SON DAKİKA

Otomobilin çarptığı Ukraynalı turist hayatını kaybetti

Antalya’nın Alanya ilçesinde eşiyle birlikte yaptığı alışveriş sonrası otele dönen Ukraynalı turist, yaya geçidine otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olaya şahit olan karısı şoka girerken dakikalarca oturduğu yerden yolun ortasında yatan eşini izledi.
Olay Alanya ilçesine bağlı Avsa..

Antalya’nın Alanya ilçesinde eşiyle birlikte yaptığı alışveriş sonrası otele dönen Ukraynalı turist, yaya geçidine otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Olaya şahit olan karısı şoka girerken dakikalarca oturduğu yerden yolun ortasında yatan eşini izledi.
Olay Alanya ilçesine bağlı Avsallar Mahallesi’nde saat 23.30 sıralarında yaşandı. Edinilen bilgiye göre eşiyle birlikte bölgedeki bir otelde konaklayan Ukarayna uyruklu Pavlo Horbachov (64) eşiyle birlikte alışveriş için dışarı çıktı. Çift bir süre sonra otele dönmek için yaya geçidine geldi. Eşi kaldırımda beklerken hızla yolun karşısına geçmeye çalışan Horbachov’a sürücüsünün ismi açıklanmayan 07 ZGC 55 plakalı otomobil çarptı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Horbacov’in hayatını kaybettiği belirlenirken olaya şehit olan karısı şoka girdi. Dakikalarca oturduğu yerden eşine bakan acılı kadın, rehberlerin yardımıyla olay yerinden götürüldü. Horbachov’un cenazesi, olay yerindeki ilk incelemenin ardından morga kaldırıldı. Kaza sonrası otomobil sürücüsü gözaltına alırken Ukraynalı turistten geriye yola düşen Türk lokumu paketi kaldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.25 13:15:59
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Isparta’da gül çiçeği hasadı başladı

Isparta’nın Keçiborlu ilçesi Ardıçlı köyünde gül çiçeği hasadı başladı. Hasat sezonu açılış programında konuşan Isparta Valisi Aydın Baruş ““Bu yıl gül çiçeğinde don olmasından dolayı bir rekolte düşüklüğü var ancak yağ kalitesinin yüksek olması ve taban fiyatlarının da yüksek açıklanmasıyla gül üreticimizin inşallah mağdur olmayacağını düşünüyoruz” dedi.
Dünya gül yağı ihtiyacının yüzde 65’nin karşılandığı Isparta’da gül çiçeği hasadı başladı. İl genelindeki ilk güller Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyünde açtı. Sabahın erken saatlerinde toplanan güller vakit kaybetmeden bölgedeki tesislere ulaştırılarak dev imbiklerde damıtılarak gül yağına ve gül suyuna dönüştürülüyor. Gül yağının büyük bir kısmı ise ihraç ediliyor. Ülke ve bölge ekonomisine önemli katkılara sunan gül hasat döneminde ağırladığı ziyaretçilerle de bölge halkı için önemli bir turizm getirisi sağlamakta.
Bu yılın ilk güllerinin açtığı Keçiborlu ilçesine bağlı Ardıçlı köyünde hasat sezonu açılış programı düzenlendi. Programa Vali Aydın Baruş, Keçiborlu Kaymakamı Tahsin Aksu, Keçiborlu Belediye Başkanı Yusuf Murat Parlak, Senir Belediye Başkanı Tayfun Borazancı, köy muhtarları ve çiftçiler katıldı.
Gül tarlasında açıklamalarda bulunan Vali Baruş, gülün Isparta için vazgeçilmez bir ürün olduğunu belirterek, “Bu yıl gül çiçeğinde don olmasından dolayı bir rekolte düşüklüğü var ancak yağ kalitesinin yüksek olması ve taban fiyatlarının da yüksek açıklanmasıyla gül üreticimizin inşallah mağdur olmayacağını düşünüyoruz. Gül; bizim için, Isparta için gerçekten vazgeçilmez bir bitki. Isparta doğasının ayrılmaz bir parçası. Mayıs ayı geldiğinde biz gül bahçelerinin açtığını gördüğümüze hayatımız bir kez daha renkleniyor, şenleniyor ve yaşama sevincimiz bir kat daha artıyor. Hem ekonomik bakımdan hem de Isparta’ya olan turizm hareketliliğinin son yıllarda artması bakımından gül bahçelerinin önemi büyük. Çünkü Isparta ekonomisi açısından da önemli bir gelir kaynağı ihracat kalemleri açısından da önemli bir gelir kaynağı” dedi. Dış dünyada özellikle gül ürünlerinin tanıtımı yönünde Isparta Ticaret ve Sanayi Odasının çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Gül yağı ve gül ürünleri açısından özellikle Uzakdoğu’da önemli bir pazar olduğunu düşünüyoruz. Yakında Ticaret ve Sanayi Odamızın davetlisi olarak da Güney Kore’den misafirler gelecek. Gül ürünleri insan vücudu, açısından son derece yararlı. Tüm Türkiye’den buraya misafirlerimiz geliyor ama ben bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Bu güzelliği dünyanın çok ender yerlerinde bulabilirsiniz. Gül bahçeleri içerisinde, mis kokular içerisinde dolaşmak, bu havayı teneffüs etmek ve bu manzarayı görmek gerçekten insanın yaşam sevincine bir kat daha değer katıyor. Tüm Ispartalıları gül bahçelerini ziyaret etmeye davet ediyorum. Gül mevsimi yaklaşık bir ay devam ediyor. Isparta tabiri caizse Türkiye’nin çiçek bahçesi hem gül hem lavanta hem diğer aromatik bitkiler konusunda Isparta’mızı geliştirmeye çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da bu pazarlarda Isparta ağırlığı daha iyi bir şekilde hissedilecek” diye konuştu.
Ardından dua edilerek gül hasat sezonun açılışı gerçekleştirildi. Vali Baruş bahçe ziyareti sonrasında gül işleme tesisine giderek kazanlara gül döktü ve tesiste yapılan çalışmaları inceledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.30 17:25:56
Son Düzenlenme Tarihi :





Göçerlerin doğal buzdolapları, 40 metrelik kar obrukları

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı 1920 metre rakımlı 80 haneli Çimi Yaylasında bölge sakinleri buzdolabı yerine kar obruklarını kullanıyor. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obruklarda muhafaza ediyor, ihtiyacı olduğu zaman 40 metrelik obruğa girip içi kar dolu obrukta..

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı 1920 metre rakımlı 80 haneli Çimi Yaylasında bölge sakinleri buzdolabı yerine kar obruklarını kullanıyor. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obruklarda muhafaza ediyor, ihtiyacı olduğu zaman 40 metrelik obruğa girip içi kar dolu obruktan malzemesini alıyor.

Soğuk hava deposu
İlçeye bağlı Çimi yaylasında vatandaşlar karla dolu obrukları buzdolabı yerine kullanıyor. Denizden bin 900 metre yüksekliğindeki Çimi yaylasındaki kuyu mevkisindeki obrukta kış boyunca biriken kar, yaz aylarında da erimiyor. Yazın yaylaya çıkanlar yiyeceklerini buzdolabı yerine derin obruklarda tutuyor.
Manavgat İlçesinden yaz ayında Çimi yaylasına çıkan Ramazan Arıcı, yaylaya çıkan vatandaşların obruğu yaz aylarında soğuk hava deposu olarak kullandığını anlattı. Obruğun derinliğinin yaklaşık 40 metre olduğunu belirten Arıcı, "Derin kar obruklarında sıcaklık sıfırın altındadır. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obrukta saklar. Burada peynir çok kaliteli olur. Yoğurt yağ gibi olur, Yağlar taş gibi olur. Yani soğuk hava deposu gibidir. 80 haneli yaylada herkes bu obrukları kullanır. Buradaki göçerler keçilerden elde ettikleri ürünleri kar obruğuna getirerek 2 ay kadar burada saklarlar. Burası doğal bir buzdolabı. Buzdolabımız olmadığı için peynir, yoğurt, yağ gibi ürünlerimizi buraya getiriyoruz. Tulumlara ve bidonlara basılan yağ ve peynirleri burada bir iki ay bekletiyoruz. Burada ayrı bir lezzet oluyor" dedi.
Akseki ilçesi Çimi Yaylası’na çıkan Yörüklerden Bilal Arıcı, atalarından kalan geleneği sürdürerek ürettikleri peynirleri yaz aylarında sıcaklığı eksi 5-10 derece olan kar obruğunda sakladıklarını, mağarada saklanan peynirlerin daha lezzetli olduğunu ve bozulmadığını söyledi.
Obruğun organik soğuk hava deposu olduğunu anlatan Arıcı “Bu kar obruğu kış ayında yağan karlar ile dolar. Yaz ayında yaylaya çıktığımızda yaylada elektrik olmadığı için bozulacak tüm gıdalarımızı burada saklarız. Bu deliklerin içerisinde bol miktarda peynir, yağ ve yoğurt saklanmaktadır. Sahibi ihtiyacı olunca buradan çıkarıp evine götürür” dedi.
Arıcı, "Buradaki kar obruğu çok soğuk ve serindir. Buradaki peynir, yoğurtlarımızı ve buna benzer gıdalarımızı saklama deposu olarak kullanmaktayız. Yaz ayında Antalya’da hava sıcaklığı 35- 40 derece iken burası bizim bulunduğumuz yerde sıfırın altına kadar inmektedir. Bu soğuklukta doğal peynir, yoğurt ve yağlarımızı saklamaktayız. Buzdolabı gibi kullanmaktayız" şeklinde konuştu.
En iyi peynirin tuluma basılan peynir olduğunu dikkat çeken Arıcı, “Tulum peyniri deriye basılır. Yaklaşık 3 ay kar obruğunda bekletilir. Daha sonra pazarlara götürerek pazarlarız. Eskiden atalarımız peynirleri bu şekilde deri tulumlara basarlardı. Yeni nesil derilere basılan peynirin lezzetini bilmezler. Tulum peynirini tercih etmeyenler için bidonlara da basıyoruz. Aslında tulum peynirinin lezzeti ve kalitesi çok daha farklıdır" diye konuştu.
Manavgat ilçesinden nisan mayıs aylarında hava şartlarına göre yaylaya çıktıklarını anlatan Arıcı, “Yaylada keçilerimiz, koyunlarımız doğal ortamda beslenmektedirler. Keçilerden elde ettiğimiz sütten yayıklarda yağ çıkartırız. Ayrıca yine elde ettiğimiz sütten yaptığımız peynirleri ve yağları sıfırın altında 10-15 derece olan ve derinliği 35-40 metreyi bulan kar obruğuna getiriyoruz. Burada üç dört ay gibi bir süre durduktan sonra yayla göçüne doğru peynirleri çıkararak pazara götürüyoruz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.20 12:43:25
Son Düzenlenme Tarihi :