SON DAKİKA

Adana’da termometreler 38 dereceyi gösterdi

Türkiye’de birçok şehir sonbaharı yaşamaya başlarken Adana’da termometreler 38 dereceyi gösterdi. Parklar ve caddeler boş kaldı.
Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Ülkenin büyük bölümü sonbaharı yaşarken Eylül ayı sonlarında kentte hala bunaltıcı sıcaklık hakim. Kentte termometreler 38 dereceyi gösterince parklar ve caddeler boş kaldı.

“Adana sana bir saatte dört mevsimi yaşatır”
Adana sıcağını hissettiğini söyleyen Halil İlhan, “Diğer iller şu anda kışı yaşarken biz Adana sıcağını yaşıyoruz. Çukurova bölgesi, diğer illere göre mevsimi farklı şartlarda yaşanıyor. Adana sana bir saatte dört mevsimi yaşatır. Ekim ve kasım aylarında da emin olun ki bu sıcaklıkları tekrardan yaşayacağız” dedi.

“Bir yere gidene kadar sırılsıklam oluyoruz”
Ekim ayına gelindiği fakat sıcaklıkların hala devam ettiğini ifade eden Murat Yıldız, “Termometreler 38 dereceyi gösteriyor. Biz sıcaklıkların bitmesini düşünüyorduk. İleride havalar soğuyacak ama bu sıcaklık insanı yıpratıyor. Bir yere gidene kadar sırılsıklam oluyoruz. Termometreler 38 dereceyi gösteriyor ama hissedilen sıcaklık 40 dereceyi geçiyor. Umarım Adana’da sıcaklıklar normale döner” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.23 17:43:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






BAŞAR; "KİMSENİN GÜCÜ KALMADI"

Cumhuriyet Halk Partisi Manavgat  İlçe Başkanı Oykun Başar; "Türkiye’nin ekonomik, siyasal, sosyal olarak geldiği noktanın, hepimiz farkındayız. Ülkemizde tüm insanlarımızın, çalışanımızın, esnafımızın, emeklimizin, çiftçimizin hali ortadadır. Halkımızın derin bir yoksulluk içinde olduğu açıktır. İçinde bulunduğumuz bu kötü gidişatta, kimsenin artık dayanacak gücü kalmamıştır" dedi.
Bu konuda yazılı bir açıklama yapan Başar şunları söyledi; "15 Mayıs sabahında Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde Millet İttifakı iktidarında HAK, HUKUK ve ADALET ile yönetilen, halkımızın düşüncelerini özgürce dile getirdiği, güçlünün ve yandaşın değil milletin egemen olduğu, bir avuç rantçının değil tüm halkımızın kazandığı, kaynaklarını yabancı sermayedarlara peşkeş çeken değil ulusal üretime açan, tüketen değil üreten bir Türkiye’nin temellerini yeniden atmak için mücadele veriyoruz. 
Cumhuriyet Halk Partisi Manavgat İlçe Örgütü olarak biz her zaman ülkemizin ve kentimizin sorunlarına duyarlı olduk, olmaya da devam edeceğiz. 
Türkiye’nin bu durumları apaçık ortadayken, geçtiğimiz günlerde Ak Parti İlçe Başkanlığı’nın PİŞKİNCE, YAĞ GİBİ SUYUN YÜZÜNE ÇIKARCASINA yaptığı basın açıklamasını hayretle karşıladık.
ULULAN’I KORUMA PLATFORMU halkımızla birlikte, kentimizin ve çocuklarımızın geleceği olan 3 bin dönümlük Ulualan’da halkın talepleri ve tüm STK’ların katkı verdiği bir düzenlemeyle kent ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacak bir projeyi hayata geçirmenin mücadelesini verirken, yangından mal kaçırırcasına, seçimler arifesinde 4 kişiye peşkeş çekilmesine ses çıkarmayan, ‘’Suni gündem yaratıyorsunuz, Ulualan bahanesi üretiyorsunuz’’ diyen Ak Parti İlçe Başkanı Ahmet Ali Erol ve yönetimi, yaptığı basın açıklamasıyla halkın yanında olmak yerine RANTIN YANDAŞI olmayı tercih etmiş, ULUALAN PLATFORMUNU, 45 sivil toplum kuruluşunu ve 100 bin imza toplayan Manavgat halkını YOK SAYMIŞTIR.  Ulualan 4 kişiye verildiğinde mutlu mu olacaklar. Vicdanları sızlamayacak mı? Gelecekte bunun hesabını kendi çocuklarına nasıl verecekler. 
Manavgat halkı bu güne kadar 3 toplumsal sınav vermiştir. Birincisi SORGUN ÇAMLIĞI, ikincisi AHMETLER KANYONU HES PROJESİ, üçüncüsü de GENÇLER HES PROJESİDİR. İnanıyoruz ki bugüne kadar ranta geçit vermeyen halkımız ULUALAN’da da geçit vermeyecek, kazanan Manavgat ve Manavgat halkı olacaktır. 
Manavgat halkımızın en büyük ihtiyacı olan bir Devlet Hastanesini bile yıllardır kentimize kazandıramadılar. Komşu İlçemiz olan Alanya’ya hastane üstüne hastane kazandıran Ak Parti hükümeti, ne hikmetse 21 yıldır Manavgat’ı görmezden geliyor. Manavgat halkı tam 3 yıldır her gün “Hastane inşaatı başladı, başlayacak, ihalesini yaptık, temelini atacağız” gibi söylemlerle aldatılıyor.  Ama ortada yıllardır ne bir hastane ne de bir temel var. Bu güne kadar hastane ile ilgili gördüğümüz tek şey Ak Parti İlçe Başkanının gösterdiği A4 kağıdı üzerine çizilmiş resimlerden ibarettir. En son basın toplantısında “10 Gün içinde başlıyoruz” demişlerdi. Kendilerinin bile inanmadığı sözleri halka nasıl veriyorlar anlamış değiliz. 
Manavgat Belediye Başkanımız Sn. Şükrü Sözen, Manavgat’ımızın değerlerini korumak, kentimizi daha ileriye taşımak amacıyla hizmetlerini aralıksız sürdürmekte. Manavgat’ımızın ortak bir değeri olan Ulualan konusunda Belediye Başkanımızın sivil toplum kuruluşlarıyla ortak bir duruş sergilemesinden, onlarla birlikte elini taşın altına koymasından neden bu kadar rahatsız olunuyor? 
Ak Parti yönetimine bazı konuları hatırlatmak istiyoruz. 
“Doğalgaz yatırımını engelliyor” dediğiniz Belediye Başkanımız bu konuda ilk girişimi yapıp ilgili firmayı sözleşme için davet eden kişidir. Ancak süreç içerisinde 1 gecede çıkarttığınız “Yandaşa rant” yasasıyla Manavgat’a doğalgazın gelmesini engelleyen de AKP iktidarıdır. Manavgat Belediyesinin 5 yıllık bütçesini hiç düşünmeden yüklenici firmaya aktarılmasını isteyen de AKP zihniyetidir. Manavgat Belediye Başkanımız sizin rant yasanızın değirmenine su taşıyarak Manavgat’ın geleceğini ipotek altına aldırmayacaktır. Yandaşa rant yasasının Millet İttifakı göreve geldiğinde iptal edileceğine inancımız tamdır. 
Manavgat Belediyemizin, engellemek için elinizden geleni yaptığınız, kaç yıl boyunca bir imza için beklettiğiniz Canlı Hayvan Pazarı alanının tahsisini aldığı doğrudur. Belediyemiz de bunun akabinde belirli aralıklarla 6 defa ihaleye çıkmıştır.  Ancak yönetemez hale getirdiğiniz ülke ekonomisi yüzünden ve günden güne artan maliyetler nedeniyle hiçbir müteahhit önünü göremediği için açılan ihalelere girmeye korkar olmuştur. Kamu yatırımlarında siz de aynı durumu yaşamıyor musunuz? 3 yıldır Manavgat’ta bir hastanenin temelini bile atamayanların eleştiriye hakkı yoktur diye düşünüyoruz. 
Türkiye tarihinin en büyük yangın felaketi olarak kayıtlara geçen Manavgat yangınında evleri yanan vatandaşlarımızın yaralarını sarmak bir yana dursun, başta Manavgat Belediyemiz olmak üzere duyarlılık ve sorumluluk sahibi herkesi pasifize etmeye çalıştınız. Ormanlarımızla birlikte bizlerin ciğerleri yanarken siz uçaklardan seyrettiniz. Bu kentin seçilmiş Belediye Başkanını muhatap almaya gerek bile duymadınız. Sorumluluk sahibi bizler halkımızın yarasını nasıl sarabiliriz diye düşünürken her zamanki gibi kendinize yakışanı yaparak yangın bölgesindeki 400 parseli TOKİ’ye devrederek 80 tanesinin de satışını gerçekleştirdiniz. Bizler, bu satışların bedeli ile yanan evler yapılsın dedikçe gözleriniz kör, kulaklarınız sağır, dilleriniz konuşmaz oldu. 47 Mahallemizde yaklaşık 1300 tane ev yanmasına rağmen sadece 350 tane evi teslim edebildiniz, onları da vatandaşlarımıza senetler imzalattırarak borçlu bıraktınız. Buradan belirtmek isteriz ki; Millet İttifakı göreve geldiği zaman afetzedeler evlerine bedelsiz kavuşacaktır.
Ayrıca sattığınız arazilerden ve yanan ağaçların ihaleli kesiminden elde edilen para ile evi yanan vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek varken siz onları parayla satmayı tercih ettiniz. Yandaş dururken halk kimin umurunda! Kendinize ve yandaşlarınıza gelince az gördüğünüz her şeyi söz konusu vatandaş olunca çok gördünüz. Evden geçtik sizler yağmurun, çamurun ve kışın ortasında kalan vatandaşlarımıza yakacak 1 ton odunu bile çok gördünüz. Sizin yönetim anlayışınız bu mu? Devleti 21 yıl bu şekilde yönettiniz bir de 5 yıl daha mı istiyorsunuz. Bu halkın size verecek 1 dakikası bile kalmadı. Artık yeter! Söz Milletin. Şundan emin olabilirsiniz ki, Ülkemize ve Manavgat’ımıza YİNE BAHARLAR GELECEK.
Kamuoyuna Saygılarımızla"


-PARTİ BSN.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.19 14:39:46
Son Düzenlenme Tarihi :





Cildinizi sonbahara 10 adımda hazırlayın

Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, sıcak suyla yapılan duşun cildi kuruttuğunu belirterek, “Duşta çok fazla kalmayın ve ılık suyu tercih edin” dedi.
Esasında yılın her mevsimi cilt bakımı için önemlidir. Ancak özellikle sonbahar aylarında cilt sağlığımız için bakım rutininde çok daha hassas davranmamız gerekir. Bunun nedeni ise yaşam rutinimizdeki değişiklikler, sert esen rüzgârlar, soğuk havalar ve düşük nem oranlarının cildimizi kuru ve gergin hale getirmesidir.
Medline Adana Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Nalan Kükürt, uzun ve sıcak yaz aylarında kızgın güneşin kuruttuğu, deniz tuzu ve klorun yıprattığı cildin ihtiyaç duyduğu bakımı yapabilmek için sonbahar aylarını bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uzman Dr. Kükürt, önümüzdeki aylarda yaşanması muhtemel cilt sorunlarının önüne geçmek için yapılabilecek adımları şu şekilde sıraladı:
1- İlk adım cilt temizliği
Cilt bakımı rutinindeki ilk adım her zaman temizlik olmalı. Cilt tipinize uygun bir ürün ile cildinizi temizleyerek sonbahar için iyi bir başlangıç yapabilirsiniz. Sabun veya alkol içerikli cilt temizleme jeli yerine makyaj temizleme sütü veya köpük formundaki ürünleri kullanın. Eğer çok kuru bir cildiniz var ise önlem olarak temizleyici ürünlerden yağ bazlı olanları tercih edin. Özellikle akşamları yatıştırıcı etkiye sahip çift uygulama yapmanız oldukça faydalı olacaktır.
2- Cildinizi nemli tutun
Vücut normal şartlarda kendi nemini dengelemeye çalışır. Ancak bu durum havaların sertleştiği dönemlerde yeterli olmayabilir. Bu nedenle soğuk ve rüzgarlı havalarda cildinizin nem dengesini koruyun. Bunun için kullanacağınız nemlendirici ürünler içerisinden, losyon, süt, krem, serum, balm gibi seçeneklerden birini tercih edebilirsiniz. Ancak bunlar arasından seçeceğiniz ürün mutlaka cilt tipinize uygun olmalı. Vücut için kullandığınız body butter, nemlendirici yağ vb. ürünleriniz de varsa bunları kesinlikle yüzünüz için kullanmayın.
3- Çok sıcak duş almayın
Günün yorgunluğunu atmak için rahatlatıcı bir sıcak duş veya banyo yapmak her zaman iyi bir fikirdir. Ancak bunun cilt üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Çünkü sıcak suyla yapılan duş cildinizi kurutur ve doğal yağlarını temizleyebilir. Bu nedenle duşta çok fazla kalmayın ve ılık suyu tercih edin.
4- Sonbahar güneşinden korunun
Halk arasında genellikle cildi yaz güneşinden korumanın yeterli olduğu gibi yanlış bir algı bulunur. Oysa ki güneşin zararlı UV ışınları yıl boyunca cilt sağlığını tehdit eder. Bu nedenle dışarıya çıkacağınız zaman güneş kaynaklı leke görünümüne maruz kalmamak için cildinizi zararlı UVA-UVB ışınlarından koruyacak en az 30 SPF koruma faktörü içeren güneş kremi sürün.
5- Beslenmenize özen gösterin
Neredeyse her biri antioksidan deposu olan sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek metabolizmayı birçok hastalığa karşı korurken cildin yenilenmesine de büyük katkı sunar. Bu nedenle özellikle, C-E-A ve B vitaminlerini doğal yollardan almaya özen göstermek cilt sağlığı açısından oldukça önemlidir. Ayrıca, kuru ciltlerin çokça ihtiyaç duyduğu yağ dengesine kavuşması için Omega-3 ve selenyum içeren deniz mahsullerini bol miktarda tüketmeyi de ihmal etmeyin.
6- Düzenli spor yapın
Sağlıklı olmanın yollarından biri de hareketli bir yaşam tarzını benimsemekten geçer. Bundan dolayı düzenli spor veya egzersiz yapmak büyük önem taşır. Özellikle açık havada yapılan bu tarz aktiviteler metabolizmanın kan dolaşımını hızlandırıp, cildin daha ışıltılı görünmesine yardımcı olur.
7- Bol su içmeyi ihmal etmeyin
İnsan metabolizmasının yaklaşık yüzde 60‘ı sudan oluşur. Cildimiz kuruduğunda kırışıklıklar oluşmaya, sarkmalar gelişmeye başlar. Cildin bu duruma karşı olan maruziyetini en aza indirmek için neme, dolayısıyla suya ihtiyaç vardır. Bu nedenle susamasanız dahi günde en az 2 buçuk litre su tüketmeniz gerekir.
8- Sigarada uzak durun
Sigaranın içinde bulunan zift ve nikotin gibi zararlı maddeler damarlarda daralmaya sebep olurlar. Bunun sonucunda damarların işlevinin bozulması ise cilt kuruluğuna, kırışıklık ve deride renk değişimlerine neden olurken erken yaşlanmaya da davetiye çıkartır. Bu nedenle sigara tüketimine son verilmesi önemlidir.
9- Uykunuza dikkat edin
Uyku sırasında fiziksel ve zihinsel dinlenme süreci gerçekleşir. Ancak uyku esnasında bu süreçlerin yanı sıra fiziksel yenilenmeler de yaşanır. Kaliteli bir uykuda metabolizmanın cilde esneklik kazandıran kolajen üretimi artar ve nem dengesi korunmuş olur. Az ve yetersiz bir uykuda ise vücudun su dengesini bozulur ve kırışıklık oluşumu başlar.
10- Dudaklarınızı unutmayın
Sonbaharda gelişen hava şartları dudaklar üzerinde de olumsuz etkiler gösterir. Böyle durumlarda dudakların çatlayıp yara halini almaması için nemlendirici ürünlere başvurmak gerekir. Bunlar arasında ise seçebileceğiniz lip balmdan, dudak yağlarına, kremlerden dudak maskelerine kadar cildinizi sonbaharın olumsuz etkilerinden koruyacak pek çok üründen birini seçebilirsiniz.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.21 18:45:21
Son Düzenlenme Tarihi :