SON DAKİKA

logo

Vali Şahin’den, Uysal’a teşekkür

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi’nin yenilenen hizmet binası, Muratpaşa Belediyesi Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda açıldı.

    Açılışta Başkan Uysal, sözlerine derneğin Birinci Dünya Savaşı yıllarından bir hatıra olduğunu söyleyerek başladı. Ebediyete intikal etmiş olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri saygıyla andığını belirten Başkan Uysal, bu vatanseverliği ekonomide de güçlü ve tedbirli davranarak desteklemek gerektiğinin de altını çizdi. Uysal, “Hepimize Türkiye’mizin aydınlık, hür, bağımsız geleceği için çalışma yolunda kolay gelsin” diyerek sözlerini bitirdi.
    Vali Şahin, hizmet binasının Antalya’ya hayırlı olmasını diledi, “Şehitlerimiz, gazilerimiz bizi biz yapan değerler. Biz bu değerlerle yoğrulursak ancak biz oluruz” dedi. 
    Vali Şahin Başkan Uysal’a böyle güzel bir coğrafyada, güzel bir parkın içerisinde bina tahsis ettiği için teşekkür ettiğini söyledi.
    Derneğin 109’uncu yıldönümünü kutladıklarını belirten Yurdakul ise “Derneğimiz milletimizin en zor zamanlarında tarihimizin en karanlık dönemlerinde doğmuştur. Bu toprakların kahraman evlatlarını, şehitlerimizi ve onların ailelerini aynı çatı altında bir araya getirmiştir” diye konuştu


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.28 11:23:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Serebral Palsili çocukların yaşam konforunu artırmak mümkün

Halk arasında beyin felci olarak bilinen serebral palsi, çocuklarda görülmekte ve doğumdan önce, doğumda ya da doğumdan sonra herhangi bir sebeple beyin dokusundaki hasara bağlı ortaya çıkmakta. 
Bu hasar hiçbir zaman “tamamen” iyileşmemektedir ancak iyi rehabilitasyon uygulamaları ile hastalar bağımsız bir yaşam kurabilir, eğitim alabilir ve sosyal rollerine devam edebilir. 
Memorial Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ümit Dinçer, serebral palsi ve fizik tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Erken doğan bebeklerde sık görülüyor
Serebral palsi bir çocuğun doğumdan önce, doğumda ya da doğumdan sonra herhangi bir sebeple beyin dokusunda gelişen hasarlar sebebiyle oluşan ilerleyici olmayan bir beyin hastalığıdır. Çocuklarda beyin felci olarak da tanımlanır. Etken beynin oksijenizasyon sorunu, enfeksiyonlar, kanamalar, ağır sarılık, genetik veya nörolojik hastalıklar olabilir. Hastalığın genel karakteri ilerleyici olmamasıdır. Yani sabit, permanent denilen bir beyin hasarından bahsedebiliriz. Ancak hastalığın vücudun periferindeki yani kollarda, bacaklarda ya da sistemler üzerindeki etkileri değişkenlik gösterebilir. En önemli problemlerden biri kas fonksiyonları üzerindeki etkileridir. 
Beyin hasarına bağlı olarak kas güçsüzlüğü, spastisite (istemsiz kas gerginliği),  distoni (istemsiz hareketler) ve ataksi (denge bozukluğu) dediğimiz tablolarla kendini gösterebilir. Her ne kadar beyindeki hasar sabit olsa da bu sayılan tablolarda bazen artış, bazen azalma yaşanabilmektedir. Bu yönüyle dinamiktir ancak beyin hasarı yönüyle dinamik değildir.
Risk gruplarına dikkat
En fazla erken ve düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelmiş olan çocuklarda görülmektedir. Yani prematüre ve 1.5 kg’ın altında doğmuş olan çocuklarda serebral palsi görülme ihtimali diğer çocuklardan çok daha yüksektir ancak her şeyiyle normal dünyaya gelmiş çocuklarda da serebral palsi görülebilmektedir.
Çocuğunuzu iyi gözlemleyin
Serebral palsinin erken ortaya çıkan belirtileri çocukların gelişim evrelerini izlenerek görülebilmektedir. Bir çocuk doğduktan 3 ay sonra en geç baş kontrolünü yapabilmeli, 9 ay sonra oturabilmeli, 12-14. aylarda yürüyebilmelidir. Eğer bir çocuk 5-6. aylarda hala baş kontrolünü sağlayamıyorsa, 8. ve 9. aylarda oturamıyorsa, 1 yaşına geldiğinde adımlama ya da sıralama fonksiyonlarını kazanamamışsa bu çocuklarda bir problem olduğunu düşünmeliyiz. Çoğul gebelik, erken doğum, düşük doğum ağırlığı, kordon dolanması gibi doğum esnasında zorluklar yaşanması durumuna fonksiyon kazanımlarındaki gecikmeler de eklendiğinde çocuğun serebral palsi olma ihtimalinden şüphelenilir.
Tanıda geç kalınmaması önemli
Serebral palsi tanısı şüphelenmekle başlar. Dolayısıyla ilk bulgular ailede veya takiplerini yapan çocuk hastalıkları uzmanının şüphelenmesi ile başlar. Sonra Pediatrik Nöroloji uzmanları tarafından önce çocuktaki motor, nörolojik ve mental gelişimdeki sorunlar değerlendirilir. Bazı klinik değerlendirmelere eşlik eden MR incelemeleri ile beyindeki hasarlar tanınabilir. Nihayetinde belli bir aşamaya gelmiş ve ilerleyici olmayan beyin hasarı netleşirse serebral palsi tanısı klinik olarak da netleşir. Ancak ailelerin izleyebileceği yol şu olabilir. Eğer çocuk çoğul gebelikten biriyse yani ikiz ya da üçüz bebekten biriyse, düşük doğum ağırlığı ile doğmuşsa, erken doğmuşsa (özellikle 28. haftadan önce) ve motor gelişim evrelerinde gecikme varsa bu çocuk geç kalınmadan çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Modern tedavi uygulamalarından faydalanın
Serebral palsili hastalarda pek çok problem eşlik edebilir. En önemlisi kas ve kas koordinasyonunu ilgilendiren motor becerilerde yaşanan sorunlardır. Dolayısıyla süreçte en önemli şey rehabilitasyon perspektifiyle bakmaktır. Yani çocuğun başını kontrol edebilir, yürüyebilir, oturabilir ve ayakta durabilir hale getirmek için yapılacak olan rehabilitasyon çalışmalarıdır. Ancak hastalığın ağırlığına bağlı olmak üzere çocuklarda başka nörolojik problemler de olabilir. Örneğin, epileptik ataklar, yutma güçlüğü, solunum ya da otonomik problemler vb. eşlik edebilir. Bu eşlik eden problemler de usulünce tedavi edilmelidir. İlerleyen zamanlarda tedaviye eşlik etmesi gereken uygulamalardan bazıları ortopedik operasyonlardır. 
Yani çocukta kas iskelet sistemi ve ekstremitelerde yani uzuvlarda (kalça, diz, ayak bileği ve ayak) bazen spastisite adı verilen şiddetli kas gerginliklerinin belirlediği deformiteler söz konusu olabilir. Bu tablolar eğer rehabilitasyon ve ortez (yardımcı tıbbi cihazlar) ile kontrol edilemez ise ortopedik cerrahi uygulamalarıyla ortadan kaldırılması gerekebilir. 
Ancak her serebral palsili aynı semptom ve bulgularla doğmaz. Dolayısıyla her çocuğun ihtiyacı onun için yapılacak olan özel değerlendirme ve tedavilerle bertaraf edilmelidir. Hatta temel rehabilitasyon uygulamaları dahi bireyselleştirilmelidir.
Temel amaç motor gelişim aşamalarını tamamlamak ve beceri düzeyini arttırmaktır. Tedavinin ekseni Fizyoterapi yani rehabilitasyondur. Özel rehabilitasyon uygulamaları nörogelişimsel destek sağlarken, spastisitenin sebep olduğu tabloların tedavisinde ortez, yardımcı cihazlar, botulinum toksin ( botoks) ve medikal tedaviler kullanılabilir. Bir fizyoterapistin birebir çalışması ile giden rehabilitasyon çalışmalarında zaman zaman sofistike cihazların (ileri teknoloji cihazları. Robotlar vs.)  kullanımı da söz konusu olabilir. Denge, kas güçlendirme çalışmaları için havuz tedavileri, hippoterapi gibi alternatifler de kullanılabilir.
Çocuğun yaşam kalitesi artırılıyor
Beyindeki lezyon tamamen ortadan kalkmaz. Ancak ilgili sorunlar iyi rehabilitasyon uygulamalarıyla ortadan kaldırılabilir. İyileşmeden kasıt şudur: Hastalar tutulum şekillerine bağlı olmak üzere özellikle hemiplejik ve diplejik olan çocuklar normal gelişimlerini geç de olsa yakalayabilirler, yürüyebilirler, okula gidebilirler, öğrenim hayatlarını tamamlayabilirler, meslek sahibi olabilirler ve sosyal rollerini tamamen oynayabilirler. Tetraplejik olanlarda yani hem kol hem bacak tutulumu olanlarda gerek mental gerekse fiziksel olarak gecikmeler kalıcı olabilir. Dolayısıyla onlardaki beklentiler biraz daha düşüktür. Ancak tam kür yani tamamen iyileşme maalesef bu hastalıkta söz konusu değildir. Amaç mevcut durumda maksimum bağımsızlık seviyesine çıkabilmektir.
* MEMORİAL BASIN

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.23 15:26:07
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.07.23 15:26:33





Finike’de altyapısı biten caddeler asfaltlanıyor

Finike’nin 100 yılı aşkın süredir kanayan yarası haline gelen ve çözüme kavuşturulamayan altyapı sorununu ortadan kaldırmaya yönelik başlatılan çalışmalarda sona geliniyor. 
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi iş birliğiyle yürütülen kanalizasyon ve üstyapı çalışmalarının tamamlandığı bölgelerde asfaltlama çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor. 
İskele Mahallesi Üniversite Sokak ve 422. Sokak’ın devamı olarak belirtilen Okaliptüs yolunda tamamlanan asfaltlama çalışmalarının ardından Eski Mahalle Dere Sokak’ta ve asbestli boruların değişimi sonrası Yayla Bulvarı’nda asfaltlama çalışmaları kaldığı yerden devam ediyor.
“100 YILDIR DEVAM EDEN SORUNU ÇÖZMEK BİZE NASİP OLDU”’
Finike’nin 100 yıldır çözülemeyen altyapı sorununu ortadan kaldırmanın haklı gururunu yaşadıklarını belirten Başkan Geyikçi, “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Muhittin Böcek’in katkılarıyla yürütülen çalışmalar sonucunda, kanalizasyon bağlantılarını tamamlayarak ilçemize portakal çiçeği kokusunu tekrar kazandırdık, asfaltlama çalışmalarına hız verdik. İskele ve Eski Mahallemizdeki çalışmalarda da sona yaklaşıyoruz. 
Yayla Bulvarı güzergahımızda asbestli su borularının değişimi sırasında meydana gelen arıza kaynaklı gecikme yaşanmış olsa da, arıza giderilmiş olup elli yıllık asbestli boruların değişimi sağlanmıştır. Yakın bir zamanda bu bölgede de başlatacağımız asfaltlama çalışmaları ile Finike’mize yeni bir görünüm kazandıracağız. Atık suyun kanal içerisinde katı madde birikimini engelleyecek hızda akması ve en uygun noktadan tahliye edilmesi için hem güvenli hem de çevresel açıdan uygun olarak tasarlanan 10 adet terfi istasyonumuzu ilçemizin belirli yerlerine konumlandırarak yeni tahliye merkezlerimizle birlikte uzun vadede de güvence veren altyapı sistemimizi oluşturduk. Güzel ilçemizi hak ettiği konuma getirerek sorunsuz altyapı sistemiyle, yaya ve araç trafiği için güvenli yollarıyla adından söz ettirmeyi amaçlıyor, Finike için çalışıyoruz.” dedi.
* Finike Belediyesi basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.23 11:44:18
Son Düzenlenme Tarihi :