SON DAKİKA

logo

Aksu Çalkaya Mahallesi’nde Çıkan Yangın Kontrol Altına Alındı

Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Ekipleri Soğutma Çalışmalarını Tamamladı

Aksu İlçesi Çalkaya Mahallesi’nde öğleden sonra ormanlık alanda başlayan yangın Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü.


Antalya’nın Aksu ilçesi Çalkaya Mahallesi’nde saat 15.00’da sazlık alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangın Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri ile Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin hava ve kara müdahaleleri ile kısa sürede söndürüldü. Yerleşim yerlerini de tehdit eden yangına Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi 9 araç ve 30 itfaiye personeli ile müdahale etti. Kontrol altına alınan yangının soğutma çalışmalarını Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan’da yerinde takip etti.

SOĞUTMA ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI

Yangın ve soğutma çalışmaları hakkında bilgi veren Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürü Şahap Engin Deniz “Saat 15.00’da Aksu Çalkaya Mahallesinden gelen orman yangını ihbarıyla hemen bölgeye ekiplerimizi yönlendirdik. İtfaiye ekiplerimiz ve Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarıyla yangını kısa süre içerisinde kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarımızı tamamladık. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız ve daire başkanlıklarımızla beraber koordineli bir şekilde yardımlaşarak çalıştık. Metruk halde olan kullanılmayan bir bina ve yüksek kesimlerde zarar gören alanlar var. Tehlike görülen alanlarda ekiplerimiz kontrollerini yapıyor. Herhangi bir can kaybı ve yaralanmanın olmaması hepimizi sevindirdi” dedi.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.04 23:03:17
Son Düzenlenme Tarihi : 2024.06.04 23:10:20

Yorum Yap






Uzmanlardan sivilce ve aknelere karşı arı zehri ve propolis önerisi

Sivilce ve aknelere karşı arı zehri ve propolis önerisinde bulunan uzman isimler, propolis içeren kremin, akne şiddeti indeksini ve toplam lezyon sayısını azaltmada antibiyotikli krem kadar etkili olduğu vurguladı.
Sivilce ve akne, özellikle ergenlik döneminde sık görülen bir cilt problemi olarak biliniyor. Yapılan araştırmalara göre, 11-30 yaş aralığındaki gençlerin yaklaşık yüzde 80’i bu sorunla karşı karşıya kaldığı bildirildi. Uzman isimler ise sivilce ve aknelere karşı arı zehri ve propolis önerisinde bulundu. Cilt dokusunda kıl kesecikleri ve yağ bezlerinin olduğu bölgede sebum adı verilen yağlı bir madde üretildiğini belirten Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekai Kutlubay, “Bu madde, cilt yüzeyine doğru ilerleyerek cildin nem dengesini korumaya yardımcı oluyor. Ancak stres, beslenme şekli, hormon düzeyleri ve genetik faktörler gibi nedenler aşırı sebum artışına sebebiyet verebiliyor. Bu durum, ölü deri hücreleri ve sebumun birikerek, sivilce ve akne oluşumuna yol açmasıyla sonuçlanıyor. Cildimizde yaşayan Propionibacterium acnes adlı bakteri türü de sivilce oluşumunda etkili bir rol oynuyor. Bilimsel çalışmalar, propolis ve arı zehri gibi arı ürünlerinin akne ve sivilce problemlerine karşı etkili olabileceğini gösteriyor” dedi.

"15 günü kadar kısa bir sürede iyileşme süresini hızlandırdığı belirtilmiştir"
Arı Ürünları Uzmanı Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı Propolis ve arı zehrinin sivilce ve akneye karşı etkinliğini anlattı. Samancı, “2018 yılında yapılan tek merkezli çift kör randomize plasebo kontrollü bir bilimsel çalışmada antibiyotik kullanımını azaltmak amacıyla, propolis, aloevera ve çay ağacı yağı içeren bir kremin yağlı ciltlerde görülen akne problemine karşı etkinliği değerlendirilmiştir. Çalışmaya hafif ila orta şiddette akne problemi olan 60 kişi katılmış olup katılımcılar rastgele 3 gruba ayrılmıştır. 1. gruptakiler; yüzde 20 propolis özütü, yüzde 10 aloe vera ve yüzde 3 çay ağacı yağı içeren krem ile tedavi edilmiştir. 2. gruptakiler; yüzde 3’lük antibiyotik içeren krem ile tedavi edilmiştir. 3. grupta yer alan 20 kişi; hiçbir tedavi almamıştır. Başlangıçta, 15 ve 30 gün sonra araştırmacılar, invaziv olmayan ölçümler ve makro-fotografi yoluyla akne lezyonlarını sayarak tedaviye yanıt değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda; propolis içeren kremin, derideki kızarıklık izlerini azaltmada antibiyotikli krem kadar etkili olduğu ve tedavinin ilk 15 günü kadar kısa bir sürede iyileşme süresini hızlandırdığı belirtilmiştir. Ayrıca propolis içeren kremin, akne şiddeti indeksini ve toplam lezyon sayısını azaltmada antibiyotikli krem kadar etkili olduğu da bildirilmiştir” dedi.
Propionibacterium acnes adı verilen bir bakteri türünün, tam olarak etki mekanizması bilinmemekle birlikte akne oluşumunun bütün süreçlerinde etkili olduğunu belirten Dr. Tanuğur, akne etkeni olarak bilinen bakteri türüne karşı arı zehrinin anti-bakteriyel etkisini ortaya koyan bilimsel çalışmalardan da bahsetti.

"Koloni sayısını yaklaşık 6 kat azalttığını göstermiştir"
2013 yılında Kore’de yapılan çift kör randomize bilimsel bir çalışmada, akne üzerine arı zehrinin antibakteriyel etkinliğinin araştırıldığının bilgisini veren Samancı, “Çalışmada, Propionibacterium acnes çeşitli konsantrasyonlarda arı zehri ile inkübe edilmiştir ve bakteriyel büyüme değerlendirilmiştir. Ek olarak, 12 kişi 2 hafta boyunca arı zehiri içeren dermo-kozmetik bir karışım ve arı zehiri içermeyen dermo-kozmetik bir karışım uygulamak üzere randomize edilmiştir. Değerlendirmeler, lezyon sayımları ve deri mikroorganizması üzerine gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri arı zehirinin, konsantrasyona bağlı bir şekilde antimikrobiyal aktivite sergileyerek, P. acnes koloni sayısını yaklaşık 6 kat azalttığını göstermiştir. Bununla birlikte, arı zehri konsantrasyonu 1,0 mg’dan yüksek olduğunda, agar üzerinde hiçbir P.acnes kolonisi kalmamıştır. Kontrol grubu ile karşılaştırıldığında arı zehri içeren dermo-kozmetik karışım uygulanan grupta enflamatuvar ve enflamatuvar olmayan lezyon sayısına dayalı incelemelerde anlamlı bir iyileşme gözlenmiştir. Çalışmanın verileri, arı zehrinin antimikrobiyal aktivitesinin akne üzerine hem in vivo hem de in vitro ortamda olumlu sonuçları olduğunu göstermektedir” dedi.

"Sivilce ve akne ile etkili bir mücadele oldukça önemli"
Prof. Dr. Zekai Kutlubay ise şu bilgileri verdi: “Sivilce ve akne, genellikle yüz ve sırt gibi cildin yağlı bölgelerinde yerleşiyor. Özellikle adölesan dönemde görülen bu problemler, gençlerin özgüven kaybına ve depresyona neden olabiliyor. Bu nedenle, sivilce ve akne ile etkili bir mücadele oldukça önemli. Sivilce ve akne ile etkili bir cilt bakımı adımları arasında, sivilce ve akneye meyilli ciltlerin doğal içerikli, uygun dermo-kozmetik ürünlerle temizlenmesi, nemlendirilmesi, güneş koruyucu kullanılması ve uygun makyaj ürünleri seçilmesi yer alıyor. Cildin sabah ve akşam temizlenmesi, uygun nemlendiricilerin tercih edilmesi ve güneş koruyucu kullanımı, akneye eğilimli cilde sahip bireylerin cilt bakım rutininde mutlaka yer almalı. Sivilce ve akne sonrasında ciltte iz kalma eğilimi yüksek bireylerin, SPF 50+ özellikli doğal güneş koruyucu ürünleri kullanmaları tavsiye ediliyor” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.30 11:27:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Kent Konseyi’nden yüzme havuzlarıyla ilgili kritik uyarı

Yüzme havuzlarının temizliği ve denetimiyle ilgili rapor hazırlayan Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, birçok hastalığın bulaşma riski bulunduğunu ve gerekli denetimin yapılmadığına işaret ederek, yasal düzenleme ve yeni uygulamalar için önerilerde bulund

Yaz mevsiminin başlamasıyla Antalya’da site ve otellerin yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorunu yeniden gündeme geldi. Antalya Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu, Haziran ayı toplantısında konunun uzmanlarıyla yüzme havuzlarının temizlik ve denetim sorununu görüştü. Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Ozan Uzkutmoderatörlüğündekitoplantının ardından “Havuzların temizliği ve denetimi” konulu bir rapor hazırlandı.

‘BİRÇOK HASTALIK BULAŞABİLİYOR’

Yüzme havuzlarından bulaşabilecek hastalıklara dikkat çekilen raporda, “Havuzdan geçebilecek lejyonella, el ayak hastalığı, sarılık, viral ve bakteriyel hastalıklar, bazı mantar hastalıkları gibi birçok hastalığı düşününce havuz denetimlerinde durumun ciddiliği çok daha önem kazanmaktadır. Havuzlar hizmet ettiği alana göre otel ve site/konut havuzları olarak ikiye ayrılmaktadır. Otel havuzları; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile ‘Yüzme Havuzlarının Tabi Olacağı Sağlık Esasları Hakkında Yönetmelik’ kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Ticari amaçlı olarak kullanılmayan havuzlar bu Yönetmeliğin kapsamı dışında bırakıldığı için site/konut havuzları denetimi Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda değildir. Belediyelerin ise havuzların denetlenmesi hususunda hiçbir yetki ve sorumlulukları bulunmamaktadır” denildi.

DENETİM İÇİN İMKANLAR KISITLI’

Denetim eksikliğine vurgu yapılan raporda, şu görüşlere yer verildi: “Site ve konut havuzları ise hiçbir kurum tarafından denetlenmemektedir. Site havuzları ile ilgili bütün sorumluluk site yönetimine verilmiştir. Havuzda oluşabilecek bir hastalıktan direkt site yönetimi sorumlu tutulup cezalandırılabilmektedir. Bu nedenle site yönetimleri havuzların temizliği için belirli aralıklarda numune aldırıp havuz analizi yaptırmak zorundadır. Türkiye’deki turizm yatak sayısının yarıya yakını Antalya’da bulunmaktadır.Türkiye genelindeki otel ve tatil köyündeki havuzların yarısı Antalya’dadır. Sağlık açısından otel havuzlarının denetimi büyük önem taşımaktadır. Antalya’daki havuz denetimler, Sağlık Müdürlüğünün imkânları dâhilinde yapılmaktadır. Sağlık Müdürlüğü; ölçüm ve denetim elemanı ihtiyacı, laboratuvar şartları, bina kapasitesinin yetmemesi gibi birçok ölçümün aynı laboratuvarda yapılması nedeniyle istenen sıklıkta denetim yapamamakta. Alınan numunenin kısa zamanda laboratuvara yetiştirilmesinde işletmelerin sorumlu olması, işletmeler açısından sıkıntılara neden olmakta, yeni koordinasyon ile alınan numunelerin laboratuvara ulaştırılması sağlanmalıdır.”

‘BU İMKANLARLA ÇÖZÜM ÇOK ZOR’

Bu imkanlarla denetim ve sorunların çözümünün çok zor göründüğünün kaydedildiği raporda, “Sağlığımız için etkin bir denetim yapılması önem arz etmektedir. Antalya için Sağlık Müdürlüğü tarafından akredite edilen ve denetlenen laboratuvarlarda bu ölçümün yapılmasına bir protokol çerçevesinde izin verilmesi değerlendirilmeli. Mevzuat gereği havuzların temizliği klor ile yapılmakta ve denetimlerde klor seviyesine bakılmakta. Başka ülkelerde havuz temizliği, klorun yanında ultraviyole ışınları ve ozonlama ile de sağlanmakta. Klorun, sıcak havalarda solunum yoluyla vücudumuza girip bizi hasta etme riski var” denildi.

‘HASTALIKLAR YAYILMADAN ÇÖZÜLMELİ’

Raporda şu öneriler yer aldı: “Havuzların temizliğinde klor kullanımı yanında, ultraviyole ışınları ve ozonlama tekniklerinin kullanımı için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Site havuzlarının kontrolü ve denetimi için yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Antalya’da bulunan bütün havuzların etkin denetimi için yeni bir uygulama geliştirilmelidir.İklim değişikliği nedeniyle kuraklık tehlikesine karşı, havuz yapımında belediyeler tarafından kriterler getirmelidir.Pandemiden çıktığımız ve yeni hastalıkların olası artışının olabileceği göz önüne alındığında bu sorunun hastalıklar yayılmadan çözülmesi gerekmektedir.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.23 10:58:27
Son Düzenlenme Tarihi :