SON DAKİKA

logo

‘Kuru Otlar Üstüne’ filmi özel gösterim yapıldı.

Nuri Bilge Ceylan imzalı “Kuru Otlar Üstüne” filmi özel gösterim yapıldı.
Nuri Bilge Ceylan imzalı “Kuru Otlar Üstüne” filmi Türkiye prömiyerini, 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapacak. Filmin prömiyeri yapılmadan önce Özel gösterim yapıldı.
‘Kuru Otlar Üstüne’ filminin prömiyeri 22 Eylül Cuma günü saat 13.30’da yapılacak. 76. Cannes Film Festivali’nde, Merve Dizdar’a filmdeki performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazandıran film, Türkiye’de ilk kez Altın Koza’ da sinemaseverlerle buluşacak. Prömiyere, filmin yönetmeni Nuri Bilge Ceylan’ın yanı sıra; başrol oyuncuları Merve Dizdar, Deniz Celiloğlu ve Musab Ekici ile film ekibi katılacak.
Filmin bitiminden sonra yönetmen ve oyuncularıyla söyleşi programı yapılacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.22 17:15:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sahur yapmadan oruç tutmak sağlıklı değil

Sahur yapmadan oruç tutmanın birçok sağlık sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, "Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir, sindirim problemleri oluşturabilir" dedi.
On bir ayın sultanı Ramazan’a sayılı günler kaldığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksinden Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, tutulan oruçlarla birlikte beslenme düzeninin değiştiği bu ayda vücudun düzeninin bozulmaması için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Uzm. Diyetisyen Nafikar Başkan, sahur yapmanın önemine dikkat çekti.

"Sahura kalkmamak kan şekeri dengesizliğine yol açabilir"
Yeterli ve dengeli beslenme ile Ramazan ayını vücuda faydalı hale getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Başkan, "Ramazan ayında, günlük yenilen öğün sayısı azalır. Metabolizma yavaşlar. Yeterli ve dengeli beslenme ile bu süreci vücudumuz için faydalı hale getirebiliriz. Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir. Sindirim problemleri oluşturabilir. Uzun süren açlık ve susuzlukla birlikte vücutta su ve mineral kayıpları olabilir" diye konuştu.

"Sahurda tatlı tüketmeyin"
Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurda karbonhidrat içeren besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı, basit şeker içeriği yüksek olan besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı besinler uygun porsiyon ölçüleriyle tüketilmelidir. Sahur öğününde tatlı tüketimi olmamalıdır. Sahurda tahıllı ekmek, yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, ayran, süt, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi lif, protein ve sağlıklı yağ içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Bu besinler tokluk süresini uzatır" şeklinde konuştu.

"Ramazan pidesi yerine tam buğdaylı ekmek yenebilir"
Ramazan pidesinin yerine yenilebilecek ekmeklerden bahseden Uzm. Dyt. Başkan, "Hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Beyaz undan yapılmış besinler tokluk süresini kısaltır. Bunlar yerine lifli besinler tercih edilmelidir. Sahurda Ramazan pidesi yerine tam buğday, çavdar ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. İftarda Ramazan pidesi bir avuç içini geçmeyecek şekilde porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Sahurla iftar arasında kilogram başına 30-35 mililitre su tüketilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İftara su ile başlayın"
İftara su ile başlamanın önemine değinen Uzm. Dyt. Başkan, "Vücudumuza alınan yeterli sıvı toksinleri atarak, uzun süren açlıkta dehidratasyonu önler ve böbrek sağlığı için önem taşımaktadır. İftara önce vücudun en çok ihtiyaç duyduğu su ile başlanmalıdır. Sonrasında magnezyum, potasyum ve liften zengin hurma ile devam edilebilir. Onun ardından çorba içilebilir. Çorba sonrası mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Beyne tokluk sinyali yaklaşık 20 dakikada iletildiği için eğer çorba sonrası ara vermezsek, sofradaki her şeyi yemek isteyebiliriz. İftarda et, tavuk, balık, bulgur, kepekli pirinç, kuru baklagiller, sebze ve meyve gibi kan şekerini yavaş yükselten ve posa içeriği zengin olan besinler tercih edilmelidir. İftarda yemekler küçük porsiyonlar halinde ve yavaş yavaş tüketilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Sahurdan sonra ıhlamur, iftardan sonra rezene çayı içilebilir"
Sahur ve iftardan sonra bitki çayları içilebileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurdan sonra melisa, papatya, ıhlamur gibi uykuya geçişi kolaylaştıracak bitki çayları, iftardan sonra ise hazmı kolaylaştıracak rezene, anason gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan 1-2 saat sonra hafif yürüyüşler yapılabilir. Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyveli tatlılar tercih edilebilir. Oruç tutan sağlıklı insanların metabolizmaları için bu süreç arınma dönemi gibi olup vücuda fayda bile sağlar. Fakat diyabet, karaciğer, böbrek hastalıklarda, emziren veya gebe kadınlarda sağlık sorunlarının oluşabileceği de bilinmelidir. Kronik bir hastalığa sahip bireylerin oruç tutmadan önce hekimine danışması tavsiye edilmektedir" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’dan 80 daire alan yabancı, daireleri otel gibi işletmiş

Yabancılara konut satışında 108 bine ulaşan Antalya’nın özellikle Alanya ve Konyaaltı ilçelerinde yabancıların toplu konut alımı yapıp bunu amacı dışında kullandığını söyleyen Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği..

Yabancılara konut satışında 108 bine ulaşan Antalya’nın özellikle Alanya ve Konyaaltı ilçelerinde yabancıların toplu konut alımı yapıp bunu amacı dışında kullandığını söyleyen Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Bunun içerisinde 1 konut satın alan da var, 80 konut satın alan da var. Bu rakamın açıkçası 108 bin ayrı insana satılması aslında çok büyük bir başarı kabul edilebilirdi ancak toplu satışların yapıldığını gözlemledik ve bunun turizm anlamında kullanıldığını gördük. Bu açıkçası bizi rahatsız etti” dedi.
AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya’nın 2023 yıl turizm verilerini değerlendirdi aynı zamanda da yabancılara yapılan konut satışlarında amacının dışında kullanım olduğunu belirterek bu durumun ülke ekonomisine zarar verdiğini ve otelcileri rahatsız ettiğini söyledi.

“15 milyon turist üzerinde kapatacak”
Antalya’nın dün itibariyle 11 milyon 500 bin turisti geçtiğini aktaran Kavaloğlu, bu sayının aynı dönem 2019 yılı verilerinin üzerine olduğuna dikkat çekti. Antalya’nın Ukrayna ve Rusya savaşına rağmen bu yıl 15 milyon turisti geçeceğini belirten Kavaloğlu, bu rakamın büyük bir başarı olacağına işaret etti.

“Antalya temmuz-ağustos aylarında nüfusunu ikiye katlıyor”
Otellerdeki doluluk oranında Temmuz-Ağustos aylarının en dolu aylar olduğunu kaydeden Kavaloğlu, “Antalya’da yaklaşık 2 milyon 800 bin kişi yaşıyor. Hem temmuz hem Ağustos ayında Antalya’ya 2 milyon 500’er bin kişi geliyor yurt dışından. Dolayısıyla Antalya kendi nüfusu kadar insanı bu aylarda ağırlıyor. Bu bizim için çok önemli. Ben bu ay da gelen kişi sayısının çok ciddi şekilde artacağını düşünüyorum. Ulaşmamız gereken hedefe aynı zamanda finansal olarak da ulaşmamız gerekiyor. Ortalama satış fiyatlarının da belirli bir seviyeye ulaşması gerekiyor. Gecelik fiyatta geçen yıl 85 Euro’yu yakalamıştık, bu sene bu fiyat 100 Euro’yu bulacak” diye konuştu.

“80 konut alıp kiralayan da var”
Türkiye’ye gelen turistlerin bir kısmının evlerde günü birlik konaklama yaptığını aktaran Kavaloğlu, dünyanın her yerinde bu tarz konaklamaların olduğunu ancak bu konaklamaların denetim altında tutulması gerektiğinin altını çizdi. Kavaloğlu, Antalya’da yabancıya konut satışı konusuna da değinerek, şunları söyledi: “Burada bir kayıt dışılık söz konusu. Bu kayıt dışılığın da denetlenmesi gerekiyor. Yoksa herkes otellerde konaklayacak diye bir durum yok. Kültür ve Turizm Bakanlığı paydaş bakanlıklarla bir çalışma içerisinde. Zannediyorum Ekim ayına kadar da bir kanun çıkacak ve denetim altına alınacak. Yaklaşık 108 bin konut satılmış Antalya’da. Bunun içerisinde 1 konut satın alan da var, 80 konut satın alan da var. Bu rakamın açıkçası 108 bin ayrı insana satılması aslında çok büyük bir başarı kabul edilebilirdi ancak toplu satışların yapıldığını gözlemledik ve bunun turizm anlamında kullanıldığını gördük. Bu açıkçası bizi rahatsız etti. Bu sadece Türkiye ve Antalya’nın problemi değil. Bu İspanya, İtalya, Portekiz ve Amerika’da da aynı problem söz konusu. Bu günübirlik konaklamanın yapıldığı evlerde ciddi anlamda bir denetimsizlik söz konusu. Burada bir verginin kaçtığını görüyoruz ve bu bizi çok üzüyor. Bu ülkenin vatandaşları olarak yabancı turistlerin ülkemizde yatırım yapmaları tercih ederiz ama bakıldığında özellikle Alanya ve Konyaaltı’nda böyle bir satın almanın yapıldığı ve en yüksek alımları yapanların da Ruslar, Almanlar ve Ukraynalılar olduğu görülüyor. Denetimin dışında bir sınırlama da gelebilir.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.11 17:26:23
Son Düzenlenme Tarihi :