SON DAKİKA

logo

Psidia’nın Gizemli Pagan Kenti: Kremna

Burdur’un Pagan tapınaklı Psidia kenti Kremna 2 sene önce başlayan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı başkanı Prof. Dr. Ayça Polat Becks, “Yaptığımız kazı çalışmaları Kremna’yı bölgede yavaş yavaş bir çekim noktası haline getiriyor” dedi.
Gökyüzüne doğru yükselen sarp kayalıklarla çevrili, antik Psidia’nın en önemli kentlerinden biri olan Kremna, günümüzde de keşfedilmeyi bekleyen gizemleri barındırıyor. Burdur’un Bucak ilçesi Çamlık Köyü içerisinde 46 hektarlık bir alana yayılan kentin, Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu dönemine kadar yerleşim olarak kullanıldığı öngörülüyor.
Kremna Antik Kenti, özellikle teknik özellikleriyle dikkat çekiyor. Burdur’un Bucak ilçesinde bulunan Kremna konum itibari ile etrafı uçurumlar ile çevrili kartal yuvasını andıran oldukça yüksek bir alanda yer alan bir kent. Forum yapısı, bazilika kompleksi, hamam yapısı, 230 metre uzunluğunda korint düzenindeki sütunlu caddesi ve 2 tiyatrosuyla yörenin oldukça zengin ve anıtsal kentlerinden birisi olduğunu gösteriyor. 2 yıl önce başlayan kazı çalışmaları halen devam ediyor.
Kremna Antik Kenti’nde çalışmaları yöneten kazı başkanı Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. B. Ayça Polat Becks kazı çalışmaları hakkında yaptığı açıklamada, “Kremna Antik Kenti’ndeki kazılara biz 2 sene önce başladık. Bu ikinci sezonumuz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ile Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi adına burada kazı başkanlığını yürütüyorum. Ekibimizde 30’un üzerinde bilim insanı ve 10 işçi yer alıyor. Kremna bizim antik çağda Psidia dediğimiz bölgede yer alan önemli bir antik kent. Yaklaşık 46 hektar büyüklüğünde bir alana sahip. Bölgenin Helenistik kökenli yerleşimlerinden bir tanesi olma özelliği taşımakta. Ama esas önemini Roma İmparatorluğu döneminde kazanıyor. Bir çok kamusal yapıya ev sahipliği yapıyor burası. Roma döneminde bölgenin koloni kentlerinden biri haline geliyor. Tam da o dönemde forum yapısı bazilika kompleksi, hamam yapısı, 230 metre uzunluğunda korint düzenindeki sütunlu caddesi, 2 tiyatrosuyla oldukça yörenin zengin ve anıtsal kentlerinden birisi oluyor. Kremna geç antik çağ ile birlikte varlığını büyüyerek devam ettiriyor. Çünkü güçlü bir Hristiyanlık evresinin olduğunu görüyoruz burada. Kentte şu ana kadar tespit ettiğimiz 10 kadar kilise var. Daha sonra Bizans dönemi sonrasında kentin yavaş yavaş terk edildiğini yaptığımız çalışmalarda görüyoruz. Tabi önümüzdeki yıllarda yapacağımız kazılar kentin kronolojisinde değişikliklere neden olabilir. Belki kent düşündüğümüzden çok daha erken dönemlerde iskan görmüş olabilir. Bu gibi konulara önümüzdeki yıllarda daha rahat cevap verebilirim” şeklinde konuştu.

Kısa zamanda kent hakkında daha çok bilgi edinmeyi amaçlıyoruz
Kremna Antik Kenti’ndeki çalışma sürecinin nasıl ilerleyeceğini açıklayan Prof. Dr. Ayça Polat Becks, “Biz belli bir plan çerçevesinde hareket ediyoruz. Örneğin bu yıl hamam yapısının önünde yer alan Prof. Dr. Jale İnan hocamızdan kalan atık toprağımızın tavsiyesine başladık. Önümüzdeki sene yine hem hamam yapısında hem de sütunlu caddede kazı çalışmalarına devam etmeyi planlıyoruz. Bunun dışında da diğer alanlarda yapacağımız jeofizik olsun ölçüm, çizim gibi rölöve çalışmaları gibi belgeleme çalışmamız da eş zamanlı olarak devam edecek. Kısa zamanda mümkün olduğunca çok belgeleme ve kent hakkında en yüksek seviyede bilgi edinmeyi amaçlıyoruz." dedi.

Kremna ilerleyen yıllarda UNESCO Kültür Mirası Listesi’ne girebilir
Kremna Antik Kenti hakkında UNESCO Kültür Mirası Listesi’ne girebilir iddialarına da cevap veren Ayça Polat Becks, “Kremna çok yeni başlayan bir kazı ama önemli bir antik kent. Psidia bölgesinin 5 Roma koloni kentinden biri ve korunagelme düzeyiyle de esasında anıtsal yapıların rahatlıkla yüzeyde okunduğu bir kent. Bunlar tabii uzun soluklu çalışmalar. İlerleyen yıllarda bizim bu listeye aday olma yolunda bir dosya hazırlama planlarımız olacak. Ama bunlar tabi ilerleyen yıllarda önümüze gelecek. Üzerinde çalışacağımız noktalar olacak” sözlerini sarf etti.

Kremna Antik Kenti dron kameralar ile korunuyor
Antik kentte alınan güvenlik önlemlerine de değinen Prof. Dr. Becks, “Kazıların başlamasıyla birlikte antik kentte güvenlik önlemleri de ister istemez artırıldı. Bu konuda Bucak İlçe Jandarma Komutanlığı bize gerçekten çok destek oluyor. Hem Burdur Müzemiz hem de yerel güçlerimiz ile birlikte bölgede hem kurulan kameralarla hem de jandarmamızın dronları ile bazen de uydudan güvenlik konusunda bize yardımcı oluyorlar” dedi.

Kremna’da çok fazla tapınak yer alıyor
Kremna Antik Kenti ile ilgili çok fazla Pagan tapınağının yer aldığı şeklinde çıkan haberler hakkında açıklama yapan kazı başkanı Becks, “Kremna kült yönü ile ön plana çıkan bir kent. Biz hem Kremna kent sikkelerinden kentte pek çok tanrı ve tanrıçaya tapıldığını biliyoruz. Hem de yüzeyde okuduğumuz arkeolojik kalıntılara baktığımızda kentte çok sayıda tapınak kalıntısının var olduğunu görüyoruz. Tabii bunlar günümüzde kısmen toprak altında bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda yapacağımız çalışmalarla hem imparatorlar kültü ile ilgili hem de Helen ve Roma Pantionu ile ilgili tanrılara adanmış tapınaklardan bazılarını kazmayı ve ayağa kaldırmayı planlıyoruz” şeklinde açıklamada bulundu.

Kazılar bölgeyi bir çekim noktası haline getiriyor
Kazılar başladıktan sonra bölgeye çok fazla yerli ve yabancı turistin ilgi gösterdiğine de değinen Becks, “Burada Bakanlığımız ve Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle 2 yıl önce başladı kazılarımız. Bu kazıların varlığı bölgede Kremna’yı yavaş yavaş bir çekim noktası haline getiriyor. Bundan da çok mutluyuz. Zaman içerisinde bunun artacağına da inanıyoruz. Elbette ki hem yerli hem yabancı ziyaretçilerimiz oluyor. Her geçen gün biz de yapılan çalışmaları merak eden, kentte açığa çıkan yerleri görmek isteyen yerli ve yabancı turistlerin buraya geldiğini görüyoruz ve bundan da gayet memnunuz” diye konuştu.

13 Ağustos meteor yağmurunu takip etmek isteyen vatandaşlar Kremna’ya akın etti
13 Ağustos’ta başlayan ve 1 Eylül’e kadar devam eden Perseid Meteor yağmurunu takip etmek isteyen vatandaşların Kentin yüksek bir konumda olmasından dolayı Kremna’ya akın ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Ayça Polat Becks, “Kremna konum itibari ile etrafı uçurumlar ile çevrili baya kartal yuvası gibi oldukça yüksek bir alanda yer alan bir kent. Bu haliyle etrafı açıklık olduğu için gökyüzü gözleminin iyi yapılabildiği noktalardan birisi. Öyle de olunca gerçekten de Bucaklılarımız meteor yağmurunu izlemek için buraya gelmeyi tercih ettiler. Zaten biz de Kremna sikkelerinden de antik çağda da astronomi ile alakalı bir takım kültlerin var olabileceğine dair bir takım ön bilgiler ediniyoruz. Ama tabi bir şeyler söylemek için çok erken. Önümüzdeki yıllarda yapacağımız çalışmalar ve kazılar bize yörenin, kentin inanç sistemi ve diğer başka konularla ilgili daha geniş bilgiler sağlayacak" diyerek eski zamanlarda da burada astronomi ile ilgilenildiğini dile getirdi.
Geçtiğimiz günlerde Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden gelen heyetin de incelemelerde bulunduğu Kremna Antik Kenti Burdur’da bulunan üçüncü önemli antik kent olma yolunda önemli bir potansiyeli olduğunu gösteriyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.22 15:30:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Çetin: Pandeminin etkisinden halen çıkamadık

ATSO Başkanı Davut Çetin, Antalya ekonomisinin halen pandemi etkisinden tam olarak kurtulamadığını dile getirdi. Antalya’nın lokomotif sektörünün turizm olduğunu dile getiren Başkan Davut Çetin, “Turizmde kent olarak toparlanma dönemine girdik. Rakiplerimizin üzerinde bir turisti ağırlıyoruz. Umarım yılsonu itibarıyla 9-9,5 milyon civarında turisti ağırlamış olacağız. Bu Antalya için oldukça sevindirici olsa da halen 2019 yılında aldığımız turist sayısının yüzde 60’a yakın bir kısmını misafir edebildik. Önümüzdeki yıl için artık normal seyrimize dönmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil, Akdeniz Bölge Müdürü Mikail Özdemir ve Bölge Ticari ve KOBİ Pazarlama Bölüm Müdürü Hacı Bekdur, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin’i ziyaret etti. ATSO Başkan Yardımcıları Mustafa Atılgan ve Cihangir Deniz’in de katıldığı görüşmede Antalya ekonomisi, sektörler, ATSO üyelerinin talep ve beklentileri konuşuldu.

Antalya’nın tarım konusunda da öncü bir kent olduğunu söyleyen Başkan Davut Çetin, “Antalya turizmin yanında tarımıyla da bir marka kent. Bunun yanında her geçen gün gelişmekte olan sanayisi, serbest bölgesi ve cazip yatırım fırsatlarıyla ekonomik anlamda çok önemli yere sahip bir kent” dedi.

Antalya pandemide yüzde 15 küçüldü

Antalya ekonomisinin pandemiden en çok zarar gören kent olduğunu da ifade eden Başkan Davut Çetin, “Ekonomimiz geçtiğimiz yıl yüzde 15 küçüldü. Bu çok büyük bir rakam. Bu küçülme kentte yaşan herkesin ekonomik anlamda küçülmesine yol açtı. Bu dönemi atlatırken üyelerimizin en önemli destekçisi bankalar oldu ve olmaya devam ediyor. Özellikle kamu bankalarımız bu süreçte oldukça önemli destekler verdi. Ben her tüm üyelerimize her fırsatta en az bir kamu bankası ile çalışmalarını öneriyorum. Sizlerden beklentimiz ertelemeler ve yapılandırmalar konusunda üyelerimize yardımcı olmanız yönünde. Antalya ekonomisinin pandemi etkisinden çıkana kadar bu destekleri vermeniz çok önemli” diye konuştu.

Destek olmaya devam edeceğiz

Antalya’nın Türkiye’nin en önemli ekonomilerinden birine sahip olduğunu ifade eden Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil, banka olarak da kente özel bir önem verdiklerini dile getirdi. Antalya ekonomisinin güçlenmesi için ellerinden gelen her desteği vermeye hazır olduklarını da söyleyen Özdil, “Özellikle pandemi döneminde Antalya’daki yatırımcılara olabileceğimiz kadar destek olmaya özen gösterdik. Bunu önümüzdeki süreçlerde de göstereceğiz” dedi.

Görüşmenin sonunda ATSO Başkanı Davut Çetin, Halkbank Yönetim Kurulu Başkanı Recep Süleyman Özdil’e günün anısına seramik Antalya Güneşi armağan etti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.04 13:27:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Esen, Konyaaltı'nda sele dikkkat çekti

Yerel seçim sürecinde Doyran Mahallesi’nde tanıştığı 96 yaşındaki bir vatandaşın 60’lı yıllarda yaşanan bir sel felaketinden bahsettiğini söyleyen Esen, ‘’Nereye kadar su bastı diye sorduğumda, ‘gözünün gördüğü her yer sular altında kalmıştı’ diye yanıt verdi.’’ dedi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, KONYSİAD’ın düzenlediği Mart ayı toplantısına katıldı. Deprem felaketi sonrasında bölgede yaşadıklarını katılımcılar ile paylaşan Esen, bölgede karşılaştığı manzarayı anlatırken göz yaşlarına hakim olamadı. Esen’in konuşması salonda bulunanlara da duygusal anlar yaşattı. Konyaaltı bölgesinde yaşanabilecek doğal afetler için alınması gereken önlemlerle ilgili de kaydeden Esen, Konyaaltı için en büyük risklerden birinin sel felaketi olduğunu aktardı. Yerel seçim sürecinde Doyran Mahallesi’nde tanıştığı 96 yaşındaki bir vatandaşın 60’lı yıllarda yaşanan bir sel felaketinden bahsettiğini söyleyen Esen, ‘’Nereye kadar su bastı diye sorduğumda, ‘gözünün gördüğü her yer sular altında kalmıştı’ diye yanıt verdi.’’ dedi.

KORKUNÇ SONUÇLARI OLABİLİR

60 yıldır gerçekleşmeyen sel felaketinin meydana gelmesi durumunda korkunç sonuçların ortaya çıkabileceğinin altını çizen Başkan Esen, “Konyaaltı’ndaüç büyük su yolu var; Karaman Çayı, Göksu Çayı ve Çandır Çayı. Bu üç çay 60’lı yıllarda Konyaaltı’nı sular altında bırakmış’’ şeklinde konuştu. Karaman, Göksu ve Çandır çaylarının kenarlarına sel sularına engel olacak yükseklikte ve sağlamlıkta sedde duvarlar yaparak felaketler için önlem alınabileceğini vurgulayan Esen, ‘’Bu, Konyaaltı için hayati derecede öneme sahip bir konu. Bu konuda Konyaaltı Belediyesi olarak yetki bizde mi? Hayır, değil. Ama biz de bu işin paydaşlarından biri olmalıyız. Devlet Su İşleri ve Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Konyaaltı’nda yaşanabilecek bir sel felaketi ile ilgili önlem almalıyız.’’ dedi.

DEPREM İÇİN YENİ ÖNLEMLER

Konyaaltı Belediye Meclisi’nde alınan kararla fore kazık sistemini zorunlu hale getirdiklerini hatırlatan Esen, ‘’Sadece fore kazık sistemi yeterli değil. Zemindeki suyun binaya gelip beton ve demiri çürütemeyeceği bir önlem lazım. Bunun için de yalıtımın sağlam ve dikkatli yapılması lazım’’ dedi. Esen, bir sonraki mecliste bu konuyla ilgili belli zemin tipleri için bohçalama ve yalıtımın zorunluluğu konusunu gündeme getireceklerini aktardı. Deprem bölgesinde yaşanan barınma sorununa da dikkat çeken Başkan Esen, 500 bin adet geçici barınma evinin önümüzdeki kışa kadar mutlaka halledilmesi gerektiğini, eğer yapılamıyorsa vatandaşlara bir an evvel konteyner evler verilmesi gerektiğini belirtti. Gelecek kışa kadar çadırda kalan kimsenin kalmaması gerektiğini belirten Esen, ‘’Kim ne derse desin o bölgenin kışını çadırda geçiremezsin. Mutlaka konteyner evlerinin olması lazım. Allah insanlığa bir daha bu şekilde acılar yaşatmasın.’’

 

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.15 13:14:45
Son Düzenlenme Tarihi :