SON DAKİKA

logo

SAYIN CUMHURBAŞKANIM !

Sayın Cumhurbaşkanım; “Halktan yana ve kendisini halka karşı sorumlu hissederek yayıncılık yapan mahalli medyanın yerini, başka hiçbir kurum alamaz ve dolduramaz. Mahalli medyamız insanımızın talep, beklenti ve eleştirilerini aktarmada bir nevi köprü görevi yapıyor” diyerek övdüğünüz Anadolu Basını;

16 Mayıs 2024 tarihinde imzanızla yayınlanan 2024/7 sayılı Tasarruf Tedbirleri içinde yer alan;
“Basın ve Yayın Giderleri ara başlığı altında Kamu kurum ve kuruluşlarınca hiçbir şekilde günlük gazete alımı yapılmayacak, görev alanı ile ilgili olmayan yayınlara abone olunmayacak “ maddesi ile

Önemli bir gelir kaynağından yoksun kalmış, Anadolu basınını oluşturan yüzlerce gazeteyi kapanma aşamasına getirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Yine bir konuşmanızda belirttiğiniz gibi;
“Siz değerli medya mensuplarının yıllardır seslerini duyurmak, vatandaşın teferruat gibi gösterilen mesajlarını kamuoyuna iletmek noktasında verdiği mücadeleyi en iyi bilenlerdenim. Bu anlayışla siyasi hayatımızın tüm aşamalarında Anadolu yayıncılığının yanında olduk. Sizlere gereken her türlü desteği sağlamaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da size sahip çıkmayı sürdüreceğiz”
açıklamanız ve düşünceniz ışığında,
ÖZELLİKLE ŞU GÜNLERDE SİZİN, ANADOLU BASINININ YANINDA OLMANIZ DAHA DA FAZLA ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.

Eğer bir belediye kendisine yakın bir gazeteyi (ki geçmişte de bunu gördük) günlük binlerce alıyorsa elbette buna karşıyız.

Ama bu tür alımları engelleyelim ya da tasarruf ( ? ) edelim derken, sözkonusu genelgeyle belediyelerin günlük yayınlanan gazetelerin siyasi görüşlerine bakmadan 6-50 adet arasında abone olmalarının engellenmesine gelinceye kadar, var olan yanlışların düzeltilmesi ve gerekli bazı düzenlemenin yapılması halinde iptal edilen gazete aboneliklerinden elde edilecek tasarrufun kat ve kat fazlası bir tasarruf sağlanması mümkündür.

Sayın Cumhurbaşkanım;

2886 sayılı İhale Kanununa göre ilçeler ile İLGİLİ ilanlar, İLÇELERDE YAYINLANAN GAZETELERDE DEĞİL, ihalenin gerçekleştirileceği il merkezinde ki gazetelerde yayınlanıyor. Ama il merkezindeki o gazeteler İLÇE MERKEZİNE ULAŞMIYOR. Dolayısıyla ilçe sakinleri o ilanlardan haberdar olmuyor. Bu tür ilanların SADECE İNTERNET HABER SİTESİNDE YAYINLANMASI HALİNDE yapılacak tasarrufun, gazete aboneliklerinin iptal edilmesiyle sağlanan tasarruftan kat be kat fazla olduğu görülecektir.

Bir örnek; büyükşehir belediyesi bir ilçede otogardaki lokanta, cafe gibi dükkanları kiralamak üzere ihaleye çıkıyor. 2886 sayılı yasa gereği ihale ilanı Antalya merkezde yayınlanan ama ilgili ilçeye/ilçelere ulaşmayan gazetede yayınlanıyor. İlçe halkı bu kiralamadan haberdar olmayınca doğal olarak dükkanlara da talep olmuyor. Bugün çıkan onca ilana rağmen halen büyükşehire ait dükkanların boş olduğu gözlemleniyor.
Belediyenin de kasasından gereksiz bir para çıkmış oluyor.
******

Bazı kamu kurumları ilçelere yapılacak hizmetleri/yatırımları tek bir ilanda toplayarak, toplu ilana çıkıyorlar. İlanlar işin yapılacağı yere ULAŞMAYAN merkezde yayınlanan gazetelerde yayınlanıyor.

Mesela; Antalya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Elmalı, Döşemealtı ve Korkuteli İlçeleri Cemevleri Tadilatı Yapım İşi’ni tek bir ihale içinde topladı ve Korkuteli ile Elmalı ilçesine ulaşmayan Antalya merkezde yayınlanan gazetede yayınlattırdı.

Bu ilan her ilçede ayrı ayrı yayınlansaydı, bu tadilat işini o ilçedeki bir ticari işletme alacak, daha ucuza mal etmek suretiyle ciddi bir tasarrufta sağlanmış olacaktı.
Ya da sözkonusu ilan / ilanlar İŞİN YAPILACAĞI İLÇELERE ULAŞMAYAN GAZETE YERİNE sadece İnternet haber sitesi’nde yayınlansaydı, yine ciddi bir tasarruf mümkündü.

*****

Sayın Cumhurbaşkanım;       

Belediyelerin günlük gazetelere abone olmaması ile ilgili karara müdahale etmeniz, belirli bir sayı kadar abone olunması konusunda ilgili kurum/kurumlara talimat vermeniz, yerel gazetelerin yaşaması açısından çok önem taşımaktadır.

Yukarıda da belirttiğim gibi, bu konuda da sizin desteğiniz ANADOLU BASINI ‘nın varlığını devam ettirebilmesi için hayati bir önem taşımaktadır.

* Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.25 10:47:19
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Yeni ziyaretçilerini bekliyor!

Korkuteli ilçesi sınırları içerisinde yer alan Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı, Antalya’nın 30 km. kuzeybatısında, Antalya-Burdur Karayolu’ndan Düzlerçamı istikametinde 23 km. mesafede yer alıyor. Bölge, 1970 yılında milli park olarak ilan edilmiş olup, 67.020 dekarlık bir alanı kaplıyor.
Antalya’nın traverten düzlüklerinden yükselen Güllük Dağı’nda, Anadolu’nun yerli halklarından olan Solim’lerin kurduğu Termessos Antik Kenti’nin kalıntıları yer alıyor. Bugüne kadar korunarak gelebilen antik kentte, Helenistik Dönem’den kalma mezarlar, Roma Dönemi’ne ait kral yolu, agora, tiyatro, sarnıçlar, surlar, kuleler, drenaj sistemi, en önemli eserlerden. Tepeler, vadiler ve kanyonların sıklıkla bulunduğu bölgede, 600 metre derinliğe ulaşan Mecene Boğazı bulunuyor.
250 -1665 metre yükselti farklılığa sahip milli park, tarihi değerlerin yanı sıra zengin bir flora ve faunayı barındırıyor. Bölge, nesli tehlike altında olan alageyiklerin yaşam alanı. Dağ keçisi, karakulak, vaşak, kaya sansarı, tilki, tavşan, sincap, porsuk, kirpi, yarasa gibi memeli türlerine, şah kartal ve ötücü kuşlar gibi nadir yırtıcılara da ev sahipliği yapıyor. Kızılçam ormanları ve maki bitki topluluğuyla kaplı Güllük Dağı (Termessos) Milli Parkı’ndaki endemik bitki türleri de bölgenin biyolojik çeşitliliğine ayrı bir önem ve değer katıyor.
Kamp ve piknik yapmanın mümkün olduğu milli park, her yıl on binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Gezi için en uygun zaman dilimi ise, Nisan ve Aralık ayları arası. Milli parkı ziyaret ettiğinizde, Türkiye’nin ilk interaktif tabiat müzesi olan Güllük Dağı İnteraktif Tabiat Tarihi Müzesi’ni gezerek, bölgeye özgü bitki ve hayvan türlerini, teknolojik uygulamalar eşliğinde yakından inceleyebilirsiniz. 
Parkın yemyeşil doğasını, orman yürüyüşleri ile keşfe çıkabilirsiniz.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.04 09:52:49
Son Düzenlenme Tarihi :





Limonda hasat başladı, verim yüzleri güldürdü

Türkiye’nin en önemli tarım merkezlerinden Adana’da mayer cinsi limonun hasadı başladı. Mayer cinsi limondan kent genelinde 520 bin ton rekolte bekleniyor.
‘Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu’ tarafından 8 Eylül itibariyle limon hasadına izin çıktı. Türkiye’nin narenciye üretiminin üçte birini gerçekleştiren Adana’da da çiftçiler komisyon kararının ardından mayer cinsi limon kesimine başladı.

520 bin ton rekolte bekleniyor, verim yüz güldürüyor
Bu sene kent genelinde yaklaşık 150 bin dekar alanda üretimi yapılan mayer cinsi limondan 520 bin ton civarında rekolte bekleniyor. Limonun fiyatı ise bahçede kilogramı 5-6 liradan alıcı buluyor. Dönüm başına yaklaşık 4 tonluk verim ise çiftçinin yüzünü güldürüyor.

“Rekolte sevindirici”
Hasat sırasında İhlas Haber Ajansı’na konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu sene verimin iyi olduğunu söyleyerek, “Geçen sene soğuk hava nedeniyle limon ve diğer ürünlerde verim yoktu ancak bu sene rekolte sevindirici. Adana genelinde 247 bin dönüm alanda limon ekimi var. Bunun da 150 bin dönümü mayer cinsi limon. Bu sene mayer cinsi limondan 520 bin ton rekolte bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hasat bollaşınca fiyatlar daha iyi olacak”
Tüccarların Avrupa ve Rusya harici alternatif pazarlara da satması gerektiğini belirten Doğan, “Bu sene limonun verimi güzel. İnşallah tüccarlarımız alternatif pazarlar bulur ve bu ürünleri satar. Yurt dışına gönderdiğimizde çiftçimiz para kazanacaktır. Geçen sene fiyatlar bahçede kilogramı 8-10 lirayken bu sene 5-6 lira arasında değişiyor. Limon hasadında şuanda birikme var, önümüzdeki günlerde hasat bollaşınca fiyatlar daha iyi olacak diye bekliyoruz” dedi.

“DFİF desteği tüm ürünlere verilmeli”
Rekoltenin yüz güldürdüğünü ancak fiyatların düşük olduğunu kaydeden Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, daha sonra şunları söyledi:
“Bütün girdi fiyatları yükseldi. Geçen sene 8 liraya satılan limon bu sene 5 lira. Biz bu sene Cumhurbaşkanımız tarafından narenciye ürünlerinin tamamına Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’nun (DFİF) açıklanmasını istiyoruz. Bütün ürünlere fark yapılmaksızın ton başına 2 bin lira destek verilmesini bekliyoruz. Öyle olursa eğer çiftçimiz rahat edecektir.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.08 19:49:37
Son Düzenlenme Tarihi :