SON DAKİKA

logo

Direksiyonda uyudu, sulama kanalına uçarak ölümden döndü

Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki otomobil, bariyerleri aşıp sulama kanalına uçtu. Suda ters dönen otomobilin bagajından çıkan otomobil sürücüsü, direksiyon başında uyuduğunu söyledi.
Olay, Yukarı Pazarcı Mahallesi 14081 sokakta meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Mehmet Akif Cadd..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde seyir halindeki otomobil, bariyerleri aşıp sulama kanalına uçtu. Suda ters dönen otomobilin bagajından çıkan otomobil sürücüsü, direksiyon başında uyuduğunu söyledi.
Olay, Yukarı Pazarcı Mahallesi 14081 sokakta meydana geldi. Alınan bilgiye göre; Mehmet Akif Caddesi istikametinden Aşık Veysel Caddesi istikametine seyir halindeki Ahmet Katlanır’ın kullandığı 07 LD 422 plakalı Tofaş Kartal marka otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine yol kenarındaki bariyerlere çarptıktan sonra sulama kanalına uçarak ters döndü.
Otomobil sürücüsü Ahmet Katlanır’ın su içerisinde ters dönen otomobilin açılan bagajından kendi imkanlarıyla çıktığı bildirildi. Yaralanan otomobil sürücüsü sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza anı yol kenarında bulunan işyerinin güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansırken, kanaldaki otomobil vinç vasıtasıyla kanaldan çıkarıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.03 16:30:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Basın İlan Kurumu gazeteleri kapatmak isteseydi !

Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç, İlan Müdürü İdris Armağan Çam, Kontrol Hizmetleri Müdürü Özden Onur, Kurumsal İletişim Müdürü Oğuz Akçakoca’nın yanısıra Basın İlan Kurumu Konya ve Antalya Şube Müdürleri’nin de katıldığı Antalya, Isparta, Afyon Karahisar, Burdur, Konya ve Karaman Yerel Gazete Sahipleri ve yöneticilerinin buluştuğu bölge toplantısı, internet haber sitelerinde de resmi ilan yayınlanması ile ilgili TBMM’de komisyonlardan geçen bir tasarının yasalaşmak üzere olduğu şu günlerde yapılması kafalardaki bazı soruların cevaplanması açısından son derece yerinde oldu.

    Bu toplantı sonunda beş şey kesin. 
    1- Basın İlan Kurumu, internet haber sitelerinde de resmi ilan yayınlattırılması  konusunda kararlı.
    2- Sözkonusu yasa kanunlaştığı anda (Ekim ayında meclisin açılmasıyla birlikte yasalaşması sözkonusu) Basın İlan Kurumu internet haber sitelerine “ben size ilan gönderiyorum, hadi hemen yayınlayın” demeyecek.
    3- Basın İlan Kurumu’ndan resmi ilan alan yerel ya da haftalık gazeteler internet haber sitelerinde de  resmi ilan yayınlamak isterlerse (elbette yükümlülükleri olacak) bazı kolaylıklar sağlanacak.
    4-İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayınlayabilmesi için, şu anda gazeteler için uygulanan (vergi kaydı, kadro, güncel ve özel haber sayısı gibi şartların   yanına daha başka ilave şartlar (tıklanma) eklenecek.
    5- İnternet haber sitelerinin resmi ilan yayınlayabilmeleri için belirli bir zaman diliminde önce istenen şartların yerine getirilip- getirilmediğine bakılacak. 
    Yani bir süreç olacak.
    Sözkonusu bölge toplantısının asıl ana paylaşımı, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Cavit Erkılınç’ın bu süreçten gazetelerin kazançlı çıkacağını üstüne basa basa söylemesi.
*****
    Sayın Erkılınç  yaşanmış fıkra gibi bir olayı anlattı.
    Bir ilçede günlük ya da haftalık yayınlanan bir gazete yokmuş. O ilçede haftalık gazete çıkarmak isteyen bir kişi, Basın İlan Kurumu’na başvurarak  resmi ilan yayınlamak istediğini belirtiyor ve denetim istiyor. İstanbul’dan denetleme için o ilçeye giden görevliler gördükleri manzara karşısında şaşırıyorlar. Çünkü, gazete bürosu olarak gösterilen yerin elektriği yok, suyu yok, tabelası yok. Tutanağı tutuyorlar, fotoğraflıyorlar tam çıkmak üzere iken elinde tepsiyle kahve çalışanı geliyor içeridekilere sesleniyor: 
    “Abi, işiniz bittiyse masa ve sandalyemizi alalım.” 
*****
    Sayın genel müdür ısrarla gazeteleri  kapatma gibi bir düşüncelerinin olmadığını söylüyor.
    Basın  İlan Kurumunu’nun cezalandırmak ya da ödüllendirmek gibi bir düşünce içinde olmadığını, sadece var olan yasa ve yönetmeliklerin uygulandığını belirtiyor. Yazılı basının sıkıntısını bildiklerini ve pandemi döneminde ve sonrasında sağladıkları  birçok kolaylıkla yaşamlarını sürdürmelerine katkı da bulunduklarını belirtiyor.
    Sayın genel müdür kadro, baskı, abone - bayi yoluyla satış ve asgari kadro konusunda denetimlerin devam edeceğinin sinyalini verirken, bana göre sistemin nasıl işlediğini daha net bir ifade ile sistemde yapılan ama YAPILMAMASI  gereken yanlışları  bildiklerini de vurguluyor ve uyarıyor.
****
    Günümüzde vatandaş gazete almaya gerek duymadan dijital ortamda daha çok ve ÖZEL habere anında, hem de bir ücret ödemeden ulaşabiliyor
    Ankara, İstanbul ve İzmir’i bir kenara koyarsak bugün il merkezindeki gazetelerin günde  en az 400 adet gazeteyi satması şarttır. Bu satışların yüzde 30’unun bayiler aracılığıyla yapılması gerekiyor. 
    Gazete maliyetinin defalarca katlandığı günümüzde gazeteye 3-5 aylık abone yapmak ya da bayi aracılığıyla gazete satabilmek ise  o kadar zor. Öyle ki çoğu vatandaş bedava verdiğiniz gazeteyi bile almak istemiyor, bu da ayrı bir gerçek. 
*****
    İşin birde şu yönü var. Siz ilanınızı ya da haberinizi yayın yaptığınız il ve ilçede belirli bir sayıda kişiye ulaştırabilirsiniz. Ama ilanı ya da haberi internet haber sitesi’nden, Türkiye’nin, hatta dünyanın dört bir köşesinde yaşayanlara ulaştırmanız mümkün.
    Bir örnek vereyim. Elmalı Milli Emlak Müdürlüğü’nün geçtiğimiz haftalarda bir arsa satış ihalesi vardı. İhale gazetemizde yayınlandı ama biz bu ihaleyi ayrıca haberleştirdik, gazetemizde ve internet haber sitemizde de yayınladık, o haberimizi sosyal medya hesaplarımızdan paylaştık ve sonuç ne oldu biliyor musunuz ? 
    İhale salonu katılımcıları almadı. Milli Emlak Şefi’ne “daha büyük bir salon ihtiyaçmış ?” dediğim zaman aldığım cevap “Bu kadar yoğun bir katılım beklemiyorduk” oldu.
    Sayın genel müdüre katılıyorum. Basında dijital dönüşüm artık kaçınılmazdır. 
    Eğer biz kendimizi yenilemezsek, er ya da geç resmi ilan yayınlama hakkımız son bulacak, gazetelerimizi  kapatmak zorunda kalacağız.
*****
    Basın İlan Kurumu gazeteleri kapatmak isteseydi;
    Kurum şubesi bulunan illerde resmi ilan yayınlayabilmek isteyenler için uygulanan 36 aylık bekleme süresini eskiden olduğu gibi 12 aya çekerdi. İnanın hangi il olursa olsun, bu süre sonunda onlarca yeni gazete resmi ilan yayınlama hakkı kazanır, bunun doğal bir sonucu olarak resmi ilan  pastası bir dilim bile kalmazdı.
****
    Bölge toplantısında özellikle ilçelerde ki kadro sorunu gündeme geldi.
    Gerçekten kadro için aranılan 2 yıllık çalışma şartı ilçe gazetelerinin elini kolunu bağlıyor.   İlçede  Bir gazete sahibinin, “Benim oğlum üniversiteyi kazanamadı, yanımda  çalışıyor. Ama ben kadroda gösteremiyorum” tepkisi yerindeydi. 
******
    Sonuç olarak katıldığım Konya bölge toplantısında internet haber sitelerinin resmi ilan yayınlaması ile ilgili endişeler benim açımdan ortadan kalkmıştır, bundan sonrası önemlidir.Basın İlan Kurumu yasanın çıkmasıyla beraber A ya da B planını paylaşmalı, bu plana göre de görüşlerimiz alınmalıdır.
    BİK tarafından 400 gazete satışının yeterli kabul edildiği bir ortamda resmi ilan yayınlayacak internet haber sitelerinden günlük 5-10 bin gibi afaki rakamlarda organik tıklanma beklenmemeli, kadro konusunda 2 yıl şartı belirli sayıda aranmalı, 1 nci derece yakınlardan hiç olmazsa 1 kişinin kadroda olmasına izin verilmelidir. Hayırlı olur umarım.
     * Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.15 21:50:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Belediyelerin iftar yemekleri ve siyasilerin yer sofrasında sahur ya da iftar paylaşımları

Aslında Ramazan ayı içerisinde köşe yazısı yazmama kararı almıştım ama bu kararımı bozmak zorundayım. Çünkü, içinde bulunduğumuz 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayında belediyelerin reklam kokan toplu iftar yemekleri, yine özellikle siyasilerin peşpeşe sosyal medyada yer sofrasından sahur ve iftar paylaşımları konularında sosyal medyadan verdiğim birkaç kısa mesajı daha detaylı şekilde ele almamı ve düşüncelerimi paylaşmamı gerektiriyor.

    Yer sofralarından verilen sahur ya da iftar sofralarından başlayayım. 
    Ak Parti Genel Merkezi’nden il teşkilatlarına, belediye başkanlarına ve milletvekillerine sosyal medyada yer sofralarında sahur ya da iftar“ paylaşımları yapın mı talimatı verildi ?
    Bakıyorum sosyal medyada Ak Partili milletvekillerinin, belediye başkanlarının, kadın ya da gençlik kollarının peşpeşe yer sofralarından sahur ya da iftar paylaşımları.
    Evet, özellikle kırsal kesimde yer sofraları halen kuruluyor, bu geleneği şehir merkezinde devam ettiren ailelerde var. Ama, çoğunluk masada  kahvaltısını yapıyor, yemeğini yiyor. 
    Sanıyorum burada bir algı oluşturulmaya çalışılıyor ama Ak Parti Genel Merkezi’nde bu fikir kiminse bu paylaşımların özellikle sıklığına toplum genelinde oluşturacağı tepkiyi hesaplayamamış.
    Sen 11 ay yerde yemek yiyen ailenin sofrasına oturma, Ramazan ayı girince yer sofrasında iftar ya da sahur yapan aile ya da üniversite öğrencileri arayışına gir, bul, onlarla sahur ya da iftarda buluş, birde güzelcene poz ver, o pozu da sosyal medyadan paylaş...
    Bir gazeteci meslektaşımın dediği gibi REKLAM...
    Hem reklam, hem de mesaj verme...Oy hesabı yapma...Algı operasyonu..
    Yersen...Yedirebilirsen..Basit, sonuçsuz hatta tam tersi bir sonuca neden olan bir seçim propagandası..
    Sayın Ak Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu’nun sosyal medyada yine yer sofrasında üniversite öğrencileri ile birlikte çektirdiği fotoğrafı kullanarak ben de sosyal medyadan şu paylaşımı yaptım:
    Sayın vekilim keşke yer sofrasında sahurluk ikram edip paylaşana kadar üniversiteli kardeşlerimize küçük çalışma masaları hediye etseydiniz, o fotoğrafı paylaşsaydınız. Yer sofrasından daha çok ses getirir, bir işe de yarardı. 
TOPLU İFTAR SOFRALARINDA
KAÇ KİŞİ ORUÇLU    
    Belediyeler peşpeşe iftar yemekleri düzenliyorlar. Gerek var mı, bana göre yok. Bu da REKLAM kokan hareketler mi, evet. Ama aynı zamanda belediyenin sırtından belediye başkanının rozetini taşıdığı siyasi parti içinde bir PROPAGANDA aracı. 
    İftar kime yaptırılır, oruçlu olana. Oruç tutmayan iftar yapmaz, canı istediği zaman gider akşam yemeğini yer. Peki, toplu iftar sofralarındaki masalarda kaç kişi oruçlu ? Ya da o masalarda akşam ezanının okunmasını ve tuttuğu orucu açmayı bekleyen kaç kişi..
       Hepsini geçtim, mahalleliye toplu iftar veriliyorsa,  belediye başkanının rozetini taşıdığı partinin il başkanının o iftarda işi ne ?
    Niye Ramazan ?
    Yılın diğer 11 ayında neden mahalleliye toplu yemek ikramında bulunulmaz ?
    Keşke belediyeler iftar sofralarında TOK olanı ağırlayana kadar, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşabilseler, onlara yılın bir günü değil, 365 günü evinde sofra kurabilseler..
    İşte o zaman yapılan ne REKLAM kokardı, ne de siyasi PROPAGANDA havası oluşurdu.
     Başkan içinde hem bu dünya hem de öbür taraf için daha hayırlı olurdu.  * ERKİN ÖZGÜNSÜR



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.04.16 12:00:17
Son Düzenlenme Tarihi :