SON DAKİKA

logo

ERDOĞAN YEŞİLYURT FÜZESİ

Sezon başında Sivasspor’dan ayrılıp bedelsiz olarak Antalyaspor’a imza atan Erdoğan Yeşilyurt gösterdiği çaba ve emek sayesinde taraftarın gözüne girmek için hiç zorlanmadı. 

Çaykur Rizespor karşısında ilk yarının duraklama dakikalarında oyuna girdi. Çaykur Rizespor karşısında ilk golüne çok yaklaşan Erdoğan Yeşilyurt, o gün kalesinde çok iyi performans gösteren Gökhan Akkan engeline takılmıştı. 

Son oynanan Hatayspor maçında ise Erdoğan Yeşilyurt engel tanımadı. Antalyaspor’un oyun olarak düştüğü dakikalarda uzaklardan muazzam bir şut ile örümcek ağlarını alan Erdoğan Yeşilyurt Antalyaspor formasıyla ilk golünü attı.                                     

HABER: ARİF CAN YILDIZ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.04 22:39:24
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da Yörükler yaylalara yerleşmeye başladı

Antalya’nın Akseki, Manavgat, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerinde yaşayan Yörükler, havaların ısınmasıyla yaylalara göç etmeye başladı. Yörükler her yıl çıktıkları yaylalardaki obalarına yerleşmeye başladı. Yaylaya çıkan Yörüklerin bazıları taş ile çevrili obalarda kalırken, bazıları ise ata gelenekle..

Antalya’nın Akseki, Manavgat, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerinde yaşayan Yörükler, havaların ısınmasıyla yaylalara göç etmeye başladı. Yörükler her yıl çıktıkları yaylalardaki obalarına yerleşmeye başladı. Yaylaya çıkan Yörüklerin bazıları taş ile çevrili obalarda kalırken, bazıları ise ata gelenekleri olan kıl çadırlarda kalıyor.
Antalya’nın çeşitli köylerinde yaşayan ve hayvancılık dışında geçim kaynakları bulunmayan Yörükler, havaların ısınması üzerine daha serin olan yaylaların yolunu tuttu. Yaz mevsimini Akseki’nin 2 bin 200 rakımlı Göktepe ve Gündoğmuş ilçesinin Eğrigöl Yaylası’nda geçirecek Yörüklerin ana geçim kaynağı olan keçiler ise çobanlar tarafından otlatılarak götürülüp getiriliyor. Bazı Yörükler ise hayvanlarını kamyonlara yükleyerek yaylalarına getiriyor. Yörükler, yaklaşık 4 - 5 ay burada kalıyor. Yaylanın temiz havası ve muhteşem doğasında hayvanlarını besleyen Yörükler, atalarının mirasını yaşatıyor.

Hayvancılık ata mesleği
Manavgat ilçesi Gebece Mahallesi’nde yaşayan Duran Topaça (71) hayvancılık mesleğinin atalarından kaldığını söyledi. Hayvanlarını yaylaya çıkararak obalarına yerleştiklerini anlatan Topaça, "Hayvancılık baba mesleğimizdir. Çocuk yaştan bu yana hayvancılık yapıyorum. Her geçen yıl bu meslekte zorlaşıyor. Çocuklarımın da kıl keçileri bulunmaktadır. Hep birlikte keçilerimizi otlatmak için yaylaya çıkmak zorundayız. Hava şartlarına göre her yıl mayıs ayı sonlarında, hayvanlarımızla beraber Akseki’nin Yarpuz Mahallesi yakınlarındaki Kaklıktaş Yaylası’na çıkıyoruz. Şu an obalarımıza yerleştik. Yine hava şartlarına göre eylül ayı sonunda, kasım ayı başlarında ise tekrar köyümüze döneceğiz" diye konuştu.
Topaça, keçilerin sütünden yoğurt ve peynir yaptıklarını dile getirerek, hayvanlarının yaylada doğal ortamda beslendiklerini, peynir ve yağının oldukça lezzetli olduğunu, bunları yaylaya kadar gelen özel müşterilere sattıklarını belirtti.

Yağmurlar nedeniyle bu yıl geç çıktılar
Bu yıl bahar yağmurlarının fazla yağmasından dolayı yaylaya 15 gün geç çıktıklarını anlatan Topaça, "Eskiden yaylaya bundan 15 gün önce çıkardık. Bu yıl bahar yağmurları oldukça fazla yağdı. Biz yüksek rakımlı yaylada kaldığımız için yıldırım düşmelerine karşın yaylaya geç çıkmak zorunda kaldık. Yağmurlar ile birlikte Yaylalarda bu yıl ise çok güzel ot var" diye konuştu.

"Böyle gelmişiz böyle gidiyoruz"
Yörüklerden Hatice Uçar ise, Toroslar’ın zirvesinde hayvanlarıyla geçimlerini sağlamak için yazın yaylaya çıkmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hayvancılığın ata meslekleri olduğunu ve geleneklerini sürdürerek dağlarda kıl çadırda kaldıklarını anlatan Uçar, "Yaylada bizim evimiz, kıl çadırdır. Bizim mutfağımız, her şeyimiz dağlardır. Zorda olsa alıştık. Bize artık zor gelmiyor. Su sorunumuz olmasa daha iyi ama su sorunumuz var. Suyu tankerlere doldurup geliyoruz. Yaşam şartlarımız bu. Yaylaya çıkmak zorundayız. Yapmasak olmuyoruz. Böyle gelmişiz böyle gidiyoruz. Mecburen yapıyoruz. Yapacağımız başka bir işimiz yok. Göçer yaşamın zorlukları çok" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 11:29:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı başladı

Isparta Valiliği ve Isparta Belediyesi’nin de paydaşlığında akademisyenlerin katılımıyla şehrin deprem afetine hazırlıklarının tartışılması, deprem öncesi yapılması gerekenlerle ilgili yol haritasının belirlenmesi amacıyla Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı düzenleniyor.
Çalıştayın açılışında konuşan Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Yapılan çalışma çok kutsal bir çalışma. Buradaki çalışmalar depremde bir vatandaşımızın bile ölümünü engelleyecekse insanlık anlamında yaptığımız en güzel çalışma olacağı inancındayım” dedi.
Isparta Valiliği, Isparta Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO), Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) işbirliğinde Depreme Dirençli Isparta Çalıştayı düzenleniyor. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde 2 gün sürecek olan çalıştayın açılışına Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca, ISUBÜ Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Çatal, ITSO Başkanı Metin Çelik ve ITSO Meclis Başkanı Ethem Erkan Kader, belde ve ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve teknik personeller katıldı.
Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Abdullah Borca, Kahramanmaraş depremlerinin hafızaları canlandırdığını ve yüzleşme yaşandığını söyledi. Bu depremlerin toplum nezdinde etkisinin büyük olduğuna değinen Borca, “Bu nedenle sosyal değişimi, depreme dayanıklılığı şehirlerin kazanacağı yeni bir dönüşüme başlamak durumundayız. Deprem bölgesinde çalışmalarımız devam ederken sayın valimiz, sayın belediye başkanımızla geniş çaplı bir toplantı gerçekleştirdik, bu toplantıyı planladık” dedi.

Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, çalıştayın paydaşlarından Isparta Belediyesi’nin ekibiyle salonda olduğunu söyledi. Isparta Belediyesi’nin 1999 depreminden sonra imar kanunundaki değişiklikleri layıkıyla uyguladığına değinen Başkan Başdeğirmen, İmar Müdürlüğünün 6 Şubat’taki depremden sonra farklı çalışmalar içerisine girdiğini, ekiplerin deprem bölgesine giderek yapılması gerekenlerle ilgili gözlemlerde bulunduğunu dile getirdi.

"Aslında bu bizi rahatlatan bir şey değil"
4 yıl önce göreve ilk başladığında belediyenin depremle ilgili ne gibi çalışmalar yaptığını sorduğunu anlatan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Göreve gelmemizin hemen ardından ilk etapta şehrin 440 noktasında zemin jeolojik etüt-sondaj çalışmaları yaptık. Isparta’mızın tamamını bu çalışmayla taradık. Bu çalışmayla Isparta’ya nerelerden heyelan ve sel gelebilir bunların da tespitlerini yaptık. Bunların raporlarını hazırladık. Biz belki deprem bölgesiyiz ama ana fay hattı şehrimizden geçmiyor. Aslında bu bizi rahatlatan bir şey değil. Depremin merkez üssünün Kahramanmaraş olmasına rağmen Samandağ’da bir tane sağlam bina kalmamış. Bunlara teknik ve bilimsel olarak arkadaşlarımız ve akademisyenlerimiz bakacaklardır. Isparta’da olan bir depremin 420 kilometre ilerideki İzmir’i etkileyebileceğini oraya da hasar verebileceğini düşünmemiz gerekiyor” görüşlerinde bulundu.

"Şehrimizin hali hazır haritalandırılma planını tamamladık"
Isparta Belediyesi’nin depreme hazırlık noktasında yaptığı çalışmalarla ilgili bilgiler aktaran Başkan Başdeğirmen, “Şehrimizde tüm tehlike ve riskleri dikkate alan bir yönetim anlayışıyla kentsel yenileme ve dönüşüm planlaması hazırladık. Şehrimizin hali hazır haritalandırılma planını tamamladık. 44 mahallede 440 noktada zemin jeolojik etüt-sondaj çalışmalarını gerçekleştirdik, şehrimizin röntgenini çektik. Tüm altyapı sistemlerimizi CBS olarak adlandırılan Coğrafi Bilgi Sistemi ile dijital ortama aktarmaya başladık. 5 komşu ilimizle bu sistemimizi paylaştık. Olası bir depremde bize komşu illerden yardıma gelecek ekipler altyapı hatlarımızın nereden geçtiğini bilecekler. Isparta’nın mevcut yapı stoku içerisinde; 2012 de yayınlanan Kentsel Dönüşüm Kanunu çerçevesinde 800’ü aşkın bina yıkıldı veya yıktırıldı. 2019’da göreve geldiğimizden bugüne de 350’den fazla metruk binanın yıkımını gerçekleştirdik. Ayrıca kent bütününde mahalle bazlı kentsel dönüşüm çalışmalarında ilk etapta Anadolu Mahallesi’ni kentsel dönüşüme almak için proje çalışmalarımıza başladık. Isparta’mızda 2010 öncesi ve sonrası ne kadarı kaçak ne kadar olası bir depreme dayanıklı olduğunu belirleyecek tüm ilimizin yapı envanterini çıkarıyoruz. Her dairenin önüne plakaları takacağız. Her binanın, yapının analizlerini yapıyoruz. Bunula beraber mahallelerimizin önceliğini belirleyeceğiz. Çalışmalarımız mahalle bazlı olarak Anadolu Mahallesinden sonra diğer mahallelerle beraber sürecek. Zemin ve beton sondaj laboratuvarları kuruyoruz” dedi.

“Göreve gelir gelmez 37 kişilik ISAK ekibimizi kurduk"
Deprem afeti sonrasında da belediye olarak yapacakları çalışmalara değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Göreve gelir gelmez 37 kişilik ISAK ekibimizi kurduk. Mükemmel bir kabiliyete sahipler. Enkaz altında 50 metreye kadar canlı ısısını algılayabilen termal görüntüleme cihazını belediyemize kazandırdık. Göçük altında kalan bir canlının verebileceği en küçük ses ve titreşimi algılayabilen sismik ve akustik ses dinleme cihazını aldık. 500 adet afet çadırı alımımızı gerçekleştirdik. Tam donanımlı arama kurtarma aracımız eylül ayında bizlere temin edilecek. Personelin istirahati ve teknik malzemeler için konteynerimizin birini hazırladık, ikincisini hazırlıyoruz. Bunlar artık tecrübeyle ortaya çıkıyor. Depremde 50 binden fazla vatandaşımız vefat etti, 893 bin tane konutumuz hasar gördü. İnşallah bu çalıştaydan sonra çok daha az hasarla, hiç ölüm olmadan felaketleri atlatabilmeyi amaçlıyoruz. Çalıştayımıza emek verecek tüm akademisyenler ve teknik personele teşekkür ediyorum. Yapılan çalışma çok kutsal bir çalışma. Buradaki çalışmalar depremde bir vatandaşımızın bile ölümünü engelleyecekse insanlık anlamında yaptığımız en güzel çalışma olacağı inancındayım” ifadelerini kullandı.
Isparta Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, deprem afetlerinin sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın bir gerçeği olduğunu söyledi. Kahramanmaraş depremlerinin deprem afetlerinin yeni bir anlayışla ele alınması gerektiğine değinen Özgödek, “Olayı bütüncül bir bakış açısıyla ele almamız gerektiğini, tüm yönleriyle incelememiz, irdelememiz ve hazırlıkları ona göre yapmamız gerektiğini gösterdi. Bu çalıştaydan çok faydalı sonuçlar elde edilecek.” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından akademisyenler ve panelistlerin sunumlarına geçildi. 2 gün boyunca yapılacak sunumların ardından bir sonuç raporu hazırlanacak.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 21:28:03
Son Düzenlenme Tarihi :