SON DAKİKA

logo

Elmalı’da ‘küçük çiftçi’ bitti !

100 dönüm, 200 dönüm hatta 300 dönüm seraların hızla çoğaldığı Elmalı’da, devasa seralarda ürettikleri sebzeleri kendi ardiyelerinden büyük şehirlere gönderen Ankara, İstanbul merkezli işletmelerin sayısı her geçen gün daha da artarken 2 dönüm, 5 dönüm, 10 dönüm sera sahibi olan, ‘küçük çiftçi’ ise bitti.

 İlçede ova ve düzlükler adeta sera denizine dönerken, 100-200-300 dönüm seralardan sadece ‘küçük çiftçi’ etkilenmiyor. Başta ‘su’ sorunu olmak üzere ilçede ‘iklim değişikliği’ kendisini fazlasıyla hissettirirken, Elmalı’da belirlenen sera varlığının kat be kat aşıldığı da iddia ediliyor. Özellikle 100-200-300 dönüm seraların kurulmasının yasaklanması gerektiğini kaydeden çevreciler, bunun yapılmaması halinde ‘su’ sorununun daha da artacağını, sondaj suyun daha da derinden çıkartılacağını ve hava sıcaklığında da 2-3 derecelik bir artış olacağını kaydederlerken, küçük çiftçiler ise bu gidişle seralarını sökmek, topraklarını satmak zorunda kalacaklarını kaydederek, “Yaz aylarında Suriyelilerle ya da doğu illerinden gelen ve bu 100-200-300 dönüm seralarda çalışanlarla nüfus artabilir, ama artık çocuklarımız  para kazanılmadığı için çiftçilik yapmak istemiyor, seralarımıza çalışmayı düşünmüyor. Gençler köyleri terk etmeye başladı. Yani, Elmalı köylerinde sürekli nüfusta ciddi bir azalma olacak’ uyarısında bulundular.   
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.11.27 08:02:38
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kırmızı karıncalar da ormanı koruyor

Ormancılar sadece yangın ile mücadele etmiyor. Yangın kadar büyük zararların yaşandığı ormanlarda bulunan ağaçların kabuklarının kurumasına neden olan zararlı böceklerle de uğraşıyor.
Ülkemizde bu yıl yine büyük yangınlar meydana gelmeye devam ederken, yanan alanların yeniden eski haline gelebilmesi için en az 50 yıllık bir sürenin geçmesi gerekiyor.
Ormancıların “Dumansız  yangın” olarak nitelendirdikleri zararlı böceklerin ağaçların kabuklarının ve ağacında kurumasına engel olmak için son yıllarda “Karıncaları” kullanmaya başladılar.
Ağaçları kurutan zararlılara karşı doğaya zarar veren ziraai ilaçlar kullanmak yerine biyolojik mücadele ile buna çözüm arayan ormancılar kırmızı orman karıncalarını koloniler halinde zararlıların bulunduğu alanlara taşıyorlar. Kırmızı orman karıncaları söz konusu zararlı orman zararlılarının en büyük düşmanı olarak görülüyor.
Ormandaki her türlü tırtılı, böceği, yaprak arılarını ve bitki bitlerini yiyerek orman ekosistemine olağan üstü fayda sağlayan Orman Karıncaları bulunduğu alanda böcek popülasyonunu düşürüyor.
Orman Zararlıları İle Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen karınca nakilleri; Nakli yapılan yuvaların çevre koşulları ile nakledilecek alanların çevre koşulları, benzer özellikte olmasına dikkat etmek suretiyle, kraliçe karıncanın yuvaya yumurta koymasından önce, yükselti ve iklim şartlarına göre, uygun koşullarda her yılın Mart ayı sonundan başlayarak, Nisan ayı sonuna kadar tamamlanmakta. 
Taşınan yuvalar 1 hektara yakın sahayı tamamen kontrol altına alabilirken, yıl boyunca bütün böceklerin her devrelerini takip eden karıncalar bu avantajını kullanarak biyolojik mücadelede avantajlı hale gelmekte.
SADECE BÖCEKLERİ YEMİYORLAR
Kırmızı Orman Karıncalarının zararlı böcekleri yok etmenin yanında, toprağın havalandırılması, gevşetilmesi, asit muhtevasının düzenlenmesi, toprağı gübreleyen küçük yaratıklara etki yaparak toprağın ıslah edilmesi, toprağın fazla miktarda bitki bitleri ve ifrazatları ile parazit olarak yaşayan sinekleri azaltarak arıların bal veriminin artırılması karıncaların diğer yararlarıdır. 
Ayrıca bitki tohumları, orman karıncaları tarafından dağıtılarak yeni fide oluşmasına yardımcı oluyorlar.

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.08.25 20:28:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Enkaz kent Hatay’ın 14 kilometrelik plajı bu bayram boş kaldı

Depremin vurduğu Hatay’da Türkiye’nin en uzun sahili olan 14 kilometrelik Samandağ sahilinde bu bayram yoğunluk geçtiğimiz yıllara oranla yok denecek kadar az oldu.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasar Hatay’da meydana gelmişti. Samandağ ilçesi de depremde büyük yıkımların olduğu ilçelerden birisiydi. İlçede bulunan Türkiye’nin en uzun sahilindeki plaj, her yıl bayramlarda yerli turistlerin akınına uğruyor; İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’dan binlerce vatandaş, deniz keyfi için güzelliğiyle göz kamaştıran 14 kilometrelik Samandağ sahiline geliyordu. Depremin etkisini hissettirdiği ilçede, bu yıl Kurban Bayramı’nda plajlarda yoğunluk yaşanmadı. Denizin tadını çıkaran vatandaşlar, yoğunluğun az olmasından dolayı üzüntülü olduklarını söylediler.

“Bayramda gelmiştik doluydu ama bu sene depremden dolayı kimse yok”
Bayram tatili için Gaziantep’ten Samandağ’a gelen Barış Payam, geçtiğimiz yıla oranla yoğunluğun az olduğuna dikkat çekerek, “Sahil şu anda boş, geçen yılda aynı buraya gelmiştik. Her taraf doluydu. Bayramda gelmiştik doluydu ama bu sene depremden dolayı kimse yok. Üzücü bir durum, yüzebiliyoruz ama geçen seneki gibi kalabalık yok” dedi.

“Geçen sene adım atacak yer yoktu”
Geçtiğimiz yıl bayramda yaşanan yoğunluğa dikkat çeken Ferhat Taşdemir, “Geçen sene adım atacak yer yoktu. Şu an gördüğünüz gibi sahilimiz bomboş. Vatandaşımızın yarısı gitti, geri kalanlar da yazda olsa memlekete gelmiyor. Her gün deprem oluyor, haliyle milletimiz korkuyor” ifadelerini kullandı.

“Bu yıl beklediğimiz kalabalık yok”
Samandağ’ın plajlarının güzelliğine dikkat çeken Muharrem Çınar, “Burası Samandağ ilçesi. İlçenin güzide, güzel plajlarından bir tanesi. Bu yıl beklediğimiz kalabalık yok. Deprem dolayısıyla insanlarımızın birçoğu il dışına gittiler. Burada olanlar da bizim gibi yavaş yavaş geliyorlar. Geçen sene kalacak yer yoktu, o kadar kalabalıktı. Şu anda çok az insan var” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.02 13:59:42
Son Düzenlenme Tarihi :