Manavgat Belediyesi, Sarılar Kreş ve Gündüz Bakımevi tarafından Anneler Günü etkinliği düzenlendi.
‘KANLI NİGAR’ MÜZİKALİ BU SEZON SON KEZ SAHNEDE
Antalya Devlet Opera ve Balesi, Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun en önemli eserlerinden biri olan “Kanlı Nigar” müzikalini Cem İdiz’in besteleri ile 25 Nisan Salı akşamı saat: 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde Antalyalı sanatseverler ile bu sezon son kez buluşturacak.
Kendi ayakları üzerinde duran, kocasından şiddet görmüş kadınları çatısı altında toplayan, kızıyla beraber fal bakıp bohça açarak geçimini sağlayan bir kadının hikayesini anlatan eser Haldun Özörten tarafından sahneye koyuldu.
Eserde Antalya DOB orkestrasını şef Ömer Yöndem yönetirken , Antalya DOB korosu Mahir Seyrek tarafından hazırlandı. Başkemancılığı Fahrettin Arda’nın üstlendiği eğlenceli müzikalde dekor tasarımı Özgür Usta, kostüm tasarımı Nursun Ünlü, koreografi Serhat Nüfusçu ve ışık tasarımı ise Mustafa Eski imzasını taşıyor.
Eserin konusu:
Hikaye 1900’lerin İstanbul’unda geçmektedir. Besleme olarak yetiştiği evden küçük yaşta kaçan Nigar yıllar sonra kızı Letafet, kalfası Şetaret, bahtsız besleme Nefaset ve dilsiz Ülfet ile beraber eski mahallesine döner. Mahallelerine yeni gelen kadınları merak eden ahali gece vakti Nigar’ın evini rahatsız etmeye başlar ve olaylar böyle gelişir. Tek başlarına bir erkeğe ihtiyaç duymadan yaşayabileceklerini herkese ispatlayan kadınlar bu yönleriyle, günümüz kadınlarına ilham olmaktadır.
İki perde olarak sahnelenecek eserde ‘Kanlı Nigar’ rolünü Emel Öziş, ‘Hamdi’ rolünü Ümit Burak Tekinay, ‘Haydar’ rolünü Toygarhan Atuner, ‘Şetaret’ rolünü Zişan Damcıoğlu, ‘Letafet’ rolünü Arzu Yaman, ‘Hüsrev’ rolünü Baha İşler, ‘Rumelili’ rolünü Ercan Uğur, ‘Laz’ rolünü Zafer İşgören, ‘Acem’ rolünü Baturalp Bilgili, ‘Ülfet’ rolünü Selin Telek, ‘Nefaset’ rolünü Gülçin Gültekin, ‘Mahallenin Meraklısı’ rolünü Pınar Tekol, ‘Naci’ rolünü Dağhan Ergün, ‘İhtiyar’ rolünü ise Engin Yaman canlandıracak.
Fiyatları 40, 85 ve 120 TL arasında değişen eserin biletleri Haşim İşcan Kültür Merkezi ve Cumhuriyet Meydanı’ndaki opera gişelerinin yanı sıra www.biletinial.com internet adresinden de temin edilebilir.
-ADOB BSN.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.20 11:00:23
Son Düzenlenme Tarihi :
Doç. Koşar: ”Keçe, moda dünyasında yükseliyor”
Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Sevim Tuğba Arabalı Koşar, Çukurova Türkoloji Araştırma Merkezi’nde (ÇÜTAM) “Geleneksel Keçe Tekniğinin Sanatsal İfade Aracı Olarak Kullanımı ve Çağdaş Yorumlamalar” konulu bir konferans verdi. Koşar, keçenin sözlük anlamı olarak, yapağı veya keçi kılının dürülüp kuvvetlice bastırılması veya dövülmesiyle elde edilen kepenek, çadır, cank, külah ve döşeme örgüsü yapımında kullanılan dokunmamış kaba kumaş (aba) olarak tanımlandığını söyledi.
Maddi kültürün en güzel örnekleri olan el sanatlarının, Türk halk kültürünü tanımlaması, çeşitliliği ve sanat değeri ile geçmişten geleceğe taşıması özellikleri ile dünya el sanatları içinde seçkin bir yere sahip olduğunu ve geleneksel Türk el sanatları ya da halk sanatlarından biri olan keçe yapımcılığının en eski el sanatı olarak nitelendirilebildiğini ifade eden Koşar, “Keçenin soğuğa dayanıklı ve su geçirmez olması, onu kullanım aracı olarak ilk sırada tutmuştur. Türkçe’de, keçe sözüne ilk kez XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un Divân-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde rastlanmıştır. Keçe kelimesinin, geçme-geçmek (kaynaşıp birleşmek anlamında) kelimeleri arasındaki bir ilişkiden dolayı kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Keçeleme kelimesi de lifi keçeye dönüştürme sürecini ifade etmek için kullanılmaktadır. Bir çok bilim adamı ve araştırmacı keçenin tekstilin ilk örneği olduğu, iklim Özellikleri nedeniyle de muhtemelen ilk kez Orta Asya’da üretildiği konusunda hem fikirdir. M.Ö 4. yüzyıldan bu yana keçenin buluntuları, koyunun olduğu her coğrafyadaki kazıdan çıkmıştır. Özellikle Orta Asya göçerleri, keçeyi ürününü ana temel ihtiyaç olarak kullanmışlardır. Geçmişte iklim şartlarına ve yaşam tarzına uygunluğu, sağlıklı olması, nemi tutması ve yalıtıma yatkı olması özellikleri nedeniyle "çadır örtüsünden yer örtüsüne, giysilerden günlük yaşamda kullanım ve taşıma aksesuarlarına kadar birçok alanda yaygın olarak kullanılmıştır” diye konuştu.
"Günümüz sanatçılarının tercih ettiği bir sanat dal olmuştur"
Geleneksel Türk el sanatlarının sonsuz döngü içinde yer almaya ve geleceğe taşınan kültür mirasının bir parçası olmaya devam etmekte olduğunu belirten Koşar, “Geleneksel Türk El Sanattan içinde geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan keçe popüler kültür içinde, doğal, kültürel değerleri barındıran, yenilenebilir, sürdürülebilir ve ekolojik bir malzeme olması nedeniyle günümüz sanatçılarının tercih ettiği bir sanat dal olmuştur. Günümüzde birçok yerli ve yabancı sanatçı keçeyi geleneksel yöntemlerin ve kullanımının dışında farklı malzeme ve tasarımla kullanarak, çağdaş sanat dünyası içinde yerini korumasına destek olmaktadır” şeklinde konuştu.
Toplantı sonunda ÇÜTAM Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Abik tarafından Doç. Sevim Tuğba Arabalı Coşar’a bir teşekkür belgesi verildi.
Kaynak : İHA

