SON DAKİKA

logo

ANSİAD’ın 2 nci olağan toplantısında konuşan Sevinç : Uluslararası sahnede Türkiye’nin daha proaktif politikalara ve tavra ihtiyacı var

Forward 1919 Global Stratejik Danışmanlık | Brüksel Kurucu & CEO European AI Hub Kurucu & CEO Kader Sevinç, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD)’ın 2. Olağan Toplantısı’nın konuğu oldu. “Bir Uluslararası Stratejistin Gözünden: Küresel Dönüşüm ve Yapay Zekâ Çağı’nda Avrupa’nın Geleceği ve Türkiye’nin Kaderi” konu başlığı ile düzenlenen toplantıda konuşan Sevinç, “uluslararası sahnede Türkiye’nin daha proaktif politikalara ve tavra ihtiyacı var. Başka masalarda da sadece kendi konularıyla değil, Avrupa’nın gündemindeki konulara da doğrudan dahil olmayı başarabilmesi gerekiyor” derken kendi kariyerinde önemli bir dönüm noktası olan Antalya’yı memleketi gibi, ANSİAD’ı ailesi olarak gördüğünü söylerken ve ANSİAD toplantısına konuk konuşmacı olarak katılmaktan mutluluk duyduğunu kaydetti.

Forward 1919 Global Stratejik Danışmanlık | Brüksel Kurucu & CEO European AI Hub Kurucu & CEO Kader Sevinç, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ANSİAD)’ın 2. Olağan Toplantısı’nın konuğu oldu. “Bir Uluslararası Stratejistin Gözünden: Küresel Dönüşüm ve Yapay Zekâ Çağı'nda Avrupa’nın Geleceği ve Türkiye’nin Kaderi” konu başlığı ile düzenlenen toplantı 28 Ocak 2025 Salı günü Sunis Hotels Su’da gerçekleştirildi.

 

Toplantının başkanlığını yapan, ANSİAD Uluslararası İlişkiler ve AB Çalışma Masası Üyesi & Titiz Agro Group A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Çağla Titiz Köse yapmış olduğu açılış konuşmasında, “Toplantıya gelmeden önce Kader Hanım’ın web sitesinde özgeçmişini okudum ve çok gurur duydum. Bizi bilgi birikimi başarıları ve Brüksel’de temsil etmesi ve ülkemizi tanıtması, ülkemiz adına da ayrıca gurur verici. Bu gururu bize yaşattığı ve toplantımızda değerli bilgi ve tecrübelerini bizimle paylaşacak olmasından dolayı kendisine teşekkür ederim” dedi.

 

“Zorlu hikayeler, güçlü insanlar yaratır”

 

Kendi kariyerinde önemli bir dönüm noktası olan Antalya’yımemleketi gibi, ANSİAD’ı ailesi olarak gördüğünü söyleyen ve ANSİAD toplantısına konuk konuşmacı olarak katılmaktan mutluluk duyduğunu belirten Kader Sevinç, “Benim yolcuğum Anadolu da birçok farklı kentte büyüyerek geçti. Bu da bana uluslararası alanda Türkiye’yi temsil ederken çok büyük güç verdi. Bugün ki konumuz benim hikayem değil. Bugünkü konumuz Türkiye’nin, Avrupa’nın ve Dünya’nın hikayesi. Bugüne kadar ki bildiğimiz dünya yıkılıyor ve yepyeni bir dünya kuruluyor. Bu yeni dünyada Amerika ve Avrupa kendine yer kapmaya çalışıyor. Ve bugüne kadar görmediğimiz yeni aktörleri de görüyoruz sahnede. Bu yeni dünyada sadece ekonomik gelişmeler değil, yapay zekâ, robotik teknolojiler, büyük veri teknolojileri gibi pek çok alan ve konu dünyayı değiştirmeye devam ediyor. Bu teknolojileri kullanan ülkeler var bir de üreten ülkeler var. İşte bugün bu teknolojileri üretmeyi, bu alanı kontrol etmeyi başaran ülkeler geleceğin aktörleri olacaklar. Bu aktörler Dünya’nın da Avrupa’nın da, Türkiye’nin de kaderini yazan ülkeler olacaklar" diye konuştu.

 

“2025 yılında, küresel yapay zekâ ekonomisinin 2 buçuk trilyonu aşması bekleniyor”

 

Konuşmasına küresel dönüşüm çağının önemli başlıklarına değinerek devam eden Sevinç; “En önemli başlık tabi ki ekonomi. Ekonomide küresel büyüme 2024 yılında %2,9 olarak ortaya çıkmış. 2025 yılında düşük tüketici talebi ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalardan dolayı da bu rakamın daha da geriye gitmesi bekleniyor. Avrupa da küresel piyasalardaki rolü itibari ile çok ciddi sorgulamalardan geçiyor. Bugüne kadar Avrupa için kolay olan şeyler giderek Avrupa için de zor hale geliyor. Diğer taraftan yapay zekâ ekonomisi ön plana çıkıyor. 2025 yılında projeksiyonlarında küresel yapay zekâ ekonomisinin 2 buçuk trilyonu aşması bekleniyor. Bu rakam dünya çapındaki toplam tarım üretimi değerine eşit durumda. Bu alanın önemini buradan anlamamız gerekiyor” dedi.

 

 

 

                                                                                                                                                        

 

 

 

 

“Küresel aktörlerin hangi bölgeleri, nasıl domine ettiğini görmek çok önemli”

 

Ekonomi ve teknoloji alanında kontrolü elinde tutan ülkelerin izlediği strateji ve yatırımların önemini vurgulayan Sevinç; “Ekonomi dediğimizde Amerika ve Çin arasındaki rekabetin de ne kadar kızıştığını görüyoruz. Aynı zamanda bu küresel aktörlerin, hangi bölgeleri nasıl domine ettiğini de görmemiz gerekiyor. Örneğin Çin bugün Avrupa’nın Afrika’yı domine etme gücünü neredeyse kırmış durumda. Çin burada çok büyük bir güç haline geldi. Yani Afrika’nın kaynaklarını kullanabilir durumda. Avrupa ise yeni bir Afrika politikası geliştiriyor. Genel olarak baktığımızda küresel ekonomide, küresel aktörlerin eylemlerinde ve stratejilerinde gördüğümüz; herkes yeniden dağıtılan kartlarda en büyük payı almaya çalışıyor. Ve en büyük kavga Amerika ve Çin arasında kopmakta. Brüksel’in ve Avrupa Parlamentosu’nun önemli gündemlerinden biri Çin’in kuşak ve yol projesi kapsamında Afrika’ya 60 milyar dolarlık bir yatırım yapması. Bir diğeri ise ekoloji konusu. Küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceye yaklaştığı konuşuluyor. Ve bunun Akdeniz havzasını çok derinden etkileyeceği belirtiliyor. İklim değişikliği ve kuraklık da bir diğer önemli gündem maddelerini oluşturuyor. Buna paralel yenilenebilir enerji yatırımları ön plana çıkıyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının %38’lik bir paya ulaştığını görüyoruz. Yenilenebilir enerjinin Avrupa’daki konuşulan yatırım oranına bakarsak %50’yi geçmiş durumda” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye’yi görmezden gelmek, büyük bir körleşme demektir”

 

Türkiye’nin Avrupa’daki gündem konularında daha aktif rol alması gerektiğinin altını çizen Sevinç; “Bugün dünya genelinde işletmelerin %70 oranında yapay zekâ temelli çözümler kullandığını görüyoruz. 2025’te de bu rakamın giderek artacağını göreceğiz. Gündemde olan bir diğer konu da tabi ki savunma teknolojileri konusu. Çünkü tam bir savaş ekonomisi ve savaş süreci içerisindeyiz. Bu durum Avrupa’yı çok beklenmedik bir anda yakaladı. Avrupa soğuk savaş döneminden sonra kendi bölgesinde bir savaş gündeminin olmayacağından emin bir şekilde hareket etti. Fakat bugün yaşadıklarımız bunun gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Aynı anda hem savaş hem de pek çok çatışmayla karşı karşıyayız. Buna paralel olarak Avrupa ortak savunma birliğini oluşturmaya çalışıyor. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye açısından bu oluşum çok önemli. Avrupa savunma birliğini çok yakından takip etmemiz gerekiyor. Burada insansız hava aracı teknolojileri büyük önem taşıyor. Türkiye’nin geleceği ve Avrupa’daki yerini yeniden tanımlamak adına oldukça önem arz ediyor. Fakat Türkiye bu stratejik masalarda ve Avrupa savunma mimarisinde aktif öngörülerde bulunmadı. Ben bu konuyla alakalı makale kaleme aldım. Bu konuda Türkiye’yi görmezden gelmek, büyük bir körleşme demektir. Ancak uluslararası sahnede Türkiye’nin daha proaktif politikalara ve tavra ihtiyacı var. Başka masalarda da sadece kendi konularıyla değil, Avrupa’nın gündemindeki konulara da doğrudan dahil olmayı başarabilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

 

“Yeni teknolojilerin sahibi olan Dünya’nın da sahibi olacak”

 

Yeni teknolojilerin üretim ve kullanımında söz sahibi olan üç lider ülkeye dikkat çeken Sevinç; “Yapay zekâ teknolojilerinde çok büyük fırsatlar ve riskler barınmakta. Burada öne çıkan üç aktör var. Amerika, Çin ve Avrupa Birliği” dedi ve ekledi. “Amerika Birleşik Devletleri’ne baktığımızda girişimcilik ekosistemini destekliyor ve yeni teknolojilerin önünü açıyor. Çünkü biliyor ki yeni teknolojilerin sahibi olan Dünya’nın da sahibi olacak. Ama aynı zamanda Çin de bu yarışın içerisinde. Çin patentlerle bu rekabeti yürütüyor. Fakat bir yandan da girişimcilik ekosistemini de desteklediğini görüyoruz. Örneğin en son çıkarttıkları yapay zekâ modeli DeepSeek, Amerikan ekonomisini ve şirketleri önemli ölçüde sarstı.  Bunun gibi sarsıcı gelişmeleri teknoloji alanında oldukça göreceğiz. Teknolojik alanın demokratik alanı da önümüzdeki dönem nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini göreceğiz. Avrupa Birliği de yapay zekâ regülasyonlarında Dünya’da bir numara. Avrupa Birliği yapay zekâ modelini riskler temelinde sınıflandıran yasa ortaya koydu. Bu sebeple de Avrupa Birliği piyasasında aktif olmak isteyen yapay zekâ şirketleri Avrupa Birliğinin getirdiği bu standartlara uymak zorunda.

 

 

 

 

 

Bu standartlara uymayan yapay zekâ şirketleri, Avrupa’da faaliyet gösteremeyecekler. Avrupa Birliği üyeliğini bir romantik rüya olarak görmekten ziyade gerçekçi bir perspektif ile ele almamız, bugün bize olan etkisini doğru okumamız ve buna uygun olarak da hazırlıklar yapmamız gerekmektedir. Girişimcilerimiz bu regülasyonları doğru anlamazlarsa çok ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilirler.

 

“Türkiye’nin AB süreci donmuş durumda”

 

En çok merak edilen ve sorulan sorunun Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği olduğunu ifade eden Sevinç bu konuda her iki kutbunda hareketsiz olduğunu dile getirdi. Bu konuda sadece devletlerin değil şirketlerin, iş insanlarının ve toplumun aksiyon alması gerektiğini vurgulayarak “Biz maruz kaldığımız regülasyonların ve politikaların yapıldığı masada mı olmak istiyoruz yoksa bu politikaların bize dayatılmasını mı istiyoruz? Bu konuyu etraflıca düşünerek kendi içimizde dürüstçe tartışmalıyız. Bu cevabı dürüstçe verdiğimiz zaman doğru adımları da atmış olacağız. O zaman uluslararası alanda çok daha aktif ve etkili olacağız. Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkileri hem iki tarafın isteksizliği hem de Türkiye’deki demokratikleşme alanında yaşanan değişikliklerden ve bir dizi başka sebeplerden dolayı donmuş durumda. Fakat bizlerin de Türkiye’nin daha ileriye gidebilmesi için üzerimize düşenleri yapmamız, dünyanın nasıl değiştiğini iyi okumamız, Avrupa’nın rolünün nasıl değiştiğini iyi okumamız ve bunun üzerinden de doğru, daha geniş ve çok katmanlı stratejiler üretmemiz gerekmektedir” dedi.

 

ANSİAD 2. Olağan Toplantısı soru cevapların ardından, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Özbek’in günün anısına toplantının başkanlığını yapan ANSİAD Uluslararası İlişkiler ve AB Çalışma Masası Üyesi & Titiz Agro Group A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Çağla Titiz Köse ile konuğumuz Forward 1919 Global Stratejik Danışmanlık | Brüksel Kurucu & CEO European AI Hub Kurucu & CEO Kader Sevinç’e Antalyalı Seramik Sanatçısı Tufan Dağıstanlı’nın seramik kuşu hediye takdimi ile sona erdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.01.31 07:07:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






ENFLASYONDA SINIRLI DÜŞÜŞ SÜRERKEN MALİYET BASKISI DEVAM EDİYOR

ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Haziran ayı enflasyon verilerini değerlendirerek, eğitim ve konut fiyatlarındaki artışların enflasyonu yukarı taşıdığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki sakin seyirin manşet enflasyonu baskılasa da, üretici maliyetlerindeki yükselişin maliyet baskısını sürdürdüğünü vurguladı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haziran ayında tüketici fiyatlarının yüzde 1,17 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, “Yıllık TÜFE’nin yüzde 35,05 seviyesine gerileyerek sınırlı da olsa düşüş eğilimini sürdürdüğünü görüyoruz. Bu süreçte, eğitim ve konut kalemlerinde dikkat çekici artışlar yaşanırken, gıda grubunda fiyatların aylık bazda gerilemesi manşet enflasyonu baskılamıştır. Ancak üretici fiyatlarında gözlenen yüzde 2,46’lık artış, önümüzdeki dönemler için maliyet baskısının sürdüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı.

TÜFE ve Yİ-ÜFE’de Temkinli Yavaşlama Sürerken, Bazı Kalemlerdeki Katılık Dikkat Çekiyor
Haziran ayında tüketici fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 1,37 oranında artış gösterdiğini dile getiren Başkan Hacısüleyman, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Altı aylık kümülatif artış yüzde 16,67 olurken, yıllık enflasyon yüzde 35,05 seviyesine gerilemiştir. Yurt içi üretici fiyatlarında ise aylık artış yüzde 2,46 olurken, yıllık artış yüzde 24,45 olarak kaydedilmiştir. Yİ-ÜFE’nin Aralık 2024’e göre artışı ise yüzde 15,71 düzeyindedir. Bu tablo, üretim maliyetlerinde hala güçlü bir yukarı yönlü eğilimin devam ettiğini ortaya koymaktadır.”

Üretici Fiyatlarında Artış Sürüyor: Hizmet Girdileri ve Enerji Belirleyici Rolde
Sanayinin dört ana sektöründe yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 61,04 ile ‘su temini’ sektöründe gerçekleştiğini vurgulayan Başkan Hacısüleyman, “Elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 28,25, madencilikte yüzde 25,66 ve imalatta yüzde 23,79 oranlarında yıllık artışlar dikkat çekmektedir. Ana sanayi grupları itibarıyla, ara mallarında yüzde 21,77, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 29,92, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 26,45, enerjide yüzde 24,15 ve sermaye mallarında yüzde 27,40 oranında yıllık artış kaydedildi. Bu durum, üretici fiyatlarındaki artışın sadece enerjiyle değil, geniş tabanlı bir maliyet yapısıyla ilişkilendiğini ortaya koymakta” diye konuştu.

Başkan Yusuf Hacısüleyman: “Enflasyonla Mücadelede Mali Disiplin Öncelikli”
Enflasyonun yapısal ve yapışkan bir karaktere sahip olduğunu belirten Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Gıda fiyatlarındaki görece yatay seyir ve bazı kalemlerde gözlenen düşüşler kısa vadede olumlu bir tablo çizse de eğitim, konut ve ulaştırma gibi temel hizmet gruplarındaki fiyat artışları, enflasyonun dirençli yönünü göstermektedir” dedi. Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Bu mücadele, eş zamanlı olarak mali disiplin, kamu harcamalarının etkinliği ve arz yönlü reformlarla desteklenmeli” ifadelerini kullandı. Haziran ayı enflasyon verilerinin, yılın ikinci yarısına girerken maliyet temelli baskıların sürdüğünü ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, “Bazı temel hizmet kalemlerinde katılık sorunu devam ediyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelede bütüncül bir yaklaşım şarttır” şeklinde konuştu.

Eğitim ve Konut Fiyatlarındaki Artış Enflasyona Yukarı Yönlü Katkı Verdi
Haziran ayında ana harcama grupları içinde en yüksek artış yüzde 4,48 ile “Eğitim” grubunda kaydedildiğini dile getiren Başkan Yusuf Hacısüleyman, “Bu kalemi yüzde 2,62 ile “Konut” ve yüzde 2,38 ile “Ulaştırma” grupları takip etti. Yıllık bazda ise yüzde 73,33 artışla “Eğitim”, yüzde 65,54 ile “Konut” ve yüzde 38,70 ile “Sağlık” grupları öne çıkarken, lokanta ve oteller grubunda da yüzde 35,59 yıllık artış yaşandı. Ters yönde ise “Gıda ve Alkolsüz İçecekler” ile “Giyim ve Ayakkabı” gruplarında aylık bazda yüzde 0,27 oranında düşüş kaydedildi. Bu iki grup, mevsimsel etkilerle manşet enflasyona sınırlı bir dengeleme katkısı sundu. Haziran ayında 143 temel başlıktan, 112’sinde artış yaşanırken, 5’inde değişim olmamış, 26 temel başlıkta ise düşüş gerçekleşti” diye konuştu. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.07.03 15:10:02
Son Düzenlenme Tarihi :





670 nci Tarihi Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin ardından

Bu yıl 670 ncisi düzenlenen Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri; gösterilen yoğun ilgi, bir yıl sonraki güreşlerin ağalık ihalesinin 11 milyon 777 bin lira gibi bir rakamla sonuçlanması, sakatlığı nedeniyle zor ve sıkıntılı günler yaşayan Ali Gürbüz’ün “başpehlivanlık” kürsüsüne çıkması, siyasiler arasında dışa vuran soğuk rüzgarlarla geride kaldı.

    Güzel, sıkıntısız başarılı bir organizasyondu, emeği geçenleri kutluyorum.
    Bu yıl ki tarihi güreşler gösterdi ki, ister belediye tarafından açıklanan proje olsun, ister Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın projesi olsun, Elmalı’nın biran önce modern, 20-30 bin seyirci kapasiteli çok amaçlı bir güreş kompleksine ihtiyacı var, artık bu konuda adımlar peşpeşe atılmalı.
     669 ncu Tarihi güreşlerde yaşananlar ve büyük tepki çeken bazı olayların  bu güreşlerde yaşanmaması Elmalı için iyi olmuştur, tarihi güreşlere gölge düşmemesini sağlamıştır.
    Güreş fiyatlarının 200 lira olarak belirlenmesi, güreşseverlerce pahalı bulunurken, para vererek güreşi izleyenler davetlilerin bedavaya, hem de ardı ardına yapılan ikramlarla güreşleri izlemesine haklı olarak tepki göstermişlerdir. 
    Tarihi güreşlerde ağalık ihalesindeki lık ihalesindeki 11 milyon 777 bin liralık rekor rakam önümüzdeki güreşlere kadar konuşulmaya devam edecek, sonrada unutulup gidecek. 
    SMA hastası Eren bebeğin tedavisi içinde ciddi bağış toplanırken, keşke ağalık ihalesine katılanlarla ön görüşme yapılsaydı da, ağalık ihalesini kazanan ağanın ödeyeceği paranın bir bölümü Eren bebeğin hesabına aktarılması sağlansaydı.
SİYASİLERİN İLGİSİ YİNE FAZLAYDI
    Bu yıl 670 ncisi düzenlenen Tarihi Elmalı Yeşilyayla Yağlı Pehlivan Güreşleri’ne siyasilerin ilgisi her zamanki gibi yoğundu. 
    Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, güreşleri izlemek üzere kendisine ayrılan yere dar bir alanda yürümek zorunda kalırken, İYİ Parti Antalya Milletvekili Ferudun Bahşi’nin hiç istifini bozmaması pek yakışık almadı. (hani rahat geçilebilsin diye şöyle bir toparlanılır ya) 
    Keza Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, elini sıkmak ve hoşgeldin demek için ayağa kalkan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e soğukluğu da ayrıca dikkatimi çekti.
KIRKPINAR AĞASINA GÜZEL SÖZLER
    Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yılki güreşlerde de ağalık ihalesi sırasında Belediye Başkanı Halil Öztürk’ün, Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim’e dönerek güzel sözler söylemesi anormal değil ama o cümlelerin Elmalı ağalık ihalesinin, Kırkpınar ağalık ihalesininin çok çok üzerinde rakamlara ulaşıldığı anlarda söylenmesi geçmişte ağızdan çıkan “ Türkiye’nin 1 numaralı güreşi Elmalı güreşi oldu siz Elmalı’yı eleştirmek için yapıyorsunuz ne oldu her zaman Kırkpınar’ı söylüyorlardı ne oldu bu sene Kırkpınar yalan oldu” cümlesinin halen bir özrü mü ?
GENEL BAŞKANLAR YOKTU
    670 nci Tarihi Elmalı Yeşilyayla yağlı Pehlivan Güreşleri’ne siyasilerin genel başkan düzeyinde katılımları olmadı. Başkan Halil Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le birlikte CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu’nu, il başkanı Mehmet Başaran’la da İYİ Parti Genel Başkanı Merak Akşener’i makamlarına kadar gidip tarihi güreşlere davet etmesine karşın ittifakın iki büyük ortağının genel başkanları güreşlere katılmadı. Kılıçdaroğlu ve Akşener gibi ittifakın diğer ortaklarının genel başkanları da güreşlerde yoktu.
GÜREŞLERE MADDİ DESTEKTE BULUNANLAR AÇIKLANSIN
    Kimi zaman bizzat Halil Öztürk, kimi zaman Hasan Aydın ve Hüseyin Erdemci bazı kişilere davetiyeleri bizzat elden ulaştırdılar ve sosyal medyada da “maddi destekte bulunan” ifadelerini kullandılar.
    Ayaklarına kadar gidilip davetiyeleri elden teslim edilen bu kişilerin maddi destek miktarları açıklanırsa, Elmalı kamuoyu da takdir eder.
* Erkin ÖZGÜNSÜR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.09.09 08:37:55
Son Düzenlenme Tarihi :