SON DAKİKA

logo

Mezarlıklar bayram ziyaretine hazırlanıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kurban Bayramı öncesi vatandaşların kabir ziyaretini rahat ve güvenli bir şekilde yapabilmesi adına merkez ve ilçe mezarlıklarında bakım, onarım ve temizlik çalışması yapıyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya merkez ve diğer ilçelerde mezarlıkları Kurban Bayramı’na hazırlıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren mezarlık ekipleri, vatandaşların kabir ziyaretlerini rahat ve güvenli bir şekilde yapabilmeleri için merkez ve ilçe mezarlıklarında genel temizlik ve bakım onarım çalışması yapıyor. Şehit mezarları da temizlenerek bayrama hazır hale getiriliyor.

Kurban Bayramı nedeniyle merkez ve 19 ilçenin merkez mezarlıklarında arife günü vatandaşlara ücretsiz çiçek dağıtımı da yapılacak.

ÜCRETSİZ SERVİS

Öte yandan Büyükşehir Belediyesi, arife günü, bayramın birinci ve ikinci günü de dahil olmak üzere Kurşunlu Kent Mezarlığı’nda yakınları bulunan vatandaşlar için Uncalı Mezarlığı’ndan saat başı ücretsiz ring seferleri düzenleyecek. Ayrıca Alanya Cikcilli Mezarlığına ziyarete gidecek vatandaşlara her Cuma gerçekleştirilen ücretsiz servis, Arefe ve bayram boyunca hizmet verecek. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.10 12:37:09
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“KENDİ YETİŞTİRDİĞİMİZ HAYVANIN ETİNİ LOKANTADA YİYEMİYORUZ”

27. Hasyurt Tarım Fuarı’nda Söz Çiftçide Paneli’nde konuşan hayvan yetiştiricisi Ali Ertuğ, “Kendi yetiştirdiğimiz hayvanın etini lokantada yiyemiyoruz” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Ticaret Borsası, Antalya Tarım Konseyi, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası, Kumluca Ticaret Borsası’nın birlikte organize ettiği Hasyurt Tarım Fuarı’nda Söz Çiftçide paneli düzenlendi. Panelin moderatörlüğünü Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım yaptı. Panelde katılan genç çiftçiler, üretirken yaşadıkları zorlukları anlatırken, destek beklentisini dile getirdi.

Yaş sebze üreticisi Asiye Akkaya, tarımdaki üretim maliyetlerinin yüksekliğine dikkat çekerken, “Biz üretiriz, doğamızda üretmek var ama artan maliyetlere artık dayanamıyoruz” dedi. İşçi bulmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Akkaya, işçilik maliyetlerinin de yüksekliğine dikkat çekti. Akkaya, “Çiftçi bilinçlenmeli, biz artık birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

ÇOBAN ÇOK DERTLİ

Çoban Ali Ertuğ, hayvan yetiştiriciliğinde yaşadıkları sıkıntıları dile getirdi. “Çok dertliyiz” diye söze başlayan Ertuğ, “Biz hayvan yetiştirmek istiyoruz ama engelimiz çok. Su yok, meramız yok, sigortamız yok. Çobanlar küçükbaş hayvancılığı bırakıyor. Geçenlerde bir çoban arkadaşımız elindeki tüm hayvanları değerinin çok altında elden çıkardı. Sosyal güvencemiz yok. Kazancımız kurtarmıyor. Kurbanlık besleyip satalım diyoruz yem masrafına yetişemiyoruz. Maliyetler yüksek ama malı değerinde satamıyoruz. Kendi yetiştirdiğimiz hayvanın etini lokantada yiyemiyoruz” diye konuştu.

Üretici Mehmet İğneli, ziraat mühendisi olduğunu ve çiftçilik yaptığını söylerken, “Bizim masraflarımız tarlanın icarından başlıyor, katlanarak da devam ediyor. Gelirler giderlerimizi karşılamıyor. Devlet tarıma destek vermeli. Çiftçi, üretici olmazsa insanlar aç kalır. İthalat yapmak zorunda kalırız” dedi.

Siyaset bilgiler fakültesi mezunu olan ve eşinin işi nedeniyle tarım sektöründe çalışmaya başlayan Seher Varoğlu, “Önce eşimi, sonra bu toprakları çok sevdim. Siyasal bilgiler okudum, 3 yıldır tarımla uğraşıyorum. Tarlanın soğuğu zor, fırtınası, yağmuru zor, işçi çalıştıramıyorsunuz, sosyal hayatınız yok. Çiftçi olmanın zorlukları çok ama çiftçi olmaktan, üretmekten mutluyum” dedi.

Hakan Gonur da girdi maliyetlerine yetişmekte zorlandıklarını söylerken, devletin yeterli ve yerinde destekleme yapması gerektiğini söyledi. Gonur, bütün ömrünü üretimine vakfeden çiftçinin ve üretimin artık değer bulması gerektiğini kaydederken, “Üretim biterse insanlar aç kalır” dedi.

Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, özellikle tarımsal üretimdeki örgütlenmenin eksikliğine dikkat çekerken, “Üretimden gelen gücünüz var, örgütlenin. Tarımda yaşanan sıkıntıların önemli bir bölümünü bu şekilde aşabilirsiniz” dedi. Yıldırım, panelistlere katılımları nedeniyle teşekkür etti. Panelin ardından Finike Belediye Başkan Yardımcısı Ömer Özdemir Ali Ekber Yıldırım ve panelistlere teşekkür plaketi sundu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.05.09 13:11:16
Son Düzenlenme Tarihi :





Kahramanmaraş’ta 19 yıldır bir yatak hayatı oldu, depremden sonra evden bile çıkamadı

Kahramanmaraş’ta 19 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından boyundan aşağısı felç kalan ve doktorların 2 yıl ömür biçmesine rağmen yaşamını sürdüren Ali Konuk (43), 6 Şubat tarihinde meydana gelen depreme evinde yakalandı. Konuk depremde , “Ben evden sağ çıkacağımı zannetmiyordum, ölümü hiç bu kadar hissetmedim. Omurilik felcinden ölmedim depremden öleceğim dedim” diye düşündüğü belirtti.
Onikişubat ilçesi İstiklal Mahallesindeki yaklaşık 40 yıl önce yapılan binada annesi ve kardeşi ile beraber yaşayan Konuk, 13 Temmuz 2004 tarihinde 24 yaşındayken trafik kazası geçirdi. Konuk, C4 ve C5 omurlarında kırık, sinirlerde kesik nedeni ve bilinçsiz ilk yardım sonucu omurilik felci ile yatağa mahkum oldu. Teknoloji ile hayata yeniden tutunup yaşamını sürdüren Konuk, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 04.17’de meydana gelen depremi yaşadıkları binada yakalandı.
Yaşadığı korku dolu anları anlatan Ali Konuk, “2004 yılında trafik kazası geçirdim. Boynumdan aşağısı felç. Omurilik felciyim. Deprem günü de yatıyordum. O gece indirilemedim yağmur, kar ve soğuk. Sabahı bekledim. Sabah 10.30’da evden çıkarıldım. Herkes kendisini kurtarma peşindeydi. Hemen yanımızdaki taziye evine aldılar. İlk gün burada kaldık ve 3 hafta Ordu’ya gittik sağ olsunlar misafir ettiler. Sonra tekrar şehrimize geldik” dedi.

"Omurilik felcinden ölmedim, depremden öleceğim dedim"
Annesi ile taziye evinde kaldığını ancak kiralık ev aradıklarını ifade eden Konuk, “Tüm Kahramanmaraşlılar gibi ev arıyoruz. Ya çok fahiş fiyatlar var, ya da orta hasarlı evi makyajlamış evi kiraya veriyor. Türkiye’nin her yerinden destekler geldi bizi davet ettiler. Onlara çok çok teşekkür ediyorum. Ama yine de insan doğduğu toprakları bırakamıyor. Bilindiği üzere engelliler haftasındayız ve ben sesimi duyuran bir engelliyim” şeklinde konuştu.
Depremde yaşadığı anları anlatan Konuk, “Omurilik felcinden ölmedim, depremden öleceğim dedim. Duvara bakıyorum tablo gidip geliyor. Annem ve kardeşime siz aşağı inin dedim. Kardeşim yatağın kenarını kaldırdı ve aşağı indiler. Telefon hatları ve elektrik yoktu. Ben şimdi yıkılır diyordum. Hatta kiriş ne zaman inecek diyordum. İtfaiye araçları geçtikçe bina da sallanıyordu. Ben sağ çıkacağımı tahmin etmiyordum ”ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.13 10:48:25
Son Düzenlenme Tarihi :