SON DAKİKA

Vali Şahin’den, Uysal’a teşekkür

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi’nin yenilenen hizmet binası, Muratpaşa Belediyesi Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda açıldı.

    Açılışta Başkan Uysal, sözlerine derneğin Birinci Dünya Savaşı yıllarından bir hatıra olduğunu söyleyerek başladı. Ebediyete intikal etmiş olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri saygıyla andığını belirten Başkan Uysal, bu vatanseverliği ekonomide de güçlü ve tedbirli davranarak desteklemek gerektiğinin de altını çizdi. Uysal, “Hepimize Türkiye’mizin aydınlık, hür, bağımsız geleceği için çalışma yolunda kolay gelsin” diyerek sözlerini bitirdi.
    Vali Şahin, hizmet binasının Antalya’ya hayırlı olmasını diledi, “Şehitlerimiz, gazilerimiz bizi biz yapan değerler. Biz bu değerlerle yoğrulursak ancak biz oluruz” dedi. 
    Vali Şahin Başkan Uysal’a böyle güzel bir coğrafyada, güzel bir parkın içerisinde bina tahsis ettiği için teşekkür ettiğini söyledi.
    Derneğin 109’uncu yıldönümünü kutladıklarını belirten Yurdakul ise “Derneğimiz milletimizin en zor zamanlarında tarihimizin en karanlık dönemlerinde doğmuştur. Bu toprakların kahraman evlatlarını, şehitlerimizi ve onların ailelerini aynı çatı altında bir araya getirmiştir” diye konuştu


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.28 11:23:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kaptanoğlu : “Antalya deprem bölgesi değildir söyleminden vazgeçmeliyiz”

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos depreminin 24. yılında, deprem konusunda halen önemli eksiklerin olduğunu vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erman Kaptanoğlu, açıklamasında şunları söyledi : “17 Ağustos 1999 günü, Marmara Bölgesi özelinde tüm Türkiye, geçtiğimiz yüzyılın en büyük felaketlerinden birisini yaşadı. Yerel saatle 03:02’de Kocaeli/Gölcük merkezli büyüklüğü 7,6 Mw olan ve 45 saniye süren deprem sonucunda büyük bir yıkım ortaya çıktı. Resmi bilgilere göre 18.373 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 
Bu deprem üzerinden tam 24 yıl geçti. Bu depremi milat kabul eden Türkiye, deprem koordinasyonu konusunda önemli yol kat etmesine rağmen halen büyük eksiklikleri gözlemliyoruz. AFAD koordinesinde risk yönetimi kurularak, kurumlarımızın ve vatandaşlarımızın bütünleşik afet yönetim sistemi ile organize olması ve müdahale ve risk azaltma alt sistemlerini oluşturması gibi organizasyonlar faydalı birer örnektir. 
Özellikle Kahramanmaraş ve çevresindeki tarihsel depremlere bakıldığında deprem tekrarlama periyotlarının dolduğu ve bölgede artık büyük bir deprem üretme potansiyelinin mevcudiyeti yerbilimciler tarafından yetkililere depremden çok önce aktarılmıştı. 
2020 yılında AFAD Başkanlığı bu sebeple İl Risk Azaltma Planlarında, Kahramanmaraş İli’ni pilot il seçmiş ve birçok kurumu bu planlara dahil etmiş ve sorumlu kılmıştır. Fakat bu organizasyonların sahada maalesef verimli olamadığı 6 Şubat 2023 Gaziantep-Kahramanmaraş depremlerinde meydana çıkmıştır. 2020 yılından depremin olduğu güne kadar bölgedeki sorumlu kurumların yeteri kadar hazırlık yapmadığı deprem sonrasındaki kaos ortamından anlaşılmıştır. 
Böylesine büyük depremler, binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık mal kaybına ve ülkemizde yaşayan uzak veya yakın herkes üzerinde travmatik etkiler bırakmaktadır. Gelişen teknoloji, elde edilen bilimsel verilerin çokluğu göz önüne alındığında artık büyük depremlerin afetlere dönüşmesi kabul edilemezdir, edilmemelidir!
İmar Affı ile yapıların denetimini vatandaşa bırakan uygulama ile mühendislik hizmeti almamış, kaçak, iskansız, deprem anında ölüm saçacak yapılar kat mülkiyeti koruması altına alınmıştır. Bu ve bunun gibi uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir. Ayrıca artık göstermelik Deprem Tatbikatlarının bırakılması ve kamuda denetimi sağlayacak istihdamın sağlanması gerekmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü gibi önemli bir kurumda bile Jeofizik Mühendisi istihdamı yoktur. Çöken-göçen yolların neden bu hale geldiği Jeofizik Mühendisi istihdam etmeme liyakatsizliğinin bir sonucudur. 
Antalya Merkez Belediyeleri içerisinde, “Zemin ve Temel Etüt Çalışması” kontrolünü yapan sadece 1 adet Jeofizik Mühendisi vardır. Bu çok acıklı bir durumdur. Her defasında liyakatten bahseden siyasiler bu acı tabloların sorumlusudur! Antalya, deprem riski bakımından Akdeniz’de yer alan faylarla bağlantılı olarak risk altındadır. 
Bu yüzden dolayı ivedi bir şekilde Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya iline bağlı diğer ilçeler Jeofizik Mühendisi istihdamı etmek zorundadır. Bu bir ihtiyaç veya lüks değil, zorunluluktur! Sizler aracılığıyla değerli başkanlarımıza seslenmek de bizim sorumluluğumuzdur. Yoksa yer biliminin önemsenmediği her yerde Afetler bir Felakete dönüşecektir. 
Geçmişe göre iyileştirilmesine rağmen, kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken yapı denetim sistemi halen ticari bir anlayışla yönetiliyor. Yer mühendislik çalışmalarının denetimi ise halen yeterli düzeyde yapılamamaktadır. Eskiden mesleki odalarında olan denetim ve yeterlilik gibi süreçler kaldırıldı. Artık meslek odalarında konusunda uzman mühendis ve mimarlar, özel firmaların yaptığı saha ve ofis çalışmalarını denetleyememekte olup, bu süreç bizlerde büyük bir endişeye sebep olmaktadır. Odalar, kamu yararına çalışan meslek örgütleridir. Siyasi sebepler ile odaların elinden yetkilerinin alınması başlı başına bir afettir.  
Deprem sonrasındaki yaraları en aza indirmek için, TMMOB’a bağlı meslek odaları, doktorlar, öğretmenler, GSM operatörleri gibi özel kuruluşlara büyük yük düşmektedir. Bu gibi kuruluşlar özel eğitimden geçirilmelidir. Konusunda uzman olmayan kişilerin yaptığı açıklamalar halkta korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu yüzden dolayı her bölgede mutlaka “Deprem Bilim Kurulları“ kurulmalı ve gerekli açıklamaların ve bilgilendirmelerin sadece bu bölgedeki kurul üyeleri tarafından yapılması sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde her önüne gelenin deprem ile ilgili ilgili bilgilendirme ve açıklama yapması gerekli yasalar ile yasaklanmıştır. Bu konu çok önemlidir. 
Kentsel dönüşüme, Kötü zemin ve Kötü Yapı gibi öncelikli kriterlerden başlamak gerekirken maalesef rantın yüksek olduğu bölgeler tercih edildi ve halen edilmektedir. 
MTA’nın diri fay haritası karada yer alan fayları göstermekle birlikte, henüz Akdeniz’de özellikle Antalya Körfezinde tam manasıyla bir fay araştırması MTA tarafından yapılmamıştır. İvedilikle böyle bir çalışmanın yapılması, körfezde yer alan diri fayların tespit edilmesi ve diri fay haritalarına işlenmesi gerekmektedir. 
Böylelikle Deprem Risk Analizleri yapan biz Jeofizik Mühendisleri daha doğru sonuçlara ulaşmış oluruz. Biz Jeofizik mühendisleri olarak yapılaşmanın her aşamasında katkı koyabilecek modern yöntemlere sahibiz. 
Bize göre; Kentlerin yerleşeceği uygun alanların belirlenmesi için deprem etkilerini en aza indirmek amacı ile birinci aşamada derin yeraltı yapısal durumun jeofizik yöntemler ile belirlenmesi gereklidir. Biz buna makro-bölgeleme diyoruz. Birinci aşamaya göre uygun yerleşim alanlarında mikro-bölgeleme çalışmaları yapılarak özel durumlar hariç 30m derinliğe kadar yerin fiziksel özellikleri jeofizik yöntemler ile belirlenir. Daha sonraki aşamada ise parsel bazında yerin fiziksel özellikleri detaylı ortaya konur. Sonuç olarak biz Jeofizik Mühendisleri olarak Deprem Master planında yerleşim yeri seçiminin her aşamasında olmalıyız ayrıca mevcut yapılar içerisindeki çürük yapıları hızlı bir biçimde ayırt edebilecek yöntemlere ve bilgiye sahibiz.  
“ANTALYA BİR DEPREM BÖLGESİ DEĞİLDİR” söyleminden vazgeçip, “DEPREM HAYATIMIZIN BİR PARÇASIDIR” anlayışına geçmemiz gerektiği aşikardır. Çevremizdeki fay sistemlerinin durumu, son dönemlerde sık sık yaşadığımız depremler, bizdeki bu deprem bilincini arttırmalıdır. Sonuç olarak ATATÜRK gibi düşünmeli, yönetmeli ve yönetilmeliyiz. “
* Jeofizik Mühendisleri Odası

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :





Tarihi Kaleiçi’nin simge ismi ‘Mustafa Kaptan’ heykeli kayıp güvercinine kavuştu

Antalya’da tarihi Kaleiçi’nin simge ismi Kaptan Mustafa Ekizler’in heykelindeki iki kez ortadan kaybolan güvercin sembolü yeniden monte edildi. Heykelin güvercinli ve bakımı yapılmış yeni halini görünce büyük mutluluk yaşayan Mustafa Kaptan’ın torunu Sinem Ekizler, “Bugün çok mutluyuz. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muhittin Böcek Beyefendi’ye Ekizler ailesi adına çok çok teşekkür ederim” dedi.
1905-2001 yılları arasında yaşayıp 96 yaşında hayata gözlerini yuman Kaptan Mustafa Ekizler anısına Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 1 Temmuz 2021 tarihinde Kabotaj Bayramı’nda Kaleiçi İskele Camii yanına heykeli dikildi. Kaptan Mustafa Ekizler’in heykelinin sağ omzuna da kuşlarla ayrı bir bağı olduğu için güvercin sembolü koyuldu. Bölgede çok sevilen ve sayılan deniz kurdunun heykelindeki güvercin ortadan kayboldu. Ekizler ailesinin durumu belediye yetkililerine haber vermesinin ardından yeni güvercin sembolü heykele monte edildi. Kaptan Ekizler’in torunu Sinem Ekizler (35), geçtiğimiz aylarda Kaleiçi’nde dolaştığı esnada ise dedesinin omzundaki güvercin heykelinin yine yerinde olmadığını gördü. Aile fertleri ikinci kez üzüntü yaşadı.
Yapılan haber sonrası Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, heykelin hem bakımını yapıp hem de yeni güvercin sembolünü yerine koydu. Heykelin yeni halini gören Sinem Ekizler ve diğer aile yakınları büyük mutluluk yaşadı.

“Çok mutluyuz”
Ekizler ailesi olarak yetkililere teşekkür ettiğini belirten Sinem Ekizler, “Bugün çok mutluyuz. Heykelin bakımı yapılıp, daha da parlatılmış. Bu bizi daha çok mutlu etti. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Muhittin Böcek Beyefendi’ye Ekizler ailesi adına çok teşekkür ederiz. Böyle bir tarihe sahip çıkılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

“Üçüncü kez olursa bu bizi ailecek yıkar”
Güvercinin tekrar kaybolması konusunda endişelerinin olduğunu da sözlerine ekleyen Ekizler, “Üçüncü kez olursa bu bizi ailecek yıkar. Özellikle beni yıkar. Bu konuda endişe ve tedirginliğimiz var. Çünkü heykel çok açıkta. Umarım buna da bir çözüm bulunur” ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.11 13:12:04
Son Düzenlenme Tarihi :