SON DAKİKA

logo

Büyükşehir ekipleri yağmur için teyakkuzda

Antalya Büyükşehir Belediyesi, meteorolojinin kuvvetli yağış ve fırtına uyarısı üzerine tüm birimleri ile teyakkuza geçti. Vatandaşın mağdur olmaması için tüm hazırlıkları yapan Büyükşehir Belediyesi, nöbetçi ekipler oluşturarak olumsuzluklara karşı önlemlerini aldı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Antalya’da bugün etkili olacağını duyurduğu fırtına ve kuvvetli yağışın bazı yerlerde şiddetli ve yer yer kuvvetli yağışa dönüşebileceği uyarısında bulunması ile Antalya Büyükşehir Belediyesi tüm birimleri ile teyakkuza geçti. Başkan Muhittin Böcek’in talimatıyla oluşturulan kriz masasında Genel Sekreter Cansel Tuncer başkanlığında Genel Sekreter yardımcıları ve başkan danışmanlarıyla hazırlıklar gözden geçirildi.

ÖNLEMLER ALINDI

Antalya Büyükşehir Belediyesi, itfaiye ekipleri başta olmak üzere, ASAT, Fen İşleri, Destek Hizmetleri, Zabıta, Park Bahçeler, Temizlik İşleri, Ulaşım, Sosyal Hizmetler gibi önemli birimlerde nöbetçi ekiplere ilave ekipler oluşturarak, iş makineleri, kamyon, arazöz, sepetli araçlarla olası olumsuzluklara karşı önlemlerini aldı.

İTFAİYE EKİPLERİ TEYAKKUZDA

Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı merkez ve ilçelerde de tüm ekipleriyle hazır halde bekliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı beklenen yağış ve fırtınada oluşabilecek su baskını, sel, yıldırım düşmesi olumsuzluklara karşı gerekli teçhizat ve personelle önlemlerini aldı.

ASAT İŞ MAKİNELERİ İLE HAZIR

ASAT’da olası kanalizasyon tıkanmaları ve su baskını ihbarlarına karşı acil müdahale ekiplerine ilave olarak 5 adet kanal açma aracını da hazır bulunduruyor. Park Bahçeler Daire Başkanlığı da ağaç devrilmesi, mazgal tıkanması gibi olumsuzluklara müdahale etmek için sepetli araç, kamyon ve iş makinelerinden oluşan ekipler oluşturdu.

 Acil durumlarda vatandaşlar Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 249 50 00 numaralı telefonunu arayarak yardım isteyebilir.

 

 

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.12.21 20:05:06
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.12.21 20:07:32

Yorum Yap






Gazipaşa’daki kitabelerin sırrı çözülüyor

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdil..

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde, Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Balca Yaylası’nda bulunan kitabeler, alanında uzman kişilerce incelendi. Kitabelerin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığını tespit eden araştırmacılar, hece vezni ile kaya üzerine işlenen yazıları günümüz Türkçesine çevirdiler. Kitabelerin, Orta Asya’daki Türkçe kitabelerle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Göçük Mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Anamur sınırındaki 2 bin rakımlı Balca Yaylası’nda bulunan kaya üzerine yazılan iki adet kitabe, ilk kez bilimsel olarak araştırma konusu oldu. Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında Müdür Gübeş ile Balca Yaylası’na giden Ege Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. İbrahim Şahin, yayladaki kitabeleri epigrafi (yazıt bilimi) yöntemiyle inceledi. Yayla sakinlerinin su ihtiyaçlarını karşıladığı kuyu ile çeşmenin bulunduğu alanda yer alan kitabenin Osmanlı Türkçesi ile yazıldığı tespit edildi. Güney yönünde bulunan kitabenin 5+5=10, kuzey yönünde olan kitabenin ise 6+5=11’li hece vezniyle yazıldığı ortaya çıktı. İki kitabenin hemen ön yüzünde zemin üzerine kakma usulle çizilen şeklin ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan ve Gazipaşa ile Anamur’da “Dokuz Taş” olarak bilinen oyunun tablosu olduğu belirlendi. Kitabelerin tarihiyle ilgili ise net bir sonuç elde edilemediği açıklandı.

Orta Asya’daki kitabelerle benzerlik gösteriyor
Kitabelerden elde edilen ilk bilgilerde, Orta Asya’dan Anadolu’ya bir kültür akışının olduğu belirtildi. Balca’daki kitabelerin, aynı Orhun Abideleri’nde olduğu gibi Türklerin kaya üzerine yazdığı övgü, dua ve lanet içerikleriyle benzerlik gösterdiği ortaya çıktı.
Yaylada yapılan araştırma sonucunda günümüz Türkçesine çevrilen kitabelerin, Osmanlı Türkçesi ve günümüz Türkçesindeki karşılığı tam kesin olmamakla birlikte şu şekilde:

"Güney yazıtı
1. Fikrim buraya yazmada benim
2. Bu beyaz daşa kazmada benim
3. Hayatım dua ölümüm rahmet
4. Okutmak muradım ey kârilerim
Süleyman İbrahim

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Benim fikrimi buraya yazmadaki,
2. Bu beyaz taşa kazımadaki (amacım)
3. Hayatım dua, ölümüm rahmettir
4. Muradım okutmaktır ey okuyucularım.
Süleyman oğlu İbrahim

Kuzey yazıtı
1. Efsûs dünya ne kadar olsa da dilber
2. Ölümü etmez mi kalbleri muğber
3. Ne kadar yaşasan akıbet ölicek
4. Akıbet gelecek yevm-i kıyamet
5. İkiden birini duyacak millet
6. Kimisine rahmet kimine la’net

Bugünkü Türkçeyle anlamı:
1. Eyvah! Dünya ne kadar hoş olsa da
2. (İnsanın) ölümü incitmez mi kalpleri?
3. Ne kadar yaşasan da sonu ölümdür
4. Sonunda gelecek kıyamet günü
5. İkisinden birini yaşayacak insan
6. Kimine rahmet (olacak) kimine lanet"

"Metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim"
Yapılan çalışmalara ilişkin deneyimini, sosyal medyasından yaptığı paylaşımla dile getiren Prof. Dr. İbrahim Şahin, “Gerek görevi ve gerekse memleketine olan sevgisi dolayısıyla halkla içli dışlı olan kıymetli dostum İsmail Gübeş, bölge halkından varlığını öğrendiği ve Türk tarihiyle ilişkili olabileceğini düşündüğü çeşitli türden tarihi kayıtları (epigrafik belgeler) göstermek için beni Temmuz’da iki kez Anamur’un yaylalarına davet etti. Gazipaşa ve Anamur sınırında bulunan 2 bin metre yükseklikteki Balca Yaylası’na geldik. İsmail Bey’in bana göstermek istediği yazıtlar, yayla sürülerinin sulandığı önemli bir su kaynağının hemen üst kısmındaydı. Sabit kayalara Arap harfleriyle Türkçe metin yazımı nadir rastlanan bir durum olduğu için, tek başına bu özelliği bile başında bulunduğumuz yazıtları kıymetli kılıyordu. Doğal haliyle okunması bir hayli güç olan yazıların epigrafik belgelemesinin yapılması gerekiyordu. Nalan Hanım’ın da yardımıyla epigrafik belgelemeyi yaparak yazıyı okunur hale getirdik. İzmir’e gelir gelmez yazıtların okunmasına yoğunlaştık. Ege Üniversitesi TDAE’nden dostum Prof. Dr. Mehmet Temizkan Bey’in de yardımıyla metni eksiksiz okuyabildiğimizi söyleyebilirim. Ancak metnin tarihi konusunda hala tereddütlerimiz olduğunu ve belki de hiçbir zaman emin olamayacağımızı da söylemeliyim” dedi.

Üç epigrafik belge bulunuyor
Prof. Dr. Şahin, "Elbette bu bilimsel bir yayın olmayıp bu doğrultudaki çalışmalarımızın devam edeceğini söylemeye sanırım gerek yok. Efendim burada üç epigrafik belge bulunmaktadır. Birinci yazıt (güneyde olan) 5+5=10, ikincisi ise (kuzeyde olan) 6+5 =11’li hece vezniyle yazılmıştır. Bu iki yazıtın hemen aşağısında, zemine batık düz bir kaya zemin üzerine kakma usulle çizilen şey ise, yakın zamana kadar bölgede oynanan bir akıl oyunu olup Anamur yöresinde daha çok ’Dokuz Taş’, Gülnar yöresinde ’Dokurcun’ olarak adlandırılan oyun tablosudur. Hayatın geçiciliğini, bir hesap gününün varlığını hatırlatan bu metinler, umarız sonsuza dek varlığını korur; bir lüzumsuzun gereksiz hırsları sonucu yok olmaz. Her yazının bulunduğu, her işaretin görüldüğü yeri acımasızca tahrip eden arkadaşlar, ’Gavurlara ait’ diyerek yok ettiğiniz tarihin önemli bir kısmının kendi atalarınıza ait olduğunu ve bunların size değil evlatlarınıza ait tarihi ve kültürel değerler olduğunu hatırlatmak isterim” diye konuştu.

Amaç kültürel mirası korumak
“Balca Yaylası’nda yapılan çalışmaların temelinde, kültürel mirasımızı koruma amacı yatmaktadır” diyen Anamur Orman İşletme Müdürü İsmail Gübeş, “Yapılan çalışmalarla, burada bulunan yazıtları gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Yazıtlar ilgili çalışmalar devam edecek ve çalışmalar sonucunda bilimsel makale yayımlanacak. Ayrıntılı yapılacak incelemelerin ardından, hem yazıların tam anlamı hem de tarihleriyle ilgili elimizde somut deliller olacak. Çalışmalar bittiği zaman burayı koruma altına alıp, yazıtların zarar görmesine engel olmak istiyoruz. Sonuçta bu bize bırakılan bir mirastır. Bu mirası gelecek nesillere taşımak hepimizin görevi” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 16:20:12
Son Düzenlenme Tarihi :





Kocagöz’den muhtarlara: Bunun vebali sadece benim değil, sizlerindir

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla gerçekleştirilen Birlik ve Beraberlik Buluşması’nda ilçe muhtarlarıyla bir araya geldi. Buluşmaya belediye bürokratlarıyla birlikte katılan Başkan Kocagöz, yaptığı konuşmada muhtarlığın yerel yönetimlerin temel taşı olduğunu vurguladı.

“Bir işi bilen o işi yapandır” diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, “Bir mahalleyi de en iyi bilen o mahallenin muhtarıdır. Muhtarlarımız bir mahallede bizim göremediğimizi görür, bizim duymadığımızı duyar. İşte bu yüzden muhtarlar yerel yönetimlerin gözü ve kulağıdır” dedi.

KEPEZ İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞIYORUZ

Kepez’in 55 ilden büyük, Türkiye’nin de küçük mikro ölçeği olduğunu belirten Başkan Kocagöz, “Kepez’de 81 ilden vatandaşımız var. Barış, huzur ve kardeşlik içerisinde yaşıyoruz. Hep beraber Kepez’i değiştirmeye ve dönüştürmeye mücadele ediyoruz.  Bunu tek başımıza değil, sizlerle beraber gerçekleştiriyoruz.  Kepez’de kültürden sanata kadar birçok etkinlik düzenliyoruz. Kepez Kent Tiyatromuz,  2. sezonunda 2 tane uluslararası ödül aldı. Binlerce çocuğumuza spor yapabilecekleri alanlar, imkanlar sunuyoruz. Önümüzdeki günlerde 15 tane açılışımız, 5 temel atma törenimiz, 2 büyük organizasyonumuz var.  Sizler bize güvendiğiniz, bu kardeşinizde sizleri mahcup etmemek için gece gündüz çalışıyor. Daha çok çalışacağız. Başarının yolu dertlenmektir“ diye konuştu.  

BU MİLLETİN PARASI

Kepez Belediyesi’nin geçmişten gelen borçlarına değinerek, “1 milyar 226 milyon borcu,  490 milyona düşürdük. Bu milletin parası, ayağında ayakkabısı olmayan çocukların parası. Bir yandan borçları öderken diğer yandan Kepez’in acil sorunlarını çözdük. Kepez’in en önemli sorunlarından birisi su baskınlarıydı, şükürler olsun Şubat 2024’te yağan yağmur Aralık 2024’te yağdı. Sayın Valimizde bu konuda bize teşekkür etti. Çünkü Kepez’i su basmadı. Ben de arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bir yandan su baskınları için çalışmalar yaptık. Bir yandan da parklarımızı ışıklandırdık. Mahallelerimize tüm birimlerimizle beraber giriyor, parktan okula, yola kadar  komple istek ve taleplerini yerine getirmeye çalışıyoruz. Allah birliğimizi bütünlüğümüzü bozmasın. Hepimizin ortak değeri var, vatanımız, bayrağımız ve insanımız… Hepimiz aynı gemideyiz, hepimiz vatandaşlarımız için çalışıyoruz” dedi.

Muhtarlığın kutsal bir görev olduğunu belirten Başkan Kocagöz, “Bu gönül işidir, her gün bir Allah razı olsun alırsınız. Sizlerden rica ediyorum, Kepez’de bir kişi dahi yatağa aç girmemeli…  Bunun vebali sadece benim değil,  sizlerindir”  diye konuştu.


Kepez’in 2026 yılı bütçesine de değinerek, bütçeyi 6 milyar 200 milyona çıkardıklarını ve yüzde 125 bir artış yaptıklarını belirterek, “Milletimizin parasını dikkatle harcıyoruz” diye konuştu.

Başkan Kocagöz, konuşmasını muhtarlara birlik ve beraberlik çağrısı yaparak tamamladı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.10.21 14:18:27
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.10.21 14:23:19