SON DAKİKA

logo

BÜYÜKŞEHİRDEN KAMUOYUNA BİLGİLENDİRME

2006 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi, Sarısu Mesire Alanı'nı 29 yıllığına Orman Genel Müdürlüğü’nden kiralamış olmasına rağmen Nisan 2016’da bölgeyi 'tip c’den 'tip d’ye çevirmek için süresi bitmeden sözleşme iptal edilmiş, bu iptal öncesinde 15 milyon 340 bin TL yatırım yapıldığı için tarafımızca dava açılmıştır. Davamız devam ederken Orman Genel Müdürlüğü 12 milyon 340 bin TL bedelle yeniden ihaleye çıktı. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak ihaleye girerek 12 milyon 400 bin TL’ye ihaleyi kazandık.

İhaleyi aldığımız için sorunun çözüldüğü belirtilerek davayı geri çekmemiz istendi, kamu ve halkın yararı için davadan çekildik. Bugün ise kazandığımız söz konusu ihale, gerekli rekabet koşulu oluşmadığı bahanesiyle iptal edildi. 


Sarısu Mesire Alanı'nı siyasete alet eden, halkın hakkı olan bu çok değerli alanı, ihale bedelinden fazla bir ücretle kazanmamıza rağmen ihale iptaliyle halkın elinden alan, ihaleyi aldığımız için kazanacağımız davadan çekilmemizi talep ederek halka adeta tuzak kuran bu zihniyeti kınıyor, yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirterek, Sarısu Mesire Alanı'nın gerçek sahibi olan halkımıza bu haksız durumu saygılarımızla bildiriyoruz.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.13 21:55:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz Üniversitesi ailesi bayramlaştı

Akdeniz Üniversitesi(AÜ) akademik ve idari personeli, Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi.
AÜ bayramlaşma töreni Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın katılımıyla Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Kurban Bayramı’nı deprem felaketi nedeniyle ..

Akdeniz Üniversitesi(AÜ) akademik ve idari personeli, Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi.
AÜ bayramlaşma töreni Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın katılımıyla Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Kurban Bayramı’nı deprem felaketi nedeniyle buruk karşıladıklarını söyleyen AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Üzerinden neredeyse 5 ay geçmiş olsa da acımız hala taze. Bu felakette yaşamını yitiren tüm vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Böyle zor zamanlarda bayramları kutlamak güçleşiyor, insan böyle eski bayramları özlemeden duramıyor. Ancak belki de en çok böyle günlerde bayramların dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma gücüne ihtiyacımız var. Çünkü bir milleti millet yapan, sadece sevinçte değil, kederde de birlikte hareket edebilmesidir” ifadelerini kullandı.
"Dayanışma ruhu bizi güçlü kılıyor"
Bu yıl Cumhuriyetin 100’üncü yılının kutlanacağını hatırlatan Rektör Özkan, “Bizi bin yıldır bu zorlu coğrafyada ayakta tutan, 7 düvele karşı savaşıp bir asır önce Cumhuriyeti kurduran da işte bu dayanışmanın gücüdür. Bu dayanışma ruhu adeta bizim mayamızda var. Aziz milletimiz depremden sonraki dayanışması, yardımlaşmasıyla bunu bir kez daha ispat etmiştir. Tüm dünyaya örnek olacak bir duruş sergilemiştir. Ancak ne yazık ki çok çabuk alışıyor ve çok kolay unutuyoruz. Yaraları birlikte sarmak için omuz omuza verenler, sonrasında bir anda kavgaya tutuşabiliyor. Sergilediğimiz birliktelik gündelik hesaplara kurban edilebiliyor. Lütfen bu hassas dönemlerde çok daha dikkatli olalım. Birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve davranışlardan sakınalım. Çünkü yürekten inanıyorum ki Türkiye Yüzyılı hayalini ancak birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, dayanışma ruhuyla gerçeğe dönüştürebiliriz. Bunu evlatlarımıza, öğrencilerimize, gelecek nesillere borçluyuz. Bunu bize bu vatanı emanet eden Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz. Onun ‘Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır.’ sözleri de milletimize olan güvenin bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak için kavgayı, farklılıkları bir tarafa koyup koyduğu hedeflere ulaşmak için bir arada çalışmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle Kurban Bayramı’nın ülkemize, dünyamıza ve tüm insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesini diliyorum”diye konuştu.
Rektör Özkan’ın konuşmasının ardından Akdeniz Üniversitesi ailesi üyeleri bayramlaştı ve iyi dilek, temennilerde bulundu.
Törene Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Murat Turhan, Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Genel Sekreter Ali Evren İmre, fakülte dekanları, enstitü ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.23 13:47:57
Son Düzenlenme Tarihi :





Egzersiz yaparken 15 dakikada bir su için

Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Ballı Sava, kilo kontrolü için haftada en az 2, kilo kaybı için ise haftada en az 4 gün egzersiz yapmak gerektiğine dikkat çekerek, “Performansın en üst düzeyde olması ve vücut ısısının korunması için egzersizden 15 dakika önce ve egzersiz sırasında her 15 dakikada bir 250-500 ml su içmeliyiz. Egzersiz öncesinde metabolizmamızı hızlandırmak adına 1 fincan kahve tercih edebiliriz” dedi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 3 milyon kişinin hareketsizlik sebebiyle hayatını kaybettiğini belirten Acıbadem Adana Ortopedia Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Ballı Sava, kilo kontrolü ve kaybı için yapılması gerekenleri anlattı.
Yaşla birlikte iskelet kaslarının azaldığına dikkat çeken Diyetisyen Sava, “Genç erişkinlerde vücut ağırlığının yüzde 40-50’sini oluşturan iskelet kasları, 75-80 yaşlarına gelindiğinde yüzde 25’lere kadar düşebiliyor. Bu nedenle egzersiz, kas kütlemizi ve kas liflerimizi korumak için önemlidir. Ayrıca düzenli egzersiz, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, kanser, depresyon, tip 2 diyabet, osteoporoz ve kemik kırıkları riskini azaltmanın yanı sıra, kırışıklıklara ve sarkmalara meydan okuyarak daha sıkı bir vücuda sahip olmamızı sağlar” diye konuştu.

“Öğün zamanları egzersiz saatlerine göre ayarlamalı”
Kilo kontrolü için haftada en az 2 gün, kilo kaybı için ise haftada en az 4 gün egzersiz yapmak gerektiğinin altını çizen Sava, hızlı kilo kayıplarının yağ kaybı ile birlikte su ve kas kaybı anlamına geleceğini ve bu nedenle hızlı kilo vermekten kaçınmak gerektiğini söyledi.
Günlük enerji alımının yüzde 10-20 azaltarak, haftada 0.5-1 kilogram olacak şekilde yavaş kilo vermeyi hedeflemek gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Sava, “Yaptığımız egzersiz türü ve şiddetinin yanı sıra, egzersiz yaparken nasıl beslendiğimiz de egzersiz performansı açısından önemlidir. Egzersiz yapanların bir günlük karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, mineral ve su tüketimi dengeli bir şekilde olmalı, öğün zamanlarını egzersiz saatlerine göre ayarlamalılar” ifadelerini kullandı.

“Egzersizden 1-2 saat önce hafif şeyler yenmeli”
Egzersiz yapan kişilerin neyi ne zaman yemesi gerektiğine değinen Diyetisyen Sava, egzersizden en az 3-4 saat önce ana öğünü tüketmek ancak 1-2 saat öncesinde hafif bir ara öğün yapmak gerektiğini ve bu ara öğünde düşük yağlı ve glisemik indeksi düşük, kompleks karbonhidratlı besinler tercih etmek gerektiğini kaydetti.
Sava, ayrıca kuru fasulye, nohut, lahana, karnabahar gibi gaz yapıcı besinlerin egzersiz öncesi yenildiğinde rahatsızlık vereceğini ayrıca yağ oranı yüksek besinlerin ve bol baharatlı yiyeceklerin sindirimi zor olduğu için egzersiz öncesi tercih edilmemesi gerektiğini belirtti.

“Egzersiz öncesi ve sonrası tartılın”
Sporcu içeceklerinin içeriğinde basit karbonhidrat ve elektrolitler bulunması, hızlıca kana karışması, kaslara ulaşıp dayanıklılığı arttırması nedeniyle kuvvet antrenmanlarında tercih edilebileceğini belirten Diyetisyen Sava, ancak içeriğinde yüzde 10’dan fazla karbonhidrat bulunanların mide bulantısı, kramp ve fazla miktarda idrar kaybına neden olacağını dile getirdi.
Egzersizle birlikte oluşan sıvı kaybı belirtilerinin “nabzın azalması, baş dönmesi ve bitkinlik” olduğunun da altını çizen Sava, “Performansın en üst düzeyde olması ve vücut ısısının korunması için egzersizden 15 dakika önce 250-500 ml su, egzersiz sırasında her 15 dakikada bir 250-500 ml su içmeliyiz. Ayrıca egzersiz öncesi ve sonrası tartılarak sıvı kaybımızı hesaplamalı, her yarım kg kayıp için 2-3 su bardağı su içmeliyiz” şeklinde konuştu.
Alınması gereken günlük protein miktarının, toplam alınan enerjinin yüzde 12-15’ini geçmemesi gerektiği uyarısında bulunan Sava, fazla miktarda protein tüketilince idrarla aşırı su ve kalsiyum kaybederek, karaciğer ve böbreğe aşırı yük bindirerek iç organlara zarar verilebileceğini bu yüzden spor yaparken toz veya hap şeklinde protein ve aminoasit takviyesi kullanmanın gerekli olmadığını anlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 15:01:40
Son Düzenlenme Tarihi :