SON DAKİKA

Esnafa yüzde 30 indirim Muratpaşa Meclisi'ne geliyor !

Muratpaşa Belediyesi tarafından kamuoyuna bir açıklama yapıldı. Açıklama şöyle:

KAMUOYUNA VE BASINA AÇIKLAMA
2012 yılında, ilçemiz sınırları içerisindeki dükkanların önüne açılır kapanır sistemle gölgelik yapılabilmesi amacıyla, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün izin şartı çerçevesinde Belediye Meclisimiz tarafından karar alınmıştır.
2016 yılı itibarıyla, gölgelik izinleri gelir tarifesine eklenerek ücrete tabi tutulmaya başlanmıştır.
Ancak, 2024 yılı Sayıştay denetimi neticesinde, ücretlerin orantısız ve düşük kaldığı tespit edilmiştir. Bu durumun düzeltilmesi için gelir tarifesinde yer alan gölgelik izin ücretleri birim fiyatı artırılmış, rayiç bedelle ilişkilendirilen katsayı (rayiç bedel/500) eklenmiştir.
Söz konusu bedel belirlenirken Kadıköy, Çankaya, Karşıyaka gibi ilçelerdeki uygulamalar incelenmiştir. Rayiç bedel üzerinden tarife belirlenmesi, keyfiyetten uzak, şeffaf ve adaletli bir düzenleme olduğu için tercih edilmiştir.
Ancak, esnafımızın talepleri doğrultusunda ve ekonomik koşullar göz önüne alınarak katsayı tekrar değerlendirilmiş, rayiç bedel/800’e çekilmesi Meclise havale edilmiştir. Bu düzenlemenin esnafımıza yüzde 30 indirim sağladığı örnek hesaplamalarla gösterilmiş olup 6 Şubat Perşembe günü toplanacak Belediyemiz Meclisi’nde karara bağlanacaktır.
Bu indirim, ekonomik kriz ortamında esnafımızın üzerindeki maddi yükü hafifletmek ve onların daha rekabetçi, sürdürülebilir işletmeler olarak faaliyet göstermelerine olanak tanımak amacı taşımaktadır.
Muratpaşa Belediyemiz ve Başkanımız Sn. Ümit Uysal, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik zorluklar karşısında esnafa yönelik duyarlılığını en üst düzeyde sergilemekte, bu adımla esnafımızın yanında olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Ancak ne yazık ki, bazı çevreler süreci çarpıtarak kamuoyuna asılsız ve yanıltıcı bilgiler aktarmaktadır. Bu kasıtlı yanlış yönlendirme ve karalama kampanyaları, sorumluluk sahibi bir yönetimin şeffaf ve hakkaniyetli politikalarına gölge düşürmeye yönelik olduğu açıktır.
Bilinmelidir ki esnafımızı destekleyen politikalarımızı titizlikle uygulamaya devam edeceğiz; asılsız iddiaların kamuoyunu yanıltmasına, kamu yararı gözeten çalışmalarımıza gölge düşürmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.02.03 10:59:36
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.02.03 13:28:25

Yorum Yap






Bu soruyu sormanın zamanı şimdi değilse ne zaman?

Kepez Belediyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada: 2009'da göreve geldiğimizde ağır bir borç yükü altında devraldığımız Belediyeyi, kimseye borcu olmayan ve her yıl bütçe fazlası ile yeni yıla devreden, kasası paralarla dolu bir Belediye haline getirdik. Yolsuzluk, usulsüzlük ve istismarın olduğu yerde borçlar ödenip kasalar parayla dolar mı? , diye soruldu

Kamuoyunun Dikkatine!

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, belediyesi ile ilgili asılsız haberlerle kamuoyunun meşgul edildiğini söyledi.

Başkan Tütüncü, “Bir internet sitesi ve bazı partilerin ilçe başkanları tarafından şahsım ve belediyemin adı kullanılarak yapılan açıklamalar asılsızdır.” dedi. Kepez Belediye Başkanı Tütüncü, 2009 yılında göreve geldiğinde ağır bir borç yükü altında devraldıkları Kepez Belediyesi’nin bugün kimseye borcu olmayan ve her yıl bütçe fazlası ile yeni bir yıla giren bir belediye olduğunu hatırlattı.

Başkan Tütüncü, sözlerini şöyle sürdürdü;   

05.11.2018 günü Basında yer alan " KEPEZ BELEDİYESİ DENETLENDİ, HESAPLAR ALT ÜST EDİLDİ,  SAYIŞTAY SORDU PARALAR NEREDE ?" başlıklı bir haberde, rutin bir denetim sonucu düzenlenen Sayıştay Raporu üzerinden asılsız iddia ve iftiralarla bir takım polemiklerin başlatılmış olduğu görülmüş, belli bir algı oluşturmaya dönük ortaya atılan bu iddia ve iftiralara karşı cevap verme zorunluluğumuz doğmuştur.

 

İDDİALAR VE CEVAPLAR

2017 'DE DE HESAPLARLA İLGİLİ ZOR SORULAR GELDİ, PARALAR NEREDE adı altında verilen haberde ;

İDDİA 1: "14 milyon 968 bin TL tutarındaki bazı arsa, arazi ve bina gelirlerinin muhasebe kaydının yapılmadığı" iddiası.

CEVAP 1: Bu iddia, idaremizin 14 milyon 968 bin TL bir bedeli iç ettiği algısını oluşturmaya dönüktür. Halbuki işin hakikati şudur:

Raporda 14 milyon 968 bin TL tutarındaki bazı arsa, arazi ve bina gelirlerinin muhasebe kayıtlarının yapılmaması gibi bir durum söz konusu değildir. Sayıştay Raporunda tenkit edilen husus, Devlet kurumlarına yapılan tahsislerin (OKUL ALANI, SAĞLIK OCAĞI, TRAFO ve CAMİ ALANI v.b.) bilançonun tahsis ile ilgili hesaplarına aktarılmasıyla ilgili teknik bir konu olup Belediyenin her hangi gelir kaybı ve suistimal söz konusu değildir. Zaten Denetim Raporunun bu kısmında gelir ile ilgili bir ifade de bulunmamaktadır.

 

Belediyemizin bu konulardaki uygulaması, kamu kurumlarına yönelik bu tip tahsis kayıtlarının bilançonun 500 nolu "Net Değer / Sermaye Hesabı"nda takip edilmesi yönündedir. Sayıştay, iddiaya konu tenkidinde, bu tür kamu tahsislerinin 500 nolu hesabın tahsislere yönelik yardımcı kodlarında takip edilmesini öngörmüştür.

 

Görüldüğü gibi bu tenkit, Belediyenin gelir kaybı ile ilgili herhangi bir içerik taşımamaktadır. Dolaysıyla tamamen muhasebe tekniği açısından yapılan tenkidin, iddia edildiği gibi gelir kaybına yada herhangi bir istismara yönelik yanı bulunmamaktadır.

 

Birinci iddia tamamen asılsızdır.

 

 

İDDİA 2: "Belediyede çalışan kadrolu işçi ve personelin kıdem tazminatı karşılığı ayrılması gereken 8 milyon 895 bin TL’nin de ilgili hesaplarda bulunmadığı" iddiası,

CEVAP 2: Bu iddia, idaremizin 8 Milyon 895 TL bir bedeli iç ettiği algısını oluşturmaya dönüktür. Halbuki işin hakikati şudur:

Sayıştay'ın bu tenkidi, Belediyemizde çalışan tüm kadrolu ve Belediye Şirketi işçilerinin 2017 yılına dair emeklilik kıdem tazminatı karşılığının, bilançonun 472 nolu kıdem tazminatı karşılığı hesabında gösterilmesi ile ilgilidir.

Belediyemizin konuya ilişkin uygulaması, o yıla ait kıdem tazminatı karşılıklarının her takvim yılının sonunda ilgili hesapta gösterilmesi yönündedir.

Bu tenkit, var olan bir hakkın iç edilmesine yönelik değil; muhasebe tekniği açısından farklı bir uygulamanın tavsiye edilmesi ile ilgilidir. Dolaysıyla bu konu da kamu zararına yönelik bir husus olmayıp ikinci iddia da asılsızdır.

 

İDDİA 3: "584 bin 049 TL Faiz nerede" iddiası,

CEVAP 3: Bu iddia, idaremizin 584 bin 049 TL faiz gelirini iç ettiği algısını oluşturmaya dönüktür. Halbuki işin hakikati şudur:

Belediyemiz mevduatlarının teftiş yılına ilişkin faiz geliri brüt 3.893.665,62 TL'dir. Bu gelirin vergisi 584.049 TL'dir. Bu vergi, belediyemiz adına ilgili bankalar tarafından vergi dairelerine ödenmiştir.

Bu ödemeler kayıt altındadır. Belediyemizin muhasebe kaydı uygulaması şu şekildedir: Muhasebe kayıtlarımıza faiz gelirinin net tutarı kaydedilmektedir. Bu uygulama, ilgili yönetmelik ve daha evvelki denetimlerde Sayıştay Denetçilerinin yönlendirmeleri ışığında muhasebe kayıtlarında mükerrerliğe sebebiyet vermemek amacıylaöngörülmüştür. O sebeple idaremiz bu yöntemi benimsemiştir.

"Paralar Nerede" sorusunun cevabı, "Paralar Devletin Vergi Dairesi Hesaplarındadır. Makbuzlar Belediyemizdedir.". Belediyemizin tüm evrak ve kayıtları, açıklık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkesi gereği herkese açıktır. Dileyen, isteyen herkes gelip görebilir.

Görüldüğü gibi, bu iddia da asılsız, mesnetten yoksun ve iftiraya yöneliktir.

 

İDDİA 4: "Kurumun kiraya verdiği ve kayıtlı değeri 13.126.000,00 TL olan 122 adet taşınmazın ilgili hesaplara kaydedildiği, kayıtlı değeri 3.763.460,00 TL olan 67 adet taşınmazın ise ilgili hesaplarda izlenmediğinin görüldüğü" iddiası

CEVAP 4: Bu iddia idaremizin 3.763.460,00 TL değerinde 67 adet taşınmazının kayıtlarda olmadığı algısını oluşturmaya dönüktür. Halbuki işin hakikati şudur:

Söz konusu 67 adet taşınmazın tamamı muhasebe kayıtlarımızda mevcuttur. Belediyemizin uygulaması, bu taşınmazları bilançomuzun 252 nolu hesabına kaydedip takibi yönündedir.  Konuya ilişkin Sayıştay tenkidinde, söz konusu 67 taşınmazın "Bilançonun Aktif ve Pasifini Etkilemeyen Nazım Hesaplar" grubunda yer alan 990 nolu hesabın altında takip edilmesi öngörülmektedir.

 

Bu tenkit, herhangi bir kamu zararı, istismar ve belediyenin gelir kaybına yönelik değildir. Dolaysıyla bu iddia da mesnetten yoksun ve asılsızdır.

İDDİA 5: "Bedelsiz tahsis olmaz."  iddiası,

Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi Kır Çiçeği Parkı içerisinde bulunan sosyal tesis alanı ve idari binanın 03.07.2017 tarih ve 182 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti Antalya Şube Başkanlığına 10 yıllığına bedelsiz tahsis edildiği,  mevzuat hükümlerine göre belediyelerin kamu yararına çalışan dernekler ile sadece ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, bunun dışında söz konusu derneklere herhangi bir taşınmaz tahsis edilmesinin mümkün olmadığı" belirtilmektedir.

CEVAP 5: Bu iddia, idaremizin kamu mülklerini bedelsiz, gelişigüzel tahsise konu ettiği algısını oluşturmaya yöneliktir. Halbuki işin hakikati şudur:

Söz konusu tenkide konu gayrimenkul, kamu yararına çalışan ve Türkiye'nin en köklü cemiyetlerinden olan Türkiye Yeşilay Cemiyeti'ne kullandırdığımız Kırçiçeği Parkı içindeki yapıdır.

Belediyemiz bu yapıyı, 03.07.2017 tarih ve 182 sayılı Belediye Meclis Kararı ile Türkiye Yeşilay Cemiyetine bedelsiz olarak tahsis etmiştir. Sonrasında bu karar, belediyelerin bu tür kamu yararına çalışan derneklerle ortak proje yapmasına imkan veren 5393 sayılı Belediye Kanununun 75-C maddesi uyarınca 02.07.2018 tarih ve 188 sayılı meclis kararı ile tashih edilmiştir.

Yeşilay Cemiyeti, 1920 yılından bu yana her türlü bağımlılıkla mücadele eden, 1934 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kamu Yararına Çalışan Dernek statüsü verilen bir kurumdur. Belediyenin böyle bir kurumla işbirliği yapması, ortak proje yürütmesi kamu zararı doğuran değil, tam tersine kamu yararını hedef alan bir sosyal belediyecilik yaklaşımıdır. 

Bu iddia da, diğer bütün iddialarda olduğu gibi mesnetten yoksun ve asılsızdır.

 

 

SONUÇ OLARAK;

Yukarıda ifade ettiğimiz şekliyle,  sözkonusu Haber İnternet Sitesindeki haber ve yoruma konu edilen 2017 yılı Belediyemiz Sayıştay Denetim raporunda konusu suç teşkil eden hiç bir eylem, işlem ve uygulamaya rastlanılmamıştır. Bu husus raporda açıkça ifade edilmektedir.

Esasen 2017 Denetim Raporu gibi, 2009'dan bu yana Belediyemiz geçirdiği bütün teftişlerden alnının akı ile çıkmıştır. Göreve geldiğimiz 2009'dan beri yapılan tüm denetimlerde kamu zararına yönelik Belediyemiz adına herhangi bir Sayıştay İlamı düzenlenmemiştir. Cumhuriyet Savcılıklarında konusu suç teşkil eden bir soruşturma ve kovuşturmamız olmamıştır. Veremeyeceğimiz hiç bir hesabımız da yoktur.

İdaremiz, açıklığı, şeffaflığı ve hesap verilebilirliği temel bir yönetim ilkesi olarak görmektedir. Yukarıda ifade ettiğimiz tüm hususlarla ilgili bilgi, belge ve kayıtlar cevaplarımızı teyit etmek isteyen herkese açıktır.

Söz konusu haberde yer alan iddialar, yorumlar, takip eden tüm açıklamalar, en hafif ifadeyle seçime beş kala Belediyemizin itibarını zedelemeye yönelik art niyetli kasıtlı bir girişim değilse bilgisizlik ve cehaletin ta kendisidir.

2009'da göreve geldiğimizde ağır bir borç yükü altında devraldığımız Belediyeyi, kimseye borcu olmayan ve her yıl bütçe fazlası ile yeni yıla devreden, kasası paralarla dolu bir Belediye haline getirdik. Yolsuzluk, usulsüzlük ve istismarın olduğu yerde borçlar ödenip kasalar parayla dolar mı? 

Bu soruyu sormanın zamanı şimdi değilse ne zaman?

Kamuoyuna Saygıyla duyurulur.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.11.08 18:13:58
Son Düzenlenme Tarihi :





Bu da ev sahibi çilesi

Emekli olduktan sonra İstanbul’dan Antalya’ya gelen 53 yaşındaki 3 çocuk babası Yaşar Alper, emlakçı vasıtasıyla kiraya verdiği evindeki kiracıyı tahliye edemeyince sokakta kaldı. 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında yaşam mücadelesi veren Yaşar-Yasemin Alper çifti, 30 yıllık birikimi..

Emekli olduktan sonra İstanbul’dan Antalya’ya gelen 53 yaşındaki 3 çocuk babası Yaşar Alper, emlakçı vasıtasıyla kiraya verdiği evindeki kiracıyı tahliye edemeyince sokakta kaldı. 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında yaşam mücadelesi veren Yaşar-Yasemin Alper çifti, 30 yıllık birikimiyle aldığı evine taşınabilmenin hayalini kuruyor.
İstanbul’da itfaiyede görev yapan Yaşar Alper, geçtiğimiz temmuz ayında emekli oldu. 30 yılı bulan memurluk hayatında 3 çocuğunun yetiştirmenin yanı sıra emekliliğinde kullanmak üzere 16 yıl önce Antalya’nın Kepez ilçesinde bir kooperatif aracılığıyla daire aldı. Yaşar Alper, bu dairesini boşta durmaması için bu süreçte emlakçı aracılığıyla kiraya verdi. Alper, emekliliğinin belli olması üzerine emlakçısına, bilgi verip evine kendisinin taşınacağını bildirdi. Buna rağmen Alper, ‘okullar kapansın, Kurban Bayramı geçsin, evi boşaltacağız” diyerek oyalandı. Temmuz ayında eşyalarını toplayıp kamyonetiyle Antalya’ya gelen Alper, tüm çabalarına rağmen evindeki kiracının tahliyesini sağlayamadı. Eşyalarını Kepez ilçesi Aydoğmuş Mahallesi’ndeki apartmanın bodrum katına yerleştiren Alper, kendisi de kamyonet kasasında yaşamaya başladı. Etrafına, “Evimiz var sokakta kaldık”, “ Emlakçı neredesin biz sokaktayız”, ”Emlakçı mağduruyuz” yazılı pankartlar asan Alper çifti, 45 dereceyi bulan sıcak havada kamyonet kasasında hayata tutunmaya çalışıyor. Geceleri kamyonet kasasında uyuyan çift, gündüzleri ise kamyonetin arka bölümüne astıkları brandanın gölgesinde zamanlarını geçiriyor. ‘Emeklilik hayalimiz, bu değildi” diyen üzüntülü aile, 2 klimalı evleri varken, sıcak altında kiracının insafa gelmesini bekliyor.

"16 yıl önce dişinden tırnağından arttırarak aldı"
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığından 15 Mart’ta emekli olduğunu dile getiren Yaşar Alper, 16 yıl önce taksit taksit aldığı evine oturmak için Antalya’ya geldiğini belirtti.
Emekliliğini Antalya’da geçirmek üzerine bir planlama yaptığını ifade eden 3 çocuk babası Alper, “Çalıştığım süre içinde birkaç kiracım oldu ve çeşitli sebeplerle ayrıldılar. 2.5 yıl önce ev boşaldığında kiraya verilmesi için bir emlakçıya verdim. Emlakçı da başka bir emlakçıya oturması için kiraya verdi. Emlakçı, “Güvenilir kişi, emekli olduğun zaman taşınır, benim arkadaşım kefilim” dedi ve işlemleri de kendisi yaptı. Ben İstanbul’da olduğum için bu işlemleri de telefonla yaptım. Emlakçı benim adıma kontrat düzenlemiş ben hiç gelmedim. Ama emlakçıyla irtibat halindeydim, emekli olacağımı da sürekli söyledim. Geçtiğimiz şubat ayında emekliliğim kesinleşince, “Çıkarız abi yeter ki sen emekli olan, biz 24 saatte ev buluruz, çıkarız” diye bize oyaladılar. 15 Mart’ta emekli olunca bunlara yine söyledim evimi boşaltmamı, bana bu kez, “ Çıkamayız çocuğumuz okula gidecek” dediler. Bekledik. Sonra, Kurban Bayramında çıkacaklarını söylediler, onu da bekledim. Defalarca uyardık. Resmi ihtarname çektim. Buna rağmen çıkmamakta direniyorlar” dedi.

"Emeklilik hayali kuruyorduk şok olduk"
Şahısların evinden çıkmadıklarını ve mahkemeye vermemi söylediklerini ifade eden Alper, “Mahkeme süreci boyunca oturacaklarını söylediler. Eşyamı apartmanın bodrumuna koyduk. Kendimiz sokakta kaldık. Rica ediyoruz, yalvarıyoruz. Taşınma, ev bulmalarına, kira yardımında bulunmak suretiyle anlaşmaya çalışmama rağmen sonuca ulaşamıyorum. Mahkeme nasıl olsa uzun sürecek biz buraya az kira veriyoruz, mahkeme süreci boyunca otururuz, biz çıkmıyoruz” diye direniyorlar. Emlakçıya kefil olduğun düzgün adam nerede diye söylüyoruz. Oda bizi başından attı. 20 gündür sokaklardayız. Antalya çok sıcak ve kamyonet kasasında kalıyoruz. Çok zor sokakta kalmak. Emeklilik hayali kuruyorduk şok olduk. Evimde oturup, sahilde olmam gerekirken sokakta bekliyoruz. 30 yılın verdiği yorgunluğu çıkarmam gereken zamanda sokakta rezillik çekiyoruz. Kiracıları insafa davet ediyorum. Yeter ki bizim evimizi geri verin, kalan ömrümüzü burada geçirelim” dedi.

"Aklımıza gelmezdi"
Böyle bir emekliliğin aklına bile gelmediğini dile getiren Yaşar Alper, “Ucuza kiraya verdim. İyilik olsun diye böyle davrandım sonucu böyle olmamalıydı. Kiracıyı ve emlakçıya vicdana gelmelerini istiyorum. Bir şey istemiyoruz, kendi evimizde oturmak istiyoruz. Onların durumu kötüye taşına, kira yardımı da yapmaya hazırım. Evim varken kiracı olmak istemiyorum. Sadece evime taşınıp huzur içinde yaşamak istiyorum. Hukuki süreç başlatacağız ama mahkeme süreci bitene kadar sokakta kalacağız” diye konuştu.

"Evimiz varken, kamyonette kalıyoruz"
"17 gündür kamyonet kasasında yaşayan Yasemin Alper, “Bu şekilde yaşamak çok zor. Camiden su alıyoruz, lavoba ihtiyaçlarımızı gideriyoruz. Evimiz olup da böyle dışarıda kalmak bize çok dokunuyor. Biz yardımsever olduk hep. Bize yapılan zulmü Allah görüyor. Kiracıya ev almadım, memur maaşıyla 3 çocuğumu yetiştirerek zar zor bu evi aldık. Biz sadece evimizi istiyoruz. Evimiz varken kamyonette kalıyoruz “dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.17 16:13:55
Son Düzenlenme Tarihi :