SON DAKİKA

logo

Adana’daki aile katliamında ölü sayısı 4’e yükseldi

Adana’da yemeğe davet ettiği ailesini tabancayla katledip, daha sonra intihar eden şahsın vurduğu 9 yaşındaki yeğeni de hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre olay, 29 Ağustos’ta saat 18.00 sıralarında Yüreğir ilçesi Kışla Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre uyuşturucu bağımlısı olan Burak Yalçınkaya (29), annesi Hacer Yalçınkaya (62) ile aile yemeği için evlerine gelen ağabeyi Hüseyin (37), yengesi Esra (34) ve yeğenleri Elif (9) ile Yağmur Yalçınkaya’ya (6) çıkan tartışmada tabancayla ateş açtı. Şüpheli, daha sonra aynı tabancayı başına dayayıp ateşledi. Silah seslerini duyan mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Hüseyin Yalçınkaya’nın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlenirken, diğer yaralılar hastanelere kaldırıldı. Yağmur Yalçınkaya 30 Ağustos akşamı, Burak Yalçınkaya ise 31 Ağustos gecesi tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybetti.
Başından vurulan ve hastanede tedavisi süren Elif Yalçınkaya da tüm müdahalelere rağmen bugün sabaha karşı hayatını kaybetti. Otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu’na getirilen küçük kızın cenazesinin işlemlerin ardından Buruk Mezarlığı’nda defnedileceği öğrenildi. Elif’in ölümüyle olayda yaşamını yitirenlerin sayısı 4’e yükseldi. Yaralı Hacer ve Esra Yalçınkaya’nın ise hastanedeki tedavileri devam ediyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 17:46:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






"Bilinçsiz kullanılan kortizonlu göz damlası katarakta neden oluyor"

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, 60 yaşın üzerinden itibaren sık görülen katarakt hastalığı ve tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Özellikle romatizma hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu.
Katarakta bağlı hastalıkların yavaş ve ağrısız geliştiğini söyleyen OFM Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuzcu, "Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık rahatsızlıkları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların ekseriyatında hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir" diye konuştu.

Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan Katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti:
"Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir. Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir."

"İlaçla tedavi yok, çözüm cerrahi yöntemler"
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, katarakt hastalığının tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Hastalığın tedavisini sağlayacak herhangi bir ilaç olmadığını söyleyen Tuzcu, "Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar" diyerek hastalara çözüm yolu gösterdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 12:44:31
Son Düzenlenme Tarihi :





CHP'Lİ BUDAK: "ANTALYA ŞEHİR HASTANESİNİN MALİYETİ DÖRDE KATLANDI"

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, 2023 yılı yatırım programında Antalya'ya yapılacak projeler için açıklanan yatırım tutarlarına tepki gösterdi. Enflasyonun yarattığı tahribatın kamunun yatırım maliyetlerine de yansıdığını belirten Budak, "Üç yıllık süreçte yatırım maliyetleri dört-beş kat arttı. Antalya Şehir Hastanesi'nin maliyeti üç yıl içinde 980 milyon liradan 4 milyar liraya çıktı. İlçe hastanelerinin maliyeti dört kat arttı. Yıllardır sürüncemede bırakılan yatırımların hem maliyetleri katlanıyor hem de bitmeyen hastaneler nedeniyle vatandaşlar mağdur ediliyor" dedi. İlçe hastanelerinin yıllardır proje aşamasında kaldığına değinen Budak, "Antalya'nın Konyaaltı, Aksu ve Alanya ilçelerinde halk, 2016'dan beri yapılacağı vadedilen devlet hastanelerinin bitirilmesini bekliyor. 4.7 milyar lira yatırım gereken 4 ilçe devlet hastanesine 2016'dan beri sadece 40 milyon harcama yapıldı" dedi.

AKP'nin Antalya'daki sağlık yatırımlarında sınıfta kaldığını ifade eden Budak, şöyle konuştu:

 

"Antalya Şehir Hastanesi'nin maliyeti üç yıl içinde dörde katlandı. 2020'de 980 milyon bedeli olan şehir hastanesinin proje bedeli 2023 yatırım programında 4 milyar olarak açıklandı. 2021 yılı yatırım programına kıyaslandığında Konyaaltı Devlet Hastanesinin maliyeti 172 milyondan 1 milyara, Aksu Devlet Hastanesinin maliyeti 286 milyondan 1.5 milyara ve Alanya Devlet Hastanesinin maliyeti 193 milyondan 977 milyona çıktı. 2021 yılı yatırım programında 2024 yılında bitirilmesi hedeflenen hastane projelerinin bitiş tarihleri 2026 yılına sarktı.

 

İLÇE DEVLET HASTANELERI: VAAT VAR, HASTANE YOK

 

2023 yılı yatırım programında Antalya'nın dört ilçesinde devam eden projelerden olan ve 2026'da bitirileceği açıklanan devlet hastanelerinin toplam proje bedeli 4 milyar 749 milyon olarak açıklandı. Proje başlangıç yılı 2017 olan Konyaaltı Devlet Hastanesi ve proje başlangıç yılı 2022 yılı olan yeni Manavgat Devlet Hastanesi'ne 2022 yılı sonu itibariyle hiç harcama yapılmadı. Proje başlangıç yılı 2016 olan Aksu Devlet Hastanesi ve proje başlangıç yılı 2018 olan Alanya Devlet Hastanesi'ne ise toplamda sadece 40 milyon TL harcama yapıldı.


...

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.20 08:09:57
Son Düzenlenme Tarihi :