SON DAKİKA

Kepez’de 9 mahalleye 9 kapalı pazar protokolü

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, 9 mahalleye 9 kapalı pazar yeri kazandırılması amacıyla Antalya Semt Pazarcıları Odası ile protokol imzaladı.
Kepez Belediyesi ve Antalya Semt Pazarcıları Odası işbirliğiyle Kepez’e 9 kapalı pazar alanı daha kazandırılıyor. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tüt..

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, 9 mahalleye 9 kapalı pazar yeri kazandırılması amacıyla Antalya Semt Pazarcıları Odası ile protokol imzaladı.
Kepez Belediyesi ve Antalya Semt Pazarcıları Odası işbirliğiyle Kepez’e 9 kapalı pazar alanı daha kazandırılıyor. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, 9 mahalleye 9 kapalı pazar yeri yapılması amacıyla Antalya Semt Pazarcıları Odası ile protokol imzaladı. Başkan Hakan Tütüncü, Antalya Semt Pazarcıları Odası Başkanı Metin Bucak’ın imza altına aldığı protokolle; Çankaya, Baraj, Beşkonak, Göksu, Varsak Karşıyaka, Varsak Şelale, Varsak Altıayak, Esentepe ve Karşıyaka Mahalleleri kapalı pazar alanlarına kavuşuyor.
Protokol sırasında bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “Bu protokolle hemşehrilerimizin rahatlıkla alıveriş yapabilecekleri mekanlar meydana gelecek. Esnafımız daha konforlu şartlarda hemşehrilerimize hizmet sunabileceği bir ortamı yakalayacak. Bu pazar alanları aynı zamanda mahalleler açısından da sosyal yaşam haline geliyor. Pazarcılar Odamızla yaptığımız görüşmeler neticesinde verdiğimiz söz üzerine 9 mahallemizde 9 pazar yeri kazandırılmasına ilişkin bir meclis kararı oluşturmuştuk. Biz kapalı pazar yerlerini pazarcılar odası ve esnaf odamızla birlikte yaparak, hayata geçirmeyi de bir prensip haline getirdik. Esnafın en güzel şekilde kullanabileceği pazar yerlerini üretmek yine esnaf odalarımızın üzerine düşüyor. Ve bizde bu işbirliği içerisinde bu çalışmaları gerçekleştireceğiz“ dedi.

Büyük bir iş
Çankaya, Baraj, Beşkonak, Göksu, Varsak Karşıyaka, Varsak Şelale, Varsak Altıayak, Esentepe ve Karşıyaka Mahallelerinin kapalı pazar alanına kavuşacağını belirten Başkan Tütüncü, “Üzerinde mülkiyet problemi olmayan bütün mahallelerde bu karar zikredilmiş ve protokole işlenmiştir. Bu yönüyle gerçekten büyük bir iş. Bu pazar alanları tamamlandığında hemşehrilerimiz konforlu pazar alanlarına sahip olacaklar. Açık pazar alanlarındaki esnafımızın durumu şuan itibari ile belirsiz. Ancak bu pazar yerleri kapatıldığı zaman, oradaki yerleşim bir karara bağlandığı zaman artık esnafımızın yeri de tescillenmiş oluyor. Bir anlamda da onlar açısından hukuki bir problemle karşılaşmayacakları bir gelecek meydana gelmiş oluyor. Artık kendi geçimini sağlayabileceği, yeri geldiğinde kiraya verebileceği ya da devredebileceği bir yerinin olmuş olması bu kapalı pazar alanları ile mümkün hale geliyor. Belediye ile esnaflarımız arasındaki bu ilişkinin karmaşıklığını da ortadan kaldırıp netleştiren, yani esnafımızın kullandığı yeri kendi adına pazar yeri olarak tescil edebileceğimiz bir ortama doğru girmiş oluyoruz” diye konuştu.

İlk pazar yeri 90 günde hizmette
Antalya Semt Pazarcılar Odası Başkanı Metin Bucak’ta, “Esnafımız adına Hakan başkanımıza teşekkür ediyorum. Biz bugün bir ilke imza attık. Aynı ada 9 mahallede 9 pazarın üstünü kapatıyor olmak esnafımızın adına büyük bir mutluluk. Başkanımızın yüzüne kara çıkarmayarak ilk Pazar yerinin açılışını birinci ayda yapacağım. 90 gün içerisinde bitireceğim” diye konuştu.

Meclis kararıyla protokol
Dokuz semt pazarının, çelik yapı sistemi çatıyla kapalı hale getirilmesi için ilk olarak Kepez Belediye Meclisi’nden karar alındı. Mülkiyeti belediye ait olan pazar yerlerinin inşaatı, protokole göre Antalya Semt Pazarları Odası’nca yaptırılacak. Kepez Belediyesi ise pazar yerlerinin denetim ve temizliğinden sorumlu olacak. Tezgâh yerlerinin planı da belediye tarafından yapılacak.
Yer tesliminin yapılmasından sonra kapalı pazarların inşaatı başlayacak.
Işıklandırması ve ses sistemi yapılacak olan pazar yerlerinde, zabıta bürosu, tuvaletler, çöp toplama yeri de bulunacak.

Kapalı pazar yapılacak mahalleler
Protokole göre; Göksu Mahallesi Perşembe Pazarı, Çankaya Mahallesi Pazartesi Pazarı, Beşkonaklılar Mahallesi Çarşamba Pazarı, Baraj Mahallesi Perşembe Pazarı, Varsak Şelale Mahallesi Cuma Pazarı, Varsak Karşıyaka Mahallesi Cumartesi Pazarı, Varsak Altıayak Mahallesi Pazar Pazarı, Karşıyaka Mahallesi Çarşamba Pazarı, Esentepe Mahallesi Cuma Pazarı yerlerinin çatısı yapılacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 14:59:47
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






İlk rahim nakli için rektörden ‘Nobel ödülü’ açıklaması

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk rahim naklinin 12. yıl dönümünde konuştu. Kayıtlara geçen büyük başarı için 9 yıl çok ciddi uğraş verdiklerini vurgulayan Özkan, “Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Bu anlamda sanırı..

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk rahim naklinin 12. yıl dönümünde konuştu. Kayıtlara geçen büyük başarı için 9 yıl çok ciddi uğraş verdiklerini vurgulayan Özkan, “Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Bu anlamda sanırım onların kafalarında kendileri alma yönünde bir şeyler var. Umuyorum Nobel’i kucaklarız” dedi.
Dünyada ve Türkiye’de ilk olarak Akdeniz Üniversitesinde 8 Ağustos 2011 yılında yapılan operasyonla rahim nakli olan Derya Sert, nakilden 9 sene sonra 4 Haziran 2020 yılında annelik sevinci yaşadı. Bebeğe, operasyonu gerçekleştiren ekibin başındaki isim olan Prof. Dr. Ömer Özkan’ın ismini verildi. Dünya tarihindeki ilk rahim nakli ameliyatı olarak kayıtlara geçen büyük başarı, bugün 12. yılını doldurdu.

“O süreç bizlere çok şeyler öğretti”
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, rahim naklinde dile kolay 12 yılı geride bıraktıklarını ve bu zorlu nakil için 9 yıl uğraş verdiklerinin altını çizdi. Türkiye’den önce Suudi Arabistan’ın ilk rahim naklini denediğini ancak başarısız olduğunu hatırlatan Özkan, “Dolayısıyla ilk başarılı rahim tarafımızca yapıldı. 9 yılın sonunda Derya bebek sahibi oldu. Zor bir süreçti. Ameliyattan sonra hemen hamile kalıp doğuracağını düşünmüştük ama maalesef öyle olmadı. O süreç bizlere çok şey öğretti. Bu birikimi ikinci rahim nakli olan Havva üzerinde denedik ve çok kısa sürede çocuk sahibi olmasını sağladık” diye konuştu.

"Dünyada 100’ün üzerinde rahim naklinden sonra bebek sahibi olan hasta var"
Türkiye’nin bu başarısı sonrası dünyada birçok ülkede rahim nakli operasyonlarının gerçekleştirildiğini ve 100’ü aşkın bebeğin bu yöntemle dünyaya geldiğini ifade eden Özkan, “Dünyada yeni yöntem olmakla beraber, bizden sonra İsveç, ardından ABD, Almanya, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi birçok ülke yaptı ve çocuk sahibi olundu. 100’ün üzerinde rahim naklinden sonra bebek sahibi olan hasta var” şeklinde konuştu.

"Ameliyatı ilk yaptığımız zaman dünyanın her tarafından birçok hasta bize gelmek istiyordu, halen de öyle"
Rahim naklini her ekibin yapamayacağına vurgu yapan Özkan, “Bu bir normal rahim ameliyatı değil. Tamamen başka bir şey. Rahimi de çok farklı yöntemlerle, çok farklı şeyleri dikkate alarak alıyorsunuz. Bazen kadavra, bazen canlı olabiliyor. O zaman canlıya da bir risk yüklemiş oluyorsunuz. Bu anlamda çok fazla hasta var. Biz bu ameliyatı ilk yaptığımız zaman dünyanın her tarafından birçok hasta bize gelmek istiyordu, halen de öyle. Çünkü biz bu işi hakkıyla yapan, her noktasını bilen bir ekibiz. Her ekip bunu yapamaz, her hastaya da yapılamaz. Bazı kriterler var, hem hasta sağlıklı olacak ki; sağlıklı bebek doğursun” ifadelerine yer verdi.

“Umuyorum Nobel’i kucaklarız”
Prof. Dr. Özkan, son olarak Nobel konusuyla ilgili şu görüşlere yer verdi:
“Bizden sonra yapan, bizim yardım ettiğimiz ekip İsveç ekibi. Nobel’i de İsveç ekibi veriyor. Yani bunu siz öneremiyorsunuz. İsveç ekibi buna kendi karar veriyor. Bu anlamda sanırım onların kafalarında da böyle bir şeyler var. Bunun için çok ciddi bir kamuoyu desteği gerekiyor. Hala rahim naklinin anlaşılmadığını düşünüyorum. Belki karaciğer, böbrek gibi görünmüyor ama Allah’ın yarattığı insanoğlunun soyunun devam etmesi için çok gerekli bir organ. Mevzuatın çıkması gerekiyor ki, bunun devamını yapalım. Bu Türk tıbbının çok büyük başarısı olacak ama sahiplenmek gerekiyor. Umuyorum Nobel’i kucaklarız.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 13:44:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Android cihazlar siber suçlular için popüler hedef

Siber güvenlik şirketi ESET’in  verilerine göre 2022 yılında Android cihazlara yönelik saldırıların sayısında artış gözlendi. Diğer saldırı türlerinde 2022’nin başında dinamik bir artış ve ardından yavaş bir düşüş görülürken, Android cihazlara yönelik tehditler geçtiğimiz yıl boyunca istikrarlı bir şekilde arttı. 2023 yılında 190 ülkede yaklaşık 3,6 milyar Android kullanıcısının olacağı tahmin ediliyor.
ESET telemetrisine göre Android algılamaları, 2022 yılı Eylül-Aralık döneminde (T3)  yüzde 57 oranında arttı. Artışın nedeni çoğunlukla; reklam yazılımları (Adware), gizli uygulamalar (HiddenApps)  ve casus yazılımlar (Spyware) oldu. 
ESET telemetrisinin T3'te en çok Android tehdidi tespit ettiği ülkeler Brezilya (%8,5), Ukrayna (%7,6), Meksika (%7,3), Rusya (%6,6), Türkiye (%5) ve ABD (%4) oldu. 2022 yılının tamamına bakıldığına, çoğu Android tespiti Ukrayna (% 9,3) ve Rusya'da (% 9,2) bulundu. Gizli uygulamalar algılamaları da T3'te yüzde  82.9 oranında önemli ölçüde arttı. Bu tür Android tehdidi, kendi simgelerini gizleyen, daha sonra gizlice reklam görüntüleyen aldatıcı uygulamaları temsil eder ve deneyimsiz kullanıcılar zararlıları temizlemekte güçlük yaşayabilirler. 
Reklam yazılımları ve gizli uygulamalar cihazları hedef alan başlıca Android kötü amaçlı yazılım türleri arasında yer alıyor. Kötü amaçlı gizli uygulamalar genellikle simgelerini değiştiriyor ve cihazda gizleniyor. Daha sonra genellikle istenmeyen reklamlar göstermeye veya arka planda başka eylemler gerçekleştirmeye başlıyor.  
ESET telemetrisi casus yazılımların da yükselişte olduğunu gösteriyor. Bu tür kötü amaçlı yazılımlar yeraltı forumlarında bir hizmet olarak sunuluyor ve vasıfsız saldırganlar bile sadece birkaç yüz ya da binlerce Euro karşılığında satın alabiliyor. Bazı kodlar aramaları kaydetmek, kameranın kontrolünü ele geçirmek ve fotoğrafları, e-postaları ve kişileri çalmak gibi oldukça geniş yeteneklere sahip. Casus yazılımlar genellikle kullanıcıyı gizlice gözetleyerek mümkün olduğunca çok bilgi ve veri çalmayı amaçlıyor. Saldırganlar için bu para kazanmanın oldukça basit bir yolu, çünkü çalınan veriler daha sonra başka saldırılarda kullanılmak üzere dark web’de yeniden satılıyor veya kurbana şantaj yapılabiliyor.
Casus yazılımlar şirketler için de riski artırıyor
Casus yazılımlar hassas verileri çalabilir, özel konuşmaları sızdırabilir, gizli kişileri elde edebilir ve tüm bunları herkese açık hale getirebilir. Bazen saldırganlar kimse fark etmeden iki taraf arasındaki iletişimi gözetliyorlar ve daha sonra topladıkları bilgileri veya isimleri, taraflardan biriymiş gibi davranarak sahte bir e-postadan şirketle iletişime geçmek için kullanabiliyor. Bu e-posta sayesinde saldırgan önemli sistemlere erişim ya da acil bir ödeme isteyebiliyor. Fail önceki konuşmanın bazı bölümlerini kullandığından, kurban bir şeylerin yanlış gittiğinden şüphelenmeyebilir. 
Akıllı telefonlar popüler hedefler haline geliyor
Siber suçlular geçmişte ağırlıklı olarak masaüstü cihazlara ve yazılımlara odaklanırken, artık BT departmanlarının şirket mobil cihazlarındaki trafiği ve iletişimi izlemekte zorlandıklarını fark ettiler ve odakları değişti. Akıllı telefonlar, üzerlerinde önemli veriler depolanmasına ve bulut havuzlarına ve iş uygulamalarına erişmek için kullanılmasına rağmen hafife alınıyorlar. BT yöneticileri genellikle mobil ortamın bölümlere ayrılması ve uygulamaların cihazdaki diğer uygulamaların faaliyetlerine doğrudan erişimi olmaması nedeniyle biraz daha güvenli olduğu gerçeğine güveniyor, ancak bu yeterli değil. 
Kripto cüzdanlar gibi finansal mobil uygulamalar da son zamanlarda hedef alındı. Bunun nedeni muhtemelen Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin aklanmasının daha kolay olması ya da aklanmasına hiç gerek olmaması. Cep telefonları artık yeni cüzdanlarımız ve siber suçlular bunu biliyor.
Android tehditlerine karşı nasıl korunulur?
Android cihazlar dijital güvenlik yazılımı ile korunabilir. Bu tür yazılımlar, sızdırılan ya da yeniden satılan kaynak kodlarıyla oluşturulanlar da dahil olmak üzere çoğu tehdidi etkili bir şekilde izleyebilir. Kodun bir kısmı genellikle değişmez, bu da yeni kötü amaçlı yazılım çeşitlerini tespit etmemizi mümkün kılar. ESET uzmanları kullanıcılara uygulamaları yalnızca resmi platformlardan indirmeleri ve Android mobil tehditlerinin en yaygın dağıtım vektörleri olan forumlar, ikincil pazarlar ve YouTube bağlantıları gibi tüm resmi veya güvenilir olmayan kaynaklardan kaçınmalarını tavsiye ediyor. Alacağınız önlemler saldırıların engellenmesini ve işletmenizin korunmasını sağlamaya yardımcı olacaktır.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.04 13:06:53
Son Düzenlenme Tarihi :