SON DAKİKA

Alanya'dan AGC'ye ziyaret

    Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gaye Coşkun ve yönetim kurulu, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş'ı ziyaret etti.

    "Alanya AGC başkan ve yönetimine bu nazik ziyareti için teşekkür ediyorum" diyen Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, ziyarette mesleğin sorunlarının da konuşulduğunu kaydetti. * Abdültalip GÜNGÖR


Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.10.02 18:20:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mutfak şefi öyle bir şey yaptı ki, görenlerin ağzı hem açık kaldı hem sulandı

Antalya’da yaşayan mutfak şefi Ali Keskin, ekibiyle birlikte 80 kilo çikolata kullanarak 100 senelik antika İngiliz şömine saatinin aynısını yaptı. 3 ayda yapılan saatin içerisindeki manyetik parça ve pil dışında çalışan yelkovanı, akrebi çerçevesi dahi çikolatan oluşuyor. Daha önce yaptığı eserle..

Antalya’da yaşayan mutfak şefi Ali Keskin, ekibiyle birlikte 80 kilo çikolata kullanarak 100 senelik antika İngiliz şömine saatinin aynısını yaptı. 3 ayda yapılan saatin içerisindeki manyetik parça ve pil dışında çalışan yelkovanı, akrebi çerçevesi dahi çikolatan oluşuyor. Daha önce yaptığı eserlerle olimpiyat ve uluslararası şampiyonlukları bulunan Keskin’in hedefi, yine gastronomi olimpiyatlarından altın madalya almak.
Dünyanın farklı noktalarından getirttiği orijinal ve tamamı çalışan binlerce antika eserleri dükkanında muhafaza eden mutfak şefi Ali Keskin, mutfaktaki marifetini antikacılıkla birleştirdi. Daha önce çikolatadan birçok eserle uluslararası başarılar elde eden Keskin ile ekibinden Engin Gürdal, Cevdet Simav ve Aydın Kuzucanlı, bu sefer 1923 yılına ait İngiliz şömine saatinin çikolatadan antikasını yapmaya karar verdi.

80 kilo çikolata kullanıldı, 3 ay sürdü
80 kilogram bitter ve fildişi çikolatayı buharda eriten Keskin, yaklaşık 3 aylık ince bir çalışmanın ardından orijinal saatin bire birini yaptı. Çalışmalarla 30 kilogram ağırlığına düşen çikolata saatin içerisindeki manyetik parça ve pil dışında, çalışan yelkovanı, akrebi ve çerçevesi dahi çikolatan oluşuyor.
Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TASFED) milli takımında olan şeflerin hedefi, daha önce birçok kez göndere çektirdikleri Türk Bayrağı’nı olimpiyatlarda tekrar göndere çektirmek.

“Saf çikolatadan yapıldı”
Yaptığı ürün hakkında bilgi paylaşan Keskin, şunları söyledi:
“Kullandığımız brüt çikolata 80 kilo, neti yaklaşık 30 kilo civarında. 4 kişi yaklaşık 3 ay zamanımızı aldı. İçindeki mekanik saati dışında her şeyi orijinal saf çikolata. Herhangi bir katkı maddesi yok. Normal çikolatayı nasıl alıp yiyoruz bu da aynı şekilde, bunu da yiyebilirsiniz ama o kadar emeğin karşılığında olmaz. Tamamıyla yelkovanı, akrebi ve dışındaki çerçevesi dahil olmak üzere hepsi çikolata. Fildişi ve bitter çikolata kullandık. Sadece cilalanması kaldı. 0-24 derece arasındaki hava sıcaklığında muhafaza ediyoruz.”

"Bronz ve gümüş madalya alınca çok üzülüyoruz"
Düzenlenecek olimpiyatlarda en az altın madalya ya da klasman birinciliği beklediklerini ifade eden Kesin, “İngiltere’deki uluslararası yarışmalarda takım olarak bir klasman birinciliği, altın madalya ve bir de gümüş madalyamız var. Almanya’da ise 2 altın madalya, 1 gümüş bir de bronz madalyamız var. Bronz ve gümüş madalya alınca takım olarak çok üzülüyoruz. Çünkü bunun altyapısı çok dolu ve yoğun bir emek var. Yarışmalara hazırladığımız ürünlerin klasman birincisi veyahut altın madalya alması gerekiyor ki bizi mutlu etsin” diye konuştu.
Keskin, bir diğer hedefinin de çikolatadan antika eserler sanat müzesi açmak olduğunu kaydetti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.18 11:25:32
Son Düzenlenme Tarihi :





İstilacı dikenli zehirli deniz kestanesi popülasyonunda toplu ölümler yaşanıyor

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu, kayalık alanlarda turizm sezonunda ciddi yaralanmalara neden olan istilacı dikenli zehirli deniz kestanelerinin popülasyonunda ciddi azalma olduğunu bildirdi. Gökoğlu, daha önce koloni olarak görüntüledikleri bölgelerde kestanelerin olmadığını ve toplu ölümlerin yaşandığına dikkat çekti.
Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonu konumundaki Antalya sahillerinde son yıllarda zehirli dikenlere sahip istilacı tür deniz kestanelerinin yoğunluğu gözlemleniyordu. Süveyş Kananı aracılığıyla Akdeniz kıyılarına gelen istilacı zehirli türün özellikle Antalya’da hızla popülasyonu artıyordu. Bu popülasyonu Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mehmet Gökoğlu ve öğrencileri yaptıkları eğitim dalışlarında sık sık görüntüledi. Özellikle falezler, kayalık ve taşlık bölgelerde koloni halinde görüntülenen dikenli zehirli deniz kestanelerinin, son günlerde toplu şekilde öldükleri görüldü. Gökoğlu ve ekibi kestanelerin koloni halinde yaşadıkları yerde olmadıkları, bulabildikleri kestanelerin ise ellerinde öldüğünü belirtti.
Kızıldeniz orjinli uzun dikenli deniz kestanesinin Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e geçen türlerden biri olduğunu kaydetti.
Akdeniz’de ilk önce Kaş daha sonra Konyaaltı bölgesinde tespit edildiğini dile getiren Gökoğlu, “Hızlı bir şekilde yayılıp Marmara Denizi’ne kadar girip dağılımını batıya doğru genişletti. İtalya’ya kadar ulaştı. Bu türün bu kadar hızlı çoğalması ilginçti. Denize girenler için risk oluşturuyordu. Dalganın olmadığı yerde ayağın basıldığı yere kadar yükselebilen bir türdü. Kayalık olmayan bölgeler için risk yoktu ama kayalık olan alanlarda ayağa batma riski vardı. Öldürücü değil ama acı veren bir zehir içeriyordu. Son zamanlarda türün çok yoğun görüldüğü Konyaaltı falez başlangıcında olmadığını gördük” dedi.

"Koloni halinde yaşadıkları yerlerde ölümler"
Deniz kestanesiyle ilgili Bodrum Sahillerinde toplu ölümlerinin olduğu bilgisine ulaştıklarını aktaran Gökoğlu, “Kemer Üç Adalar bölgesinde de ölümlerin olduğunu gördük. Antalya’da yaşanan fırtınanın ardından ulaşabildiğimiz bir kaç bireyin ölmek üzere olduğunu gördük. Son dalışımızda bir tane dahi deniz kestanesi göremedik. Konyaaltı falezler altında yaklaşık 15 dönümün üzerinde alanı taradık bir tane bile kestaneye ulaşamadık. Kayaların altına baktık, kestanenin yaşayabileceği tüm yerleri inceledik. Daha önce o bölgede koloni halinde yaşıyorlardı. O kadar çoklardaki belirli alanı kaplamışlardı. Son dalışımızda bir tane bile göremedik” diye konuştu.

"Ölüm nedenleri"
Deniz kestanelerinin toplu ölümleri hakkındaki düşüncelerini paylaşan Gökoğlu, “Fırtınadaki dalga ve akıntı nedeniyle dikenleri etkilenmiş olabilir. Bunun yanında viral bir salgın olabilir. Bir parazit, bakteriyel bir hastalık olması da çok güçlü bir neden. Bu tür canlılar yeni bir ortama geçtiği zaman çok çabuk kırılganlaşabilirler. Bunun nedenlerini araştıracağız. Sıçan Adası etrafında da bir araştırma yaptık, orada da ölümler vardı. Turizm açısından güzel haber, risk kalktı. İşgalci bir türün şuan riski kalkmış gibi görünüyor. Bodrum ve Ege tarafına da bakmak lazım. Bizim kıyılarımızda şuan yok denecek kadar az, çok büyük ölümler var. Bu ölümlerin nedenini bulup raporlamalıyız” ifadelerine yer verdi.
Aralıklarla bölgeleri incelemeye devam edeceklerini belirten Gökoğlu, izlenimleri paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 11:20:50
Son Düzenlenme Tarihi :