SON DAKİKA
header-ad

Adana Şehir Hastanesi’nin duvarları deprem çocukları için artık rengarenk

Kahramanmaraş merkezli “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde gönüllüler, çocukların tedavi alacakları alanlarda kendilerini daha iyi hissetmeleri için duvarlara çeşitli resimler çiziyor.
Yaklaşık 15 yıldır devam eden “Dünyayı Renklendiriyoruz” projesi ilk olarak gönüllü Alman ressam Ingeburg Koltes ile başladı. Bir süredir de “Asrın Felaketi” olarak adlandırılan deprem bölgelerinde devam eden gönüllülük faaliyeti ile depremden etkilenen çocukların yaralarının sarılması hedefleniyor.
Geçtiğimiz aylarda Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde çocuk dostu alanlar oluşturmak amacı ile gönüllüler çocuk acil bölümünde çizim yapmıştı. Adana Şehir Hastanesi Kemoterapi Bölümü için yapılan çizimlere yurtdışından gönüllüler de katıldı. İspanya’dan gelen gönüllü Maria Escalona ve Emily Olmos, Adana Şehir Hastanesi’nde Kemoterapi ve Talasemi bölümünde tedavi gören çocukların daha masalsı bir dünyada hissetmeleri için boyamaya destek oldu.
Proje Koordinatörü çizer Neslihan Kuş, yaptıkları projede: “Çocuk dostu alanlar oluşturmak asıl gayemiz. Çocuklar tedavi süreçlerinde hastane atmosferinden sıyrılıp daha keyifli zaman geçirsinler diye çizimlere devam ediyoruz. Ayrıca çizim yaparken bizi izlediklerinde bir çeşit sanat terapisi gibi geldiğini defalarca gözlemledik. Özellikle onkoloji ve hematolojide çalışırken çocuklardan çok fazla olumlu geri bildirim aldık. Bu sayede ailelerden bazı çocukların kan değerlerinde iyileşmenin olduğunu söyleyenler oldu” dedi.
Diğer yandan “depremzede ve kanser hastası çocuklara yardım için” gelen Maria Escalona’da “projeyi bir senedir büyük bir heyecan ile takip ettiğini ve çizimlere katılmak istediğini, geldiğinde de projeye maddi ve manevi olarak destek olduklarını” belirtti.
Gönüllüler, çocukların ruhsal olarak hastanede yaşadıklarının izlerinin silinmesi için çalıştıklarını ve daha mutlu bir şekilde sağlık hizmeti alabilmenin günümüzde giderek arttığını ve bu şekilde iyileşme süreçlerinin hızlanmasına katkı sunmak olduklarına değindiler.
“Dünyayı Renklendiriyoruz” projesinin depremden etkilenen bölgelerde devam edeceği belirtildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.03 23:22:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Dünyada her yıl 1,5 milyon çocuk ishalden hayatını kaybediyor

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte özellikle çocuklarda ishallerde büyük artışlar olurken, uzmanlar aileleri uyardı. Prof. Dr. Şanlıay Şahin, “Dünyada her yıl 1,5 milyon çocuğun ishalden hayatını kaybettiğini belirterek, “Her çocuk yılda ortalama 4 kez ishal atağı geçiriyor. İshal geçiren her 10 çocuktan biri hastaneye yatırılarak tedavi ediliyor. Bir aydan süren ishallerde altta yatan bir hastalık olabilir, onun için ileri tetkik ve tedaviler uygulanmalıdır” dedi.
Çocukların ölüm nedenleri arasında ikinci sebep olan ishal, bugünlerde yeniden artmaya başladı. Her yıl olduğu gibi yaz aylarıyla birlikte ishal vakalarında artışlar yaşanırken, uzmanlar özellikle aileleri uyardı. İshalle birlikte kusma, ateş gibi ek rahatsızlıkları olan çocukların acilen en yakın sağlık kuruluşuna getirilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, hastalıktan korunmanın en önemli yolun ’hijyen’ olduğuna dikkat çekti.

“Her yıl 1,5 milyon çocuk ishalden dolayı hayatını kaybediyor”
İshalle ilgili açıklamalarda bulunan Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eğitim görevlisi Prof. Dr. Şanlıay Şahin, bulaşıcı hastalıkların dünyada en önemli ölüm nedenlerini oluşturduğunu söyledi. Dünyada her yıl 1,5 milyon çocuğun ishallerden dolayı hayatını kaybettiğini vurgulayan Şahin, “Çocuklardaki ishal maalesef ki ölüm sıralamasına baktığımız zaman en sık görülen ikinci ölüm nedeni olarak halen önemini korumaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü ishali bir günde 3’den fazla sulu dışkılama olarak tanımlıyor. Sadece anne sütüyle beslenmekte olan bebeklerde annenin bize ifadesi çok önemli. Son verilere göre her çocuk yılda ortalama 4 kez ishal atağı geçiriyor. Yaz aylarında bu oran ciddi manada artıyor. İshal geçiren her 10 çocuktan biri hastaneye yatırılarak tedavi ediliyor” diye konuştu.

“El hijyeni çok önemli”
İshalin oluşmasında bazı nedenler olduğunu kaydeden Şahin, “Özellikle tuvaletten sonra el hijyeni çok önemli. Bu kurala uyulmaması, yıkanmamış sebze ve meyveler, kontamine gıdaların ve suyun tüketilmesi sonucunda maalesef ki ishal bulaşıyor. Bağırsakta suyun ve besinlerin emilimi sırasında mükemmel bir denge var. Bu dengenin bozulması da ishale yol açıyor. Burada risk faktörleri önemli. Tabi prematüre bebekler daha hassas oldukları için ishale daha meyilliler. Anne sütüyle beslenmeyen bebekler ishale daha çok yakalanabilir. Yine biberon ve emzik kullanan çocuklar meyilli. Kreş, okul gibi kalabalık ortamlarda olan çocuklar daha çok ishal oluyor. Pişmiş yiyeceklerin oda sıcaklığında bırakılması bu durumla karşı karşıya kalınmasına neden olabiliyor. Temiz olmayan olmayan suyun kullanımı ve iyi yıkanmamış sebze ile meyvenin tüketilmesi de ishale yol açıyor” şeklinde konuştu.

“Bir aydan fazla süren ishallerde, ileri tetkik ve tedaviler uygulanmalıdır”
İshalleri 3 şekilde sınıflandırdıkları dile getiren Şahin, “Genelde çocukluk çağı ishalleri hızla başlarlar, ani gelişirler ve 14 günden kısa sürerler. Biz bu ishallere akut ishal diyoruz. Bu ishaller önlenebilir ve aşısı mevcut. Eğe 14 günden daha uzun ishal sürüyorsa bunlara persistan ishal diyoruz. Bu genelde yetersiz tedavi sonucunda bunu görmekteyiz. Tabi yaş, beslenme şekilleri ve çevre faktörler ile buna eşlik eden başka bir enfeksiyonun da olması da ishalin uzamasına neden olabiliyor. Kronik ishal de bir aydan fazla süren kompleke ishallerdir. Bu tür durumlarda altta yatan bir hastalık olabilir, onun için ileri tetkik ve tedaviler uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
İshale bazı durumlarda kusmanın da eşlik ettiğine vurgu yapan Şahin, “Bu durumlarda vücutta maalesef sıvı kaybı oluyor. O ciddi seyirli hastalıkta sıvı kaybıyla beraber ilerliyor. Bizim bunu tanımamız gerekiyor. Özellikle anneler bebeklerini iyi gözlemeli. Bu tür durumlarda hemen uzmanlara başvurulması gerekir. Hele ki dalgınlık, uyku hali gibi bir şey başladıysa en yakın çocuk acile başvurulmalı. Tedavide ilk önce o vücudun sıvı dengesini kurmamız gerekiyor. Daha sonra ishalin türüne göre tedaviye başlamamız gerekir. Bizim en büyük beklentimiz tabi hastalık başlamadan, koruyucu önlemler almalıyız. Alacağımız basit ama önemli tedbirlerle bu tür hastalıklarla karşı karşıya kalmayız” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.30 16:58:04
Son Düzenlenme Tarihi :





Günde kaç fincan tüketiyorsunuz?

Türk kahvesi, lezzeti ve tarihiyle ön plana çıkan lezzetler arasında yer alır. Türkiye’de popüler bir içecek olan Türk kahvesi dünyanın bilinen ünlü kahveleri arasında da sayılabilir. 
Yöreden yöreye pişirme yöntemi, tadı ve çeşitleri değişiklik gösteren Türk kahvesinin 1517 yılında Yemen valisi tarafından getirildiği düşünülür. Türkler bu kahveyi cezvede pişirerek adını Türk kahvesi olarak sunmuşlardır. 
Sağlığa birçok faydası bulunan Türk kahvesi, vücuda enerji verir, böylelikle zinde kalmaya yardımcı olur. Bunun yanında şekersiz tüketilen Türk kahvesi, sindirim sistemini de düzenleyerek mide problemlerini önlemede etkili olur.
Türk Kahvesi Nedir?
Türk kahvesi, ince öğütülmüş kahve çekirdeklerinin su ile karıştırılıp, pişirilmesiyle ortaya çıkar. Bunun yanında Türk kahvesi, konsantre bir kahve türüdür. Öğütülen kahve ince olduğundan içeceğin bir parçası olarak tüketilir. Geleneksel olan ve cezve adı verilen bir demlikte oluşturulan Türk kahvesi, kahve fincanlarında servis edilir.
Türk Kahvesi İçeriği Nasıldır?
Türk kahvesi çekirdekleri, güçlü bir antioksidan olan klorojenik asit içerir. Bu asit, vücuttaki iltihabı azaltarak, kan şekerini, kolesterol seviyesini ve yüksek tansiyonu düşürür. Normal kahveye göre yüksek konsantrasyona sahip olan Türk kahvesinin çekirdekleri aynı zamanda bağışıklığı artırarak, sağlıklı kalbi destekler. Türk kahvesinin içerisindeki besin değeri şu şekilde sıralanabilir:
- B2, B3 ve B5 Vitamini
- Magnezyum
- Manganez 
- Potasyum 
Türk Kahvesinin Faydaları Nelerdir?
Türk kahvesinin vücudumuza birçok faydası bulunur. Temelde bir kahve olduğundan beyindeki belirli nörolojik durumlara karşı kalkan oluşturan faydalı bileşikler içerir. Türk kahvesi aynı zamanda diyabet ve kalp hastalıklarından korumaya yardımcı olur. Depresyon, karaciğer sirozu gibi hastalıkların riskini de azaltabilir. 
Türk kahvesinin sağladığı yararları şu şekilde sıralayabiliriz:
Enerji Artırmada Etkilidir
Kahve içerisinde yer alan kafein, tüketildiğinde kana karışarak, beyne ulaşır. Burada, yer alan ve uykuya sebep olan nöronları bloke ederek uyanıklık durumunu artırır ve enerjiyi yükseltir. Bu sayede gün içerisinde hissedilen yorgunluğu da gidermeye yardımcı olur. Zihnin açılmasında etkili olarak konsantrasyonun da artmasını sağlar. Beynin bu etkisinin yanında kahvenin ruh halini, hafızaya da etki ederek güçlendirdiği bilinir. Bu durum da bilişsel işlevleri iyileştirdiğini göstermektedir.
Ruhsal Sağlığa İyi Gelir
Türk kahvesi, depresyon, Parkinson, Alzheimer gibi ruhsal hastalıklara karşı etkilidir ve hafızanın da güçlenmesini sağlar. Zihni açmasının yanında ruhsal sorunlara yakalanma şansının büyük ölçüde azalmasında etkilidir. Bunların yanında Türk kahvesi migren gibi baş ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Bu nedenle ağrı kesicilerin etkisini de önemli düzeyde artırır.
Metabolizmanın Hızlanmasını Sağlar
Türk kahvesinin faydalarından biri de sindirim sisteminin çalışmasında etkili olması olarak sıralanabilir. İçerisindeki kafeinden dolayı adrenalin hormonu salgılanarak, kalp ve dolaşım uyarır. Bunun yanında metabolizma hızını artırır, vücutta yağ yakımına yardımcı olur.
Cilt ve Saç Sağlığına Yardımcı Olur
Türk kahvesi, içerdiği antioksidan sayesinde cildi ve vücudu hastalıklardan koruyarak yaşlanmayı geciktirmesiyle bilinir. Cilde faydaları arasında selülit probleminin çözülmesine yardımcı olması da sayılır. Duş alırken Hindistan cevizi yağı ile kahve telvesini karıştırıp kullandığınızda cildi yumuşatma özelliği bulunur.
Türk Kahvesinin Yan Etkileri Nelerdir?
Türk kahvesi, her kahvede olduğu gibi kafein içerdiğinden fazla tüketimi vücuda zarar verebilir. Bundan dolayı bir kronik rahatsızlığınız varsa, hamile ya da ruh sağlığı ile ilgili problemler yaşıyorsanız Türk kahvesi tüketmeden önce mutlaka uzman doktora danışmanızda fayda vardır. Türk kahvesi tüketirken fazla tüketmekten kaçınmak gerekebilir. Türk kahvesi tüketiminde sonra aşağıdaki gibi yan etkiler görülebilir:
- Uykusuzluk
- Anksiyete
- Kolesterol sorunları
Türk kahvesi içerdiği kafeinden dolayı hamile ya da emziren anneler tarafından tüketilirse bebek için yan etkileri olabilir. Bu yüzden tüketmeden önce mutlaka uzman görüşü alınız.
* Memorial basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.28 11:29:15
Son Düzenlenme Tarihi :