SON DAKİKA

logo

Antalya’da Eylül sıcakları: Termometreler 38 dereceyi gördü

ANTALYA (İHA) – Türkiye’nin dört bir yanında hava sıcaklıkları günden güne düşerken, Antalya’da ise termometreler 38 dereceyi gördü. Sıcak havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler Konyaaltı sahiline akın etti. Kimileri denize girerken, kimileri kanoya bindi, kimiler de oltasını kapıp balık t..

ANTALYA (İHA) – Türkiye’nin dört bir yanında hava sıcaklıkları günden güne düşerken, Antalya’da ise termometreler 38 dereceyi gördü. Sıcak havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler Konyaaltı sahiline akın etti. Kimileri denize girerken, kimileri kanoya bindi, kimiler de oltasını kapıp balık tutmaya koştu.
Türkiye’nin birçok kentinde Sonbahar mevsimiyle birlikte hava sıcaklıkları düşerken ve yağışlar görülürken, turizmin başkenti Antalya’da yaz havası yaşanıyor. Hava sıcaklığının gün içerisinde 38 derece olarak ölçüldüğü kentte, nem oranı yüzde 47 olarak kendini gösterdi. Deniz suyu sıcaklığıysa 28 derece olarak kayıtlara geçti. Hafta sonunu değerlendirmek isteyen yerli ve yabancı turistler, dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’ne gelerek vakit geçirdi. Sıcak havadan bunalanlar denize girerken, bazıları balık tutmayı, bazıları da kanoya binmeyi tercih etti.

“Eylül ayında bu kadar sıcak bir hava görmedim”
Erzincan’dan tatil için gelen Bertal İstemi, bu denli bir hava sıcaklığını bu zamana kadar hiç görmediğini vurgulayarak “Bu sene yandık, ben 65 yaşındayım, Eylül ayında bu kadar sıcak bir hava görmedim. Görülmemiş bir şey ve hanımla birlikte serinlemek için denize girmeye geldik. Deniz suyu çok güzel, ,insan girince serinliyor. Erzincan’da her taraf buz gibiydi ama burası çok sıcak. Antalya’ya gelince güneşi hissettik ve tercih her zaman Antalya” dedi.
Denize giren turistlerden olan Azerbaycanlı Fazil, hava sıcaklığından memnun olduğunu aktararak, “Antalya güzel, insanları daima gülümsüyor, deniz suyu güzel ve oldukça sıcak” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.16 15:33:40
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Su yapıları yaptırılacaktır

ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TARIMSAL HİZMETLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANTALYA KORKUTELİ BEĞİŞ MAHALLESİ SUSUZ MEVKİİ KAPALI SİSTEM SULAMA TESİSİ YAPIM İŞİ yapım işi 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

ilan.gov.tr’de yer alan duyuruya göre İhale 12.04.2023 - 10:00'da: Antalya Büyükşehir Belediyesi 4.Kat İhale Salonu Yüksekalan Mah. A.Menderes Blv. No: 20 07310 - Muratpaşa / ANTALYA adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : BİK.GOV.TR
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 21:00:19
Son Düzenlenme Tarihi :





ATSO Başkanı Bahar’dan “İhracatta kur sevdası” eleştirisi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Bahar, ülkemizde tehlikeli bir kur sevdası olduğuna dikkat çekerken, “Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır.” dedi.
Başkan Bahar, meclis toplantısında yüksek kur politikası eleştirirken şunları söyledi: “Antalya'mızın 3 milyar dolara yakın mal ihracatı bulunmakta. 13 milyonu havayoluyla olmak üzere 15 milyona yakın yabancı ziyaretçimiz var. Yani hizmet ihracatında da çok güçlüyüz. 
Türkiye genelinde ihracatçılarımızda gördüğümüz çok yanlış ve tehlikeli bir kur bilinci var. Ben buna kur sevdası diyorum. Peki nedir bu?
2021'de ihracat artacak diye döviz kurunun bilinçli olarak yükseltildiği bir süreç yaşadık. O günlerdeki “rekabetçi kur” sloganını hepimiz hatırlıyoruz. 
Ne olacaktı? 
Kur yükselecek, Türk malları Dolar ve Euro bazında ucuzlayacak böylece ihracat artacaktı. Buna karşılık kur yüksek olduğu için yabancı mallar pahalılaşacak, ithalat azalacaktı. Böylece daha fazla ihracat, daha az ithalat yoluyla cari denge iyileşecekti. 
Dolar iki ay içinde 9 liradan 18 liraya yükseldi. Ama artan ihracat değil, ithalat oldu. Kur geçişkenliği dediğimiz olgu ile enflasyon patladı. Maliyetler sıçradığı için hepimiz bunu ister istemez kendi fiyatlarımıza yansıtmak zoruna kaldık. 
Kurun yükselmesi ile ihracatın artması ilk bakışta akla uygun gibi görünse de bu son derece yanlış ve kısa vadeli bir bakış açısıdır. Zira Türkiye ihracattan kazandığı her 100 doların en az 65 dolarını, bu ihraç malını üretmek için ithalata vermek zorundadır. 
Bunları neden dikkatinize sunuyorum? Çünkü bizim bu anlayıştan uzaklaşmamız gerekiyor. Eğerbu yaklaşım doğru olsaydı, bütün ülkeler kendi paralarının değerini düşürmeye çalışırlardı. Bugün önde gelen ekonomilere bakıyoruz. Var mı öyle bir örnek?
Olmadığını görüyoruz.
Bizim asıl ihtiyacımız olan katma değeri yüksek ihracat yapmaktır, yüksek teknolojili ürün satmaktır. Türkiye ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yıllardan beri yüzde 3 civarında seyrediyor. Biz neden burada takıldık, kaldık diye düşünmemiz gerekiyor. Ar-Ge'ye, inovasyona odaklanmamız gerekiyor. Teknolojiyi her alanda daha fazla kullanmamız gerekiyor. 800 yıl önce Mevlana “Dün dünde kaldı cancağazım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” demiş. Biz hala aynı şeyleri söylüyor, aynı şeyleri yapıyoruz. Aynı şeyleri yapıp, farklı bir sonuç bekleyebilir miyiz? 
Hayır!
Artık yeni şeyler söylemeli ve yeni şeyler yapmalıyız.”

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.08.22 20:46:48
Son Düzenlenme Tarihi :