SON DAKİKA
header-ad

Onikişubat EXPO 14 Ekim’de kapılarını açıyor

Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, “Elimizden gelenin daha fazlasını yaparak, gayret ederek çalıştık ve AIPH’in 75. Yıllık kongresinde alınan karar doğrultusunda 14-22 Ekim tarihleri arasında açılışını yapmaya karar verdik” dedi.
Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek, EXPO alanında düzenlenen toplantıda konuştu.
EXPO 2023’ün açılışının 14-22 Ekim olduğunu ifade eden Mahçiçek, “Yaşadığımız tüm zorluklara rağmen yılmadık ve biz çalışmaya devam ettik. 23 Nisan tarihinde açacağımız EXPO’muz maalesef deprem sebebiyle gerçekleşemedi. Elimizden gelenin daha fazlasını yaparak, gayret ederek çalıştık ve Uluslararası Bahçe Bitkileri Üreticileri Birliği (AIPH) 75. Yıllık kongresinde alınan karar doğrultusunda 14-22 Ekim tarihleri arasında açılışını yapmaya karar verdik. 70 bin metrekare büyüklüğünde bir lagün gölümüz, kelebek ve uğur böceği bahçemiz, arasta çarşımız, doğa okulumuz, daha çok ziyaretçi alsın diye nikah sarayımız ile hobi bahçelerimiz var. Baraja bir marina inşa edeceğiz, hemen karşı kıyıya 2 katlı yapacağımız villa kentle şehrimizin silüetini daha estetik hale getireceğiz. 14 Ekim’de kapılarımızı açacağız inşallah. Fuar zamanı birçok ülke bahçesi, yerli ve yabancı ziyaretçilerimiz olacak. Kahramanmaraş’ımız bu projenin katkısıyla daha çabuk ayağa kalkacak ve daha iyiye dönüşecek” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.24 19:03:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bin 960 yıllık gümrük yazıtı, Türkiye’nin deniz ticaretindeki coğrafi konumu ile stratejik önemini gözler önüne serdi

Antalya’nın Demre ilçesindeki Andriake’de (Myra’nın antik limanı) bulunan Likya Uygarlığı’na ait Gümrük Yazıtı antik dönemleri anlatırken, Türkiye’nin coğrafi konumunun deniz ticaretindeki önemini de binlerce yıl öncesinden yansıtıyor.
İmparator Hadrian’ın adını taşıyan (Horrea Hadriani) Akden..

Antalya’nın Demre ilçesindeki Andriake’de (Myra’nın antik limanı) bulunan Likya Uygarlığı’na ait Gümrük Yazıtı antik dönemleri anlatırken, Türkiye’nin coğrafi konumunun deniz ticaretindeki önemini de binlerce yıl öncesinden yansıtıyor.
İmparator Hadrian’ın adını taşıyan (Horrea Hadriani) Akdeniz’in en büyük granariumunun hemen yakınında ortaya çıkan Likya Uygarlığı’na ait yazıtta, Likya Birliği Gümrük Yasaları, liman kullanım kural ve vergileri, deniz ticaretiyle mallarını getirenlere yönelik bilgiler yer alıyor. Yazıtın bulunmasının ardından kazıları o yönde derinleştirdiklerini aktaran Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Myra-Andriake kazılarının başkanlığını yapan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, “Bir limanı, özellikle de gümrük kısmını anlamak çok önemli bir şey. İzler peşindeyiz. Bu izleri hem arkeolojik olarak hem de bu ünlü yazıtı doktora tezi olarak çalışan Doç. Dr. Burak Takmer’le epigrafik olarak irdelemeye ve yeni bulgularla izlemeye çalışıyoruz” diyerek, yazıtın önemine dikkat çekti.
2009 yılında kazı çalışmasına başlanılan Demre ilçesi Çayağzı’ndaki Andriake (antik liman) kazıları devam ediyor. Myra-Andriake kazılarının başkanlığını yapan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik ve ekibinden Akdeniz Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Süleyman Bulut, Doç. Dr. Burak Takmer, Dr. Beste Tomay, Dr. Fatih Yılmaz, Dr. Gülnaz Acar, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğr. Gör. Erhan Özkan, Dicle Üniversitesi Doç. Dr. Cüneyt Öz, yine Akdeniz Üniversitesinden doktorantlar Mehmet Şengül ve Sema Talu gibi üyelerle Andriake’de gerçekleştirdiği çalışmalarda Granarium, Agora, hamamlar, liman dükkanları ve sokağı, onurlandırma anıtları, 5 kilise, Tersane ve Çekekler ve çeşitli yapılar çoğunlukla gün yüzüne çıkartılmışken, 2016 yılında yayınlanan gümrük yazıtı bu yılki kazının seyrini belirledi.

Madde madde kanunlar yer alıyor
Yazıtı çalışan Doç. Dr. Burak Takmer, İmparator Nero döneminde Likya Eyaleti Valisi olduğu bilinen C. Licinius Mucianus’un üçüncü satırda anıldığını tespit ederek anıtın tarihlemesini netleştirdi. MS 60-63 yılları arasında tarihlendirilen ve 87 satırdan oluşan yazıtın ilk 9 satırı oldukça tahrip olması nedeniyle kesin değerlendirilme yapılamadı. Ancak yazıtın genel içeriği ve onun Likya Eyaleti Gümrük Yasası’nı içerdiği kesinleşti. Yazıtta, limanın nasıl kullanılacağı, vergilerin ne olduğu ve nasıl ödeneceği, hangi malların sevkinin gerçekleştirileceği yönünde kanun maddeleri yer alıyor.
Çıkartılan Gümrük Yazıtı’nda özetle şu maddeler yer alıyor:
“Özel gümrüğe tabi mallar, (purpur, safran, zift, zeytinyağı, incir ve balık), eyalete dahil edilen kentlerin durumu (Kaunos, Kalynda, Lissia, Lydia), mal ve değer bildirimi zorunluluğu, ağırlık ve sayı bildirimi, iç kısımdaki malların beyanı, eksik beyan ya da gümrükten vergi kaçırma, haciz ya da teminata el koyma hakkı, mültezimlerin uğradığı zararın tanzimi, teminat verme zorunluluğu, mültezimlere ilişkin davalar getirilen, iki katını ödeme cezası, teminatın kaldırılması, içeriği açık olmayan koşullar, mültezimlerin dava dilekçeleri için süre kısıtlaması, yasadışı para taleplerinin önlenmesi, kira süresi, kira bedeli ve ödeme süresi, Demosiones’in yardımcısına ilişkin hükümler, yasanın teşhir zorunluluğu.”

“Kazıcılar işinin sonunu göremeden ölürler ama ben şanslıyım”
Andriaka kazılarına ilişkin son gelişmeleri aktaran Çevik, 2009 yılından bu yana bütün antik liman merkezindeki Granarium, Agora, Ana Sarnıç, 2 hamam, nekropol, liman dükkanların, onurlandırma anıtları, liman sokakları, 3 kilise, sinagog, tersane ve çekekler gibi çeşitli yapıların kazılarını tamamlayıp bunların bir çoğunu restore ve konsolide ettiklerini söyledi. Granarium kazısının akabinde restorasyon çalışmaları sonrası bölgenin Likya Uygarlıklar Müzesi’ne dönüştüğünü kaydeden Çevik, bunun bir kazıcı için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu ifade etti. Çevik, “Çünkü kazıcılar işinin sonunu göremeden ölürler. Hiçbir kentin kazısının bittiğini gören olmamıştır. Benim için bu çok güzel bir şans oldu. Orada çok yoğun çalıştık, Andriake Liman merkezini bitirip müzeye dönüştürdük. Çok sayıda da bilimsel yayın yaptık. Kazılarımız halen sürüyor. Halkımızın, devletimizin ve de üniversitemizin bizden beklediklerini elimizden geldiği kadar yaptığımızı düşünüyor ve tüm ekibim adına mutlu olduğumuzu söylemek istiyorum” dedi.

“İzler peşindeyiz”
Çevik, bu yılki kazıların Gümrük bölgesinde, Agora Sokağı’nda devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:
“Burada İmparator Nero dönemine ait İsa’dan sonra (İS) 63 yılında dikilmiş olan Likya Birliği Gümrük Yasaları’nın yazıldığı, Andriake Limanı’nın nasıl kullanılacağı, vergilerinin ne olacağı, hangi malların sevk edileceği büyük bir yazıt bulundu. O yazıtın bulunduğu bina ve sokağı kazıyoruz. Bir limanda gümrük kısmını anlamak çok önemli bir şey olduğu için yeni izler peşindeyiz. Bu yılki kazılarımızda bu amaca yöneldik.”

“İmparator Hadrian’ın adını taşıyan bir Granarium var”
Andriake Limanı’nın sadece Myra için değil Likya dönemi için de önemli bir liman olduğunun altını da çizen Çevik, “2 bin 307 metrekare ölçüsü ile Antik Akdeniz’in en büyük siloları olan İmparator Hadrian’ın adını taşıyan bir Granarium var. Dolayısıyla bu önemden kaynaklanan bir antik liman oluşumu var. Likya Birliği Gümrük Yasası’nın Andriake’de olması merkezi liman olduğunu gösteriyor ve olasılıkla birlik filosu da burada bulunuyordu. Diğer kentlerde limanla kent birbirine girmiştir, liman urbanistiğini çok anlayamazsınız. Andriake’de ana kent Myra ayrı, liman ise ayrı dokuda onun bir mahallesidir. Dolayısıyla liman yerleşim ve yapılaşma modelini tam anlayabileceğimiz bir doku veriyor bize. Bu açıdan da şanslıyız. Antik, Roma ve Bizans dönemlerinde liman nasıldı? Bunun cevabını açıklıkla buluyoruz burada” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 14:53:03
Son Düzenlenme Tarihi :





İnmemiş testis tedavi edilmezse ileride kısırlık ve testis kanseri riskini arttırabilir

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş, inmemiş testisin tedavi edilmediği takdirde ileriki yaşlarda kısırlık ve testis kanseri gelişme riskinin arttırabildiğini ifade etti.
Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş, inmemiş testis ve te..

Çocuk Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş, inmemiş testisin tedavi edilmediği takdirde ileriki yaşlarda kısırlık ve testis kanseri gelişme riskinin arttırabildiğini ifade etti.
Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Osman Zeki Karakuş, inmemiş testis ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Karakuş, inmemiş testis, bir bebeğin testislerinden birinin veya her ikisinin uygun konuma gelmediği, oldukça yaygın ve normalde ağrısız bir doğumsal durum olarak bilindiğini belirtti.
İnmemiş testislerden etkilenen bir bebekte, testislerinden biri veya her ikisi ya yokmuş gibi göründüğünü yada testis torbasında hissedilemediğini dile getiren Karakuş, inmemiş testisin tedavi edilmediği takdirde ileriki yaşlarda kısırlık ve testis kanseri gelişme riskinin arttırabildiğini ifade etti.

"Hormonal bozukluklar neden olabiliyor"
Testislerin yani erkek çocuktaki yumurtaların skrotum denilen torbaya inişini tamamlayamaması ve yukarıda bir yerde kalmasına inmemiş testis denildiğini kaydeden Karakuş," Testisler anne karnındaki bebeğin kendi karnının içerisinde yerleşiktir. Doğuma yakın bir zamanda karın içerisinden kasıktaki kanalı takip ederek torbaya inerler. Testislerin torbaya inişini düzenleyen birçok hormonal ve anatomik yapı vardır. Bunların herhangi birinde oluşan bozukluk inmemiş testisle sonuçlanır. Zamanında doğan bebeklerde her yüz çocuktan birinde, erken doğan bebeklerde ise her yüz çocuktan 5-6’sında inmemiş testis görülmektedir. Hastaların hemen hemen yarısında sağda, dörtte birinde solda ve kalan dörtte birinde ise iki taraflı görülmektedir. Ailenin ya da rutin taramalarda sağlık personelinin torbayı boş görmesi başlıca geliş sebebidir. Ancak torbanın boş olması her zaman inmemiş testis olduğunu göstermez. Fizik muayenede testisin kasık kanalında olup olmadığına dikkat edilir. Kasık kanalında bulunan testis aşağıya torbaya çekilmeye çalışılır. Eğer testis torbaya indirilemiyorsa bu inmemiş testistir. Ancak kasık bölgesindeki sinir uyarılarının hassasiyetine bağlı olarak çocuklarda kasık bölgesine elle dokunma veya soğuk teması ile testisler refleks olarak kasığa yukarı kaçabilir. Bu durum yanlışlıkla inmemiş testis olarak algılanabilir. Bu ayrımın yapılmasında en sağlıklı yöntem çocuğun bir çocuk cerrahisi uzmanı tarafından muayene edilmesidir" diye konuştu.

"9 -18 ay arasında tedavi edilmeli"
Testisin torba dışında vücut sıcaklığında bulunduğu durumda zamanla iç dokusunda bozulmalar olabildiğini ifade eden Karakuş, "Bu nedenle olabildiğince erken dönemde tedavi gerekmektedir. Eskiden 2 yaş öncesinde indirilmesi önerilmekteydi. Ancak son dönemlerde yapılan araştırmalar testislerde olan etkilenmenin 6 ay civarında başladığını göstermektedir. Bu nedenle 9 aylıktan itibaren en geç 18 aylığa kadar ameliyat edilmesi önerilir. İnmemiş testis tedavisinde testisin yerine göre birkaç farklı yöntem uygulanmaktadır. Eğer testis kasıkta ya da torbalar dışında bir yerde ele geliyorsa klasik tedavisi kasık bölgesinden bir kesi ile testisin bulunması ve sonra torbaya dikişlerle sabitlenmesidir. Burada önemli olan inmemiş testisi olan hastalarda kasık kanalının da açık kalmış olabileceği için fıtık onarımının da yapılması gerekmektedir. Eğer testis hiçbir şekilde ele gelmiyorsa gerçekte olup olmadığını anlamak için kapalı yöntemle laparoskopik olarak karına girilip, testislerin karın içerisinde olup olmadığının anlaşılması gerekmektedir. Ancak testisler hiç gelişmemiş olabilir. Karın içerisinde ise kapalı yöntemle laparoskopik olarak ya da açık yöntemle bir ya da iki seanslı ameliyatlarla torbaya indirilebilir. Bunlardan hangisinin yapılacağına büyük oranda ameliyat esnasında karar verilebilmektedir" dedi.

"Tedavi edilmeyen vakalarda kısırlık da görülebilir"
Karakuş, testisin torbaya uygun zamanda indirilmediği takdirde içerisinde yapısal kalıcı değişikliklerin olabildiğini bildirdi.
Bunlardan en önemlisinin üreme hücrelerinin azalması sonucunda kısırlık oluşması olduğunun altını çizen Karakuş, "Bunun yanı sıra, hormon üreten hücrelerde etkilendiğinden erkeklik hormonlarının üretiminde azalma olmaktadır. Bir diğer önemli durum ise testiste ileri yaşlarda görülen ve testisi normal olan bireylere göre artmış testis kanseri görülmesi ihtimalidir. Normal toplumda testis kanseri her bin erkekte iki kişide görülebilirken inmemiş testisi olan hastalarda bu risk 10 kat artmaktadır. İnmemiş testis ameliyatı günübirlik bir ameliyattır. Yapılan ameliyat yöntemine göre yaklaşık 4- 6 saatlik bir takip sonrası hasta aynı gün evine gidebilmektedir. Ameliyat sonrası belirgin ağrı ve hareket kısıtlılığı çocuklarda pek görülmemekte, ek ilaç ve diğer tedavilere ihtiyaç duyulmamaktadır. Ancak bazı ameliyat yöntemlerinde torbada testisin sabitlendiği dikiş olduğu için 2 hafta sonra bu dikişin alınması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.02 17:06:11
Son Düzenlenme Tarihi :