SON DAKİKA
header-ad

Yol kenarındaki boş araziye bırakılan çöpler yangına neden oldu

Antalya’da yol kenarındaki boş araziye bırakılan çöplerin tutuşmasıyla başlayan yangın otluk alana sıçradı. Gökyüzünün siyaha büründüğü yangın, 30 dakikada söndürülerek kontrol altına alındı.
Yangın, Kepez ilçesi Zeytinlik Mahallesi Hurdacılar Sitesinin yanında bulunan boş arazide çıktı. Alına..

Antalya’da yol kenarındaki boş araziye bırakılan çöplerin tutuşmasıyla başlayan yangın otluk alana sıçradı. Gökyüzünün siyaha büründüğü yangın, 30 dakikada söndürülerek kontrol altına alındı.
Yangın, Kepez ilçesi Zeytinlik Mahallesi Hurdacılar Sitesinin yanında bulunan boş arazide çıktı. Alınan bilgiye göre, boş araziden yoğun duman çıktığı gören vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbarın ardından bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Boş araziye bırakılan çöplerin tutuşmasıyla yangın bir anda büyüdü. Bir süre sonra ise kuru otlara da sıçradı. Gökyüzünün dumana büründüğü yangına ekipler kısa sürede müdahale etti. Yangın ekiplerin çalışmasının ardından 30 dakikada söndürülerek kontrol altına aldı. Polis ekipleri ise bölgede incelemede bulunarak yangının çıkışına yönelik araştırma gerçekleştirdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.03 15:56:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kurubaş :Devletin 1 TL’lik teşvikiyle çiğ süt fiyatının 3.50 TL olmalı dedi ve ekledi: Elimizdeki ürünü satamazsak inekler mezbahaya gider

Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Elmalı Ziraat Odası Başkanı Salih Kurubaş, devletin 1 TL’lik teşvikiyle çiğ süt fiyatının 3.50 TL olması gerektiğini söyledi. Gerek pandemiden kaynaklı turizmin daralması nedeniyle gerekse alım gücünün azalması nedeniyle süt ve süt ürünleri tüketiminde düşüş olduğunu bildiren Kurubaş, “Şu an ürünümüzü satamıyoruz. Elimizdeki ürünü satamazsak inekler mezbahaya gider” dedi. Kurubaş, yerel yönetimlerin süt alımı yaparak üreticiyi destekleyebileceğini söyledi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ile Antalya Tarım Konseyi (ATAK) işbirliğinde 1 Haziran Dünya Süt Günü öncesinde “Sürdürülebilir Süt Politikası, Sağlıklı Gelecek” başlıklı çevrimiçi program düzenlendi. Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın moderatörlüğünde düzenlenen toplantıya, Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, Eskişehir Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi ve Hayvancılık Kooperatifleri Antalya Birliği (HAYKOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Simav, Tüm Süt, Et ve damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, Elmalı ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ve Elmalı Ziraat Odası Başkanı Salih Kurubaş katıldı. ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, hayvancılık politikalarının sürdürülebirliğinin sağlanmasında sütün önemini vurgularken, 1 Haziran Dünya Süt Günü öncesinde sütü konuşmak için sektör temsilcilerini bir araya getirdiklerini belirtti. Çandır, konuklara katılımları nedeniyle teşekkür etti.

 

Moderatör Ali Ekber Yıldırım, toplantıya süt içerek başladı. Sağlıklı gelecek için sağlıklı bir süt üretim sisteminin oluşturulması gerektiğini kaydeden Yıldırım, yılbaşından bu yana hayvancılığın en önemli girdisi yem fiyatının 8 defa artmasına karşın süt fiyatının yerinde saydığına dikkat çekti. Enflasyon kaygısıyla süt fiyatında hep sıkıntı yaşandığını söyleyen Yıldırım, sütün durumunu konuşmak üzere toplantının organize edildiğini belirtti.

 

SAĞLIKLI NESİL İÇİN SÜTE ULAŞIM SAĞLANMALI

Akdeniz Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Küçükçetin, Dünya Süt Günü’nün sütün tüketimini artırmak ve faydalarına dikkat çekerek farkındalık yaratmak için her yıl kutlandığını belirtti. Kalsiyum, fosfor, protein bakımından zengin olan temel gıda olan sütün tüketilmesinin insan sağlığı için önemini vurgulayan Küçükçetin, ülkemizde süt tüketiminin yetersizliğine dikkat çekti. Kişi başı yıllık süt tüketiminin İrlanda’da 125 kilogram, Almanya’da 53 kilogram iken Türkiye’de 40 kilogram olduğunu bildiren Küçükçetin, “Süt tüketiminde geçmişe göre daha iyi durumdayız ama bu miktar artırılmalı” dedi. İstanbul’da yapılan bir anketin sonuçlarını paylaşan Küçükçetin, katılımcıların yüzde 67’sinin süt içme alışkanlığının olmadığını, süt içmeyenlerin yüzde 64’ünün ise neden içmediğini bilmediğini kaydetti. Ankete katılanların yüzde 51’inin süt fiyatını pahalı bulduğunu söyleyen Küçükçetin, süt içme alışkanlığının yüzde 79’unun okul öncesi dönemde kazanıldığına dikkat çekti. Küçükçetin, süt tüketimini teşvik edici en önemli aracın medya çalışmaları olduğunu belirtirken, “Sağlıklı nesiller yetiştirmek istiyorsak, topluma süt içme alışkanlığı kazandırmalıyız, süte ulaşımı sağlamalıyız. Süt fiyatları tüketimin önünde önemli bir engel olabileceği öngörüsüyle sütün fiyatlandırılması konusuna dikkat edilmeli. Okul sütü projeleri ülke çapında ve uzun süreli devam etmeli” dedi.

 

7 ÜYEDEN BİRİ İŞİ BIRAKTI

Eskişehir Mahmudiye Çifteler Han İlçeleri Süt Üreticileri Birliği Başkanı Güner Özer, hayvancılıkta küçük üreticinin her geçen gün kan kaybettiğini söyledi. Hayvancılığın sürdürebilmesi için üreticinin para kazanması gerektiğini vurgulayan Özer, “Süt fiyatı belirlendiği günden bu yana yeme yüzde 69 zam geldi. Sadece son 15 günde yeme 3 defa zam geldi ama süt fiyatı aynı kaldı. Ulusal Süt Konseyi süt fiyatını belirliyor ama girdilere müdahale etmiyor. Elektrik, işçilik, mazot, gübre, yem fiyatı sürekli artarken süt fiyatı sabit kalınca üretici enflasyonun altına eziliyor. Süt fiyatına müdahale ediliyorsa maliyetlere de müdahale edilmeli. Süt yem 1.3 pariteye sabitlenmeli. Herhangi bir tarafın artması ya da düşmesi halinde bunların birlikte hareket ediyor olması sürdürülebilirliğin temelini oluşturacaktır” diye konuştu. Güner Özer, yem süt paritesinin 1.3 olduğu düşünüldüğünde çiğ süt fiyatının 2.80 TL değil 3.50 TL olması gerektiğini kaydetti. Para kazanamayan üreticinin işini bıraktığını söyleyen Özer, “Son 6 içinde bünyemizdeki 478 üyeden 73 işletme şartlara dayanamayarak işi bıraktı. Bunu Tarım Bakanlığı’na rapor ettik” dedi.

 

SÜT BİTERSE ET KRİZİ ÇIKAR

ATB Yönetim Kurulu Üyesi ve HAYKOOP Başkanı Hüseyin Simav, Antalya’da yıllık 400 bin ton süt üretildiğini, bunun sadece 150 bin tonunun kayıt altında sanayiciye ulaştırıldığını kaydetti. Antalya’da günlük 90 ton sokak sütünün sağlıksız koşullarda satışa sunulduğunu söyleyen Simav, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sağlıklı sütü vatandaşa ulaştırma konusunda çalışma yürüttüğünü, bunun sevindirici olduğunu kaydetti. Süt tüketimini artıracak kampanyalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hüseyin Simav, bunun Tarım Bakanlığı kanalıyla ülke genelinde yapılmasını talep etti. Simav, okul sütü programının devam etmesini istedi. Kuraklığın bu yıl büyük sorun olarak hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini kaydeden Simav, daha önce kendi kaynaklarıyla yemini üreten küçük üreticinin kuraklık nedeniyle bu yıl sıkıntı yaşayacağı uyarısında bulundu. Simav, “Ciddi tedbirler alınmazsa girdi maliyetlerine dayanamayan küçük aile işletmelerinin büyük çoğunluğu sonbaharda son nefesini verip, hayvancılığı bırakacak. Devlet süte acil teşvik vermeli. Yem süt paritesi 1.3 olacak şekilde teşvik verilmeli. Süt biterse 17 ay sonra et krizi çıkar” öngörüsünde bulundu. Simav, aile işletmelerinin kırsalın ayakta kalması için ve işsizliğin önündeki çok önemli bir yapı olduğunu bu yapının yaşatılması gerektiğini ifade etti.

 

SANAYİCİ TARIMIN ÖNEMİNİ KAVRADIĞI ZAMAN KALKINABİLİRİZ

Tüm Süt, Et ve damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Sencer Solakoğlu, girdi fiyatlarının kontrol dışı yükseldiğini belirtirken, süt fiyatının girdi fiyatlarıyla baş edemediğini kaydetti. Kooperatiflerin büyük sanayici ile çiğ süt üzerinden rekabet edemeyeceğini, sütü yöresel ürünlere çevirerek rekabet edebileceğini söyleyen Solakoğlu, “Türkiye’de 200’e yakın yöresel peynir çeşidi var. Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerin katma değeri yüksek. Bu potansiyel değerlendirilmeli. Tüketicinin alım istemi artırarak küçük üretici satışını artırabilir. Bakanlık da bu konuyu teşvik etmeli” dedi. Yem ve sütte 1.3 paritenin başa baş nokta olduğunu kaydeden Solakoğlu, üreticiyi teşvik etmek için 1.5 paritesinin sağlanması gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin sanayileşmesi için tarımda kalkınması şarttır” diyen Solakoğlu, Türk sanayicisinin tarımın önemini kavradığı zaman kalkınmanın sağlanabileceğini ifade etti. “Tarım adeta açık hava kumarhanesine döndü” diyen Solakoğlu, bir sene para eden soğanın ertesi sene para etmediği için sürüldüğünü anımsattı. Solakoğlu, “Artık kaybedecek zamanımız yok. Tarımda gerekli adımları atmalıyız” dedi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.06.01 09:08:25
Son Düzenlenme Tarihi :





YÖREX,bir kez daha kapılarını ziyaretçilere açtı

Tür­ki­ye Oda­lar ve Bor­sa­lar Bir­li­ği’nin (TOBB) des­tek­le­riy­le, An­tal­ya Ti­ca­ret Bor­sa­sı (ATB) ev sa­hip­li­ğin­de dü­zen­le­nen 14. Yö­re­sel Ürün­ler Fuarı (YÖREX) açı­lış tö­re­ni ger­çek­leş­ti­ril­di. 22-26 Nisan ta­rih­le­ri ara­sın­da devam edecek olan fu­arın, bu yıl 70 ilden 500’e yakın ka­tı­lım­cı ile 350 bin­den fazla zi­ya­ret­çi­yi ağır­la­ma­sı he­def­le­ni­yor

ANFAŞ Kong­re ve Fuar Mer­ke­zi’nde dü­zen­le­nen açı­lış tö­re­ni­ne An­tal­ya Va­li­si Hu­lu­si Şahin, An­tal­ya Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye Baş­kan Ve­ki­li Büşra Öz­de­mir, kay­ma­kam­lar, ilçe be­le­di­ye baş­kan­la­rı, TOBB Baş­ka­nı Rifat Hi­sar­cık­lı­oğ­lu, An­tal­ya Ti­ca­ret Bor­sa­sı Baş­ka­nı Ali Çan­dır, ATSO Baş­ka­nı Yusuf Ha­cı­sü­ley­man, Türk Pa­tent ve Marka Ku­ru­mu Baş­ka­nı Prof. Dr. Mu­ham­med Zeki Durak, oda ve borsa baş­kan­la­rı, kurum ve ku­ru­luş mü­dür­le­ri, STK tem­sil­ci­le­ri ve va­tan­daş­lar ka­tıl­dı.

ATB BAŞ­KA­NI ALİ ÇAN­DIR “ÜRETİCİLERİMİZİ DOĞ­RU­DAN ALI­CI­LAR­LA BU­LUŞ­TU­RU­YO­RUZ”
An­tal­ya Ti­ca­ret Bor­sa­sı Baş­ka­nı Ali Çan­dır, “YÖREX’e, Ana­do­lu’nun kal­bi­ne, üre­ti­min ve kül­tü­rün bu­luş­ma nok­ta­sı­na hoş gel­di­niz. Bugün bu­ra­da fu­ar­dan öte, eme­ğin değer ka­zan­dı­ğı, kül­tü­rün kim­lik bul­du­ğu, Ana­do­lu’nun dün­ya­ya ses ver­di­ği bir hi­kâ­ye­yi bir­lik­te bü­yü­tü­yo­ruz” der­ken, ko­nuş­ma­sın­da şun­la­rı söy­le­di :
“Ana­do­lu’nun dört bir ya­nın­dan ve Kuzey Kıb­rıs Türk Cum­hu­ri­ye­ti’nden gelen üre­ti­ci­le­ri­miz… Siz­ler sa­de­ce ürün ge­tir­me­di­niz; Eme­ği­ni­zi, us­ta­lı­ğı­nı­zı, kül­tü­rü­nü­zü ve hi­kâ­ye­ni­zi ge­tir­di­niz.​ Az önce iz­le­di­ği­miz gös­te­ri­ler bize tek­rar ha­tır­lat­tı: Bu top­rak­lar sa­de­ce üret­mez… An­la­tır. His­set­ti­rir. Ya­şa­tır. Şimdi ise o hi­kâ­ye­nin en güçlü kıs­mın­da­yız” dedi.
YÖREX’in ANFAŞ’ta dü­zen­len­di­ği 5 gün bo­yun­ca 14 bin yıl­lık me­de­ni­yet­le­rin iz­le­ri­nin gö­rü­le­ce­ği­ni kay­de­den Çan­dır, “Bir ha­lı­da sabrı, bir pey­nir­de emeği, bir taşta us­ta­lı­ğı, bir de­sen­de kül­tü­rü his­se­de­ce­ğiz. Çünkü bi­li­yo­ruz ki, Biz sa­de­ce ürün üret­mi­yo­ruz… Biz değer üre­ti­yo­ruz” dedi.
Va­ta­nın sa­de­ce uğ­ru­na can ve­ri­len yer ol­ma­dı­ğı­nı ifade eden Çan­dır, “Vatan aynı za­man­da,üret­ti­ği­miz, değer kat­tı­ğı­mız ve ge­le­ce­ğe miras bı­rak­tı­ğı­mız yer­dir. İşte YÖREX’in ruhu tam ola­rak budur” dedi.
B2B’LERLE KÜ­RE­SEL PA­ZAR­LA­RA AÇI­LI­YO­RUZ
2009’dan bu­gü­ne ye­rel­de üre­tim art­sın, is­tih­dam güç­len­sin, göç azal­sın, refah ya­yıl­sın. Ürün­le­ri­miz mar­ka­laş­sın, hak­la­rı ko­run­sun, stan­dart­la­rı yük­sel­sin ve dünya pa­zar­la­rın­da hak et­ti­ği yeri alsın he­de­fiy­le ça­lış­tık­la­rı­nı be­lir­ten Ali Çan­dır, şun­la­rı kay­det­ti:
“Bu yıl yine Tür­ki­ye Oda­lar ve Bor­sa­lar Bir­li­ği­mi­zin güçlü des­te­ğiy­le kur­du­ğu­muz B2B alanı sa­ye­sin­de; Üre­ti­ci­le­ri­mi­zi doğ­ru­dan alı­cı­lar­la bu­luş­tu­ru­yor, Ti­ca­ret hac­mi­ni bü­yü­tü­yor, yeni pa­zar­la­ra kapı açı­yo­ruz. Şimdi yeni bir aşa­ma­da­yız. Coğ­ra­fi işa­ret­ler­de önem­li bir sa­yı­ya ulaş­tık.
Ama artık me­se­le sa­de­ce sayı değil…Me­se­le değer üret­mek. Me­se­le ka­li­te­yi bü­yüt­mek. Me­se­le bu ürün­le­ri dünya mar­ka­sı yap­mak­tır.
Sayın Baş­ka­nı­mız Rifat Hi­sar­cık­lı­oğ­lu’nun or­ta­ya koy­du­ğu bu viz­yon doğ­rul­tu­sun­da; va­li­lik­le­ri­miz­le, yerel yö­ne­tim­le­ri­miz­le, oda ve bor­sa­la­rı­mız­la, üre­ti­ci­le­ri­miz­le, gi­ri­şim­ci­le­ri­miz­le bir­lik­te ürün­le­ri­mi­zi daha güçlü sa­hip­len­me­li­yiz. Daha fazla katma değer üret­me­li ve daha id­di­alı ol­ma­lı­yız. Çünkü bu hi­kâ­ye sa­de­ce geç­mi­şi­mi­zin değil… Ge­le­ce­ği­mi­zin de hi­kâ­ye­si­dir.”

ATSO BAŞ­KA­NI YUSUF HA­CI­SÜ­LEY­MAN “EKO­NOMİYE NASIL KA­ZAN­DI­RABİLİRİZ ?
ATSO Baş­ka­nı Yusuf Ha­cı­sü­ley­man’da yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da “Coğ­ra­fi işa­ret­le­re de­ğin­me­den geç­mek is­te­mi­yo­rum. An­tal­ya’da başta sayın valim olmak üzere, Bü­yü­şe­hir ve diğer be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mız­la bir­lik­te bu ko­nu­da ön­der­lik yapan, bi­lim­sel ça­lış­ma­la­rıy­la YU­ci­TA’nın baş­ka­nı Prof. Dr. Yavuz Te­ke­li­oğ­lu’na da te­şek­kür etmek is­ti­yo­rum.

Biz­ler ATSO ola­rak geçen hafta ulus­la­ra­ra­sı coğ­ra­fi işa­ret­ler zir­ve­si ger­çek­leş­tir­dik. Şu anda tes­cil sa­yı­mız düşük ola­bi­lir Ama baş­vu­ru sa­yı­mız ise son bir yıl içe­ri­sin­de büyük artış gös­ter­di. Umu­yo­ruz ki bu baş­vu­ru­la­rı­mı­zın büyük bir kıs­mı­nı ger­çek­leş­ti­re­bi­li­riz. An­tal­ya’nın 200'ün üze­rin­de bir mar­ka­ya sahip ol­ma­sı­nı bek­li­yo­ruz.
Ancak Av­ru­pa tes­ci­li çok çok önem­li. Bize ait olan bizim kül­tü­rü­mü­ze ait ol­du­ğu­nu dü­şün­dü­ğü­müz bil­di­ği­miz bazı ürün­le­ri AB nez­din­de başka ül­ke­le­rin tes­cil yap­tır­dı­ğı­nı da bi­li­yo­ruz.
Daha önce Ali baş­ka­nı­ma da soh­bet sı­ra­sın­da ifade ettim. Bizim ora­la­rın nesi meş­hur (,) den sonra “bunu eko­no­mi­ye nasıl ka­zan­dı­ra­bi­li­riz” diye ge­niş­le­te­rek o so­ru­yu da artık sor­ma­mız ge­re­ki­yor.
Bizim ora­la­rın çok şeyi meş­hur ola­bi­lir ama meş­hur­luk se­vi­ye­sin­de ka­lır­sa eko­no­mi­ye dö­nüş­tü­re­mez­sek, kır­sal eko­no­mi­yi kal­kın­dı­ra­maz­sak o zaman bunu bir miras ola­rak ya­şat­ma­mız müm­kün değil.
Miras der­ken bizim Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı’nın da kul­lan­dı­ğı güzel bir de­yim­de var “Ge­le­ce­ğe miras”. Yani geç­miş­ten ge­li­yor ama ge­le­ce­ğe ak­ta­ra­bil­mek.
Tu­rizm kenti olma özel­li­ği­miz­den do­la­yı eli­miz­de çok güçlü ca­zi­be­nin de ol­du­ğu­nu tek­rar be­lirt­mek is­ti­yo­rum. An­tal­ya’ya 50 ül­ke­den 239 ha­va­li­ma­nın­dan ve 105 ha­va­yo­lu fir­ma­sıy­la gelen zi­ya­ret­çi­le­ri­miz var.
Böyle po­tan­si­ye­le sahip dün­ya­da, Av­ru­pa’da başka şe­hir­ler­de var. Ber­lin, Paris, Lond­ra var. Bu tarz şe­hir­le­re bak­tı­ğı­nız­da, ör­ne­ğin Ber­lin’de geçen yıl ulus­la­ra­ra­sı dü­zey­de 120 fuar dü­zen­len­miş. Lond­ra’da 150, Paris’ta 180 fuar dü­zen­len­miş.
Paris ve Lond­ra’dan sonra zi­ya­ret­çi sa­yı­sın­da biz ge­li­yo­ruz. Biz niye bir fuar şehri ol­mu­yo­ruz. Ola­mı­yo­ruz. Kısır tar­tış­ma­lar içe­ri­sin­de de­vam­lı gün­dem­de.
Bu so­ru­ya An­tal­ya ola­rak çok kısa sü­re­de bir cevap bul­ma­mız lazım.” dedi.

BÜ­YÜK­ŞEHİR BELEDİYE BAŞ­KAN VEKİLİ BÜŞRA ÖZDEMİR “YE­REL­DEN KAL­KIN­MA­YI DES­TEKLİYORUZ”
Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si Baş­kan Ve­ki­li Büşra Öz­de­mir ise yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da, “Bir ül­ke­nin ger­çek de­ğe­ri­nin be­lir­len­di­ği yer yö­re­sel ürün­ler ve mil­le­tin ha­fı­za­sı­dır. Gör­dü­ğü­müz, tat­tı­ğı­mız her ürün sa­de­ce bir lez­zet­ten iba­ret de­ğil­dir. Onda ta­ri­hin, kül­tü­rün iz­le­ri var­dır.
YÖREX’in bu de­ğer­le­rin gö­rü­ne­bi­lir hale gel­me­sin­de ve eko­no­mi­ye ka­zan­dı­rıl­ma­sın­da büyük rolü var­dır.
Biz Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si ola­rak 2019 yı­lın­dan beri ye­rel­den kal­kın­ma he­de­fiy­le yerel ürün­le­ri yay­gın­laş­tır­mak ama­cıy­la çift­çi­le­re des­tek, çift­çi­le­rin eği­til­me­si, kadın ko­ope­ra­tif­le­ri­nin can­lan­dı­rıl­ma­sı için var gü­cü­müz­le ça­lı­şı­yo­ruz.
Bu yıl da ulus­la­ra­ra­sı Fo­od­fest An­tal­ya 2026 Gast­ro­no­mi Fes­ti­va­li’ni dü­zen­le­ye­ce­ğiz. Bu yıl özel­lik­le coğ­ra­fi işa­ret­le­rin hak et­ti­ği de­ğe­ri ver­mek, eko­no­mi­de daha güçlü bir yer edin­me­si için ça­lış­ma­la­rı­mı­zı sür­dü­rü­yo­ruz.
Bu ve­si­ley­le 8-10 Mayıs ta­rih­le­rin­de dü­zen­le­ye­ce­ğiz Fo­od­fest An­tal­ya Gast­ro­no­mi Fes­ti­va­li’mize davet edi­yo­ruz.” dedi.

VALİ ŞAHİN : “BİZİM MİLLİ KÜL­TÜ­RÜ­MÜZ KİLİMİN İÇİNDEKİ REN­KE­LER VE DE­SEN­LER GİBİDİR”
An­tal­ya Va­li­si Hu­lu­si Şahin ise yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da, “Bizim milli kül­tü­rü­müz, bir ki­li­min için­de­ki renk­ler ve de­sen­ler gi­bi­dir. Her biri ayrı bir gü­zel­lik­te­dir ama as­lın­da bir bü­tü­nün par­ça­la­rı­dır. Kül­tü­rü­müz­den bu par­ça­la­rı ayı­ra­maz­sı­nız. Bun­lar bizim çe­şit­li­li­ği­miz, fark­lı­lı­ğı­mız ve zen­gin­li­ği­miz­dir.” dedi.
Coğ­ra­fi İşa­ret­li Ürün­le­rin Eko­no­mi­mi­ze Katkı Sağ­la­ma­sı İçin Ça­lı­şı­yo­ruz
Coğ­ra­fi işa­ret­li ürün­le­rin kül­tü­rel ve eko­no­mik an­lam­da ül­ke­mi­ze önem­li kat­kı­lar sağ­la­yan bir değer ol­du­ğu­nu vur­gu­la­yan Vali Şahin, “Tür­ki­ye Oda­lar ve Bor­sa­lar Bir­li­ği Baş­ka­nı­mız başta olmak üzere oda­la­rı­mı­zın, bor­sa­la­rı­mı­zın, be­le­di­ye­le­ri­mi­zin ve kay­ma­kam­lık­la­rı­mı­zın emek­le­riy­le coğ­ra­fi işa­ret­li ürün­ler­de hem ulu­sal bazda hem de Av­ru­pa Bir­li­ği ba­zın­da çok ciddi me­sa­fe­ler kat ettik. Tes­cil aşa­ma­sın­dan sonra te­da­rik, ta­nı­tım ve pa­zar­la­ma gibi aşa­ma­la­rı­mız var.
Dün­ya­da coğ­ra­fi işa­ret­li ürün­le­rin eko­no­mi­si 300 mil­yar dolar ci­va­rın­da. Av­ru­pa Bir­li­ği’nde ise bu rakam 100 mil­yar euro ci­va­rın­da. Mil­le­ti­mi­zin bu güzel ürün­le­ri­ni, un­sur­la­rı­nı el­bet­te kayda ala­lım, ge­lecek ne­sil­le­re dev­re­de­lim ama bu­ra­dan eko­no­mi­mi­ze ciddi bir katkı da sağ­la­ya­lım.” dedi.
Ço­cuk­la­rı­mı­za ta­nı­ta­lım
Yö­re­sel Ürün­ler Fuarı’nın zen­gin kül­tü­rü­mü­zü ge­lecek ne­sil­le­re ta­nı­tan bir kon­sep­ti ol­du­ğu­nu be­lir­ten Vali Şahin, “An­tal­ya, Tür­ki­ye’nin vit­ri­ni. Se­ne­de 17 mil­yo­nun üze­rin­de ya­ban­cı tu­rist ağır­lı­yo­ruz; yani bir nevi Tür­ki­ye’nin mi­sa­fir oda­sı­yız. Biz, mi­sa­fir­le­ri­mi­ze en güzel yi­ye­cek­le­ri­mi­zi ve ürün­le­ri­mi­zi su­na­rız. Tür­ki­ye’nin en güzel ürün­le­ri An­tal­ya’da mi­sa­fir­le­ri­ni bek­li­yor. Yeni ne­sil­le­re; ba­ba­la­rı­nın, de­de­le­ri­nin ve ata yurt­la­rı­nın ne­le­ri var­mış duy­gu­su­nu mut­la­ka ak­tar­ma­mız ge­re­ki­yor.
Ço­cuk­la­rı­nı­zın el­le­rin­den tutun ve YÖREX’e ge­ti­rin. YÖREX’te zen­gin coğ­raf­ya­mı­zın, büyük ve kadim kül­tü­rü­mü­zün sa­hi­bi ol­ma­nın gu­ru­ru­na var­sın­lar. Bu or­ga­ni­zas­yo­nun dü­zen­len­me­sin­de büyük emeği geçen ATB Baş­ka­nı­mız Ali Çan­dır’a, her bir şeh­ri­mi­zin, yö­re­mi­zin stan­dı­nı açan çok kıy­met­li mi­sa­fir­le­ri­mi­ze ve katkı sağ­la­yan her­ke­se özel­lik­le te­şek­kür edi­yo­rum.” söz­le­ri­ni kay­det­ti.

Daha sonra Av­ru­pa Bir­li­ği’nden Coğ­ra­fi İşaret Tes­ci­li alan ku­rum­la­ra pla­ket ve­ri­lir­ken, Türk kah­ve­si­nin ge­le­nek­sel ürün adıy­la ulu­sal tes­cil alan TOBB adına, TOBB Baş­ka­nı Rifat Hi­sar­cık­lı­oğ­lu’na pla­ket tak­dim edil­di.

Açı­lış ko­nuş­ma­la­rı­nın ar­dın­dan Vali Hu­lu­si Şahin, pro­to­kol üye­le­riy­le bir­lik­te fu­arın açı­lış kur­de­le­si­ni kesti.
* FE­RU­DUN ÖZ­GÜN­SÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.04.22 20:14:26
Son Düzenlenme Tarihi :