Antalya’da zabıtadan karavan operasyonu
Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde sahil bandı ve mahalle aralarındaki karavanların tahliyesi sağlandı. İlçedeki 150’ye yakın karavan ya sahipleri ya da belediye ekiplerince çeki demirli araçlar ve çekiciler yardımıyla kaldırıldı.
Konyaaltı ilçesinde özellikle pandemiyle birlikte doğal yaşamı ter..
Konyaaltı ilçesinde özellikle pandemiyle birlikte doğal yaşamı tercih edip karavanlarda yaşayanların sayısı hızla arttı. Konyaaltı Sahili’ne yürüme mesafesinde ya da sahil kenarında park halinde bulunan karavanların çevreye rahatsızlık vermesi iddiasıyla zaman zaman şikayetler ve tartışmalar yaşanmıştı. Konyaaltı ilçesinde sahilde park halindeki 34 karavana ise birkaç gün önce Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından tahliye tebligatı gönderilmişti. Karavanların camına yapıştırılan tebligatta Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı (UKOME) Genel Kurulu’nun kararı gerekçe gösterilerek karavanların kent içinde gelişigüzel park ve bekleme yapmasının yasak olduğu bildirildi. Karavan sahiplerine 5 gün süre verildiğinin belirtildiği tebligatta, "Kaldırmadığınız takdirde aracınızın çekileceği tarafınıza tebliğ olunur" ifadeleri yer aldı. O sürenin dolmasının ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri, çevik kuvvet ve trafik polisi eşliğinde sabah saatlerinde karavanların bulunduğu noktaya geldi. Polis ekiplerinin uyarısının ardından, karavan sahiplerimin bazıları araçlarını kendileri çekti. Karavanları başında olmayanların araçları ise çekici yardımıyla yediemin otoparkı ve Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığına çekildi.
Öte yandan, Gürsu Mahallesi Boğaçayı kenarındaki ve mahalle arasındaki karavanlarında tahliyesi gerçekleştirildi. Motorlu karavanlar çekici, çekme demirli olanlar belediyenin çeki demirli kamyonetleriyle çekildi.
Karavancı Hakan Arkın, "Bir kişi için 60 tane karavan buradan işgalci pozisyonundaymışız gibi kaldırılıyor. Kaldıracağız mecburen. Ofisimin yakına götüreceğim. Ama yapılan yanlış bir şey” dedi.
"Karavancılara bir hak tanınmadı"
Karavan sahibi Gürhan Başoğlu, “Karavancılara tanınmayan bir hak. Bu arazi şahsa aittir. Arazi şahsın olmasına rağmen belediye el koydu. Bizden burayı boşaltmamızı istiyorlar, arazi sahiplerinin bir şikayeti yok. Belediye düzenleme yapacağını söyledi ve bizi çıkartmaya karar verdiler. Karavan parkına gideceğiz. Orada da kalma süresi 6 gün. O sürenin uzatılmasını istiyoruz” diye konuştu.
Karavanını toplayan Ali Kılıçarslan, “Tebligat yapılmıştı, bugün son günümüzdü. Biz de yardımcı olmaya çalışıyoruz. Mecbur çekeceğiz, yapacak bir şey yok. Herkes bir yer buldu, karavan park dolu. Ben de bir yer bulacağım. Bu kadar hızlı olacağını tahmin etmiyorduk” ifadelerine yer verdi.
"Görüntü kirliliği"
Karavanların parkından rahatsız olan Hakan Irmak, “Trafiği burada felç ediyorlar. Kaç kez kaza riski yaşandı. Her yerde karavan var, çift taraflı park ettiler. İnşallah temizlenecek. İnsanlar da kullanamadı burayı. Herkesi engelliyorlar, hem de evlerin önünde görüntü kirliliği yapıyor” açıklamasını yaptı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.08 13:45:08
Son Düzenlenme Tarihi :
ATSO Başkanı: Üretici üzerindeki yük artıyor
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonominin sağlıklı bir yapıda işlemesinin ana unsurlarından birisinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Başkan Çetin, ekonomik göstergelere ilişkin belirsizliği azaltacak, enflasyon beklentilerini netleştirecek güvene dayalı bir politika setinin uygulamaya konması gerektiğini dile getirdi.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ve Batı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme Vakfı (BAGEV) Başkanı Davut Çetin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonominin sağlıklı bir yapıda işlemesinin ana unsurlarından birisinin fiyat istikrarı olduğunu vurgulayan Başkan Çetin, ekonomik göstergelere ilişkin belirsizliği azaltacak, enflasyon beklentilerini netleştirecek güvene dayalı bir politika setinin uygulamaya konması gerektiğini dile getirdi.
Başkan Çetin açıklamasında şunları kaydetti:
“2022 Nisan ayı enflasyonu bir önceki aya göre TÜFE’de %7,25, Yİ-ÜFE’de %7,67 olarak açıklanmıştır. Yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında %69,97, yurt içi üretici fiyatlarında %121,82 olmuştur.
Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış %13,38 ile “gıda ve alkolsüz içecekler” grubunda gerçekleşmiştir. Bunu %7,43 ile “konut”, %6,96 ile “giyim ve ayakkabı” grupları izlemiştir. Yıllık bazda ise en yüksek artışların sırasıyla %105,86 ile “ulaştırma” %89,10 ile “gıda ve alkolsüz içecekler”, %77,64 ile “ev eşyası” gruplarında gerçekleştiği görüyoruz.
Nisan ayında en yüksek artış gösteren ürün %69,30 ile kuru soğan
7,25 puanlık Nisan ayı enflasyonun %48’i yani 3.47 puanı gıda, 1.05 puanı konut, 0.92 puanı da ulaştırma gruplarından kaynaklandığı görülmektedir. Bu grupların, orta ve düşük gelir düzeyindeki tüketicinin harcama sepetindeki ağırlıkları üst gelir grubuna göre çok daha yüksektir. Dolayısıyla enflasyon vergisinin yükü işletme ve hane halkı düzeyinde orta ve alt gelir grupları için çok daha ağır seyretmektedir.
Nisan 2022'de, endekste kapsanan 409 maddeden, 337 maddenin ortalama fiyatında artış gerçekleştiğini görüyoruz. Nisan ayında en yüksek artış gösteren ürün %69,30 ile kuru soğan olurken bu ürünü %45,27 ile kıvırcık ve %42,26 ile domates izlemiştir. Madde sepetindeki en fazla yıllık artış gösteren ürünlere baktığımızda pandemi sonrası talep artışının da etkisi ile “yurtiçi bir hafta ve daha fazla süreli turlar”ın %591 ile ilk sırada yer aldığını görüyoruz. Bu kalemi %343 ile patates, %267 ile patlıcan fiyatlarındaki artışlar izlemektedir.
Üretici üzerindeki maliyet baskısı artmaya devam ediyor
Yİ-ÜFE ise, 2022 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %7,67, dört aylık % 39,23 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %121,82 olmuştur.
Yİ-ÜFE ve TÜFE makasının, Nisan ayında da açılmaya devam ettiğini yani üretici üzerindeki yükün artırmaya devam ettiğini görüyoruz. Talepteki daralma nedeniyle birçok sektörde maliyet artışları fiyatlara yansıtılamamaktadır. Diğer taraftan enerji ve emtia maliyetlerindeki yüksek seyir, ABD Merkez Bankası’nın faiz artırma süreci ile doların tüm para birimlerine karşı güçlenmesi, Rusya Ukrayna savaşı gibi riskler girdi maliyetleri üzerindeki baskıyı devam ettirmektedir.
Ekonominin sağlıklı bir yapıda işlemesinin ana unsurlarından birisi fiyat istikrarıdır. İş dünyası geleceğe ilişkin beklentiler ve veriler üzerine işlerini, yatırımlarını planlamakta ve bütçesini yönetmektedir. TCMB’nin 28 Ocak’ta açıkladığı yıl sonu enflasyon tahminini 3 ay sonra %23,2’den %42,8’e çıkardığı bir ortamda bu planlamayı yapmak son derece güçtür. Dolayısıyla ekonomik göstergelere ilişkin belirsizliği azaltacak, enflasyon beklentilerini netleştirecek güvene dayalı bir politika setinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği açıktır.
Batı Akdeniz’de lokanta ve oteller grubunda talep etkisi
Bölgemizdeki TÜFE oranı, aylık bazda %6,76, dört aylık bazda %32,49 ve yıllık bazda %73,71 olarak gerçekleşmiştir.
Bölgemizde ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre sırasıyla en yüksek artış %13,72 ile “gıda ve alkolsüz içecekler”, %9,24 ile “lokanta ve oteller” ve %7,42 ile “giyim ve ayakkabı” harcama gruplarında olmuştur. Turizmdeki canlanmanın ve sektördeki talep artışının “otel ve lokanta” grubunda fiyatları ülke geneline nazaran daha fazla yukarı çektiğini görüyoruz.
Yıllık enflasyonda ise en yüksek artış %113,92 ile “ulaştırma”, %89,23 ile “gıda ve alkolsüz içecekler” ve %77,13 ile “ev eşyası” gruplarında gerçekleşmiştir. Bölgemizde enflasyonun aylık bazda Türkiye ortalamasının altında, dört aylık ve yıllık bazda Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmüştür.”

