SON DAKİKA

logo

Başkan Çandır: Tarım girdi maliyetleri aylıkta ve yıllıkta arttı

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Nisan ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Nisan ayı için açıklanan Tarım-GFE’nin aylık yüzde 1.72 arttığını belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren Nisan ayları ortalamasının (1.67) yüzde 3 üzerinde olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin Nisan ayında yıllık yüzde 52.20 arttığını kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, son 9 yılın Nisan ayları ortalamasının (32.51) yüzde 61 üzerinde olmuştur. Tarım-GFE, aylıkta geçen yılki Nisan ayından 8 kattan fazla, yıllıkta ise yüzde 55’ten fazla artış olarak ilan edilmiştir” dedi.

TOHUM AYLIKTA YÜKSELİŞTE

Nisan ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1.70 ve yıllık ise yüzde 49.13’lük artış olduğunu belirten Çandır, “Nisan ayları itibariyle aylıkta 2021 ve 2022 yıllarından ve yıllıkta ise 2022 yılından sonraki en yüksek değerler olmuştur” dedi. Nisan’da tohumda aylık yüzde 5.35, enerjide yüzde 1.13, gübrede yüzde -0.23, ilaçta yüzde 2.15, veteriner hizmetlerinde yüzde 0.02, yemde yüzde 1.65 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1.29 değişimler ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise tohumda yüzde 61.96, enerjide yüzde 70.69, gübrede yüzde 26.92, ilaçta yüzde 23.76, veteriner hizmetlerinde yüzde 143.26, yemde yüzde 36.20 ve diğer kalemlerde ise yüzde 89.95’lik artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1.87 ve yıllık yüzde 73.70’lik artış olduğunu belirtti. Çandır, “Nisan ayında Tarım-GFE alt kalemlerindeki değişimler, yılbaşından bu yana benzer eğilim göstermiştir. Örneğin veterinerlik hizmetlerindeki ve diğer hizmet kalemlerindeki sıra dışı artışlar ile gübre, ilaç ve yemdeki ortalama enflasyonun 3’te 1’i kadar artışlar dikkat çekici olmaya devam etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.    

ÜRETİCİ FİYATLARININ ALTINDA          

TÜİK tarafından Nisan ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2.71 ve yıllık ise yüzde 60.77 olduğunu anımsatan Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmişken Nisan ayındaki aylık ve yıllık girdi maliyetleri artışı, üretici fiyatlarının altında seyretmiştir. Üretici lehindeki bu aylık ve yıllık seyrin önümüzdeki aylarda devam etmesi, üreticiler için önem arz etmektedir. Böylece üretici kesimin birikmiş zararlarının azalmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonları da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Nisan’da aylıkta yüzde 1.37, yıllıkta yüzde 65.53 gibi yüksek düzeyde arttığını kaydetti. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylıkta yüzde 3.60 ve yıllıkta yüzde 55.66 gibi yüksek düzeyde arttığını anımsatan Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 5.38 ve yıllık ise yüzde 64.51 artmıştı. Bu durum, Nisan ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.        

Nisan ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 3.18, yıllık yüzde 69.80 arttığını belirten Çandır, tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 2.78, yıllık yüzde 68.50 olarak ilan edildiğine dikkat çekti. Çandır, işlenmemiş gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 3.85, yıllık yüzde 77.85 ilan edildiğini belirtirken, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde 0.66 ve yıllık 77.96 arttığını kaydetti. Çandır, “Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir” dedi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.24 13:06:02
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Vali Yazıcı: Antalya ,bisiklet sporunun merkezi olacak

Vali Ersin Yazıcı UCI Nirvana GranFondo World Series Antalya Uluslararası Bisiklet Yarışı Ödül Töreni’ne katıldı. Vali Yazıcı; “Antalya’nın bisiklet sporunun merkezlerinden biri olması için gayret sarf ediyoruz.” dedi.

Nirvana Otelde düzenlenen ödül törenine Vali Ersin Yazıcı, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulutaş, il Kültür Turizm Müdürü Candemir Zoroğlu, Gençlik ve Spor Müdürü Yavuz Gürhan, ATSO Başkan Yardımcısı Mızrab Cihangir Deniz ve sporcular katıldı.

Antalya’nın çeşitli noktalarında üç gündür devam eden, Uluslararası Bisiklet Birliği GranFondo World Series Antalya Uluslararası Bisiklet Yarışı yerli ve yabancı 1500’den fazla amatör bisiklet kullanıcısını bir araya getirdi. Törende konuşan Vali Ersin Yazıcı; “Bisiklet camiasının en prestijli yarışları arasında yer alan UCI Nirvana GranFondo yarışı ile Antalya’nın tarihi ve doğal güzelliklerine odaklanan rotalarla kıyasıya mücadele eden tüm sporcularımızı ve emeği geçen herkesi kutluyorum.” dedi.

Tüm Kurum ve Kuruluşlarımızla Sporu Destekliyoruz

Devletin tüm kurum ve kuruluşlarının bisiklet sporunu desteklediğini vurgulayan Vali Ersin Yazıcı; “Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından geçen yıl Türkiye’de Bisiklet dostu konaklama tesisleri sertifikası çıkarıldı. Bu bisiklet yarışları için tercih edilmemizin önünü daha da açacaktır. Antalya’nın en yakın zamanda bisiklet dostu kentlerden biri olacağına inanıyoruz. Şehrimiz bu tür güzelliklerle dünyaya kendini farklı noktalarla da tanıtmış oluyor. Tüm kurum ve kuruluşlarımızla sporu destekliyoruz.” şeklinde konuştu.

Bisiklet Sporu İçin Tercih Edilen Bir Kent Olacağız

Antalya’nın bisiklet sporunun merkezi olması için gayret sarf ettiklerini vurgulayan Vali Yazıcı; Biz özellikle kasım ve mart ayına kadar en güzel, en rahat, en konforlu, en güvenli şekilde bisiklet sürülebilecek şehrin Antalya olduğunu bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bu tür organizasyonları çoğaltarak yolumuza devam edeceğiz. Antalya’nın bir dünya şehri olduğunu bu dünya şehri ünvanını bisiklette de kullanması gerektiğini bu güzel organizasyonla tüm dünyaya duyurmuş oluyoruz. Ben tüm katılımcılara dünyanın dört bir tarafından şehrimize gelen tüm sporculara ve yakınlarına hoş geldiniz diyorum.. Organizasyonumuz tekrar hayırlı ve uğurlu olsun.” ifadelerini kullandı.

Vali Ersin Yazıcı UCI Nirvana GranFondo Antalya yarışında Elit Kategori’de dereceye giren; Birinci Emir Demir, ikinci Atakan Demirtaş, üçüncü Mehmet Kazgı’ya ödüllerini takdim etti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.21 16:17:32
Son Düzenlenme Tarihi :





BAŞKAN SÖZEN ILICA’DA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, 14 Mayıs Genel Seçimleri kapsamında halk buluşmaları yapan Millet İttifakı ile birlikte Ilıca Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlarla bir araya geldi. Millet İttifakı’nın halk buluşmasına, Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, İYİ Parti Manavgat İlçe Başkanı Hüseyin Ergen, SAADET Partisi Manavgat İlçe Başkanı İlhami Demiral, Demokrat Parti Manavgat İlçe Başkanı Aylin Tezcan Çelik,  CHP Antalya 3’ncü sıra Milletvekili Adayı Aliye Coşar, İYİ Parti Antalya 2’nci sıra Milletvekili Adayı Aykut Kaya, ve ittifakın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Yüzlerce Ilıcalı, Millet İttifakı üyelerini büyük bir samimiyet ve sıcaklıkla karşıladı. Millet İttifakı İlçe Başkanları ve Milletvekili adayları 13.Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi halinde, yapılacak olan proje ve hizmetlerle ilgili bilgi aktardı. Vatandaşlar ise, zorlaşan hayat ve ekonomik koşulların kendilerini yıprattığını belirterek değişime ihtiyaç duyduklarını ve Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vereceklerini söyledi. 

BAŞKAN SÖZEN; “15 MAYIS’TA BAHAR GELECEK”
Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, 13.Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun toplum tarafından büyük bir ilgi ve destek gördüğünü belirterek 15 Mayıs sabahı daha yaşanılabilir bir Türkiye’ye kavuşacaklarını söyledi. Başkan Şükrü Sözen, “13. Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı’nın halkımıza verdiği umut ve enerji bizleri aydınlığa, adalete, liyakata ve güzel yarınlara kavuşturacak. İnancım o dur ki, halkımız kendisi ve çocuklarının geleceği için en doğru kararı vererek ilk turda bu işi bitirecek. Ilıca Mahallemizde birçok turizm çalışanı var. Asgari ücret konusunda örnek vereyim. Asgari ücretli Avrupalı uçağa biniyor ülkemize geliyor bizim ülkemizde neredeyse en lüks otelde 1 ay tatilini yapıyor, hediyesini alıyor ve en önemlisi maaşını arttırarak uçağa binip geri gidiyor. Biz aldığımız asgari ücretle gümrüğe bile gidemiyoruz. 8 bin 500 lirayı bu ülkenin insanına bir lütuf gibi gördüler. Neyin içinde olduğumuzun farkında olmalıyız. Her şeyi seçim arifesinde yaptıkları gibi seçimden sonra insanlara hakaret eder gibi zam yapacağız diyorlar. Neden taahhütlerinizi seçim arifesine biriktiriyorsunuz. Bu toplum not alır. Verebileceğiniz bir şey varsa bu milleti mağdur etmeyin ne veriyorsanız seçimden önce verin. Bu ülkede 10 milyon işsiz var. Bu kadar gencin işsiz olduğu bir sürede sırtımızda taşıdığımız 12-13 milyon göçmen var. Bu kentte yaşayan, üreten insanların yurtdışı hayalleri kurduğunu biliyoruz. Orada insana ve yaşam koşullarına değer veriliyor deniyor. Bunları hak etmiyoruz. Adaletin dört dörtlük işlediği ve insanlara göre kurgulandığı kanaatinde asla değilim. Bu ilke insanının en büyük güvencesi adalet mekanizmasının olduğu şekilde işletilmesidir. Bir borç ve borçlu toplum haline geldik. Temelinde ise borçlu insana her şeyi yaptırma düşüncesi vardı. Bir dönem bankalara 4-5 kişi götürerek aldığınız kredi kartını, bankanın önüne stant çıkararak zoraki sizlere vermeye çalışıyorlardı. Herkesin cebinde bir kaç tane kredi kartı. Hepsinin borcuyla birbirini kapatıyoruz. Bizler bu süreci hak ediyor muyuz ya da bizler insanız bunları mı yaşamamız lazım diye bu süreçleri sorgulamamız lazım. Seçim sandıkları her zaman önünüze gelmiyor. Yaşadıklarımızın bizim hakkımız mı yoksa çok daha iyi şeyleri mi hak ediyoruz. Halimizden memnun değilsek, bu ızdırabı hak etmiyoruz diyorsak Millet İttifakı’nın yanında olmamız gerekiyor” dedi.

ARTIK CEZALANDIRILMAK İSTEMİYORUZ
Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, konuşmasının devamında farklı düşünen ve çok sesliliğin baskı altında olduğunu da söyledi. Başkan Sözen, “Bizler çocukluğumuzda siyasileri izlerken nezaketi de görüyorduk. Siyasette hoşgörü, kabullenmek ve dinlemek vardı. Siyasette parmak sallamak yoktu. Herkes siyasi sürelerde söyleyeceklerini söylerdi, sonrasında normale dönerdi. Ama bugün katı siyaset var öyle değil. Bu siyaset anlayışının cezalandırdığı bir kişi de Manavgat Belediye Başkanı olarak benim. Sizlerin verdiği görevle orda hizmet etmeye çalışıyorum ama yaşadıklarımı bir ben bilirim. Hangi siyasi anlayışta olursa olsun tek adamın ülkenin geleceğine yönelik tek başına karar almaması gerektiğini ve bunun yanlış olduğu dün de söyledik bugün de yarın da devam ederse yarın da söyleyeceğiz. Bizler demokratik, çok sesli ve konuşmaya alışan yapılarız. Yapıcı eleştiriye ve yanlış gördüğümüz şeyleri irdelemeye alışmışız. Bizler,  bastırılan, sindirilen ve sürekli parmak sallanan bir toplum olmaktan yorulduk arkadaşlar” dedi.

SÖZEN ; “YANGIN SONRASI YALNIZ BIRAKILDIK”
Manavgat Orman yangınları sonrasında yeniden ayağa kalmak için mücadele ettiklerini söyleyen Başkan Şükrü Sözen, iktidardan hiçbir destek göremediklerini söyledi. Sözen, “Her şey tozpembe gitmiyor. Hafızalarımızı tazeleyelim çünkü karar arifesindeyiz. Bu kent Cumhuriyet tarihinin en büyük yangınını yaşadı. Biz bu yangında başarılı çıktık ve az hasarla atlattık deseler bile işin aslı öyle değil. O sürelerde liyakatlı ve işi bilen uzman insanlar alanda değildi. Sadece siyaset alandaydı. Manavgat’ı hiç tanımayan kaymakamları ve belediye başkanlarını getirip bizim önümüze koordinatör diye atadılar. Siyasetçiler alanlarda gezip talimat verdiler. Bu 70 bin hektar ormanının ve köylerimizin yok olup gitmesini getirdi. Devamında yangından yanan evleri yapıp teslim edeceğiz dediler. Her türlü faturamızda doğal afet bedeli ödüyoruz. O biriken paralarla devlet benim elimden tutar yaralarımı sarar diye düşünürken üzerinde rakam yazmayan makbuzları imzalatmaya çalıştılar. Üzerinde birim fiyatı yazmayan ne kadara mal olacağı belli olmayan senedi insanımız nasıl imzalasın. 2 bin tane yanan evin 400 tanesi yapılabildi. Gerisi halen çocuğunun yanında konteynır içinde. Binlerce kamyon içerisinde o yanan ağaçları sattılar bir tek insana yakacak odunu vermediler. O para kazanan müteahhitlerin bozduğu yolları bize yap dediler. Doğal afet bölgesiyiz bizim katkı görmemiz lazımken birde bize bunları söylediler. Olur yapalım hibe istemiyoruz kredi verin dedik onu da vermediler. Bunları unutmamak gerekir” dedi.

HALKA YALAN SÖYLÜYORLAR 
İktidar partisinin milletvekillerinin her fırsatta halka yalan yanlış bildi verdiklerini belirten Başkan Sözen, Manavgat Belediyesi’ne yönelik söylenen iddiaların gerçeklerle alakasının olmadığını vurguladı. Sözen, “Buradan Manavgat’ın iki tane iktidar milletvekiline sesleniyorum. Her seçim arifesinde söz verdiğiniz Manavgat Üniversitesi nerede. Sorun bunu. Yıllardır şimdi ihaleye çıktı, yarın başlayacak dedikleri çevre yolu nerede. Bu ülkenin en çok vergi toplayan şehirlerden bir tanesiyiz. 350 bin bakanlık onaylı turizm yatak kapasitemiz var. Kışın hepimiz işsiz kalıyoruz oteller ve işletmeler kapalı. Turizm çalışanı kışın borçla yaşıyor. Kaç kere bu yılın bütçesine alındı dedikleri Organize Sanayi Bölgesi’ne neden başlanamadı. Komşumuz Alanya’da her türlü hastane mevcutken biz yıllar önce yapılmış uzmanları olmayan, doktorların terk ettiği ve kötü bir yönetim anlayışı sergilendiği bir hastaneye neden reva görülüyoruz. Bunu sormayıp neyi soracağız. Bunları sormak bizim borcumuz. Bakın dün, Ulualan’da hastane temeli atıldı. Çok ilginç. 100 m2 yeri tel örgüyle çevirdiler. Ortada ne proje var ne de başka bir şey. Yine seçim arifesi. Çok üzüldüm. Orada kıymetli bayan milletvekili arkadaşım belediyeden dolayı plan gecikti ondan bu kadar geciktik dedi. Bu toplumun önünde yanlış demeyeceğim yalan bilgi verme hakkını sen kendinden nerden buluyorsun.  Seni oraya toplum çıkıp oraya yalan yanlış bilgiler söyle diye göndermedi. Bütün belgelerimiz elimizde. Bizden 2015 yılı itibariyle ne zaman talep edildiyse hem büyükşehir hem Manavgat Belediyesi planlamasını yapmış ellerine teslim etmiş. Bunları televizyonda da detaylı olarak bütün Manavgat’ın izleyeceği şekilde açıklayacağım. Çarşaf çarşaf söyledikleri yalanı ortaya koyacağım. 2 yıl sonra da demişler ki halkın tepkisinden dolayı 30 dönüm alana hastane olmaz yanındaki yerin de planlamasını yap orayı da dahil edelim yeniden çalış. Dönmüşüz o sürede devam meclislerini de yaparak onu da plana dahil ederek önlerine çıkarmışız. Hiçbir gecikmemiz yok. Sonra bize gelmişler ruhsat için. Düşünün iş bilmezliği. Manavgat Belediyesi’ne itfaiye ruhsatı için gelip müracaat ediyorlar. Dev bir hastanenin teknik kadrosu. Bizler de demişiz ki, işi bilmiyorsanız bir sorun. İtfaiye raporunu yasa gereği büyükşehir belediyesi verir demişiz ve geriye göndermişiz. Yıl bu arkadaşlar. Bütün işlemler geçtikten sonra aradan 2 buçuk yıl geçmiş ve Manavgat Belediyesi bizi geciktirdi diye halkın önünde o hanımefendi yalan söylüyor. Biz bir telefon kadar yakınız bizden talep etti canlı hayvan pazarının yerini verdik diyor. Sanki babasının mülkünü bağışlıyor. Be hanımefendi kardeşim, 6 yıl uğraştım sizden orayı alabilmek için onlarca kez size yazı yazdım. Nasıl aldım biliyor musun. Bizi sevdiğin için değil. Hastane inşaatının başlayabilmesi için bu planı acele yap diye iktidar partisinin il ve ilçe başkanı geldi. Bende her ikisine de hep istiyorsunuz ama bende canlı hayvan pazarı yapmak için 6 yıldır buranın sizden tahsisini istiyorum önce burayı verin bende bu işlemi hayata geçireyim diyerek aldım. Aldıktan sonra 6 kere ihaleye çıktım. Canlı hayvan pazarını neticeye götürelim diye. Yapabildin mi diyor bize. Ya biraz insan sıkılır. Bu ülkeyi bu ekonomik koşullara getirdiniz, yaklaşık maliyet ortaya çıkıp imal sürecine geçinceye kadar fiyat 2-3 katına çıkıyor. Hiçbir müteahhit önünü göremediği için ihaleye girmek istemiyor. Onun için yapamadım. Bundan senin utanman lazım benim değil. Bunları sorgulamak bizim görevimiz değerli dostlarım” dedi. 

ULUALANI YEDİRTMEYİZ
Zorlaşan ekonomik koşulların belediyeleri de etkilediğini ifade eden Başkan Sözen, EYT ve Ulualan konusuyla ilgili yaşadıkları sıkıntılara da değindi. Sözen, “Sizler gibi belediyeler de ekonomik sıkıntılar yaşıyor. Biz konuştuk diye gidip temel atıyorlar. Millet İttifakı’nın liderleri konuşuyor onlar icraate döküyor. EYT’yi en çok biz konuştuk onlar çıkardı. Ama ekonomik koşullardan dolayı bu konuda Manavgat Belediyesi’nin üstüne binen yük 300 milyon lira. Hiçbir belediyenin bu yükün altından kalkma şansı yok. İller bankasının yardımcı olacağını söylediler. Defalarca müracat etmemize rağmen onu da alamadık. Halkın verdiği yetkiyi cezalandırma aracı olarak görmeyen bir Millet İttifakı’na ben de derdimi anlatacağım. Oyumu buraya vereceğim ve o günü bekliyorum.  Bir konu da var. Bir kentin ayağa kalktığı Ulualan’ımız var. 2018 yılında gündeme getirdiler. Yalan söylüyorlar ve Manavgat Belediyesi’ni karalamaya çalışıyorlar. Bir tek evrak çıkarın da göreyim. Manavgat Belediyesi 2018 yılında nasıl feryat ettiyse bugün de aynı şekilde orası halkındır ve halkın kalacaktır diyor. Orayı yemeye ömrünüz yetmeyecek çok net şekilde söylüyorum. Bu kentin hepsi turizmden ekmek yiyor çünkü turizmle bağlantılıyız. Derdimiz 12 ay turizmin olmaması ve kışın bütün otellerin kapalı olması.  Bunu nasıl bertaraf ederiz. Ulualan’ı halka yönelik planlarsak. Biz istiyoruz ki halkın kullanacağı aktivite, spor alanları, dev konserlerin yapılacağı ve ticari alanların içinde olduğu bir yer olsun ve orası bir cazibe merkezi haline gelsin. Oranın kullanımıyla oteller kapanmasın ve hayat devam etsin. Ama bunlar neyi reva görüyor. Adını sanını bilmediğimiz 4 kişiye 3 bin dönümü veriyorlar. Dava ile iptal ettirdik. Bütün stk yöneticilerine, sendikalara ve siyasi partilere teşekkür ediyorum. O gün ortak verdiğimiz mücadele ile iptal edildi. Ne hikmetse hep seçim arifelerinde akılları çalışıyor aynı planı hiç değiştirmeden yine gündeme getirdiler. Yangında kullandığımız pisti bile iptal edip golf alanı yapacaklar. Bütün kente hareket getirecek boğaz ağzındaki marinayı iptal edip o tahsisi alan kişiye verecekler. Marinayı da kaldırıyorlar. Aynı kavgayı veriyoruz. Bizlerde diyoruz ki ey bu kentin görev verdiği iki tane kıymetli vekil, kente yapılan bu haksızlığa ne zaman ses çıkaracaksınız. Bırakın ses çıkarmayı destekliyorlar. Bir tek kelime duydunuz mu ağızlarından. Neden seçim arifesinde bunu yapıyoruz halk bizi cezalandıracak diye niye diyemiyorsunuz. Bu işin çözümü çok basit. Bizi yönetemiyorlarsa ve iyi şeylere layık olduğumuzu düşünüyorsak ve gelecek kaygısı duymamak istiyorsak demokratik parlamenter sistemi yeniden getirmek durumundayız. Bu sistem geri geldiğinde derdimizi anlatacağız. Birbirimize öfke ve kinle bakmaktan kurtulacağız. Ben mutlu olmayanlardanım. Ama şunu iyi biliyorum Manavgat’ta dahil olmak üzere her gün evine aç giren on binler var. Sosyal hizmet birimlerimiz yetemiyor. Bizimle beraber yeniden bahar gelecek ve ülke selamete çıkacak diyen Millet İttifakı burada. Seçimlerin ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum. Ben 15 Mayıs’ta güzel ve umut dolu bir sabaha uyanacağımıza inanıyorum. Her şey çok güzel olacak” dedi. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.05 14:22:42
Son Düzenlenme Tarihi :