SON DAKİKA

logo

VALİ ŞAHİN : TARIMIN İTİBARLI İŞ OLDUĞUNU ÇOCUKLARIMIZA ANLATALIM

Antalya Tarım Konseyi’nin konuğu olan Antalya Valisi Hulusi Şahin, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik vurgusunda bulunurken, “Tarımın itibarlı bir iş olduğunu çocuklarımıza anlatmamız gerek” dedi.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Tarım Konseyi’nin (ATAK) konuğu oldu. Antalya Tarım Konseyi (ATAK) ve Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ev sahipliğinde ATB Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya, ATAK İcra Kurulu Üyeleri ATSO Başkanı Ali Bahar, BAİB Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Top, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, Teknokent Genel Müdürü İbrahim Yavuz ile ATAK Danışma Kurulu Üyeleri katıldı.

Toplantıda, ATAK Başkanı Ali Çandır, ATAK’ın yapısını anlatırken Antalya tarımını özetleyen bir sunum yaptı. Antalya Tarım Konseyi’nin Türkiye’de tarım alanında kurulan ilk yapı olduğunu kaydeden Çandır, “Konsey, 51 üyesiyle birlikte 400bin kişiyi temsil eden Antalya’nın en geniş tarım platformudur” dedi.

TARIM ALANLARI DARALDI

Çandır, tarım kenti Antalya’da tarım alanlarının her geçen yıl daraldığına dikkat çekti. Antalya’nın Türkiye’nin tarım alanlarının yüzde 1.5’in sahip olduğunu, ancak 2021-2022 döneminde Antalya’nın tarım alanının yüzde 2.3 oranında azaldığına dikkat çeken Çandır, kırsal nüfusun azlığına dikkat çekti.

ÜRETİMDE LİDERİZ

2015’te yılları arasında Türkiye’deki örtüaltı üretim alanının yüzde 39’unun Antalya’da olduğunu belirten Ali Çandır, 2015’ten sonra diğer kentlerdeki örtüaltı tarım alanları artışıyla %38’e gerilediğine dikkat çekti. Örtüaltı domates üretiminde Antalya’nın Türkiye içindeki payının alanda ve miktarda yüzde 60 civarında olduğunu söyleyen Çandır, oranın geçen yıllara göre azaldığını belirtti. Antalya’nın Türkiye’nin sebze ihracatının yüzde 46’sını gerçekleştirdiğini kaydeden Çandır, sebzede birim ihracat değerinin yükselme eğiliminde olduğunu, sebze ihracat birim fiyatının tonda 982 dolar, domateste ise 889 dolara çıktığını söyledi. Çandır, “Pandeminin ve pazarımızın genişlemesinin de etkisiyle sebze birim fiyatı ton 928 dolar ile tüm zamanların en yüksek rakamına ulaştı” dedi.

Antalya’nın Türkiye meyve üretiminin yüzde 7.2’sini karşıladığını kaydeden Çandır, ihracatının ise yüzde 7.1’ini yaptığını kaydetti. Çandır, sürdürülebilir tarım konusuna önem verdiklerini belirterek geçen yıllarda muz üretimiyle ilgili yaptığı uyarıyı son yıllarda fazla su tüketimiyle gündeme gelen tropikal meyvelere yönelik yaptı. Çandır, Antalya’nın kesme çiçek alanındaki başarısına dikkat çekerken, Türkiye kesme çiçek üretiminin yüzde 60’ını yapan Antalya’nın kesme çiçekte ihracatının yüzde 98’ini gerçekleştirdiğini söyledi.

BU TOPRAKLARDA KÜÇÜKBAŞ TÜKETİLMELİ

Çandır, keçi yetiştiriciliğinde ülke genelinde ikinci sırada yer alan Antalya’nın Türkiye’nin keçi varlığının yüzde 6’sına sahip olduğunu belirtti. Çandır, “Aslında bu topraklarda Yörük kültüründe de var alan küçükbaş hayvanın tüketilmesi gerekiyor. Birileri çıksa da küçükbaştan restoran zinciri kursa bizim de hayvancılığımız gelişse” dedi. Çandır, Antalya’nın 16 coğrafi işaretli ürünü bulunduğunu belirtirken, bu sayının önümüzdeki yıllarda artacağını kaydetti.

Çandır, Antalya’nın en’lerini de sıraladı. Antalya’nın bombus arısı üretiminin yüzde 100’ünü karşıladığını kaydeden Çandır, sebze tohumu, örtüaltı biber, örtüaltı fasulye, örtüaltı domates, karanfil, avokado üretimi başta olmak üzere bir çok üründe lider olduğuna dikkat çekti.

DESTEKLERDEN YETERİNCE YARARLANAMIYORUZ

Antalya’nın tarımsal üretim değerine bakıldığında tarımsal desteklerden binde 7 oranında faydalandığına dikkat çeken Çandır, “Destekler yerinde, zamanında ve etki değeri ölçülerek yapılsa biz daha büyük iştahla üretmeye devam ederiz. Alın terini toprağa akıtan tüm üreticilerimize teşekkür ediyorum, ellerine, emeklerine sağlık” dedi.

ANTALYA TARIMINDA DOĞRU İŞLER YAPILIYOR

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın tarımsal faaliyetlerde “baş köşede” olduğunu söylerken, tarımın daha iyiye gitmesi için 2012 yılında kurulan ve ülkede ilk olma özelliği taşıyan Antalya Tarım Konseyi’ni çalışmalarının önemli sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Antalya’nın bir çok ürünün üretiminde birinci sırada yer aldığını, bazılarında yarıya yakın üretimle ülke tarımında adından söz ettirdiğini söyleyen Şahin, “Rakamlar burada yapılan işlerin doğru yapıldığını gösteriyor. Antalya Tarım Konseyi’nin burada önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

VALİ’DEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU

Antalya tarımının daha ileri gidecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Vali Şahin, “Antalya’yı tarım konusunda 21. Yüzyılın yeni önceliklerine hazırlamanın arayışı içerisinde olacağız” dedi. Sürdürebilirlik ve karbon ayak izinin tüm faaliyetlerin önceliği ve olmazsa olmazı olduğunu kaydeden Şahin, “Artık suyu sonsuz kaynak gibi kullanamayız. Kaynakların en doğru şekilde kullanmanın arayışı içerisinde olacağız. Gübrenin aynı zamanda zarar verdiğini bilip ona göre kullanacağız. Toprağın büyük bir değer olduğunu bilerek doğru kullanacağız. Allah’ın bize bahşettiği güzel suyu, müthiş toprağı güzel coğrafyayı iyi kullanmalı, torunlarımıza bırakmalıyız” diye konuştu.

TARIMIN İTİBARLI İŞ OLDUĞUNU ÇOCUKLARIMIZA ANLATALIM

Vali Şahin, tarımı baltalamadan turizmin de sanayiinin de var olabileceğini kaydederken, “Bunun için yapılması gerekenleri belirleyip öyle yürümeliyiz. Bu şehir denizle dağlar arasına sıkışmış bir şehir. Bu ülke bizim, bu topraklar bizim, hem koruyup hem de en iyi şekilde istifade edeceğiz. Sizler sayesinde soframıza yiyecek geliyor. Ürünün sofraya gelmesi ancak tarladaki emekle oluyor. Bunu pandemide milletçe hepimiz gördük. ‘Çiftçi milletin efendisidir diyen Atatürk’ü unutmayalım. Çocuklarımıza tarımla uğraşmanın çok itibarlı bir iş olduğunu anlatıp, kabul ettirmemiz lazım” dedi.

Dünya nüfusunun arttığını, 2000 senede ulaştığı nüfusun 6 katına 100 senede ulaşıldığına dikkat çeken Vali Şahin, tüketimin de nüfusa oranla arttığını belirtti. “Geleceğin trendi kaliteli beslenme olacak. Bunu iyi görelim” diyen Vali Şahin, Antalya’nın mikro klimasının avantajıyla üretim potansiyelinin bu noktada çok ön plana çıktığını kaydetti.

ANTALYALI ÇİFTÇİYE ÖVGÜ

Muz üretimin doyum noktasına geldiğini kaydeden Şahin, “Antalya’nın çiftçisi gelişmelere çok açık ve yeri geldiği zaman bilgiyi satın almaktan geri durmuyor. Bu nedenle Türkiye’nin geri kalanı çiftçisinden pozitif ayrışıyor” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Konsey üyeleri tarımla ilgili görüş, beklenti ve taleplerini dile getirdi.

Toplantının anısına Başkan Ali Çandır, Antalya Valisi Hulusi Şahin’e plaket takdim etti.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.20 11:17:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Rota Tamer Tuna'da

Teknik direktör arayışlarını sürdüren Antalyaspor'da sona gelindi. Pek çok isimle temas kuran Kırmızı-Beyazlılar, Tamer Tuna ismini öne çıkardı. Son olarak önceki gün yapılan yönetim kurulu toplantısında 4 teknik adamın masaya yatırıldığı öğrenilirken listenin en tepesine Tamer Tuna ismi yazıldı.

Kariyerinde Göztepe ve Sivasspor'da çalışan genç teknik adam, bu sezona Göztepe'de başladı. Geçtiğimiz sezonla birlikte İzmir ekibiyle 22 maça çıkan başarılı teknik adam, 1.14 puan ortalaması yakaladı.Tamer Tuna, daha önce Sergen Yalçın ve Şenol Güneş'in de yardımcı antrenörlüğünü yaptı.

67 maçta 20 galibiyet

Süper Lig’de Göztepe ve Sivasspor ile birlikte bugüne kadar 67 maça çıkan Tamer Tuna, 20 kez galibiyet sevinci yaşadı. 22 kez sahadan 1 puanla ayrılan Tuna, 25 kez de yenilgi aldı. Cumartesi günü ikinci devre hazırlıklarına başlayacak Kırmızı-Beyazlılarda yeni teknik adamın takımın başında yer alması bekleniyor. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.01.03 11:35:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Bakan Ersoy: "ABD ile yapılan protokol gereği yurt dışına kaçırılan eserler alıcı bulamaz hale geldi"

Türkiye’den geçmiş yıllarda ABD’ye kaçırılan 12 tarihi eser, Kültür ve Turizm Bakanlığının girişimiyle yurda döndü. Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen eserlerin açılışı gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ABD ile imzalanan ikili protokol gereği Anadolu’dan çıkarılmış kültür varlıklarının yurt dışında alıcı bulamaz hale gelmeye başladığı bildirdi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele ekipleri tarafından 1980 yılından bugüne kadar yurt dışına kaçırılan binlerce tarihi eserin Türkiye’ye iadesine yönelik çalışmalar çerçevesinde, ABD’ye kaçırılan 12 eser daha geçtiğimiz günlerde hava yolu ile yurduna geri döndü. Eserlerin yurduna geri dönmesinde ABD Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik ve İstihbarat Birimi (HSI) tarafından gerçekleştirilen soruşturmalar önemli rol aldı.
12 tarihi eser, 22 Mart Çarşamba günü Türk Hava Yollarının kargo birimi aracılığıyla Antalya’ya getirildi. Aralarında Roma İmparatoru Lucius Verus’un gerçek boyutlarda nadir bir bronz heykeli, 2 adet tunç boğa arabası, Roma dönemi askeri diploma, Urartu dönemine ait terakota vazo, Perge Antik Kenti’nden heykel başı, Killia mermeri, Neolitik Hacılar Ana Tanrıça figürü gibi eserlerin yer aldığı toplam 12 tarihi eser için Antalya Müzesi’nde açılış töreni düzenlendi.

"Bu depremden sonra devletimizin bütün kurumlarıyla sahada, milletimizin yanındaydık"
Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Ülkemizin yaşadığı en büyük doğal felaketlerden biri olan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet ve kalanlara sabırlar diliyorum. Bu depremden sonra devletimizin bütün kurumlarıyla sahada, milletimizin yanındaydık. Ben Malatya merkezli başta olmak üzere birçok deprem bölgesinde çalışmalar gerçekleştirdim. Bakanlıktaki arkadaşlarım da müzelerimizin ve kültür varlıklarımızın güvenliğini en kısa sürede sağladı. Depremden etkilenen şehirlerimizde tespitlerimiz, planlamalarımız ve uygulamalarımız sürüyor. Bakanlık olarak kendi sorumluluğumuzda olan varlıkların korunması için emek veren tüm mesai arkadaşlarımı tebrik ediyorum” dedi.

"Kültür varlıklarımızdan 12’sinin daha iadesini sağlamış olduk"
Kültür varlıklarının korunmasıyla ilgili tavizsiz politikaları, tüm platformlarda aynı titizlikte devam ettirdiklerini belirten Bakan Ersoy, “Bugün burada bu stratejimizin önemli bir boyutu olan ‘kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele’ alanında sağladığımız çok önemli bir başarı vesilesiyle toplandık. Ülkemizin farklı bölgelerinden kaçak kazılar yoluyla elde edilen, yasa dışı olarak yurt dışına kaçırılan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tespit edilerek el konan kültür varlıklarımızdan 12’sinin daha iadesini sağlamış olduk. Manhattan Bölge Savcılık Ofisi, Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Birimi (HSI) ve Bakanlığımız arasında geliştirilen iş birliğinin bir başka başarılı sonucu olarak iadesi sağlanan kültür varlıklarının, çok nitelikli eserler olduğunu da ayrıca belirtmek isterim. Bunlardan Perge Antik Kenti’mizden çıkarılmış iki heykele ait başlar, bilim insanlarınca yapılan değerlendirmelere göre M.S. 3’üncü yüzyılda yontulmuştur. Söz konusu heykellerin gövdelerinin daha erken dönemlerde işlenmiş olduğu ve imparatorları tasvir ettikleri; başların ise Geç Antik Çağ’da yeniden çalışıldığı anlaşılmıştır. Bu başlar uzun yıllardır yurt dışında, iki ayrı koleksiyonda bulunuyordu” sözlerine yer verdi.

"ABD’den iadesi sağlanan heykel başlarından ilkini gövdesiyle birleştirdiler"
Bakan Ersoy, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bunların kazılardan çıkan hangi gövdelere ait olabileceğine yönelik daha önce yapılan çalışmalar ışığında araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Bu araştırmalar bu eserlerden şu an için biri hakkında net bir sonuç verdi. Antalya Arkeoloji Müzesi uzmanlarımız ile Antalya Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvarı uzmanlarımız yaptıkları çalışmalar sayesinde ABD’den iadesi sağlanan heykel başlarından ilkini gövdesiyle birleştirdiler. Bu sayede bugün bu eseri bir bütün olarak görebiliyoruz. İadesi sağlanan eserler hakkında gerçekleştirilen soruşturma çerçevesinde, ‘kazı kayıtları’, ‘kazı envanteri’ ve ‘belgeleme’ dosya açısından son derece belirleyici olmuştur."

"6 bin yıllık bir de Kiliya tipi bulunmaktadır"
Yurda getirilen bir başka eserin 1960’lı yıllarda çok yoğun kaçak kazıya maruz kalan Bubon Antik Kenti kökenli Septimius Severus Heykeli olduğunu belirten Ersoy, şu bilgileri verdi:
“Geçen sene Kasım ayında iadesini sağladığımız ve yine aynı alandan yasa dışı olarak götürülmüş olan Lucius Verus Heykeli’mizde olduğu gibi, ‘eserin kaidesi’, ‘kaidesi üzerindeki kitabe’ ve ‘ayaklarının oturması için hazırlanmış yuvaların ölçüsünün tutarlılığı’, ‘bir kaçak kazıcının günlüğündeki ifadeler’ öne çıkan kanıtlarımız arasında bulunuyor. Çok kıymetli hocamız Prof. Dr. Jale İnan tarafından 1970’lerden itibaren gerçekleştirilen araştırmalar, soruşturma safhasında kullandığımız dayanaklarımız arasında büyük öneme sahiptir. Bu eserler arasında, tek üretim merkezinin Manisa ili Kulaksızlar köyü olduğu bilinen, 6 bin yıllık bir de Kiliya tipi bulunmaktadır. Benzer bir Kiliya Heykeli için ABD Hukuk Mahkemeleri nezdindeki mücadele devam ediyor."

“Binlerce yıllık kültür varlıklarını burada sizlerle buluşturabilmiş olmak, bizler için büyük memnuniyet vesilesi”
Büst Çelenkli Bronz Portre hakkında da bilgi veren Ersoy, “Ülkemiz kültürel mirası açısından büyük kıymeti olan bir eserdir. M.S. 3’üncü yüzyıla tarihlenen eserin, bir ‘imparator kültü rahibi’ olabileceği veya ‘yarışları düzenleyen bir kişiye ait’ olabileceği düşünülüyor. Batı Anadolu kökenli olduğu stilistik olarak belirlenen büstün iadesinde; ait olduğu bölgede meydana gelmiş kaçak kazı ve benzeri adli kayıtların detaylı olarak derlenmesi ve incelenmesi ile bilimsel raporlar etkili olmuştur. Ayrıca, Şanlıurfa kökenli boğa arabası, Çatalhöyük, Hacılar kökenli heykelcikler, M.Ö. 2 bine tarihlenen Doğu Anadolu bezemeli vazo, Roma Dönemi’ne ait askeri diploma gibi Anadolu’ya ait binlerce yıllık kültür varlıklarını burada sizlerle buluşturabilmiş olmak, bizler için büyük memnuniyet vesilesi” ifadelerine yer verdi.

“Artık alıcı bulamaz hale gelmeye başladı”
Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığın, önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini belirten Ersoy, “Bu çerçevede, arkeolojik alanlar ve müzelerde güvenliğin artırılmasına, sınır ve gümrük kontrollerinde uzman bilgi paylaşımına, uluslararası ve ikili ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Bakanlık olarak yaptığımız düzenlemelerle, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele faaliyetine sağladığımız ilave imkanların da olumlu sonuçlarını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. İki ülke arasına son 5 yıldır ikili protokol yapıyoruz. Bu protokol sonucunda yıllarca sürecek hukuk mücadelesini aylar içiresinde sonuçlandırabiliyoruz. Öncelikli gayemiz eserin geri getirilmesini sağlamak ve daha öncelikli amacımız artık yasa dışı yollarla Anadolu’dan çıkarılmış kültür varlıklarının piyasa değerini yurt dışında düşürmek. Artık alıcı bulamaz hale gelmeye başladı. Definecilerin önünü kesmenin en önemli yolu da bu. İzinsiz yurt dışına çıkarılmış Anadolu kültür varlıklarını artık alıcısı bu protokollerle çok düşük. Bu eserler günışığına çıktığı zaman Bakanlığımız anında fark ediyor ve çok büyük hukuk müdahalesi başlıyor. Bu protokoller sayesinde kısa sürede bu varlıklar ülkemize geri getiriyoruz. ABD ile imzaladığımız ve 2021 yılında yürürlüğe giren Mutabakat Zaptı, bu kıymetli eserlerin ait oldukları topraklara dönmesinde hayati bir rol oynamıştır” ifadelerini kullandı.

“Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Birimine titiz çalışmaları için bir kez daha teşekkür ediyorum”
Eserlerin yurda kazandırılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Bakan Ersoy, “Bu vesileyle kültür mirasının korunması ve kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında Amerika Birleşik Devletleri’nin ilgili makamlarına ve özellikle bir süredir ortaklaşa çalışmalarımızla tüm dünyaya örnek teşkil edecek bir işbirliği tesis ettiğimiz Manhattan Bölge Savcılık Ofisinden Bölge Savcı Yardımcısı Albay Matthew Bogdanos ile kıymetli ekibine; Amerikan İç Güvenlik ve İstihbarat Birimine titiz çalışmaları için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu çalışmalara araştırma, inceleme, kanıt toplama ve tanık ifadelerini sağlama konularında büyük katkılar yapan Bakanlığımızın ilgili birimlerini de tebrik ediyorum. Bu iade süreçlerinin olumlu neticelendirilmesine vesile olan başta merhum Prof. Dr. Jale İnan’ı rahmetle anıyor; katkılarından dolayı akademisyenlerimiz Prof. Dr. Turan Takaoğlu, Prof. Dr. Sedef Çokay Kepçe, Prof. Dr. Ertekin Doksanaltı, Prof. Dr. Kaan İren ve Prof. Dr. Hans Rupprecht Goette ile aramızdan ayrılan Prof. Dr. Brigitte Freyer-Schauenburg, Mimar Arzu Öztürk ve Dr. İsmail Fazlıoğlu’na, Antalya Arkeoloji, Anadolu Medeniyetleri ve Burdur Müzelerimize, Dışişleri Bakanlığımıza, New York Kültür ve Tanıtma Ataşeliğimize, eserlerimizi ücretsiz ve büyük özenle ülkemize ulaştıran THY ailesine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

“Kültür mirasımızın çok önemli parçalarıdır”
Bakan Ersoy, konuşmasını şu sözler ile tamamladı:
“Bu iş birliği sayesinde iadesi sağlanan ve bugünden itibaren Antalya Müzesi’nde sergilenecek 12 adet eser, kültür mirasımızın çok önemli parçalarıdır. Ancak bundan daha önemli olan çok boyutlu, titiz inceleme ve analiz gerektiren bu çalışmaların ne kadar meşakkatli olduğu hakkındaki yerel ve global farkındalığı artırmaktır. Bunun için de çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz."

“Türkiye’nin kültür varlıklarına son derece saygı duyduğumuzu bildirmek isteriz”
ABD Ankara Büyükelçisi Jeff Flake ise konuşmasında, Antalya Müzesi’nde bulunmaktan çok keyif aldığını söyledi. Kültür varlıklarının ülkeye geri gönderilmesiyle ilgili sürecin bir parçası olduğu için mutluluk duyduğunu belirten Flake, "Yıllar sonra buradalar, ait olduğu yerdeler. Ülkelere döndürülen bu kültür varlıklarıyla ilgili olarak biz Türkiye’nin kültür varlıklarına son derece saygı duyduğumuzu bildirmek isteriz. Anadolu’ya ait olan eşsiz eserler öyle ya da böyle ait oldukları yere, yuvalarına geri dönecektir. Bu varlıklardan bazıları yağmalanarak uzaklaştırıldığını biliyoruz. Bu parçaların buraya dönmesi çok önemlidir. ABD ve Türkiye kültür varlıkların geri döndürülmesi ve korumasıyla ilgili bir protokol imzaladı. Bugün bu vesileyle bu iş birliğimizi devam ettiriyoruz. Yağmaya kültür varlıkların kaçırılmasına karşı mücadele ediyoruz. Tekrar ülkelerine dönmesiyle ilgili gerekli baskıyı kurmaya çalışıyoruz. Türkiye’de turizm açısında gelip görülecek çok değerli yerler var, bu değerler korunmalıdır” açıklamasına yer verdi.
Eserlerin lansman toplantısına; Antalya Valisi Ersin Yazıcı, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çelik, Antalya Müze Müdürü Mustafa Demirel, İl Kültür ve Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu ve çok sayıda davetli katıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.31 13:48:30
Son Düzenlenme Tarihi :