SON DAKİKA

logo

Mücadele ettiği hastalığa aldırmadan kitabını tamamladı

Antalya’da 2 yıl önce ağır bir ameliyat geçirip, ardından terapi gören Gazeteci Mustafa Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ne zaman öleceğim diye beklemenin bir anlamı yok" diyerek başladığı romanını tamamladı. Romandaki olaylar Antalya’nın 2 bin 356 yıl ö..

Antalya’da 2 yıl önce ağır bir ameliyat geçirip, ardından terapi gören Gazeteci Mustafa Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ne zaman öleceğim diye beklemenin bir anlamı yok" diyerek başladığı romanını tamamladı. Romandaki olaylar Antalya’nın 2 bin 356 yıl önceki döneminde geçiyor.
Büyük İskender’in ordusuyla Antalya kıyılarında konakladığı ve egemenliğini kurduğu dönemde onunla çarpışmayı göze alan bir dağ kentinin trajik hikâyesini anlattığı romanını iki yıl önce ağır bir ameliyat ve ardından gördüğü terapi süresine sığdıran Gazeteci Mustafa Tuncel, "Tedavimde harcanan kamu kaynakları bakımından topluma, bana kazandırdıkları ek zaman açısından da hekimlere, diğer sağlık personeline ve pek doğaldır ki aileme karşı kendimi borçlu hissettim. Borcumu ödeyebilmek için kalemimden başka bir gücüm de yoktu. İşte Yaban Lalesi, bu sorumluluğun bir ürünü olarak ortaya çıktı” dedi.
Tuncel, "Her durumda yapabileceğimiz şeyler vardır. Acı çekerken bile oturup ölümü beklemenin bir anlamı yok bu hayatta” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.20 15:01:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’nın tatilcileri havayolunu tercih etti

Turizm kenti Antalya’yı 9 günlük Kurban Bayramı’nda tercih edenlerin geliş adresi hava yolu oldu. Şehrin giriş noktalarında gözle görülür araç yoğunluğu oluşmazken hava yolu ile gelenler ise ağırlıklı olarak otellere yöneldi.
Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi konumundaki Antalya’da, Kurban ..

Turizm kenti Antalya’yı 9 günlük Kurban Bayramı’nda tercih edenlerin geliş adresi hava yolu oldu. Şehrin giriş noktalarında gözle görülür araç yoğunluğu oluşmazken hava yolu ile gelenler ise ağırlıklı olarak otellere yöneldi.
Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi konumundaki Antalya’da, Kurban Bayramı yoğunluğu devam ediyor. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin ardından, yerli misafirler yaptıkları rezervasyonlar için Antalya’ya gelmeyi sürdürüyor. Kentte 650 bine yaklaşan yatak kapasitesinin çoğunluğunun dolduğu belirtildi. Hafta sonu başlayan gelişler Arife gününde daha da arttı. Karayolunu çok az tatilci tercih ederken, çoğunluğun havayolunu kullandığı görüldü. Antalya Havalimanı’na gelen tatilcilerin konaklayacakları yerin servisleri ile otellerine hareket etti. Havalimanında taksicilerinde bayram yoğunluğu nedeniyle ekstra seferlerler düzenledikleri öğrenildi.

"Tatili hakettik"
İstanbul’dan gelen Bülent Çatıkkaş, "Bayram tatili güzel geçirmek için geldik. 5 yıldızlı otelde kalacağız. Fiyatlar biraz yüksek. Daha önce üçte birine geldiğimizi yere şuan , 3 katına geliyoruz. Ama bir sene yoğun çalışıyoruz. 3-4 günlük tatili hakettiğimizi düşünüyoruz. Bayramda bir mola ihtiyacımız var" dedi. Ankara’dan ailesiyle tatile gelen Berk Ceylan, "9 günlük tatildeyiz, işin gücün stresinden kaçtık. Kemer’de otelde kalacağız" diye konuştu.

"Aşırı bir yoğunluk var"
Tatil boyunca yoğunluk yaşadıklarının altını çizen havalimanı Havalimanı taksicisi Ali Bekir Günal, "Kış boyu durgunluk vardı. Bayram bereketli geldi. Sezonda hareketli geçiyor. Taksi esnafı olarak bu durumdan memnunuz. Bayram nedeniyle iç pazar daha hareketli ağırlıklı olarak Ankara, İstanbul’dan gelenler var. Tatilde olunca aşırı bir hareketlilik var" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.27 15:10:51
Son Düzenlenme Tarihi :





Doğduğunda üzerine kazan kapatılıp tarlada ölüme terk edildi, şimdi ise herkese ilham kaynağı oluyor

Antalya’da doğuştan elleri olmadığı için bebekken ölüme terk edilen 2 çocuk babası 30 yıllık esnaf Mehmet Temel’in hayat mücadelesi görenlere örnek oluyor.
Antalya’da 30 yıldır esnaflık yapan ve doğuştan elleri olmayan 65 yaşındaki Mehmet Temel, yaptıklarıyla görenleri hayrete düşürürken hayat mücadelesiyle de birçok kişiye ilham kaynağı oluyor. Tarihi Kaleiçi girişinde yerli ve yabancı tatilcilere hediyelik eşya satan Temel, ayaklarıyla yaptığı kahveyi yine ayaklarıyla tutup yudumladıktan sonra mesaisine başlıyor. Ayaklarını elleri gibi kullanarak tespih çeken ve gözlüklerini temizleyen Mehmet Temel, cep telefonunu kullanabiliyor, yazı yazabiliyor, hatta yelpaze ile kendini serinletiyor. Satış gerçekleştirdiği müşterilerinden parayı ayağıyla alıp para üstünü de yine ayağıyla veren Temel’i gören tatilciler ise şaşırıyor.

Henüz bebekken annesi ölüme terk etti
Doğumuyla birlikte hayat mücadelesi başlayan Temel, yaylada doğduğunu dile getirerek, “Komşular anneme ‘Bunu öldür. Başına bela olur, kolu-bacağı yok’ demişler. Annem de genç ve cahil olduğu için beni öldürme kararı vermiş. Tarlaya beni atmışlar ve üzerime bir kazan kapatarak ‘Burada ölsün’ demişler. Kimisi 5 gün diyor, babam 7 gün diyor. Babam köydeymiş ve uzak bir noktaymış. Beni ölüme terk etmişler. Adamın birisi varmış ve babama ‘Senin oğlun oldu ama kadınlar öldürmeyi planlıyordu, kolu bacağı yokmuş’ demiş. Babam bunu duyunca 6-7 saatlik yolu yaya olarak gitmiş. Babam anneme sorunca annem nereye bıraktığını tarif etmiş. Babam dizine kadar çamura girerek benim yanıma ulaşmış. Kazanı kaldırmış ve beni ceketine sarmış. ‘Üzerinde bir çamur dahi yoktu’ dedi. Ben yürüyemiyordum ve yemeğimi onlar yediriyordu. Tuvalete onlar götürüyor. Zaman içinde annem bu duruma katlanamıyor ve babam bir gün beni katıra bindirip bahçeye götürüyor, çadır kuruyor bana bir süre bakıyor. Zamanla her şeyi kendim yapmaya başladım. Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” şeklinde konuştu.

“Şu an yapamayacağım hiçbir iş yok”
Şu anda sakal tıraşını bile kendi kendine olduğunu aktaran Temel, “İlkokula gittim ve şu an yapamayacağım hiçbir iş yok. 8 sene ayaklarımla ayakkabı boyacılığı yaptım. İnsanlar önümde kalabalık oluştururdu, polis gelir beni kaldırırdı. Zabıtaya gittim izin almak için ve o zamanın zabıta müdürü bana, ‘Sen bu şekilde çalışmak istiyorsun da biz sana izin vermeyecek miyiz’ dedi, hatta her gün öğle yemeğimi de onlar getirdi. Zamanla kaset satmaya başladım, hepsini ayaklarımla yaptım. Bir televizyon kanalına çıktım ve evlenmek istediğimi söyledim. Yüzlerce teklif geldi ve bana ilk teklifi yapan kişi şu an eşim. 2 çocuğum, bir de torunum var” dedi.

“Baba, elimi ayağımı kesip sana vereyim”
Hayatında en çok iz bırakan anları da dile getiren 65 yaşındaki Temel, kızı doğduğunda çok mutlu olduğunu aktararak, “Henüz 4-5 yaşlarındayken kızım bana ‘Baba neden elin ayağın yok?’ diye sordu. ‘Baba bir kolumu, bir ayağımı kesip sana vereyim’ dedi. Ben zaten o an koptum. Bir de ben küçükken kardeşim olduğunda benim sorduğum ilk soru ‘Eli ayağı var mı’ olmuş. Var demişler ve benim yüzüm gülmüş, mutlu olmuşum. Küçükken ‘Neden bunun eli ayağı yok?’ dediklerinde bana dokunurdu, ama ben 9 yaşlarında yürüdüm ve her şeyin üstesinden geldim” şeklinde konuştu.

“Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz”
Hayat zorluk ve mücadelelerle süren Mehmet Temel, günümüz gençlerine de tavsiyelerde bulundu. Gençlerin kendisini örnek almasını isteyen Temel, “Önce şükretmesini bilsinler, sonra da mücadele etsinler. Mücadele etmeden hiçbir şey olmaz. Engel beyindedir. Benim kolum yok ben çalışamam dememeleri lazım. Önce yokuşu çıkacaksın, sonra inişe geçeksin. Beni örnek alsınlar” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 15:01:21
Son Düzenlenme Tarihi :