SON DAKİKA

logo

Vali Şahin’den, Uysal’a teşekkür

Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şubesi’nin yenilenen hizmet binası, Muratpaşa Belediyesi Prof. Dr. Erdal İnönü Kent Parkı’nda açıldı.

    Açılışta Başkan Uysal, sözlerine derneğin Birinci Dünya Savaşı yıllarından bir hatıra olduğunu söyleyerek başladı. Ebediyete intikal etmiş olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri saygıyla andığını belirten Başkan Uysal, bu vatanseverliği ekonomide de güçlü ve tedbirli davranarak desteklemek gerektiğinin de altını çizdi. Uysal, “Hepimize Türkiye’mizin aydınlık, hür, bağımsız geleceği için çalışma yolunda kolay gelsin” diyerek sözlerini bitirdi.
    Vali Şahin, hizmet binasının Antalya’ya hayırlı olmasını diledi, “Şehitlerimiz, gazilerimiz bizi biz yapan değerler. Biz bu değerlerle yoğrulursak ancak biz oluruz” dedi. 
    Vali Şahin Başkan Uysal’a böyle güzel bir coğrafyada, güzel bir parkın içerisinde bina tahsis ettiği için teşekkür ettiğini söyledi.
    Derneğin 109’uncu yıldönümünü kutladıklarını belirten Yurdakul ise “Derneğimiz milletimizin en zor zamanlarında tarihimizin en karanlık dönemlerinde doğmuştur. Bu toprakların kahraman evlatlarını, şehitlerimizi ve onların ailelerini aynı çatı altında bir araya getirmiştir” diye konuştu


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.08.28 11:23:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Milletvekili Kılıç : “Çiftçi tarımdan uzaklaşıyor”

Tarımda girdi maliyetlerinin yükselmesi çiftçiyi tarımda  uzaklaştırıyor.
Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, artan maliyetler karşısında çiftçilerin nasıl korunacağını Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sordu.
Kılıç’ın Bakan Yumaklı’ya yanıtlaması için verdiği soru önergesi şöyle : “Tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerle birlikte hayvansal ürün üretiminde kendi kendine yetebilen bir ülke iken gelinen noktada temel ihtiyaçlarımızı ithalat yöntemiyle karşılar durumuna geldik. 
Dünya çapında üretimin durma noktasına geldiği 2021 yılından sonra hızla toparlanan diğer ülkelere nazaran ülkemiz beklenen toparlanmayı maalesef gerçekleştiremedi. TÜİK verilerine göre 2022 yılında çiğ süt üretimi bir önceki yıla göre %7,1 oranında azalırken, büyükbaş hayvan sayısı da %5,6 oranında azalmıştır. Üretim ihtiyacı karşılayacak düzeyde olmayınca hayat pahalılığı ciddi bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Tarımsal üretimde temel girdi kalemlerini oluşturan mazot, gübre, elektrik, su ve yem gibi temel giderlerdeki fiyat artışları çiftçiyi üretimden uzaklaştırmaktadır. Son iki ayda mazot toplamda %80 oranında zamlanmış olmasına karşın zamların devam edeceğinin sinyalleri veriliyor. Bu durumda önümüzdeki süreçte üretimi gerçekleştirmek adına hangi önlemleri aldığınız merak edilmektedir. 
Bu bağlamda; 
* Artan maliyetler sonucunda toprağını terk etme aşamasına gelen çiftçilerimizi üretimde tutmak adına herhangi bir çalışmanız var mıdır? * Bu doğrultuda çalışmalarınız varsa bunlar nelerdir?
* Mazot, gübre, elektrik, su ve yem fiyatlarını belirli bir seviyede tutmak yönünde çalışmanız var mıdır? Bu temel girdi kalemlerindeki vergiyi sıfırlamak adına bir çalışmanız olacak mıdır?
* Halihazırda çiftçi kayıt sisteminde yer alan çiftçi sayımız toplamda kaçtır? Bu sayı geçtiğimiz yılın Temmuz ayında kaç idi?
* Kayıt sisteminde yer almayan çiftçilerimizin tespit edilmesi ve faaliyetlerinin desteklenmesi adına bir çalışmanız var mıdır?
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 18:02:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da ot festivali düzenlenemez mi ?

Çeşme Belediyesi tarafından düzenlenen Ot Festivali için Alaçatı’ya gittim. Davet edenler yoğunluğun cumartesi ve pazar günü olduğunu, bu nedenle cuma günü ot festivalinin kurulduğu alanı daha rahat gezebileceğimi söyleyince perşembe günü yola çıktım, bir gece otelde konakladım ve cuma günü de sabah erkenden ot festivalinin düzenlendiği alanı gezdim. Cuma günü erken saatte otobüslerle gruplar halinde gelmeye başlayan kadın-erkek, yaşlı-genç-çocukları görünce “Cuma günü birde sakin olur demişlerdi” diyerek, kalabalıkla birlikte bende festival alanındaki stantları gezmeye başladım.

    400 stant kurulmuş. Stantlar ücretsiz tahsis edilmiş, tek şart ikametgahın Alaçatı’da olması. Malum ege ot’ları ile ünlü, yüzlerce çeşit ot tam bir görsel şölen sunuyor. Cibes, gelincik, şevket-i bostan, turp otu, gavur otu, radika , ısırgan otu ve onlarcası...
    Ot’lardan yapılan yemekler, ot’lu böreklerde stantları süslüyor. Çeşit çeşit reçeller, tatlılar. Damlasakızı reçeli revaçta  olan bir reçel. El yapımı sabunlar. Öyle ki eşek sütünden bile sabun stantta müşteri bekliyor.
    Belirli bir noktadan sonra el emeği, göz nuru  bebekler, takılar, çantalar, taçlar, süsler sergileniyor.
    Bir yanda festival alanını gezerken, diğer yanda Antalya’da yetişen ve yenilebilen “ot” çeşitleri ile ilgili bir çalışma yapıldı mı? diye düşünüyorum.
    Ot festivali olmayabilir ama Antalya’da tatlı, reçel, yemek festivali düzenlenemez mi ? 
    Bu nedenle Başkan Böcek’e “Keşke Alaçatı Ot festivali’ne gitseydin” diyorum. Gözlerinle o ortamı yaşasaydın. Hatta Alaçatı ziyaretini hafta sonuna  denk getirseydin bölgeye nasıl hareket geldiğine, insan sirkülasyonuna şahit olsaydın. 
    Antalya’ya gelen yabancı konuk sayısında rekor üstüne rekor kırıyoruz ama gelen turistleri Antalya çarşılarına çıkartamıyoruz. O zaman Antalya’da iç turizmede ağırlık verilmeli. Bu sayede kentin ticari yaşamına olumlu ciddi katkı sağlar. Bu nedenle Antalya’da bu tür festivaller sık aralıklarla düzenlenmeli.
  * Erkin ÖZGÜNSÜR 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.04.24 10:40:45
Son Düzenlenme Tarihi :