SON DAKİKA
header-ad

An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi, Elmalı’da besi çiftliği sahibi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür: Siz sütü pa­ha­lı iç­ti­ği­niz­den şi­ka­yet­çi­si­niz, bizde sütü ka­li­te­li fi­ya­ta sa­ta­ma­dı­ğı­mız­dan

ATB Basın Da­nış­ma­nı Va­hi­de Yanık’ın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü yap­tı­ğı Sütün ana tema ol­du­ğu pa­nel­de süt üre­ti­mi­nin ana kay­na­ğı olan hay­van­cı­lık­ta ma­sa­ya ya­tı­rıl­dı ve her ikisi de de­ğer­len­di­rildi. Pa­ne­lin ko­nuş­ma­cı­la­rı arasında yer alan An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi, Elmalı’da besi çiftliği sahibi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, konuşmasıyla süt üretiminden, süt fiyatlarına, et fiyatlarından hayvancılık konusuna kadar birçok konuya ışık tuttu.

    “Dünya Süt Günü”nde Sür­dü­rü­le­bi­lir Süt Üre­ti­mi Pa­ne­li An­tal­ya Ti­ca­ret Bor­sa­sı’nda ya­pıl­dı. Sütün ana tema ol­du­ğu pa­nel­de süt üre­ti­mi­nin ana kay­na­ğı olan hay­van­cı­lık­ta ma­sa­ya ya­tı­rıl­dı ve her ikisi de de­ğer­len­di­ril­di.
    ATB Basın Da­nış­ma­nı Va­hi­de Yanık’ın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü yap­tı­ğı pa­ne­lin ko­nuş­ma­cı­la­rı An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, El­ma­lı Süt Üre­ti­ci­le­ri Bir­li­ği Baş­ka­nı Vet. Hekim. Ali Gü­müş­lü, An­tal­ya Da­mız­lık Koyun Keçi Ye­tiş­ti­ri­ci­le­ri Bir­li­ği Baş­ka­nı Ze­li­ha Öz­türk, S.S. Yazır Köyü Ta­rım­sal Kal­kın­ma Ko­ope­ra­ti­fi Baş­ka­nı ve ATB 4. Mes­lek Ko­mi­te­si Baş­ka­nı Yaşar Ko­ca­oğ­lu ka­tıl­dı.
    Ka­tı­lım­cı­lar süt üre­ti­mi, sütün ka­li­te­si ve sütün de­ğe­ri­nin al­tın­da sa­tıl­ma­sı­nı ma­sa­ya ya­tı­rır­ken, hay­van­cı­lık ve hay­van­cı­lı­ğı olum­suz et­ki­le­yen fak­tör­ler­de ay­rın­tı­lı ko­nu­şul­du.
    An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, hay­van­cı­lık ko­nu­sun­da­ki ek­sik­le­ri de­tay­lı an­la­tır­ken şun­la­rı söy­le­di :
    “Dev­le­tin Fak Fuk Fonu var­dır ya biz onun ta ken­di­si­yiz. Hay­van­cı­lık yapan kesim onun bir nu­ma­ra­la­rı en­teg­ras­yo­nu­dur. Suçlu ilan edi­len ke­sim­dir.
    Siz sütü pa­ha­lı iç­ti­ği­niz­den şi­ka­yet­çi­si­niz, bizde sütü ka­li­te­li fi­ya­ta sa­ta­ma­dı­ğı­mız­dan şi­ka­yet­çi­yiz. Peki bunun se­be­bi ne ?
KU­LA­ĞI­MA FI­SIL­DA­DI­LAR
    Ben sa­bah­le­yin bu ko­nuş­ma­yı ya­pa­ca­ğım diye yap­ma­dan önce iş­let­me­ye uğ­ra­dım. Bizim sı­ğır­lar yem yi­yor­du. On­lar­la bir ko­nuş­ma yap­tım. Saat 2'de bir ko­nuş­ma ya­pa­ca­ğım, bana söy­le­mek is­te­di­ği­niz bir şey var mı dedim. On­lar­da ku­la­ğı­ma bir şey fı­sıl­da­dı­lar.
    Biz hay­va­nın sa­ğı­mı­nı ya­par­ken hep şu ko­nu­şu­lu­yor, süt kaç para ! Biz 1 litre sütü ne ka­da­ra mal edi­yo­ruz. Önem­li olan bizim bir hay­van­dan kaç litre süt al­dı­ğı­mız ol­ma­ma­lı as­lın­da. Bizim ana te­ma­mız 1 litre sütü kaç li­ra­ya mal et­ti­ği­miz ol­ma­lı . Peki ne oldu, biz 1 litre sütü neden daha pa­ha­lı­ya iç­me­ye baş­la­dık !
ME­RA­LA­RI YOK ETTİK
    Hay­van­lar do­ğa­la­rın­da me­ra­da ot­lu­yor­lar­dı nap­tık mera ara­zi­le­ri­ni yok ettik, tarım ara­zi­le­ri­ni vas­fın­dan çı­kar­dık ne yap­tık büyük in­şa­at­lar hol­ding­ler dik­tik. Ke­çi­miz ko­yu­nu­muz dağda ot­lu­yor­du dedik ya or­ma­na zarar ve­ri­yor, koyun ke­çi­yi dağ­dan çı­kar­ta­lım dedik ne yap­tık et fi­yat­la­rı­nı yük­selt­tik.
    Peki biz bu so­ru­nu nasıl aşa­ca­ğız! Biz üre­ti­mi nasıl des­tek­le­ye­ce­ğiz. Tür­ki­ye’de ko­ope­ra­tif ya­pı­sı tam sis­te­mi­ne otur­muş bir yapı değil. Aile iş­let­me­ci­li­ği di­yo­ruz, man­dı­ra­cı­lar diyor ki aile iş­let­me­le­ri­nin ver­di­ği süt ka­li­te­siz. Biz bunu nasıl ka­li­te­li ya­pa­bi­li­riz.
BÜYÜK İŞLET­ME­LER 9 YIL SÜT ALA­CAK­LA­RI HAY­VA­NI 2 YILDA PERTE ÇI­KAR­TI­YOR­LAR
    Evet büyük iş­let­me­ler­de kar­lı­lı­lık ar­tı­yor, ben o kısma da ka­tıl­mı­yo­rum. Büyük iş­let­me­ler­de kar­lı­lı­ğı art­tır­ma­nız için 1 litre sütü kaça mal et­ti­ği­niz­den zi­ya­de bir hay­van­dan 40-50 litre süt al­ma­nız ge­rek­mek­te. Çünkü ne kadar fazla süt alır­sa­nız iş­let­me­nin ça­lı­şan sa­yı­sı aynı kal­dı­ğı için ma­li­yet­ler­de aynı nok­ta­da ka­lı­yor. Vahşi ka­pi­tal sis­tem­de hay­van­dan daha fazla süt alıp 9 sene ba­ka­ca­ğı­nız hay­va­nı 2 sene de perte çı­kar­tıp hay­van çöp­lü­ğü ha­li­ne ge­ti­rir­si­niz ki, şu anda Tür­ki­ye’deki iş­let­me­le­rin ana man­tı­ğı bu.
    Peki işin için­den nasıl çı­kı­yor­lar. Tarım si­gor­ta­la­rı sa­ye­sin­de çı­kı­yor­lar. Si­gor­ta­lat­tı­rı­yor­lar, nasıl olsa benim hay­va­nım si­gor­ta­lı deyip, buna da İsrail - Ame­ri­kan sis­te­mi di­yor­lar.
SÜTÜN KALİTESİ İÇİN TOPLU SAĞIM MER­KEZ­LERİ ÇÖZÜM OLABİLİR
    Madem aile iş­let­me­le­rin­den ka­li­te­li süt almak is­ti­yor­su­nuz, o zaman ko­ope­ra­tif­le­ri­mi­ze ne ya­pa­ca­ğız, 10'lu-20'li aile iş­let­me­le­ri ku­ra­bi­li­riz ama mer­ke­zi bir sağım sis­te­mi ya­pa­rız. Ör­ne­ğin Yazır Kö­yü­nüm gö­be­ği­ne. deriz ki ye­tiş­ti­ri­ci­ye kar­de­şim köyde bir sa­ğım­cı­mız var köyde, pro­fes­yo­nel ye­tiş­tir­dik, hay­van­la­rı­nı­zı ge­ti­rin, böyle iş­let­me­ler var, böyle mo­del­ler var. Ge­ti­ri­riz orada her ahır­da 100-200 litre hay­va­nın sü­tü­nü sa­ğa­ca­ğı­mı­za bir sağım mer­ke­zin­de bir nok­ta­da 5 ton süt sa­ğa­rız. Ne olur ! 50 tane aile iş­let­me­si­ni bir sağım mer­ke­zin­den yö­net­miş olu­ruz. Hem ka­li­te­li süt elde etmiş olu­ruz, hem de aile iş­let­me­le­ri­nin göç­le­ri­nin önüne ge­çe­riz.
ÇO­BAN­LA­RIN SO­RUN­LA­RI ÇÖ­ZÜL­MELİ
    Bunu ço­ğal­ta­bi­li­riz. Ne ya­pa­b­ili­riz? Et açı­ğı­nı ka­pat­mak için dağ­da­ki mera alan­la­rı­nı tarım vas­fın­dan çı­kart­ma­yız, sür­dü­re­bi­lir­li­ği­ni art­tı­rı­rız, ço­ban­la­rı­mı­zın evlilik so­run­la­rı var. Kimse ço­ba­na kız ver­mek is­te­mi­yor. Bu şe­kil­de ço­ban­lı­ğı bı­ra­kan ev­lat­la­rı­mı­zın yaşam ko­şul­la­rı­nı art­tı­ra­bi­li­riz, or­ta­da ço­ban­lı­ğa devam et­me­le­ri­ni sağ­la­ya­bi­li­riz.
    Bun­lar ya­pı­la­bi­lir. Sa­de­ce gönül ver­mek, akıl ver­mek ge­re­ki­yor.
    En­düst­ri­yel hay­van­cı­lı­ğın bize gö­tü­rü­sü ne ola­cak ! Bugün açığı en­düst­ri­yel hay­van­cı­lık­la ka­pa­ta­bi­lir­si­niz.
AİLE HAY­VAN­CI­LI­ĞI BI­RAK­TI­ĞIN­DA BİLGELİKTE KAY­BO­LU­YOR
    Aile ne ya­pı­yor 100 yıl­lık ço­ban­lık ge­le­ne­ği­ni bı­ra­kıp gi­di­yor. Orada sa­de­ce ça­rı­ğı­nı çı­ka­rıp git­mi­yor. Bil­ge­li­ği­ni de bı­ra­kıp gi­di­yor. Çok büyük bir kayıp.
    Aile iş­let­me­le­rin­den bah­se­di­yo­ruz. Yedi ceddi hay­van­cı­lık yapan bir adam aile iş­let­me­ci­li­ği­ni bı­ra­kı­yor. Çok büyük bir kayıp. İnşaat sek­tö­rün­den bir ada­mın hay­van­cı­lı­ğa gir­me­si gibi kolay an­la­tı­la­cak bir durum. İnşaat sek­tö­rün­den bir adam mil­yon­la­rı­nı hay­van­cı­lı­ğa ya­tı­rır, biz bunun ör­nek­le­ri­ni gör­dük, bir sürü firma ismi de ve­re­bi­li­rim. Hay­van­cı­lı­ğa girdi 5 yıl sonra ka­pı­sı­na kilit vurdu gitti. Ama aile iş­let­me­le­ri öyle değil ki, aile iş­let­me­si zarar etse bir tane sı­ğı­rı­nı sa­tı­yor, ama üre­ti­me devam edi­yor.
AİLE İŞLET­MECİ HAY­VAN­CI­LIK­TAN 30-40 YILDA ÇIKAR
    Aile iş­let­me­si 3-5 yılda hay­van­cı­lık­tan çık­maz. Belki 30-40 yılda bı­ra­kır. Bizim için çok büyük kayıp olan şey de bu zaten. Bu bil­ge­lik, bu aşk, bu sevda. Bunun önüne ge­çe­mez­sek, açığı nasıl ka­pa­ta­ca­ğız, süt açı­ğı­mız var, sütü ka­li­te­siz üre­ti­yo­ruz di­yo­ruz hep aile iş­let­me­le­rin­de. Bu­za­ğı­la­rı­mız ölü­yor. Neden bu­za­ğı­la­rı­mız ölü­yor. Hay­van­la­rı­mı­zı daha fazla vahşi şe­kil­de süt elde etmek için fab­ri­kas­yon yem­ler­le ma­li­yet­le­ri­miz ar­tı­yor.
BU­ZA­ĞI KAYBI ÇOK YÜK­SEK
    Bu­za­ğı kay­bı­nın %30'ları geç­ti­ği du­rum­lar oldu. Büyük iş­let­me­ler­de bile dünya kadar bu­za­ğı kay­bet­tik. Bu ra­kam­la­rı bul­muş­tur. Belki şuan ko­nu­şu­lan rakam %10'dur.
    Bu­za­ğı ölüm­le­ri şuan için it­ha­la­tın önün­de­ki en­gel­ler­den bi­ri­si. Bu­za­ğı neden ölü­yor ko­ru­yu­cu he­kim­lik ya­pıl­mı­yor, hay­van sa­hip­le­ri bu ko­nu­da bi­linç­li de­ğil­ler, iş­let­me sa­hip­le­ri aşı­la­ma için ma­li­yet he­sa­bı ya­pı­yor­lar, ko­ru­yu­cu he­kim­li­ği ön p­la­na al­mı­yor­lar, ma­li­yet he­sa­bı ya­pı­yor­lar. 
    Büyük iş­let­me­ler­de de bu so­run­lar var. Ma­li­yet he­sa­bı çı­kar­tı­yor, benim hay­va­nım si­gor­ta­lı, nasıl olsa alı­rım pa­ra­sı­nı diyor.
    Bugün bir aile iş­let­me­sin­de­ki bu­za­ğı öl­dü­ğü zaman o evden ce­na­ze çık­mış­tır. Otu­rur ağ­lar­lar. Ama bir iş­let­me­de bu­za­ğı öl­dü­ğün­de nasıl olsa si­gor­ta­dan pa­ra­mı alı­rım diyor. Duy­gu­sal bak­maz. Aile iş­let­me­le­ri duy­gu­sal­dır. En­düst­ri­yel hay­van­cı­lık duy­gu­sal de­ğil­dir, ka­pi­tal fel­se­fe ile bakar.
BU­ZA­ĞI ÖLÜM­LERİNİN ÖNÜNE NASIL GEÇEBİLİRİZ
    Peki bu­za­ğı ölüm­le­ri­nin nasıl önüne ge­çe­ce­ğiz ! Dev­let ola­rak aşı­la­ma proğ­ram­la­rı­nın uy­gu­lan­ma­sı­nı, hij­yen kont­rol­le­ri­nin ya­pıl­ma­sı lazım. İtha­la­tın önünü aça­rak yurt dı­şın­da olan Tür­ki­ye’de ol­ma­yan bir sürü has­ta­lı­ğı da ge­tir­dik biz. Bun­lar­da bu­za­ğı ölüm­le­ri­nin ne­den­le­ri ara­sın­da. Tür­ki­ye’de gö­rül­me­yen bir sürü has­ta­lık şuan it­ha­lat­la geldi.
    Niye it­ha­lat ya­pı­yor­su­nuz di­yo­ruz, düve fi­yat­la­rı çok ar­tı­yor­muş. 5-6 aylık bir dü­ve­nin ma­li­ye­ti 150 bin lira. İthal edi­yor­su­nuz 90-100 li­ra­ya. Ge­ti­ri­yor­su­nuz ara­cı­lar para ka­za­nı­yor. İşlet­me­le­re ba­kı­yor­su­nuz kendi dü­ve­le­ri­ni satıp ithal dü­ve­le­ri iş­let­me­le­re ka­tı­yor­lar. Çünkü, en­düst­ri hay­van­cı­lı­ğın­da duy­gu­sal diye bir şey yok­tur. Onlar hep para odak­lı­dır. Daha fazla pa­ra­yı nasıl ka­za­na­bi­li­ri­zi dü­şü­nür­ler.
ET FİYAT­LA­RI YÜK­SELDİKÇE DA­MIZ­LIK KESİMLERİ BAŞ­LI­YOR
    Et fi­yat­la­rı art­tık­ça hay­van­cı­lar çok se­vi­ni­yor. Ben se­vin­mi­yo­rum. Neden. Et fi­yat­la­rı art­tı­ğı zaman da­mız­lık hay­van ke­si­li­yor. Tür­ki­ye’de et açı­ğı­nı ka­pa­ta­bil­me­niz için, evet sütün para et­me­si lazım. Bunu bir ke­na­ra ko­yu­yo­ruz. Biz hep Av­ru­pa ile ken­di­mi­zi kı­yas­lı­yo­ruz.
Av­ru­pa’da domuz denen bir hay­van var ve pazar payı %30. Bizim ül­ke­miz­de domuz eti yen­me­di­ği için biz hay­van sa­yı­sı­nı %30 düşük alı­yo­ruz.
KOYUN VE KEÇİCİLİK ET AÇI­ĞI­NI KA­PA­TIR
    Peki biz hay­van ve et açı­ğı­nı nasıl ka­pa­ta­bi­li­riz ? Et açı­ğı­nı ka­pa­ta­cak ye­ga­ne unsur ko­yun­cu­luk ve ke­çi­ci­lik­tir. 2024 yı­lı­na ge­lin­di­ğin­de en fazla aza­lan sek­tör koyun ve ke­çi­çi­lik­tir. Bu şe­kil­de gi­der­sek 350-400 li­ra­yı gören et fi­yat­la­rı­nı 1000'li ra­kam­lar­da gö­re­bi­li­riz.
    Sütte ka­li­te­li süt üret­me­miz, ko­ope­ra­tif­leş­me­yi daha iyi hale ge­tir­me­miz ge­re­ki­yor. Dev­let eliy­le ör­güt­len­me­yi daha sis­tem­li hale ge­tir­me­li­yiz. 
    Me­ra­la­rı tek­rar daha aktif hale ge­tir­me­miz, ıslah et­me­miz ge­re­ki­yor. Tü­ke­te­rek bü­yü­mek­ten çok üre­te­rek bü­yü­me­ye geç­me­miz ge­re­ki­yor.” dedi.
HAY­VAN SÜT DI­ŞIN­DA AL­TER­NATİF OLMAZ
    Hay­van­sal süt dı­şın­da al­ter­na­tif süt­le­re bakış açı­sın so­ru­nu ya­nıt­la­ya­n Öz­gür, “Ben bir ve­te­ri­ner he­ki­mim. Bir hay­van süt ve­ri­yor. Otu ve­ri­yor­su­nuz, yemi kesip ve­ri­yor­su­nuz, bam­baş­ka şey­ler ve­ri­yor­su­nuz, bem­be­yaz bir şey ve­ri­yor size. Bir sığır hasta ol­du­ğu zaman ilk ne olur bi­li­yor ­mu­su­nuz! Sütü ke­si­lir. 1 gram süt ver­mez. Ve o hay­van o ze­hir­li sütü ver­me­den ölür. Sağ­lık ve hij­yen ko­nu­sun­da hiç bir süt in­sa­nı öl­dür­mez. Ben kim­ya­sal yol­lar­la elde edi­len her şeye kar­şı­yım. Al­ter­na­tif süt id­di­ala­rı­nı hiç şe­kil­de hay­va­nın ver­di­ği sütle kı­yas­la­ya­maz­sı­nız.
MİNİK AMERİKA MODELİ YA­RAT­MA­YA ÇA­LIŞ­TIK, ÇÖZÜM BÖL­GE­SEL PRO­JE­LER
    Bizim milli tarım po­li­ti­ka­sı uy­gu­la­ma­mız ge­re­ki­yor. Biz minik Ame­ri­ka ya­rat­ma­ya ça­lış­tık iş­let­me­le­ri ka­pa­ta­rak. Çok büyük iş­let­me­ler ya­rat­tık.
    Biz yağış alan bir bölge de­ği­liz ki. Ku­rak­lık so­ru­nu ile bo­ğu­şu­yo­ruz. Bizim Ame­ri­ka­'da­ki gibi uçsuz bu­cak­sız ara­zi­le­ri­miz yok. Hiç su­la­ma­dan biç­ti­ği­miz mı­sı­rı­mız yok. Biz su­la­mak zo­run­da­yız. Ora­da­ki sis­te­mi bu­ra­da uy­gu­la­ya­ma­yız. Çünkü biz kaba yem fa­ki­ri bir ül­ke­yiz. Kaba yemi su­la­ma­dan elde eden bir ülke de­ği­liz. Belki Ka­ra­de­niz ve Kars böl­ge­si için bunu ko­nu­şa­bi­li­riz. Ama Ak­de­niz ve İç Ana­do­lu için bunu ko­nu­şa­ma­yız.
    Onun için di­yo­rum mera hay­van­cı­lı­ğı, ette koyun keçi açı­ğı­mı­zı ka­pa­ta­bi­li­riz.
    Ora­lar gibi aynı ko­şul­la­rı ya­şa­mı­yo­ruz, aynı ik­lim­ler­de ya­şa­mı­yo­ruz, yağış alan bir bölge de­ği­liz. Onun için biz Milli Tarım Po­li­ti­ka­sı, Türk mo­de­li ya­rat­mak zo­run­da­yız. Kendi tip hay­van­la­rı­mı­zı bulup o mo­del­de iler­le­ye­ce­ğiz.
    Biz yon­ca­yı su­la­ya­rak elde edi­yo­ruz. Ener­ji­de dışa ba­ğım­lı bir ül­ke­yiz. Adam­lar 50 ku­ru­şa mal edi­yor­sa biz 5 li­ra­ya mal edi­yo­ruz. Bizim kaba ye­mi­miz pa­ha­lı, onun bizim girdi ma­li­yet­le­ri yük­sek. Ener­ji­de dışa ba­ğım­lı bir ül­ke­yiz. Ma­zo­tu­muz pa­ha­lı, su­yu­muz pa­ha­lı, elekt­ri­ği­miz pa­ha­lı.
    Biz ger­çek­çi olup ger­çek tarım po­li­tika­la­rı uy­gu­la­ya­ca­ğız. Had­di­mi­zi bi­le­ce­ğiz, minik Ame­ri­ka ol­ma­ya­ca­ğız, 
    Al­man­ya ol­ma­ya­ca­ğız, biz Türk mo­de­li­ni uy­gu­la­ya­ca­ğız. Biz böl­ge­sel üre­tim mo­del­le­ri­ne ge­çe­ce­ğiz. Her şeyi her yerde ye­tiş­tir­me­ye­ce­ğiz. An­tal­ya böl­ge­si, Ma­nav­gat böl­ge­si ke­çi­ci­lik uy­gun­sa on­la­ra ekst­ra böl­ge­sel des­tek­ler ve­re­ce­ğiz, el­ma­cı­lık için uygun yer­le­re elma des­te­ği ve­re­ce­ğiz, kuru tarım ya­pı­la­cak yer­le­re de kuru tarım des­te­ği ve­re­ce­ğiz.” dedi. * FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.03 07:45:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mezun olan 290 hukuk fakültesi öğrencisi yemin ederek mesleğe ilk adımlarını attı

Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan 290 öğrenci yemin ederek mesleğe ilk adımlarını attı.
Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende konuşan Antalya Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin kendisinin de hukukçu kimliği olduğuna değinerek, “Türkiye’nin en ön..

Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan 290 öğrenci yemin ederek mesleğe ilk adımlarını attı.
Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleşen törende konuşan Antalya Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin kendisinin de hukukçu kimliği olduğuna değinerek, “Türkiye’nin en önemli meselesi adalet meselesidir. Çünkü ekonomide bir yere gelebilirsiniz. Diğer alanlarda bir yere gelebilirsiniz ama adalet terazisinde en küçük bir hassaslıktan sapma olursa vicdanlarda çok büyük yara açarsınız. Onu düzeltmek mümkün değildir. Onun için sizlere bir meslek büyüğünüz olarak tavsiyem aldığınız eğitim doğrultusunda hukuki mücadelelerinizde asla adaletten taviz vermemelisiniz. Ülke olarak buna ihtiyacımız var. Akdeniz Üniversitesi’nin değerli hocalarından eğitim alan sizin gibi genç hukukçulara güveniyoruz” ifadelerini kullandı.
"İyi bir insan da olmak önemli"
Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necla Öztürk, “Sevgili öğrencilerim, biz sizlerin iyi birer hukukçu olması için elimizden geleni yaptık. Sizleri adil, hakkaniyetli, hukukun temel ilkelerine ve insan haklarına saygılı bireyler, hukukçular olarak yetiştirmeye çalıştık. Ancak tüm bu meziyetlerin yanında ben sizlerin “iyi bir insan” olmasını da çok önemsiyorum. Çünkü şuna yürekten inanıyorum günümüz dünyasını dayanışma ve sevgi kurtaracak. O nedenle iyi bir hukukçu olmanız yanında iyi birer insan olmanız da çok kıymetli” diye konuştu.
"Hukuk fakültesi her kapıyı açan bir anahtar"
Hukuk Fakültesi’nin her kapıyı açan bir anahtar olduğunu belirten Antalya Baro Başkanı Hüseyin Geçilmez ise eğitimini tamamlayan öğrencilerle birlikte ailelerini de tebrik ederek, “Biz yemin törenlerimizde ailelerimizi alkışlatıyoruz. Burada da onu yapmak istiyorum. Sizlerden bugünlere gelmenizde çok büyük emeği olan ailelerinizi ve hocalarınızı alkışlamanızı rica ediyorum” ifadelerini kullandı.

"Depremzede öğrencinin ismi yaşatılacak"
Törende 6 Şubat’ta yaşanan depremde hayatını kaybeden Hukuk Fakültesi Öğrencisi Ömer Taş’ın Yüksek Onur Belgesi’ni ağabeyi Habip Taş teslim aldı. Duygu dolu anların yaşandığı törende Habib Taş, “Kardeşimin mezuniyetine bu şekilde katılacağımı, onun mezuniyetinde benim sahneye çıkacağımı hiçbir zaman hayal etmezdim. Bütün niyetimiz, amacımız, beklentimiz bugün içindi. Kısmet olmadı, göremedik. Ailemin yarısından fazlasını kaybettim ama en çok Ömer acıttı içimizi. En küçüğümüzdü Ömer. Acısıyla yaşamaya çalışıyoruz. İsminin yaşatılması için Ömer Taş Hukuk Bursu adı altında 250 öğrenciye burs verme çalışmasını organize ediyoruz. Adıyaman’da da kardeşimin adına bir okul yaptırma düşüncemiz var. Fakültesinde de bir sınıfa isminin verileceğini öğrendim. Böyle bir şeyin olması bizleri çok memnun eder” ifadelerini kullandı.
2022- 2023 eğitim öğretim yılında mezun olan 290 öğrencinin yemin ederek mesleğe ilk adımlarını attığı tören öğrencilerin geleneksel kep atma etkinliği ile son buldu.
Törene Antalya Vali Yardımcısı Yalçın Sezgin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir, Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Adnan Tabar, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Turhan, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necla Öztürk, Antalya Baro Başkanı Av. Hüseyin Geçilmez, Konyaaltı Belediyesi Başkan Yardımcısı Tuba Erke Bostan, Noter Odası Başkanı Uğur Öztuna, fakülte dekanları, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.13 13:23:41
Son Düzenlenme Tarihi :





Türk Patent ve Marka Kurumu Bilgi ve Doküman Birimi ALTSO’da hizmete açıldı

Türk Patent ve Marka Kurumu Bilgi ve Doküman Birimi Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda hizmete açıldı.
Göreve gelmeden önce firmaların markalaşması ve Alanya’nın marka değerini artıracak çalışmalar yapacağına söz verdiklerini belirten ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Bir süredir yürüttüğümüz çalışma..

Türk Patent ve Marka Kurumu Bilgi ve Doküman Birimi Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nda hizmete açıldı.
Göreve gelmeden önce firmaların markalaşması ve Alanya’nın marka değerini artıracak çalışmalar yapacağına söz verdiklerini belirten ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Bir süredir yürüttüğümüz çalışmaların sonuçlandığı müjdesini paylaşmak istiyorum. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun Bilgi ve Doküman Birimi’ni Alanya’mıza kazandırdık ve odamız bünyesinde hizmete açtık. Birimimizde marka ve patent konularında uzmanlaşmış arkadaşlarımız firma yetkililerine bilgi paylaşımı ve yönlendirme yapacaklar. Güzel Alanya’mızda bulunan firmaların da markalaşmasının şehrimizin marka değerine önemli katkıları olacağına inanıyoruz." dedi.

Markalaşmanın zorlu ekonomik şartlarda firmaların ayakta kalmasına ve sürekli gelişim göstererek pazardan daha çok pay almasına imkan sağladığını dile getiren Erdem, marka bilinirliğinin artırılması sayesinde tüketicilerin ürün ve hizmetlere daha aşina olduğunu kaydetti. Erdem, "Alanya’daki iş insanlarının markalaşmasına önem veriyoruz." diyerek açıklamasına şöyle devam etti: "İş hayatında takdir edilir başarı hikayeleri üretebilmelerinde markalaşmanın büyük payı olduğuna olan inancımız ile açtığımız birimin Alanya’mız için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Alanya’mız için, iş insanlarımız için çalışmaya, elimizden gelen gayreti göstermeye önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.07 18:45:00
Son Düzenlenme Tarihi :