SON DAKİKA

Başkan Çandır: Tarım girdi maliyetleri aylıkta ve yıllıkta arttı

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Nisan ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Nisan ayı için açıklanan Tarım-GFE’nin aylık yüzde 1.72 arttığını belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren Nisan ayları ortalamasının (1.67) yüzde 3 üzerinde olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin Nisan ayında yıllık yüzde 52.20 arttığını kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, son 9 yılın Nisan ayları ortalamasının (32.51) yüzde 61 üzerinde olmuştur. Tarım-GFE, aylıkta geçen yılki Nisan ayından 8 kattan fazla, yıllıkta ise yüzde 55’ten fazla artış olarak ilan edilmiştir” dedi.

TOHUM AYLIKTA YÜKSELİŞTE

Nisan ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.70 ve yıllık ise yüzde 49.13’lük artış olduğunu belirten Çandır, “Nisan ayları itibariyle aylıkta 2021 ve 2022 yıllarından ve yıllıkta ise 2022 yılından sonraki en yüksek değerler olmuştur” dedi. Nisan’da tohumda aylık yüzde 5.35, enerjide yüzde 1.13, gübrede yüzde -0.23, ilaçta yüzde 2.15, veteriner hizmetlerinde yüzde 0.02, yemde yüzde 1.65 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1.29 değişimler ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise tohumda yüzde 61.96, enerjide yüzde 70.69, gübrede yüzde 26.92, ilaçta yüzde 23.76, veteriner hizmetlerinde yüzde 143.26, yemde yüzde 36.20 ve diğer kalemlerde ise yüzde 89.95’lik artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1.87 ve yıllık yüzde 73.70’lik artış olduğunu belirtti. Çandır, “Nisan ayında Tarım-GFE alt kalemlerindeki değişimler, yılbaşından bu yana benzer eğilim göstermiştir. Örneğin veterinerlik hizmetlerindeki ve diğer hizmet kalemlerindeki sıra dışı artışlar ile gübre, ilaç ve yemdeki ortalama enflasyonun 3’te 1’i kadar artışlar dikkat çekici olmaya devam etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.    

ÜRETİCİ FİYATLARININ ALTINDA          

TÜİK tarafından Nisan ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2.71 ve yıllık ise yüzde 60.77 olduğunu anımsatan Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmişken Nisan ayındaki aylık ve yıllık girdi maliyetleri artışı, üretici fiyatlarının altında seyretmiştir. Üretici lehindeki bu aylık ve yıllık seyrin önümüzdeki aylarda devam etmesi, üreticiler için önem arz etmektedir. Böylece üretici kesimin birikmiş zararlarının azalmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonları da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Nisan’da aylıkta yüzde 1.37, yıllıkta yüzde 65.53 gibi yüksek düzeyde arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylıkta yüzde 3.60 ve yıllıkta yüzde 55.66 gibi yüksek düzeyde arttığını anımsatan Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 5.38 ve yıllık ise yüzde 64.51 artmıştı. Bu durum, Nisan ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.        

Nisan ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 3.18, yıllık yüzde 69.80 arttığını belirten Çandır, tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 2.78, yıllık yüzde 68.50 olarak ilan edildiğine dikkat çekti. Çandır, işlenmemiş gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 3.85, yıllık yüzde 77.85 ilan edildiğini belirtirken, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde 0.66 ve yıllık 77.96 arttığını kaydetti. Çandır, “Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.24 13:06:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






19 yıl devam eden boşanma ve mal paylaşımı davası

Antalya’da yaşayan 1 çocuk annesi Nilüfer Yalçın, eşinin boşanma sürecinde çeşitli kurumlardan aldığı “Akıl sağlığı yerinde değildir” raporu ile 19 yıldır mağdur edildiğini belirterek, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen “Akıl sağlığı yerindedir” raporu ile buruk sevinç yaşadı. Eşi adına çıkarılan raporlar..

Antalya’da yaşayan 1 çocuk annesi Nilüfer Yalçın, eşinin boşanma sürecinde çeşitli kurumlardan aldığı “Akıl sağlığı yerinde değildir” raporu ile 19 yıldır mağdur edildiğini belirterek, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen “Akıl sağlığı yerindedir” raporu ile buruk sevinç yaşadı. Eşi adına çıkarılan raporlarla kendisinin kusurlu eş ilan edildiğini belirten Yalçın, “Boşanma davası devam ederken 2007 yılında eşim birden bire kısıtlandı, yani vasi tayin edildi ve tek başına karar veremez hale geldi. Bu evliliği para için yaptığım söylenerek yoksulluk nafakasından mahrum bırakıldım. Eşimin çeşitli kurumlardan almış olduğu heyet raporlarının hiçbirisi SGK’da kayıtlarında yok" dedi.
Antalya’da yaşayan 44 yaşındaki Nilüfer Yalçın 24 yıl önce C.Ç. ile hayatını birleştirdi. Ailenin 2001 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Ardından Yalçın, eşinin ağabeyi ile gayrimenkul nedeniyle tartışmalar yaşadı. Olay mahkemeye yansıyınca aile içinde gerginlikler oluştu. C.Ç. ise dava sürecinden 4 yıl sonra mülk kavgasından sıkıldığını belirterek evi terk etti. Nilüfer Yalçın, 2014 yılında eşinden boşandı. İddiaya göre boşanma davası devam ederken 2007 yılında eşi adına “Akıl sağlığı yerinde değildir” raporu çıkarıldı.

Adli Tıp karası sonrası yeniden boşanma davası
Yalçın ve avukatı dava sürecinde Adli Tıp Kurumu’ndan eşinin ‘Akıl sağlığı yerinde olup olmadığına yönelik’ rapor talep etti. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen cevapta “Sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilemediği” yönünde karar verildi. Bu gelişmelerin arından 2019 yılında boşanma ve mal paylaşımına yönelik dava yeniden başladı.

“Boşanma davası devam ederken 2007 yılında eşim birden bire kısıtlandı”
Bu gelişmenin ardından Yalçın ve avukatı, aile mahkemesine başvuruda bulunarak boşanma ve mal paylaşımı davasının yeniden görülmesini talep etti. Yaşadığı yasal süreci anlatan Nilüfer Yalçın, “1999 yılında eşimle hayatımı birleştirdim. Hiçbir sorunum yoktu, 2001’de oğlumuz dünyaya geldi. Daha sonra eşim üzerinde bulunan hisselerini paylaşmak istedi. Mal paylaşımı davası devam ederken eşim bir gece evden ayrıldı. 2006 yılında eşime boşanma davası açtım. Boşanma davası devam ederken 2007 yılında eşim birden bire kısıtlandı, yani vasi tayin edildi ve tek başına karar veremez hale geldi. “Doğuştan akıl hastasıdır” denildi. Ben de hem evlilikte kusurlu eş ilan edildim, hem de bu evliliği para için yaptığım söylenerek yoksulluk nafakasından mahrum bırakıldım. Eşim daha sonra başka birisiyle evlendi. Biz mal paylaşımı yapmak istedik. Aile mahkemesinde mal paylaşımına geçtiğimizde burada da akıl hastası olduğu söylendi” dedi.

“Eşimin akıl sağlığına yönelik alınan raporların SGK’da olmadığının yazısı geldi”
Yalçın, şöyle devam etti: “Geldiğimiz noktada eşimin akıl sağlığına yönelik alınan raporların SGK’da olmadığının yazısı geldi. Eşimin çeşitli kurumlardan almış olduğu heyet raporlarının hiçbirisi SGK kayıtlarında yok. SGK kayıtlarında olmayan bir raporun da gerçekliği yok. 20 yıldır ben adliyeye gidip gelirken bu sıkıntıları yaşadım. Şimdi buruk bir sevinç yaşıyorum. Ben bu konuda çok sayıda suç duyurusunda bulundum. Ben şahsın akıl hastası olmadığı yönünde de suç duyurusunda bulundum. Ben mağdur oldum, lütfen bu konuda gereken yapılsın” sözlerine yer verildi.

“20 yıldır mağdur ediliyorum”
Adli Tıp Kurumu’ndan kendisine gelen cevabı da paylaşan Yalçın, “Bize gelen cevapta, ‘Sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini, ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl sağlığı veya zeka geriliği tespit edilemediği’ Ama eşimin çok sayıda kurumdan raporu var. Kime bizim taleplerimizi yerine getirmedi. Biz sürekli oyalandık, biz 20 yıldan sonra şimdi hem boşanma davasını hem de mal paylaşımını yeniden görüyoruz. Önümüzdeki günlerde ilk duruşmam var. Ben adalete güveniyorum. Buradan kazandığım parayı devlet kurumlarında öğrenim gören öğrencilere, depremzedelere ve Mehmetçik Vakfına bağışlayacağım. 20 yıldır mağdur ediliyorum, bunun için çok yüksek tazminat talep edeceğim. Benim gençliğim gitti. Bu tür evraklarda oyalandık” dedi.

“SKG kayıtlarında bu raporların olmadığı ortaya çıktı”
Avukat ise Ercan Güven ise şunları konuştu: “2006 yılında boşanma davası başladı. Hukuk süreci çok uzun sürdü. Sebebi ise çeşitli illerdeki kurumlardan gelen heyet raporlarıdır. Biz bunu defalarca gündeme getirdik, suç duyurusunda bulunduk. Fakat sonuç elde edemedik. Fakat yıllar sonra Adli Tıp Kurumundan gelen karar bir nebze de olsa bizim haklı olduğumuzu gösterdi. Bunun için yargılamanın iadesi istedik, bu yargılamada SKG kayıtlarında bu raporların olmadığı ortaya çıktı. Adaletin yerini buldu. Adli Tıp Kurumu’ndan akıl sağlığının yerinde olduğuna dair rapor geldi.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.12 11:28:37
Son Düzenlenme Tarihi :





Turiste 5 gram yerine 50 gram altın verdiğini fark etti, soluğu polis merkezinde aldı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir kuyum mağazasından parasını ödedikleri 5 gram altının yerine 50 gram altın alarak ayrıldıkları iddiasıyla yakalanan Alman karı-koca, Cumhuriyet Savcılığı tarafından serbest bırakıldı. Alman karı-kocayı uzun zamandır tanıdıklarını belirten kuyumcu Mustafa Metin, o..

Antalya’nın Manavgat ilçesinde bir kuyum mağazasından parasını ödedikleri 5 gram altının yerine 50 gram altın alarak ayrıldıkları iddiasıyla yakalanan Alman karı-koca, Cumhuriyet Savcılığı tarafından serbest bırakıldı. Alman karı-kocayı uzun zamandır tanıdıklarını belirten kuyumcu Mustafa Metin, olayı fark ettiğinde geri çağırdığını, almadıklarını belirterek mağazadan ayrıldıklarını, dost bildiği ailenin bunu yapmasına anlam veremediğini söyledi.
Edinilen bilgiye göre, Manavgat’ta tatil yapmakta olan Alman karı-koca, altın almak için İbrahim Sözen Caddesi üzerinde bulunan kuyum mağazasına geldi. Mağaza sahibi ve çalışanlarla yıllardır samimi olan Alman çift, mağaza sahibi Mustafa Metin’den önce 5 gram, ardından da 50 gram altın istedi. 5 gram altının parasını ödeyen aile, 5 gram yerine 50 gram altını alarak mağazadan ayrılacağı sırada iş yeri sahibi durumu fark ederek geri çağırdı. İş yeri sahibinin tüm ısrarına rağmen Alman aile kendilerinde altın olmadığını belirterek iş yerinden ayrıldı.
İş yeri sahibinin altınları kontrol edip güvenlik kamerasını izlemesinin ardından, Alman turistin altını eşine verip çantasına koyduğunu fark etti. Bu olayın ardından Alman aileye telefonla ulaşmaya çalışan iş yeri sahibi ulaşamayınca altını geri getirmeleri için mesaj yazdı. Mesaja cevap alamayan iş yeri sahibi polise giderek şikayette bulundu.
İş yeri sahibinin şikayeti üzerine harekete geçen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Alman turistleri kaldıkları otelde bulurken, iş yerinden aldıkları 50 gram altını da bayanın çantasında bularak iş yeri sahibine teslim etti.
Asayiş Büro Amirliği ekiplerince gözlem altına alınan ve adliyeye çıkarılan Alman aile, Cumhuriyet Savcılığındaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Uzun zamandır tanışıyorduk
Mağaza sahibi Mustafa Metin, Alman aile ile uzun zamandır arkadaş olduklarını belirterek, “Benim en çok ağırıma giden olay da zaten uzun zamandır tanışıp görüşüyor olmak. Her yıl olduğu gibi bu yıl geldiklerinde beni aradılar ve altın almak istediklerini söylediler. İş yerimize gelip altınları incelerken, 5 gramlık altını alacaklarını söyleyip 320 euro verdiler. Bu sırada masanın üzerindeki 50 gram altını da tarttırdılar. Tam iş yerinden ayrılacakları sırada masadaki 50 gram altının olmadığını gördüm. Geri çağırdım, sorduğumda kesinlikle almadıklarını üzerlerini arayabileceğimi söylediler. Ben de bir şey söylemedim. Aramalarıma rağmen bulamayınca kamera görüntülerini izledim. Görüntülerde, 50 gram altını alıp eşine verdiği ve çantasına koyduğunu gördüm. Almanya’daki tanıdıklarımız aracılığıyla telefonunu öğrendim. Aramalarıma cevap vermedi. Altını getirmesini yoksa şikayetçi olacağımı mesaj yazarak ilettim. Bunu da dikkate almayınca gidip şikayette bulundum. Polisler kaldıkları otele gidip altını kadının çantasında bulmuşlar ve bana teslim ettiler. Gözaltına alındılar. Şikayetimden kesinlikle vazgeçmem” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.24 16:08:11
Son Düzenlenme Tarihi :