Elmalı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce merkez başta olmak üzere Yuva, Tavullar, Hacımusalar, Gölova ve Gökpınar Mahallelerinde açılan dikiş-nakış kurslarına katılan toplam 5 bin 885 kursiyerin eğitim süresince yaptıkları çalışmalar sergilenmeye başlandı.
Elmalı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün yıl sonu sergilerinden ilki Gölova Mahallesi’nde açıldı.
Gölova mahallesinde açılan kursa 18 kursiyer katıldı. Kursiyerler, dekoratif ahşap süsleme, dekoratif sepet örücülüğü, elde Türk işlemeleri, makinede beyaz iş çalışmaları ile kumaştan çiçek yapma konularını usta öğreticilerinden öğrenciler. Kursiyerlerin bir eğitim yılı sonunda da becerileri ve yaptıkları çalışmaları düzenlenen sergiyle beğeniye sunuldu.
Elmalı Halk Eğitim Merkezi tarafından Gökpınar Mahallesi’nde düzenlenen kurslara katılan 12 kursiyerin bebek odası hazırlama, çeyiz ürünleri hazırlama, dekoratif örtü dikimi, giyim üretiminde temel işlemler ve kadın düz dar etek dikimi gibi çalışmaları da mahallede açılan sergi ile görüye çıktı.
MERKEZ SERGİSİ
YARIN AÇILIYOR
Elmalı Halk Eğitim Merkezi Müdürü Salih Avcıoğlu, merkez serginin 11 Haziran 2024 Salı günü açılacağını ve hafta boyunca da açık kalacağını belirterek, Elmalılıları sergiyi gezmeye davet etti..
* Serpil ÖZGÜNSÜR
Kepez’de tek eksik !
Kepez’in ilk belediye başkanı İsa Akdemir, makama gelip koltuğuna oturduğu o ilk gününde de oradaydım, 1999 seçimlerinde Mehmet Atay’a koltuğunu devrettiği günde. Daha sonra Erdal Öner’li günler başladı Kepez’de. Ramazanın bir gecesi Laura Alışveriş Merkezi’nin karşısındaki bir tatlıcıda Belediye Başkanı Erdal Öner’le buluşurken, aramızdaki yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak konuşmalara şahit olan bir kişi daha vardı masada, bugün AESOB Başkanı olan o dönemde Kepez Meclis Üyesi Adlıhan Dere.
Yani Erdal Öner döneminde de Kepez yakın takibimdeydi.
Bildiğiniz gibi 2009 yılında Kepez’de Hakan Tütüncü dönemi başlarken, gecekondu denince akla gelen yer olan Kepez’de dört belediye başkanı dönemindeki değişikliği de yakından izleme ve yaşama imkanı da buldum.
Kepez’in makus talihi İsa Akdemir’le değişmeye başlamış, Mehmet Atay ve Erdal Öner döneminde de değişim tüm hızıyla sürmüştür. Üç dönemdir Kepez’de Hakan Tütüncü’nün hizmet rüzgarı esiyor ve bir zamanlar Antalya’nın arka bahçesi olan Kepez bugün artık şehrin vitrini olarak gösteriliyor.
Bir zamanların gecekondu bölgesi Kepez bugün onlarca temalı park, onlarca kütüphane, kültür, sanat ve kongre merkezleri, çok amaçlı semt evleri, hastanesi, kreşleri ile Türkiye’nin en fazla yatırım ve hizmet yapılan ilçelerinden olmuştur.
Kepez; özellikle DokumaPark ile sadece Kepez’in değil Antalya’nın akciğerlerinden biri olmuştur.. Beton yığınlarının arasında yeşil alan olmakla kalmayan DokumaPark, aynı zamanda müzeleri barındıran bir kompleks, bir sanat galerisi, kütüphane, similasyon merkezi, botanik park, bilim merkezi ile şehrin önemli bir çekim merkezi de olmuştur.
Peki bunca yatırım ve hizmete rağmen Kepez’in hiç mi eksiği yoktu ?
Olmaz mı ? Bir eksiklik vardı, hem de oldukça önemli bir eksiklik.
Antalya turizm merkezi. Yerli ve yabancı turistler yılın 12 ayı ilimize geliyor, tatil yapıyor. Türkiye geneline baktığımız zaman turizmdeki en büyük pasta dilimi Antalya’ya ait.
İşte Kepez’in en büyük eksiliği turizm pastasından hak ettiği payı almaması. Bir başka ifade ile Kepez’in 3 T’den sadece ikisine, tarım ve ticarete sahip olması.
Dün çok önemli bir proje için BAKA adına Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Kepez Belediyesi adına Başkan Hakan Tütüncü tarafından bir protokol imzalandı. Sözkonusu protokolla, Kepez sınırları içinde 2 bin 200 yıllık bir geçmişe sahip bulunan Lyrboton Kome antik şehrine BAKA’dan sağlanacak destekle alternatif bir turizm destinasyonu için çalışma yapılacak.
Şimdi diyeceksiniz, deniz, güneş sahilde güneşlenmek varken, Aspendos, Perge gibi dünya tarafından tanınan antik kentler dururken, çarşı içine turisti getiremezken yerli ya da yabancı turist Kepez’in Varsak Mahallesi’nde bulunan bu antik şehre gelir mi ?
Kaç yıl oldu hatırlamıyorum ama Hakan Tütüncü, birara hizmetlerini tanıtmak için geziler düzenliyordu. Bu gezilerden biri gazeteciler için yapıldı ve ben o gün Lyrboton Antik kenti’nden haberdar oldum, bu tarihi yerin özelliğini o gün belediye başkanının ağzından öğrendim ve bugün gelinen noktada da Tütüncü’nün o gün düşündüklerini bugün hayata geçirilmesi için çok büyük bir adımı attığını anladım.
Lyrboton Kome; Roma döneminde Perge Antik kentinin zeytinyağı üretim merkezi. BAKA’nın maddi desteğiyle Tütüncü burayı 500-600 zeytin ağacıyla birlikte bir arkeopark haline getirmeyi hedefliyor.
Yerli ve yabancı konukların Lyrboton Kome’ye gelmesi için elbette geçerli bir neden olmalı. Bu antik şehir yerli ve turist için cazip hale getirilmeli.
Peki bu nasıl sağlanacak ?
Proje ile o dönemdeki zeytinyağı işleme prosesleri ziyaretçilere sunulacak. Zeytin bahçesi haline getirilecek antik kentte gelen yerli ve yabancı konuklar hasat zamanında kendi zeytinlerini kendileri toplayacaklar. Kendi elleriyle işleyecekler ve zeytin taş baskı soğuk sıkım atölyesinde sıktırarak doğal ve organik zeytinyağını alıp ülkelerine gidecekler.
Ayrıca bölge çiftçinin ürettiği zeytinyağı Lyrboton Kome markası adı altında değerlendirilecek, satışa sunulacak.
Sonuç olarak bu proje Hakan Tütüncü’yle hayata geçer. Bu proje düşünülenlerin yapılması halinde tutar. Bu proje, kepez’in turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlar.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.20 15:54:47
Son Düzenlenme Tarihi :
AKS’de Tiyatro “Çatıdaki Yarasa”
“Çatıdaki Yarasa” oyunu 13 Nisan 2023, Perşembe Saat: 20:30'da Antalya Kültür Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.
Oynayan / yöneten Dicle Alkan.
Oyunun biletleri 100 Tl’den satılacak. Biletler, AKS gişesinden veya www.aksdukkan.com adresinden satın alınabilir.
OYUNUN KONUSU
İzlandalı sanatçı Vala Thorsdottir tarafından yazılan oyun, 2001 yılında Avrupa Kadınların Tiyatrosu Festivali’nde büyük ödüle değer görüldü.
Manik- depresif rahatsızlığı olan bir kadının monologlarından oluşan bu oyun, toplumsal problemleri; ruh sağlığı bozuk bir kadın üzerinden irdeliyor. Kara komedi türündeki oyun, seyirci ile ruhsal bozuklukları olan kişilerin arasında bir empati kurmayı hedeflerken; ‘Normal olan ne?’ , ‘Kim deli, kim akıllı?’ gibi sorulara cevap arıyor.
* HABER MERKEZİ

