünlerine önem verin
Çocukların gelecekte sağlıklı bir kemik ve diş yapısına sahip olmaları için gün içerisinde mutlaka süt ürünleri tüketmeleri gerekir. Bunun için süt ürünleri olan ve kalsiyum deposu olarak bilinen peynir, yoğurt veya ayranı yanlarında bulundurmalarını sağlayın.
Bol su tüketmelerini sağlayın
Okul bahçesinde arkadaşları ile koşuşturarak oldukça fazlaca terleyen çocuklar için bol su tüketimi olmazsa olmazdır. Metabolizmasındaki su miktarı azalan çocukların baş ağrısı yaşayabileceğini ve ders konsantrasyonlarının bu nedenle düşebileceğini düşünerek her gün içinde en az 1 litre su olan matarasını beslenme çantası ile birlikte yanlarına vermeyi unutmayın.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.02 20:23:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Doğu Akdeniz’i göçmen çayırı sarmaya başladı

Doğu Akdeniz’de istilacı balıklardan sonra, yerli deniz çayırlarının yerini Halophıla Stıpulacea olarak bilinen Kızıldeniz göçmeni deniz çayırı aldı. Su altında yapılan çalışmada 4 metreden 20 metre derinliğe kadar yaklaşık 100 kilometrelik alana göçmen deniz çayırının yerleştiği belirlendi.
Türkiye’nin Akdeniz’de en uzun sahil şeritlerinden birine sahip olan kentlerden Mersin’de denizde popülasyon kuran türlerin araştırılması devam ediyor. Bu çerçevede Mersin Üniversitesi (MEÜ) Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Prof. Dr. Deniz Ayas ile birlikte oluşturulan akademisyen ekip turizmin gözbebeği Erdemli Kızkalesi ile Silifke arasında dalış gerçekleştirdi. Daha önceki dalışlarda istilacı türlerden Deniz kestanesi ve Aslanbalığı yoğunluğu keşifleri yapan ekip, bu kez kıyıya yakın noktalardaki tahribatla yok olan yerli deniz çayırının (Posidonia oceanica) yerini, göçmen deniz çayırının yayılımını inceledi. Yapılan dalışlarda Erdemli’den Aydıncık ilçesine kadar 100 kilometrelik sahil bandında denizin 4 ile 20 metre arasında geniş bir yayılım gösterdiği belirlendi.
Mersin körfezinde deniz çayırlarının bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Deniz Ayas, "Bizim 2 yıldır yaptığımız çalışmalarda yerli deniz çayırlarının olduğu alanlarda, meralarda artık Halophıla Stıpulacea dediğimiz egzotik yani Kızıldeniz göçmeni bir deniz çayırının yerleştiğini gördük. Özellikle tahrip olmuş püsedonya otlaklarında halufilanın yerleştiğini ciddi anlamda buralarda geniş dağılımları olduğunu gözlemledik. Kızıldeniz’den gelen egzotik deniz çayırı rizonlar oluşturarak sediman içerisinde bir ağ şeklinde sarıyor. Her rizondan da 2 gövde çıkacak şekilde şekilleniyor. Bunlar alg değiller tohumlu bitkiler, çiçekli bitkiler ve Kızıldenizden gelerek, özellikle oşinika dediğimiz yerli deniz çayırlarının olduğu habitatlara yerleşiyorlar" dedi.

"Akdeniz’de büyük bir değişimi beraberinde getiriyor"
Özellikle göçmen deniz çayırlarının yerli deniz çayırlarının tahrip olduğu alanlara yerleşerek orada bir topluluk oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ayas,"Yerli deniz çayırları bio ekolojik, üstlendiği fonksiyon açısından Akdeniz için çok önemli bir türdür, önemli bir habitat oluşturur, bir çok deniz canlısı için. Bunlar dekapot dediğimiz deniz yengeçlerinde tutunda balıklara kadar, bir çok tür için yaşam alanıdır. Bu türün ortadan kalkıp yerini Kızıldeniz göçmeni olan bu türün gelmesi tabi Akdeniz’de büyük bir değişimi beraberinde getiriyor. Fonksiyonel olarak bir çok türü etkileyen yerli yerli deniz çayırları artık daha az tür için önemli habitatlar oluşturan egzotik türe yerini bırakıyor" ifadelerini kullandı.

100 kilometrelik sahil bandında ciddi bir yayılım gösteriyor.
100 yılı aşkın süredir göçmen deniz çayırının Akdeniz’de varlığının bilindiğine değinen Ayas, "Ama şu anda özellikle insan etkisiyle balıkçılık olabilir, turizm faaliyetleri, yatçılık gibi faaliyetlerle deniz tabanında özellikle oluşan tahribat ve tahribatın sonucunda yerli deniz çayırlarının zarar görmesi ile yerleşmeye fırsat buluyor. Zarar görmüş deniz çayırları otlaklarına meralarına egzotik deniz çayırı yerleşiyor. Şu anda 4 metreden başlayarak, 15 -20 metre derinliği kadar bu türü yaygın bir şekilde görüyoruz. Deniz tabanını bir ay gibi bir sürede sarıyor. Mersin açısından bakarsak Narlıkuyu’dan Aydıncık’a varıncaya kadar çok geniş bir alan 100 kilometrelik sahil bandında 4 ila 20 metre arasındaki göçmen deniz çayırı ciddi anlamda bir yayılım gösteriyor" diye konuştu.

"Deniz kaplumbağaları için besin kaynağı olabilir"
Akdeniz’in değiştiğini deniz suyu sıcaklıklarının arttığının altını çizen ekip üyelerinden dalış eğitmeni Biyoloji öğretmeni Ertuğrul Çete ise "Bu iklim değişikliği ister istemez ilk etkilenenler biziz. Akdeniz bölgesi özellikle Doğu Akdeniz Bölgesi çok etkileniyor. Tabi göçmen türler sürekli geliyor. Bu göçmen deniz çayırları üretici bandındalar. Yani üreticiler. diğer türler genelde tüketici olarak geliyorlardı, istila gerçekleştirebiliyorlardı. Ama bunlar üretici olunca eko sistemde belki faydaları olabilir. Deniz kaplumbağaları özellikle otla beslenen cloniya mydas için bir besin kaynağı oluşturabilir. Tabi üretici bandı dediğim şu, üretici olması yani bir çayır olarak geliyor olması, bir avantaj. Diğer balıklarında, otla beslenenler canlılar içinde Besin kaynağı açsından avantajdır. Deniz çayırı dediğimiz Posidonia oceanica vardı. O deniz çayırının boşluklarını o dolduruyor. Belki buraları daha zengin hale getirebilir" şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 22:42:36
Son Düzenlenme Tarihi :





12. YÖREX DANIŞMA KURULU TOPLANDI

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Danışma Kurulu Toplantısı, ATB Toplantı Salonunda yapıldı. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır başkanlığında yapılan toplantıya, Kumluca TSO Başkanı Fahri Özen, Manavgat TSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Kumluca TB Başkanı Fatih Durdaş, ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Pakalın, BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Yalvaç Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yalçın Kurucu, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Ömer Ersoy, Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan, TSE Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş ile kurum ve kuruluş temsilcileri katıldı.

                              

YÖREX MÜTHİŞ BİR ANTALYA PROJESİ

ATB Başkanı Ali Çandır, bu yıl 2-5 Kasım tarihlerinde düzenlenecek 12. YÖREX’in hazırlık çalışmalarının başladığını belirtirken, “YÖREX, müthiş bir Antalya projesi oldu bütün kurum ve kuruluşların desteğini görüyoruz. Destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum” dedi. Kıyıda köşede kalmış yöresel ürünlerin ortaya çıkarılması, birçok sektörde ticarete konu olan yöresel ürünlerin üretiminin devam etmesi, korunması, tanınması, yaygınlaşması, ekonomiye kazandırılması ve ticaretinin artırılması için Yöresel Ürünler Projesinin bir etabı olarak 2010 yılında Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’i hayata geçirdiklerini anımsatan Çandır, “TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ve sizlerin desteğiyle Antalya’mızı, yöresel ve coğrafi işaretli ürünler konusunda ulusal çapta bir buluşma noktası haline getirdik” dedi.

 COĞRAFİ İŞARET FARKINDALIĞI ARTTI

YÖREX başladığında 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısının 1466’ya yükseldiğini, 14 yöresel ürünün AB’de tescil aldığını kaydeden Çandır, “YÖREX’i ilk düzenlediğimizde iki elin parmak sayısını geçmeyen bilimsel çalışmaların sayısı hızla arttı. Şefler tarafından yemeklerde kullanılan ürünlerin coğrafi işaretli olmasına önem verilmeye başlandı. Coğrafi işaretli ürünlerin; gastronomi, kültür, turizm ve ticaretteki yeri ve önemi arttı. YÖREX, yapmış olduğumuz çalışmalar kapsamında, 2014 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Özel Ödülüne ve 2019 yılında 123 projenin yarıştığı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ‘Oda ve Borsa Proje Yarışması’nda Jüri Özel Ödülüne layık görülmüştür” diye konuştu.

 YEREL ÜRÜNLER BÜYÜK FİRMALARLA BULUŞACAK

Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te üreticilerimize ve firmalarımıza ulusal market zincirleri, e-ticaret siteleri ve restoranlar zincirleriyle yüz yüze görüşme imkanı sağlayacaklarını kaydeden Ali Çandır, “Yüz yüze görüşmelere Antalya’daki üreticilerimizi ve firmalarımızı yönlendirmenizi sizlerden rica ediyorum” dedi. TOBB, TÜRKPATENT, YÜCİTA işbirliği ile fuarın ikinci günü coğrafi işaret konulu paneller düzenleyeceklerini bildiren Çandır, coğrafi işaret ve yöresel ürünler konusunda farkındalığı artırmak için ödüllü bilgi yarışması düzenleyeceğiz” dedi.

 HEDEF 400 BİN ZİYARETÇİ

11.YÖREX’i 76 kentten 759 katılımcının katılımıyla 342 bin ziyaretçiyle tamamladıklarını anımsatan Çandır, “Bu yıl 81 kentimizin katılımı ve 750-1000 arasında katılımcıyla düzenlemek için gayret ediyoruz. Bu yılki hedefimiz YÖREX’i 400 bin ziyaretçiyle buluşturmak” dedi.

 ÇOCUKLAR VE TURİSTLER YÖREX’İ GÖRMELİ

Belediyelerden halkı yöresel ürünlerle buluşturmak için YÖREX’e tur düzenlemesini isteyen Ali Çandır, özellikle öğrencilerin yöresel ürünleri görmesini arzu ettiklerini söyledi. Turistlerin farklı lezzetler ve yerel ürünlerle buluşmak istediğini belirten Başkan Ali Çandır, turizm acentalarının gezi programlarına YÖREX’i alıp, turisti Anadolu’nun yöresel ürünleriyle buluşturabileceğini kaydetti.

 Toplantıya katılanlar, YÖREX’in yöresel ürünlerin ticarete kazandırılmasında önemli bir çalışma olduğunu belirtirken, destek sözü verdi. * ATB Bülten


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.30 12:50:49
Son Düzenlenme Tarihi :