100 dönüm, 200 dönüm hatta 300 dönüm seraların hızla çoğaldığı Elmalı’da, devasa seralarda ürettikleri sebzeleri kendi ardiyelerinden büyük şehirlere gönderen Ankara, İstanbul merkezli işletmelerin sayısı her geçen gün daha da artarken 2 dönüm, 5 dönüm, 10 dönüm sera sahibi olan, ‘küçük çiftçi’ ise bitti.
Growmach, tarım makineleri sektörüne inovasyon ve vizyon katacak
Informa tarafından bu yıl Antalya Anfaş Fuar Merkezi’nde 10-14 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek Growmach, Traktör, Tarım Makineleri, Ekipmanları & Teknolojileri Fuarı, yerli ve yabancı sektör profesyonellerini buluşturmaya hazırlanıyor.
Ekim ayında düzenlenecek organizasyonu Konya, Bursa v..
Ekim ayında düzenlenecek organizasyonu Konya, Bursa ve Eskişehir’de basın buluşmalarıyla sektöre ve kamuoyuna tanıtan Growmach’in son durağı Türkiye’nin soya fasulyesi, yer fıstığı ve mısır üretiminde ilk sırada yer alan Çukurova’nın kalbinin attığı Adana oldu. Adana’da basın mensuplarıyla bir araya gelen Growmach Fuar Direktörü Engin Er, Adana’yı da içine alan Çukurova’nın, dünyada tarıma en elverişli topraklara sahip olduğunu ve ülke için büyük bir tarımsal potansiyel taşıdığına dikkat çekti.
Adana ve Çukurova havzasının önemli bir üretim kapasitesine sahip olduğunu dile getiren Er, “Basın buluşmalarını Konya, Bursa, Eskişehir ve bugün de Adana’da gerçekleştiriyor olmamız bir rastlantı değil. Amacımız tarım nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde hedeflediğimiz profesyonel ziyaretçilere sizin aracılığınızla ulaşmak” dedi.
Tüm çiftçilerin potansiyel müşterileri olduğunu ve fuarda özellikle tarım makineleri ve teknolojilerini kullanmaya açık olan, yeni nesil çiftçilerle buluşmayı hedeflediklerini hatırlatan Engin Er, “Bu anlamda Adana tarıma ve teknolojiye büyük önem veren bir kent olarak göze çarpıyor. Türkiye’deki ilk traktörü 1907 yılında Adana Belediyesi satın almış. 1914’te ülkemizde sadece 4 adet traktör varken bunun 3’ü yine Adana’da bulunuyormuş. Adana, pamuk hasadıyla da tekstil sektörüne ciddi katkı sağlıyor. Şu anda 150 dönümlük bir pamuk arazisini mekanizasyonla 10 saatte hasat edebiliyorsunuz. Aynı işi yapabilmek için ise 450 insan gücüne ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle artan maliyetler, iklim değişikliği ve verimliliğin artırılması için yeni tarım makineleri ve teknolojilerinin kullanılmasının ve inovasyonun önemi giderek daha da artıyor” diye konuştu.
Ziyaretçilerin fuara online olarak kayıt yaparak ücretsiz katılım sağlayabileceklerini de kaydeden Engin Er, fuarda nitelikli alıcılar ile üreticileri bir araya getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
150 firma ve 40 ülkeden 15 bin ziyaretçi hedefi
Informa olarak dünyanın en büyük fuarcılık şirketi olduklarını hatırlatan Engin Er, şunları söyledi:
“Antalya’da 22 yıldır dünyanın en büyük seracılık fuarı olan Growtech’i hayata geçiriyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Growtech’e katılan firmalar bizlerden bir tarım makineleri fuarı istedi. Tam bu planlamayı yaparken pandemi çıktı ve sonrasında ise artık düğmeye bastık. Antalya’da 10-14 Ekim tarihlerinde uluslararası ziyaretçi ve katılımcıların olduğu tamamen ihracata yönelik tarım makineleri, traktör ve ekipmanları fuarı olan Growmach’ı ilk kez gerçekleştireceğiz. Şu anda 150 firma katılıyor, ilk yıl için tahmini 40 ülkeden 10-15 bin civarı ziyaretçi bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl ülke olarak tarım makinelerinde 2 milyar dolar civarında bir toplam ihracatımız var. Bunun 1 milyar doları tarım makineleri, 1 milyar doları da traktör tarafında gerçekleşti. Bu fuarla birlikte tarım makineleri sektörüne de olumlu katkı yapmayı hedefliyoruz.”
İhracat ve inovasyon odaklı
Fuardaki yenilikler ve farklılıklar hakkında da bilgi veren Engin Er, şöyle devam etti:
“Türkiye’de her yıl 60’dan fazla tarım fuarı yapılıyor. Bizim bu fuarlardan farkımız var. Katılımcı firma çeşitliliğini sağlayabilmemiz ve daha fazla katılımcıya yer verebilmemiz için bir firmaya satılacak alan üst limitini 300 metrekare olarak belirledik. Fuarın ilk gününü VIP ve Ulusal ve Uluslararası basın günü ilan ettik. 20 farklı ülkeden gelecek Uluslararası Tarım Yazarları Derneğine - IFAJ- üye olan tarım yazarları ile birçok ülkeden gelecek yabancı tarım gazetecilerini ağırlayacağız. 3 gün boyunca fuarı ziyaret edip röportajlar yapacaklar ve Antalya’daki üretim alanlarını gezecekler. Elbette teknolojinin ön planda olduğu bu dönemde katılımcılarımıza dijital çözümler de sunuyoruz. Growmach Connect Platformumuz sayesinde katılımcılarımız stantlarını ziyaret eden ziyaretçilerin datasına sahip olabilecek ve fuar sonrasında da potansiyel alıcıları ile gerçek zamanlı iletişim ve etkileşim kurabilecekler. Bunun yanı sıra; Farmer100 adlı bir proje oluşturuyoruz. Yeni teknolojileri kullanacak, tarımda mekanizasyonun verimliliğe etkisinin farkında olan önder çiftçiler ve elbette yeni nesil çiftçilerin bir arada olacağı bir program olacak. Bu tür teknolojileri kullanmak isteyen üreticiler, fuar alanında oluşturacağımız bir ortamda Farmer 100 grubunun bir üyesi olma fırsatı bulacaklar.”
Yeni nesil tarım için teknoloji kullanımı önemli
Gelişen teknolojiyle birlikte tüm dünyada tarımda yapay zeka ve otomasyon kullanımının arttığını söyleyen Engin Er, ülkemizde de verimlilik ve sürdürülebilirlik için yeni nesil tarım uygulamalarının önemli olduğuna dikkat çekti.
Son teknoloji makine ve ekipmanların tarım sektöründeki üreticilere hem verimlilik hem de tasarruf konusunda avantajlar sunduğunu dile getiren Er, şöyle devam etti:
“Tarımda teknoloji kullanımı verimliliği artırıyor. Ülkemizde modern tarım uygulamaları konusunda çiftçiler bilgilenmeli. Her tarımsal işletme, ekilen ürün çeşidi, toprak yapısı ve iklim şartlarına göre farklı tarım makinelerine ve teknolojiye ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle otomatik dümenleme sistemi, ilaçlamada dozajlamalı sistem ve drone’lar gibi araçların kullanılması yakıt, maliyet, iş gücü ve zaman tasarrufunun yanı sıra; verimlilik konusunda da çiftçiler için önemli avantajlar sunuyor. Bu yıl Growmach Fuarı’nda tarımda yapay zeka ve otomasyon alanlarında hizmet veren firmalar da son teknolojiye sahip ürünleriyle fuar ziyaretçilerini stantlarında ağırlayacak. Fuar ziyaretçileri son teknolojiye sahip makine, ürün ve ekipmanları inceleme fırsatı bulacaklar.”
Growmach, tarım ve teknoloji ödüllerine ev sahipliği yapacak
Growmach’ta gerçekleştirilecek etkinlikler arasında önem verdikleri etkinliklerin başında Growmach Tarım ve Teknoloji Ödülleri’nin geldiğini belirten Engin Er, şunları söyledi:
“Growmach Tarım ve Teknoloji Ödülleri’ni Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Hamdi Bilgen’in jüri başkanlığında gerçekleştireceğiz.”
Tarım makineleri ihracat payının günümüzde ciddi bir seviyeye ulaştığını dile getiren Prof. Dr. Hamdi Bilgen de, “Türkiye artık olgunlaşmış olan bu potansiyelini sadece tarım makineleri içinde değil mekanizasyon öğeleri içinde yer alabilecek birçok farklı teknolojileri ortaya koymak içinde kullanmaktadır. Bu hedefle Growmach İnovasyon Ödülleri ile Growmach tarım makineleri fuarı bu özel alanda bir ilk olmaya hazırlanmaktadır. Türkiye özellikle tropik - subtropik iklim özellikleri ve dört mevsim yapısı sayesinde dünyanın birçok farklı bölgelerinde yapılan tarımsal mekanizasyon süreçlerine katkı yapmak adına büyük potansiyele sahip bir ülkedir. Bu sinerjinin ortaya ulusal ve uluslararası firmaların katılacağı akademik alanda ve sektörün lider kişilerinden kurulacak inovasyon jürisi en değerli inovasyonları tarım makineleri sektörüne kazandırılmasında çok değerli bir rol üstlenecektir. Başta ülkemiz olmak üzere dünya pazarına sayısız yeni buluşların ortaya konması için hazırız” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 11:07:08
Son Düzenlenme Tarihi :
ANTGİAD’da markalaşma ve pazarlama konuşuldu
Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Olağan Genişletilmiş Üye Toplantısı’nda “Markalaşma ve Pazarlama” konuşuldu.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sert, 1,5 hafta önce yapılan seçimlerde seçilen milletvekillerine başarılar diledi. İş dün..
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Osman Sert, 1,5 hafta önce yapılan seçimlerde seçilen milletvekillerine başarılar diledi. İş dünyası olarak kısa vadede finansmana erişim sorununun ortadan kalkması ve fiyat istikrarı istediklerini belirten Sert, “Hem işveren olarak hem de tüketici olarak bu durumdan hoşnut değiliz. Merkez Bankası net rezervimiz -60,6 milyar dolar. CDS risk primimiz 700 puanlara ulaşmış durumdadır. Dünyada enflasyon var, bunu kabul ediyoruz. Fakat en yüksek enflasyon olan ülkeler arasında olmayı kabul etmemiz mümkün değildir. Gençler, iş insanları, memur ve emekçilerimizi umutsuz ve mutsuz görmek istemiyoruz. Bağımsızlığını şehit kanlarıyla kazanmış bir ülkenin evlatları olarak ve yarınların yani çocuklarımızın emanetçileri olan bizler elimizden geleni yapıyor fakat ivmenin pozitife yönelemediğini görüyoruz” dedi.
Antalya’nın turizm ve tarımda Türkiye’nin lokomotifi olduğuna işaret eden Sert, “Sanayimiz de çevreci niteliğiyle büyümekte, ismini uluslararası pazarlara duyurmaktadır. Antalya turizmi tek başına ülke turizminin 3’de 1’ini temsil etmektedir. Antalya örtü altı tarımsal üretimi ülkemiz üretiminin yaklaşık yarısı kadardır. Antalya OSB kabına sığmamakta, yeni OSB ihtiyacı ilçelerdeki OSB yatırımlarıyla giderilmeye çalışılmaktadır. Lüks yat üretimi gibi katma değerli sektörlerde bizleri gururlandıran başarılar ortaya konmaktadır. Bu tablo gurur vericidir ve kentimizin her bir ferdinin bu başarıda doğrudan ya da dolaylı emeği vardır. Ancak biliyoruz ki ilimizin ve sektörlerimizin katma değer kapasitesi mevcut verilerin çok üzerindedir. Bunu tam kapasiteye ulaştırmak zorundayız. Bu noktada hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir” ifadelerini kullandı.
Marka konusuna da değinen Sert, şunları söyledi:
“Bildiğiniz üzere kârı, fiyat ve maliyet arasındaki fark belirler. Fiyatı belirleyen unsurların başında da marka değeri gelmektedir. Eğer marka gücün varsa yüksek kar marjıyla, yüksek katma değerle çalışırsın, marka gücün yoksa düşük kar marjıyla, hatta en kötüsü olan fiyat rekabetiyle hayatta kalmaya çalışırsın. Bu durum sadece işletmeler için değil, ülke ekonomileri için de böyledir. Biliyoruz ki marka sayıları ile ülke ekonomileri arasında yüksek bir korelasyon vardır. Güçlü ekonomiler, güçlü markaları ile üretim zincirinin halkalarında yer almaktadırlar, sektörleri yönetmektedirler. Güçlü markalar da yüksek katma değerleri ile kendi toplumlarına gelir artışı ve refah getirmektedirler. Türkiye olarak bu konuda çok daha yoğun çalışmamız, mesafe almamız gerekiyor. Verilere baktığımızda dünyanın en zenginler listesinde gördüğümüz Türk iş insanı sayısını dünyanın en büyük markaları listesinde maalesef göremiyoruz. Diğer taraftan marka başvurularında ve tescilde son 3 yıldır düzenli bir artış gördüğümüzü de söylemeliyiz. Ülke genelinde marka başvuru sayısı 10 yıl önce 110 binlerdeyken, 2022’de 210 bin düzeyinde gerçekleşti. 64 bin düzeyindeki tescil sayısı da 156 binlere çıktı. Antalya verilerine bakacak olursak marka başvuru ve tescil sayısında İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’dan sonra 5. sırada yer alıyoruz. 2022 yılında 7 bin 109 marka başvurusu, 4 bin 832 marka tescili gerçekleştirmişiz. 10 yılda marka başvuru sayımız 2,7 kata, tescil sayısı da 3,2 kata çıkmış durumdadır. Bunlar olumlu sinyallerdir. Son süreçte yaşanan yükseliş seyri ülke genelinde markalaşma bilincinin düzenli bir artış ivmesi ile yayıldığını gösteriyor. Ancak bu bilicin yaygınlaştırılmasında hem ülke düzeyinde hem de işletmelerimiz düzeyinde arzu ettiğimiz hızı yakalayamadık.”
Sert’in ardından "Markalaşma ve Pazarlama" konulu sunum gerçekleştiren Marka Danışmanı Özel Oytun Türkoğlu, "Kısa vadede satış, orta vadede pazarlama, uzun vadede marka" dedi.
Dünya markası olabilmek için kararlı, sürekli ve birlikte çalışmanın önemini vurgulayan Türkoğlu, sunumunun ardından üyelerin sorularını cevapladı. ANTGİAD Başkanı Osman Sert tarafından günün anısına konuk konuşmacı Özel Oytun Türkoğlu’na teşekkür hediyesi takdim edilirken, yeni üyelere de üyelik belgeleri takdim edildi. Toplantı fotoğraf çekimiyle sona erdi.

