Binali Yıldırım: “2025’te enflasyon tek haneli olacak"
ANTALYA (İHA) – AK Parti 2023 Şehir Buluşmaları’na katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, "Önümüzdeki senenin ortalarında enflasyonda gözle görülür bir düşüşe şahit olacağız ve 2025’te tek haneli olacak. Öngörülmedik bir gelişme olmazsa bunu başaracağımıza inanıyoruz. Siz güvenmeye,..
ANTALYA (İHA) – AK Parti 2023 Şehir Buluşmaları’na katılan AK Parti Genel Başkan Vekili Binali Yıldırım, "Önümüzdeki senenin ortalarında enflasyonda gözle görülür bir düşüşe şahit olacağız ve 2025’te tek haneli olacak. Öngörülmedik bir gelişme olmazsa bunu başaracağımıza inanıyoruz. Siz güvenmeye, üretmeye ve ekmeye devam edin. Bunun karlılığını inşallah alacaksınız" dedi.
AK Parti’nin düzenlediği 2023 Şehir Buluşmaları programı Antalya’da düzenlendi. Programda üretim ve ekonomi üzerine istişarelerde bulunuldu. Taleplerin değerlendirildiği toplantıya Binali Yıldırım açıklamalarda bulundu.
“Toprak her şeydir”
Konuşmasında toprağın önemine değinen Yıldırım, “Toprak her şeydir, toprak olmazsa hayat olmaz, insanların yarısı açlıktan yarısı da susuzluktan ölür. Dolayısıyla ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, isterseniz dünyanın en ileri ülkesi olun, değil Ay’a, Mars’a, bütün gezegenlere gidin ama tarım da sürdürülebilir bir güce sahip değilseniz bir probleminiz var demektir. Bugün Afrika’daki zorlukları hep birlikte görüyoruz. Oradaki insanların yüzünün gülmesi için Cumhurbaşkanımız büyük bir fedakarlık gösterdi. Oradaki insanlara tahıl koridoru oluşturarak yardımcı oldu” şeklinde konuştu.
"Antalya üreten ve diğer illerimizi besleyen bir şehrimiz"
Yıldırım, Antalya’nın en önemli güçlerinden birinin tarım olduğunu dile getirerek, sanayide de önemli bir yüke sahip olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Burada siz dünyanın en iyi üretiminin yapıldığını biliyorsunuz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi çok büyük işler başarmaktadır. Son yıllarda iklim değişiklikleri yaşanıyor, bunu çok net hissediyoruz. Mevsimler iç içe girdi, kış yaza, yaz ise sonbahara kaldı. İklim değişikliği hepimizin en önemli meselelerinden biri haline geldi. Şartlar ne olursa olsun gıdaya duyulan ihtiyaç yerini koruyor. Fidecilik ve örtü altı üretim Torosların eteklerinde yaygın olarak yapılıyor. Antalya gerçekten üreten ve diğer illerimizi besleyen bir şehrimiz. Türkiye’de zaten üretim yapan iki elin parmağı kadar il var ve bu illerin ürettiğini diğer iller de kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Siz göndermeden biz bir yere gidecek değiliz”
AK Parti’nin siyasi geçmişi hakkında da görüşlerini aktaran Yıldırım, 17 seçimi geride bıraktıklarını hatırlatarak, “Dün itibariyle AK Parti’nin 20. yılını geride bıraktık ve her seçimde de milletimiz sevabımızla günahımızla bize karnesini verdi ve hepsinde de yüzümüzü ak eyledi. 21 yıllık iktidarın yaptığı çok iş var ama yapamadığı çok iş de var. Bir insan ömrünün dörtte birinden fazla bir süredir bizimle birliktesiniz. Bizim yüzümüzü tanıdınız belki ‘artık yeter’ diyenler vardır ama siz göndermeden biz bir yere gidecek değiliz. Kararı verecek olan sizlersiniz. Genelde de yerelde de. Yakın zamanda seçiler yapıldı ve kararlar verildi. 14 Mayıs’ta Meclis’te Cumhur İttifakı’nı açık ara birinci yaptık. Cumhurbaşkanlığında biraz eksiğimiz kaldı ama onu da 28 Mayıs’ta tamamladık ve milletimiz yola devam etti. Milletin verdiği mesaj şudur: Biz Recep Tayyip Erdoğan’a güveniyoruz, bu ülkeyi her türlü zor şartlardan çıkaracak olan kendisidir, karşısındaki rakibe güvenmemiştir. Yönetim erkini kendisine teslim etmiştir. Milletimize ne kadar şükran sunsak da azdır. Bölgemiz ve dünya zor şartlarda geçiyor. Başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” dedi.
Yıldırım, AK Parti iktidarı sırasında dünyada ve Türkiye’de yaşanan olaylara değinerek, “Balyoz, Ergenekon gibi olaylarla hükümeti alaşağı etmeye çalıştılar. 2000 yılında sistem değişikliği yaptık. Madem siz mecliste Cumhurbaşkanı seçilmesine izin vermiyorsunuz, o halde gelin millete diyelim ki, siz seçin kararı siz verin. Her zaman milletin kararı en üsttedir. Dolayısıyla referanduma giderek 2007’den itibaren Cumhurbaşkanı seçimini milletin yapmasının yolunu açtık. Bunlar geride kaldı ve millet dilediğini seçme hakkına sahip. Bununla da kalmadık hemen arkasından dünya krizi geldi 2008-2009 krizi, bütün dünyayı kastı kavurdu ve Türkiye’yi teğet geçti" dedi.
“Ay yıldızlı bayrağı yere düşürmedik, ezanları dindirmedik”
Binali Yıldırım, Türk milletinin desteği için minnettar olduğunu aktararak, “Terör örgütleri PKK’sı, FETÖ’sü hepsi bir araya geldi ve bu sefer 17-25 Aralık yargı darbe girişimiyle karşımıza çıktılar. Ama milletimizin desteğiyle bunu da üstesinden geldik. Göreve başladığımız 52. gün, FETÖ bize hoş geldin karşılaması yaptı, alçaklar milletimize meydan okudular ve milletin helikopterini, tankını, uçağını çalarak milletin üstüne bomba yağdırdılar. Şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu ama ay yıldızlı bayrağı yere düşürmedik, ezanları dindirmedik ve gereken cevabı o gece hep birlikte verdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize emanet ettiği bu toprakları kimse elimizden alamaz dediniz ve dünyada görülmeyen bir direnişler her şeye göğsünü siper ederek alçaklara hak ettiği dersi veren bu yüce Türk milletinin bir ferdi olduğum için gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
“Ukrayna-Rusya savaşının devam etmesini istiyorlar”
Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa da değinen Yıldırım, “Şimdi bir de buna Ukrayna-Rusya savaşı ilave oldu, bu savaştan bize ne demeyin. Bizim bu iki ülkeyle 40 milyar dolar üzerinde ticaretimiz var. Bunun ülkemize ciddi bir maliyeti ve güvenlik sorunu da var. Bu savaş devam ettiği sürece bundan en fazla etkilenen bizim ülkemiz. Bugün Ukrayna’ya ve Rusya’ya 12 bin kilometre uzaktakiler buradaki savaşın devam etmesini istiyorlar. Çünkü yeni silahlarını ve teknolojilerinin deneyerek Kafkaslara ve Avrasya’ya mesaj vermek istiyorlar. İstiyorlar ki terör devam etsin, bu ülke de istikrarsızlık olsun. Bakın bugün terör konuşulmuyor, çünkü bu ülke terörü bastırıyor. Terör hudutlarımıza girmeden imha ediliyor. Vatandaşlarımınız bütün illerimize rahatlıkla gidip, yatırım, turizm ve ticaret yapabilir” dedi.
“Enflasyon gözle görülür şekilde düşecek”
Türkiye’deki ekonomik durumu ilişkin de açıklamalarda bulunan Yıldırım, “Şunu bilin ki yüksek enflasyon diye bir sorunumuz car ve bunun da en büyük mağduru sabit gelirli insanlardır. Ama üretenler mutlaka karşılığını alıyor. Onun için her tarafta üretici memnun çünkü ürünü enflasyona göre para ediyor. Sabit gelirlilerin yükünü hafifletmek için elimizden geleni yapıyoruz. 3 Yıllık ekonomi programı açıklandı ve enflasyonla mücadele gündeme oturdu. Önümüzdeki senenin ortalarında enflasyonda gözle görülür bir düşüşe şahit olacağız ve 2025’te tek haneli olacak. Ön görülmedik bir gelişme olmazsa bunu başaracağımıza inanıyoruz. Siz güvenmeye, üretmeye ve ekmeye devam edin. Bunun karlılığını inşallah alacaksınız” şeklinde konuşarak sözlerini sonlandırdı.
Toplantıya; AK Parti Antalya Milletvekilleri Atay Uslu ve Tuba Vural Çokal, İbrahim Ethem Taş, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti İl Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanlarıyla birlikte diğer üyeler katıldı.
AK Parti’nin düzenlediği 2023 Şehir Buluşmaları programı Antalya’da düzenlendi. Programda üretim ve ekonomi üzerine istişarelerde bulunuldu. Taleplerin değerlendirildiği toplantıya Binali Yıldırım açıklamalarda bulundu.
“Toprak her şeydir”
Konuşmasında toprağın önemine değinen Yıldırım, “Toprak her şeydir, toprak olmazsa hayat olmaz, insanların yarısı açlıktan yarısı da susuzluktan ölür. Dolayısıyla ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, isterseniz dünyanın en ileri ülkesi olun, değil Ay’a, Mars’a, bütün gezegenlere gidin ama tarım da sürdürülebilir bir güce sahip değilseniz bir probleminiz var demektir. Bugün Afrika’daki zorlukları hep birlikte görüyoruz. Oradaki insanların yüzünün gülmesi için Cumhurbaşkanımız büyük bir fedakarlık gösterdi. Oradaki insanlara tahıl koridoru oluşturarak yardımcı oldu” şeklinde konuştu.
"Antalya üreten ve diğer illerimizi besleyen bir şehrimiz"
Yıldırım, Antalya’nın en önemli güçlerinden birinin tarım olduğunu dile getirerek, sanayide de önemli bir yüke sahip olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Burada siz dünyanın en iyi üretiminin yapıldığını biliyorsunuz. Antalya Organize Sanayi Bölgesi çok büyük işler başarmaktadır. Son yıllarda iklim değişiklikleri yaşanıyor, bunu çok net hissediyoruz. Mevsimler iç içe girdi, kış yaza, yaz ise sonbahara kaldı. İklim değişikliği hepimizin en önemli meselelerinden biri haline geldi. Şartlar ne olursa olsun gıdaya duyulan ihtiyaç yerini koruyor. Fidecilik ve örtü altı üretim Torosların eteklerinde yaygın olarak yapılıyor. Antalya gerçekten üreten ve diğer illerimizi besleyen bir şehrimiz. Türkiye’de zaten üretim yapan iki elin parmağı kadar il var ve bu illerin ürettiğini diğer iller de kullanıyorlar” ifadelerini kullandı.
“Siz göndermeden biz bir yere gidecek değiliz”
AK Parti’nin siyasi geçmişi hakkında da görüşlerini aktaran Yıldırım, 17 seçimi geride bıraktıklarını hatırlatarak, “Dün itibariyle AK Parti’nin 20. yılını geride bıraktık ve her seçimde de milletimiz sevabımızla günahımızla bize karnesini verdi ve hepsinde de yüzümüzü ak eyledi. 21 yıllık iktidarın yaptığı çok iş var ama yapamadığı çok iş de var. Bir insan ömrünün dörtte birinden fazla bir süredir bizimle birliktesiniz. Bizim yüzümüzü tanıdınız belki ‘artık yeter’ diyenler vardır ama siz göndermeden biz bir yere gidecek değiliz. Kararı verecek olan sizlersiniz. Genelde de yerelde de. Yakın zamanda seçiler yapıldı ve kararlar verildi. 14 Mayıs’ta Meclis’te Cumhur İttifakı’nı açık ara birinci yaptık. Cumhurbaşkanlığında biraz eksiğimiz kaldı ama onu da 28 Mayıs’ta tamamladık ve milletimiz yola devam etti. Milletin verdiği mesaj şudur: Biz Recep Tayyip Erdoğan’a güveniyoruz, bu ülkeyi her türlü zor şartlardan çıkaracak olan kendisidir, karşısındaki rakibe güvenmemiştir. Yönetim erkini kendisine teslim etmiştir. Milletimize ne kadar şükran sunsak da azdır. Bölgemiz ve dünya zor şartlarda geçiyor. Başımıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi” dedi.
Yıldırım, AK Parti iktidarı sırasında dünyada ve Türkiye’de yaşanan olaylara değinerek, “Balyoz, Ergenekon gibi olaylarla hükümeti alaşağı etmeye çalıştılar. 2000 yılında sistem değişikliği yaptık. Madem siz mecliste Cumhurbaşkanı seçilmesine izin vermiyorsunuz, o halde gelin millete diyelim ki, siz seçin kararı siz verin. Her zaman milletin kararı en üsttedir. Dolayısıyla referanduma giderek 2007’den itibaren Cumhurbaşkanı seçimini milletin yapmasının yolunu açtık. Bunlar geride kaldı ve millet dilediğini seçme hakkına sahip. Bununla da kalmadık hemen arkasından dünya krizi geldi 2008-2009 krizi, bütün dünyayı kastı kavurdu ve Türkiye’yi teğet geçti" dedi.
“Ay yıldızlı bayrağı yere düşürmedik, ezanları dindirmedik”
Binali Yıldırım, Türk milletinin desteği için minnettar olduğunu aktararak, “Terör örgütleri PKK’sı, FETÖ’sü hepsi bir araya geldi ve bu sefer 17-25 Aralık yargı darbe girişimiyle karşımıza çıktılar. Ama milletimizin desteğiyle bunu da üstesinden geldik. Göreve başladığımız 52. gün, FETÖ bize hoş geldin karşılaması yaptı, alçaklar milletimize meydan okudular ve milletin helikopterini, tankını, uçağını çalarak milletin üstüne bomba yağdırdılar. Şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu ama ay yıldızlı bayrağı yere düşürmedik, ezanları dindirmedik ve gereken cevabı o gece hep birlikte verdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bize emanet ettiği bu toprakları kimse elimizden alamaz dediniz ve dünyada görülmeyen bir direnişler her şeye göğsünü siper ederek alçaklara hak ettiği dersi veren bu yüce Türk milletinin bir ferdi olduğum için gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
“Ukrayna-Rusya savaşının devam etmesini istiyorlar”
Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa da değinen Yıldırım, “Şimdi bir de buna Ukrayna-Rusya savaşı ilave oldu, bu savaştan bize ne demeyin. Bizim bu iki ülkeyle 40 milyar dolar üzerinde ticaretimiz var. Bunun ülkemize ciddi bir maliyeti ve güvenlik sorunu da var. Bu savaş devam ettiği sürece bundan en fazla etkilenen bizim ülkemiz. Bugün Ukrayna’ya ve Rusya’ya 12 bin kilometre uzaktakiler buradaki savaşın devam etmesini istiyorlar. Çünkü yeni silahlarını ve teknolojilerinin deneyerek Kafkaslara ve Avrasya’ya mesaj vermek istiyorlar. İstiyorlar ki terör devam etsin, bu ülke de istikrarsızlık olsun. Bakın bugün terör konuşulmuyor, çünkü bu ülke terörü bastırıyor. Terör hudutlarımıza girmeden imha ediliyor. Vatandaşlarımınız bütün illerimize rahatlıkla gidip, yatırım, turizm ve ticaret yapabilir” dedi.
“Enflasyon gözle görülür şekilde düşecek”
Türkiye’deki ekonomik durumu ilişkin de açıklamalarda bulunan Yıldırım, “Şunu bilin ki yüksek enflasyon diye bir sorunumuz car ve bunun da en büyük mağduru sabit gelirli insanlardır. Ama üretenler mutlaka karşılığını alıyor. Onun için her tarafta üretici memnun çünkü ürünü enflasyona göre para ediyor. Sabit gelirlilerin yükünü hafifletmek için elimizden geleni yapıyoruz. 3 Yıllık ekonomi programı açıklandı ve enflasyonla mücadele gündeme oturdu. Önümüzdeki senenin ortalarında enflasyonda gözle görülür bir düşüşe şahit olacağız ve 2025’te tek haneli olacak. Ön görülmedik bir gelişme olmazsa bunu başaracağımıza inanıyoruz. Siz güvenmeye, üretmeye ve ekmeye devam edin. Bunun karlılığını inşallah alacaksınız” şeklinde konuşarak sözlerini sonlandırdı.
Toplantıya; AK Parti Antalya Milletvekilleri Atay Uslu ve Tuba Vural Çokal, İbrahim Ethem Taş, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti İl Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanlarıyla birlikte diğer üyeler katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 16:20:08
Son Düzenlenme Tarihi :
“Yürümesi çok zor” dediler, 5 ayda ayağa kalktı
Mersin’de geçirdiği trafik kazası sonrası beli kırılan ve omurilik kemiği zarar gören 56 yaşındaki Erdal Kayhan, doktorların “yürümesi çok zor” demesine rağmen 5 ayda destekle de olsa yürümeye başladı. Mersin Şehir Hastanesinde her gün fizyoterapistlerin eşliğinde çalışma yapan Kayhan, yatakta dönemeyecek durumdan merdiven çıkıp, inmeye kadar ilerledi.
Mersin’de yaşayan 2 çocuk babası Erdal Kayhan, 25 Aralık 2022 tarihinde akrabalarıyla Sadiye köyüne gittiği sırada kaza geçirdi. İçerisinde bulunduğu araç 25 metre uçuruma uçarken, Kayhan pencereden dışarı fırlayarak, ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye gelen ambulansa hastaneye kaldırılan Kayhan’ın belinin kırıldığı, omurilik kemiğinin zarar gördüğü, kaburgalarında kırıklar ve vücudunun bir çok noktasında kanamalar olduğu belirlendi. Mersin Şehir Hastanesinde başarılı bir ameliyat geçirerek hayati tehlikeyi atlatan Kayhan, yürüme noktasında büyük zorluklar yaşadı. Doktorların “yürümesi çok zor” demesine rağmen 5 ay gibi bir sürede, destekle de olsa yürümeye başlayan Kayhan, gören herkesi umutlandırdı.
“35 metre uçtum”
Başından geçen kaza ve sonrasındaki süreçle ilgili konuşan Erdal Kayhan, 5 ay önce büyük bir kaza geçirdiklerini belirterek, “Akşam 22.00 sıralarında cenazemiz var diye bizim Sadiye köyüne gidiyorduk. Buzlanmadan dolayı bulunduğumuz araç kaydı ve uçuruma uçtu. Ben düşme sırasında araçtan fırladım ve yaklaşık 35 metre uçuruma uçtum. O an bilincim filan tamamen açıktı. Hatta önce ayağım koptu zannettim. Şansımıza bizden önce de orada bir kaza olmuştu ve insanlar vardı. Ayağımın yerinde olduğunu insanlar söyleyince belimin kırıldığını anladım. Oradan beni sağlık ekiplerinin öncülüğünde çıkardılar ve hastaneye getirdiler. Burada hemen ameliyat ettiler ve 8 gün yoğun bakımda kalmışım. Ben orayı 10 dakika gibi hatırlıyorum” diye konuştu.
“Burada her gün 90 dakika maç yapıyor gibiyim”
Yoğun bakımdan çıktıktan sonra 2 ay boyunca sırt üstü yattığını kaydeden Kayhan, “O ara ufak ufak fizyoterapist hocalarımızla çalışmalara başladık. İlk buraya yatakta geliyordum. O günleri hiç unutmuyorum. Doktorlarımız beni parmağıyla iteklediğinde bile düşüyordum. Hocalarımız o zaman bana hep destek verdi. Çok şükür 5 ay gibi bir sürede bu durumlara geldik. Şu anda kendimi süper hissediyorum. İnşallah daha da iyisi olacak. Ben eski futbolcuyum. Burada her gün 90 dakika maç yapıyor gibiyim. Benim attığım bir adım bile o kadar önemli ki. O adımları buradaki hocalarımız sayesinde attık. Eğer hareket edemeseydim bu benim için ölüm gibi bir şey olacaktı” şeklinde konuştu.
“Yürümesi ’çok zor’ dediler”
Oğlu Orhan Kayhan, çok zor bir süreç geçirdiklerini vurgulayarak, “Hastaneye geliyorsunuz ve size ‘babanız masada kalabilir’ diyorlar. Zor bir ameliyat geçirdi. 8 gün yoğun bakımda yattı. Ameliyata giren doktorlara yürümesiyle ilgili soru sorduğumda ‘çok zor’ dediler. Dura denilen sinirin toplandığı yerin tamamen parçalandığını, orayı onarabildikleri kadar onardıkları ifade ettiler. Bize yürümekten önce idrarını, büyük abdestini yapabilecek mi, asıl sorunlar bunlar dediler. Önce ayakları ufak ufak hareket etmeye başladı. Daha sonra tuvalete çıkabildi. Yavaş yavaş derken şu anda çok şükür destekle yürüyecek seviyeye geldik. Daha tedavinin 5’inci ayındayız. Önümüzde 1 yıla kadar bir iyileşme süreci var. Tamamen eski hayatına, konforuna ulaşabilecek diye düşünüyoruz. İlk duyduğumuz söylemlere göre şu anda bulunduğumuz yer çok güzel bir nokta” ifadelerini kullandı.
“Şu anda destekle yürüyebiliyor, hatta merdiven inip, çıkabiliyor”
Fizyoterapist Mehmet Kara da Erdal Kayhan’ın trafik kazası sonrası kendilerine geldiğini söyledi. İlk olarak yatakta tedaviye başladıklarını dile getiren Kara, “Dönmeyi bile zor yapabiliyordu. Bizim düşüncemiz zamanla hareketleri yapabileceği yönündeydi. Bu şekilde ilk günden çalışmalarımıza başladı. Tabi omurilik yaralanmasında ilk başta hareketler sınırlı olsa bile her yapılan şeyin bir kıymeti vardı. Biz o yönde yılmadan, Erdal beyin de gayretleriyle tedavimize başladık. Önce destekli bir şekilde ayakta tuttuk. Sonrasında cihazlar kullanarak ayakta tuttuk. Şu anda sadece kendisi walker (yürüteç) kullanarak yürüyebiliyor. Hatta merdiven inip, çıkabiliyor. Tabi bunların hepsi söylerken çok kolay ama burada her zaman şunu düşünüyorum. Bu tedavi halka halka oluşuyor. Burada herhangi bir yerde aksaklık oldu mu bu tedavi süreci aksamaya uğrar. Ancak burada herkesin özverisiyle bir çalışma yürüttük. Geldiği noktanın biz daha ilerisini hedefliyoruz. Erdal beyi getirebileceğimiz maksimum noktaya getirip, günlük yaşam aktivitelerine en bağımsız şekilde döndürebilmek” dedi.

