SON DAKİKA

Türkiye’nin ilk festivali Dokumapark’ta

Kepez Belediyesi’nin düzenlediği klasik, modifiye, motor, offroad, drift araçlarının hepsinin bir arada bulunduğu Türkiye’nin ilk festivali  olan Antalya Otomobil Festivali, Dokumapark’ta kapılarını  otomobil severlere açtı. Festivale 29 ilden 1500 araç katıldı.

Antalya Otomobil Festivali, Dokumapark etkinlik alanında gerçekleştirildi. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği klasik, modifiye, motor, offroad, drift araçlarının hepsinin bir arada bulunduğu Türkiye’nin ilk festivali  olan Antalya Otomobil Festivali, tutkunları buluşturdu. Sabahın erken saatlerinde Dokumapark’ta etkinlik alanına gelen binlerce tutkun, sergilenen araçları inceledi, fotoğraflarla da anı ölümsüzleştirdi.  Festivalde klasik ve modifiye araçlar sergisi, offroad etkinlikleri, motor showlar gerçekleştirildi. Festivale ünlü drift araç pilotları ve fenomenler de katıldı. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği festivale Türkiye’nin dört bir tarafından katılım sağlandı. Dokumapark etkinlik alanı ziyaretçilerle doldu taştı. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, yoğun ilgi gören  Antalya Otomobil Festivali’ni AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ile beraber gezdi. Festivale katılan klasik, modifiye, motor, offroad, drift araçlarını inceledi. Festivale katılanlarla sohbet etti. Başkan Tütüncü, ünlü modifiyeci Ünal Turan’ın kullandığı otomobile bindi.  

TUTKUNLAR BU FESTİVALDE

Antalya Otomobil Festivali’nin tutkunları bir araya getirdiğini belirten Başkan Tütüncü, “Kepez’de Antalya’nın otomobil tutkusu var. Antalya Otomobil Festivalinde otomobile dair ne varsa mevcut. Modifiye’den offroad’a kadar, nostaljik otomobillerden drifte kadar, Türkiye’nin dört bir yanından bütün gurupları davet ettik. Fenomenler burada… Aslında otomobil tutkusunun etrafında gönüllerimizi birleştiriyoruz. Bizlerde  çok sevdiğimiz hemşehrilerimizle bir arada olmaya geldik. Kalplerimizi gönüllerimizi birleştiren bu etkinlikler bizler için çok kıymetli. Antalya otomobil sporlarını seven bir şehirdir. Kepez olarak bizde otomobil sporları severlerin her zaman yanında olmaya devam ettik. Bu noktada bir çok etkinlik gerçekleştirdik ve bir çok yatırım yaptık. Motorsporlarıyla ilgili ulusal ve uluslar arası bir çok etkinliğe de ev sahipliği yapıyoruz. “dedi.

Antalya Araba Müzesi’nin açılışını da gerçekleştirdiklerine değinen Başkan Tütüncü, “Antalya Araba Müzesi otomobiller üzerinden Antalya’nın geçmişine yönelik, Türkiye’nin geçmişine yönelik sosyolojik okumalar yapabileceğimiz bir nokta.  Hemşehrilerimizin müzemizi görmelerini istiyoruz. Araba Müzemiz ve otomobil festivalimiz hayırlı olsun.” diye konuştu. * Kepez Belediyesi Bülten


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.24 18:52:49
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.09.24 18:53:41

Yorum Yap






ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetlerde kadınların rolü ve işlevlerini temel alan “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konusu ele alındı. ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Türkiye bir afet ülkesidir. Afetlerde kadınların dezavantajlı duruma düşmemesi için afetlerden ders çıkarmalıyız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.

"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.

"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 13:39:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Konyaltı'nda yol seferberliği

ilçe merkezinde Sarısu 150, 151, 154 ve 129,Toros Mahallesi 801 sokaklarında çalışmalarını yoğunlaştırdı. Kırsal bölgelerde bulunan Hisarçandır 4050, Çitdibi, Yarbaşçandır, Doyran, Sinan Değirmeni ve Çağlarca Mahallesi 4359 sokağında bakım-onarım, yeni yol açma ve asfalt serimi gerçekleştirmeye devam ediyor.

Konyaaltı Belediyesi, temel hizmet seferberliğine hız kazandırdı. Bir yandan ilçe merkezinde bulunan yollarda çalışmalarını sürdüren Konyaaltı Belediyesi Fen İşleri ekipleri, diğer yandan kırsal mahallelerde yeni yol açma, asfalt serimi ve yol genişletme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bölge halkının talepleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüren ekipler, ilçe merkezinde Sarısu 150, 151, 154 ve 129,Toros Mahallesi 801 sokaklarında çalışmalarını yoğunlaştırdı. Kırsal bölgelerde bulunan Hisarçandır 4050, Çitdibi, Yarbaşçandır, Doyran, Sinan Değirmeni ve Çağlarca Mahallesi 4359 sokağında bakım-onarım, yeni yol açma ve asfalt serimi gerçekleştirmeye devam ediyor.

ULAŞILABİLİR BELEDİYE

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, bölge halkından gelen talepleri hızlı bir şekilde çözüme kavuşturmak için Halk Masa’nın yanı sıra birçok iletişim kanalı oluşturduklarını belirtti. Hizmet birimlerinin 7/24 ulaşılabilir olduğunu dile getiren Başkan Esen, kurdukları Whatsapp gruplarıyla da sorunlara anında müdahale ettiklerini kaydetti. Konyaaltı’nın, kentin yurt dışına açılan modern yüzü olduğunu söyleyen Esen, “İlçemiz, Antalya’nın en önemli turizm bölgesidir. Yaptığımız her hizmeti bunu göz önünde bulundurarak gerçekleştiriyoruz. Ekiplerimiz, ilçe sakinlerimizden gelen taleplerin yanı sıra mahalle mahalle sokak sokak incelemelerde bulunarak aksaklıkları tespit ediyor. Şu anda ilçenin kırsalından merkezine çalışmalarımız sürüyor” dedi. *Konyaaltı Belediyesi Bülten


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.09.05 15:58:13
Son Düzenlenme Tarihi :