SON DAKİKA

Dünyanın ilk SİHA savaş gemisi TCG Anadolu, Taşucu limanından ayrıldı

Türk Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan dünyanın ilk silahlı insansız hava aracı (SİHA) savaş gemisi TCG Anadolu, Akdeniz’deki seyri kapsamında Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanından bir günlük aradan sonra ayrıldı.
Doğu Akdeniz’de seyreden Türk donanmasının amiral gemisi TCG Anadolu dün Mersin’in Silifke ilçesine geldi. Burada Taşucu Limanı’na demir attı. Dünyanın SİHA gemisi TCG Anadolu’nun, Taşucu Limanı’na test için geldiği öğrenildi.
TCG Anadolu, 231 metre uzunluğa ve 32 metre genişliğe sahip bulunuyor. Tam yük deplasmanı en fazla 27 bin 436 ton olan gemi, bu haliyle en az 20,5 knot azami sürat ve 16 knot ekonomik süratle görev yapabiliyor. Ekonomik sürati ile tam yükte en az 9 bin deniz mili seyir siasına sahip TCG Anadolu’nun içindeki su alabilen havuza her biri 1 tank taşıyan 4 mekanize çıkarma gemisi girebiliyor. Gemi, araç güvertelerinde 13 tank, 27 zırhlı amfibi hücum aracı, 6 zırhlı personel taşıyıcı, 33 muhtelif araç, 15 römork olmak üzere toplamda 94 araç taşıyabiliyor.
Geminin uçuş güvertesinde 10 helikopter veya 11 adet SİHA konuşlandırılabilecek, hangarda ise 19 helikopter veya 30 SİHA taşınabilecek. Gemi, bin 223 personele ev sahipliği yapacak. Gemide, tam teşekküllü hastane imkanı ve 2 ameliyathane de bulunuyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.23 17:46:42
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sizi sıcak havadan koruyacak 8 önlem

Artan ve bunaltan aşırı sıcak ve kurak hava özellikle hasta, çocuk ve yaşlıların sağlık yönünden olumsuz etkiliyor.

 

Tüm dünya mevsim normallerinin de üzerindeki sıcaklıkla mücadele ediyor. Özellikle yaşlı, çocuk ve kronik hastalığı olanların sıcak havalarda dikkatli olması gerektiğini yineleyen Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Eyyüp Kenan Özok, aşırı sıcaklarla mücadele edebilmek için 8 önemli tavsiyede bulundu.

 

Serin yerlerde bulunun: Günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmayın. Özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 10:00-16:00 saatleri arasında mümkün oldukça klimalı ortamları tercih edin. Ortamdaki klima ısısının 24-25 dereceye ayarlı olmasına dikkat edin. Serin, hafif esintili yerlerde durmaya çalışın.

 

Pamuklu kıyafetler giyin: Dışarı çıkarken açık renk, hava geçirgenliği olan, pamuklu ve ter emici özellikte giysiler tercih edin. Mutlaka şapka ve güneş gözlüğü tercih edin. En çok terleyen bölgeler ayakkabılar olduğu için yaz aylarına uygun, hava alabilen ayakkabılar ve pamuklu çorap kullanın.

 

En az 2,5 litre su için: Vücut, aşırı sıcaklardan olumsuz yönde etkilenmemek için terler. Bu nedenle günde en az 2,5-3 litre su içmeye çalışın. Ancak, kalp yetersizliği olan kişilerde sıvı kısıtlaması yapıldığından, mutlaka bir uzman hekime danışarak tüketilmesi gereken sıvı miktarına göre su için.

 

İlaçlarınızın dozuyla oynamayın: Hekiminizin bilgisi olmadan ilaçlarınızı almayı kesmeyin ya da dozajları ile oynamayın. Tansiyon ilaçlarının bir kısmında idrar sökücü maddeler bulunur. Aşırı sıvı kaybı sonucunda da tansiyon düşüklüğüne bağlı bayılmalar gelişebildiği için ilacın dozu azaltılabilir. Koroner kalp hastalarında bazı ilaçların dozajlarında bir değişikliğe ihtiyaç olmaz ancak özellikle protez kalp kapağı, aritmi veya inme geçirilmesi nedeniyle kullanılan özel kan sulandırıcı ilaçların doktor kontrolünde ve gerekli tahlillerle düzenlenmeleri gerektiğini unutmayın.

 

Zeytinyağlı yemekleri tercih edin: Sıcak havalarda ağır yemekler yerine hafif ve lif içeriği yüksek, serinletici yiyecekler tercih edin. Özellikle hafif olması nedeniyle zeytinyağlı sebzeler ve meyve yiyin.

 

Doğrudan soğuk duş almayın: Aşırı sıcakta kalındığında doğrudan soğuk su ile duş yapılmamalıdır. Soğuk duş damarlarda büzülmeye neden olacağı için tansiyonun yükselmesini tetikleyebilir. Yine damarlarda büzülme uzun sürerse bu durum kalp krizine yol açabilir. Denize ve havuza girerken vücudun suya yavaş yavaş alıştırılması önemlidir.

 

Aşırı kafein kalbi yorar: Kafein, merkezi sinir sistemi üzerine kalp atışlarınızı hızlandıracak şekilde uyarıcı etki yapar. Zaten sıcaktan daha fazla çalışmak durumunda kalan kalp, kafein nedeniyle daha hızlı çalışır ve bu da risk oluşması anlamına gelir. Sodanın içinde bulunan sodyum (tuz) ise vücutta daha fazla sıvı tutulmasına neden olduğundan tansiyon yükselmesine yol açabilir. Yüksek tansiyon ise kalp yetmezliği ve beyin kanaması gibi ciddi sorunların önemli nedenlerinden biri.

 

Vücudu serin tutmaya özen gösterin: Dışarısı evden daha sıcaksa perdeleri çekip evde kalmak daha yararlı olabilir. Esintili bir havada parkta gölgede dolaşıp sonra eve gitmeyi daha cazip bulanlar da olabilir. Gölge veya klimalı ortamlar tercih edilmeli, sıcak altında ağır spor ve fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı ve yeterli sıvı alımına dikkat edilmeli.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.14 11:39:54
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.07.14 11:45:51





Meme kanserinde hayat kurtaran 3 altın kural: “Mamografik tarama, hekim muayenesi ve kendini muayene etme”

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Onur Bora Aslan, meme kanserinde mamografik tarama, hekim muayenesi ve kendi kendini muayene etmenin ihmal edilmemesi gereken 3 altın kural olduğunu söyledi.
Yapılan araştırmalar, kadınlarda meme kanseri gelişiminde rol oynayan önemli risk faktörlerinin tanımlanmasını sağlamış durumda. Bu risk faktörlerine maruz kalan kişilerde, toplumun geri kalanındaki bireylere göre daha yüksek oranda meme kanseri gelişimi tespit ediliyor. Medline Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Onur Bora Aslan, günümüzde meme kanseri hakkındaki bilgi düzeyinin her ne kadar artmış olsa da henüz arzu edilen seviyede bulunmadığını söyleyerek meme kanseri farkındalık ayı dolayısıyla bilgiler verdi.
Dr. Onur Bora Aslan, erken teşhiste çok önemli bir rol oynayan mamografik tarama, hekim muayenesi ve kendi kendini muayene etme, ihmal edilmemesi gereken 3 altın kural olduğunu belirterek, “İstatistiklere göre dünyada her yıl yaklaşık 1,7 milyon kadının meme kanserine yakalanıyor. Tüm kanser türlerinde olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis hastalıkla mücadelede hala en önemli faktör” dedi.

Kadınlara büyük görev düşüyor
Aslan, memede ele gelen kitlenin kanserin en önemli belirtisi olduğunu kaydederek, “Ayrıca meme başından kanlı akıntı, meme başında kaşıntılı bir lezyonun bulunması ve meme cildinde veya meme başında tereddüt de kanserin diğer önemli belirtileri arasında yer alır. Koltuk altında şişlik, memede ödem ya da yara bulunması ise hastalığın ilerlediğine işaret eder. Bu nedenle erken teşhis konusunda en büyük görev kadınlarımıza düşmektedir. Hiçbir meme yakınması olmayan kadınların 20-40 yaş arasında düzenli olarak elle kendi kendini muayene ve yıllık hekim kontrollerini aksatmamaları gerekir. 40 yaşından sonra ise elle muayeneye düzenli hekim kontrolleri ve yıllık mamografi taraması da eklenmelidir” diye konuştu.
Meme kanserinde, kadının birinci derece yakınında meme kanseri öyküsü olmasının önemli bir risk faktörü oluşturduğunu söyleyen Dr. Onur Bora Aslan, “Ancak toplumda meme kanserinin tamamen ailevi geçişli olduğu şeklinde bir yanlış algı bulunuyor. Oysa ki meme kanseri tanısı almış hastaların büyük bir kısmında aile öyküsünün olmadığını unutmamak gerekiyor. Ailevi ya da genetik geçişli meme kanserleri, tüm meme kanserlerinin sadece yüzde 15 ila 20’sini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Erken teşhis başarıyı getiriyor
Belirtiler sonucu şüphe oluşması durumunda hastaya biyopsi yapıldığını ifade eden Aslan, “Kesinleşen tanıyı takiben multidisipliner yaklaşımla; cerrah, medikal onkolog ve radyasyon onkolojisi hekimi bir ekip olarak tedaviyi planlıyorlar. Bazı hastalarda ise meme kanseri belirtileri hiçbiri görülmez ve kanser yalnızca rutin kontrollerde mamografi incelemesiyle tespit edilebilir. Günümüzde erken teşhis edilen meme kanserinde tedavi kolay, başarı şansı ise yüzde 90’lara ulaşıyor” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.30 18:22:21
Son Düzenlenme Tarihi :