SON DAKİKA

logo

Elmalı’da ‘Ramazan Ayı’ BİR BAŞKA GÜZEL

Onlarca din alimine, evliyaya evsahipliği yapan Elmalı’da, 11 ayın sultanı Ramazan Ayı’nı geçirmek bir başka güzel. Ramazan ayı zamanda Kur’an ayı. Elmalı İlçe Müftülüğü Ramazan Ayı süresince bir çok cami, kur’an kursu ve birde ramazan çadırı’nda bayanlara özel ‘mukabele’ düzenliyor.

Her gün saat 10.00 da; Bağdat Cami, Yunus Emre Cami, Fatih Kur’an Kursu, Merkez Kur’an Kursu, İlçe Gençlik Spor Müdürlüğü ile Seksen Evler Kur’an Kursunda  ‘mukabele’ yapılacak. Yine her gün sabah saat 11.00 de; İmam-ı Azam Cami, Eymir Mahallesi Kur’an Kursu ve Kocapınar Mahallesi Kur’an Kursu’nda bayanlara yönelik mukabele proğramı gerçekleşecek.
Elmalı İlçe Müftülüğü’nce hazırlanan proğrama göre  ramazan ayı süresince  hanımlara yönelik mukabele proğramı düzenlen  yerler ve saatler şöyle:
Saat 12.00: Gökpınar Mahallesi Cami, Bozhüyük Mahallesi Kur’an Kursu.
Saat 1300 Yuva mahallesi Hafız Halil Yalçınkaya Kur’an Kursu,
Saat 13.30 Muhammed Hamdi Yazır  Cami, Fatma Bölükbaşı Camii, Zincirli Kuyu Cami, Bahçeli Cami, Bey Değirmeni Cami, Yeni Mahalle Tatlıcı Ümit’in arka sokağı Ramazan Çadırı. * Abdültalip GÜNGÖR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.03.02 12:32:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Uzman isim uyardı: "Bir yaşın altındaki çocuklar artık internetle karşı karşıya kalabiliyor"

Prof. Dr. Şanlıay Şahin, artık gençlerin 7 saatten fazla medya kullandığını belirterek, "Özellikle okullarda tablet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ilk temas yaşı gittikçe düşüyor hatta bir yaşın altında çocuklar artık internetle karşı karşıya kalabiliyorlar. Buda tabi uygunsuz içerikle karşılaştıklarında hem fiziksel hem duygusal hem maddi hem de cinsel anlamda istismara uğramalarına yol açabiliyor" dedi.
Son yıllarda teknolojik gelişmeler, internete ulaşımın kolaylığı, tablet, akıllı cep telefonlarının yaygınlaşmasının ardından çocukların, gençlerin özellikle sosyal medyada geçirdiği zamanlar uzarken, uzmanlar bunun birçok zararı olduğu konusunda aileleri uyarıyor. Kontrolsüz ve denetimsiz kullanılan medya sonucunda birçok çocukta dil gelişimi, uyku sıkıntısı ve şiddete maillerinin artabileceği tespit edildi.

"İnternet kullanımına çocuklar 7 yaşında başlıyorlar"
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eğitim görevlisi Prof. Dr. Şanlıay Şahin, yaz aylarının gelmesiyle birlikte okulların kapandığını dile getirdi. Bu nedenle hem normal medya hem de sosyal medya kullanımının artacağını kaydeden Şahin, “Her türlü sözlü, yazılı, basılı, görsel iletişim araçları medya diye adlandırılıyor. Tabi günümüzde de teknoloji hızla ilerlediği için medya yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Tabi radyo, televizyon, gazete, dergi gibi geleneksel medya öğeleri olduğu gibi yeni medya öğeleri de artık çıktı. Artık laptoplar, akıllı telefonlar, bilgisayarlar, tabletler gibi öğelerle sosyal medya kullanılıyor. Bu 2 medya arasında bazı farklar var. Geleneksel medyada birey sadece tüketici noktasında devreye girerken, direk olarak herhangi bir bağlantımız yok, bize sunulan medya içeriğini değiştirme yapamıyoruz. Yeni medya ise hedef kitleyle karşılıklı bir iletişim mevcut. Bu nedenle bilgi seçilebiliyor, adresleyebiliyor, paylaşılabiliyor, depolanabiliyor ve geri bildirim de yapılanabiliyor. Yani sanal bir etkileşim mevcut. Bunun da tabi getirdiği sıkıntılar yaşanabiliyor. Türkiye İstatistik Kurumunun verdiği son verilere baktığınız zaman internet kullanımına çocuklar 7 yaşında başlıyorlar. Bu gerçekten çok sıkıntılı bir duruma yol açabiliyor. Bilgisayar, kullanmaya 8 yaşında başlıyorlar, 4’de birinin kendi bilgisayarı yada cep telefonu var, hatta yüzde 50’sinin rahatça internete ulaşabildiğini, yüzde 85’inin de ödevlerini internet üzerinden yaptığını biliyoruz. Burada çocuğun davranışları ve psikososyal durumunu etkilediğini biliyoruz. Her çocuk bundan aynı şekilde etkilenmez. Yaşı, cinsiyeti, gelişimsel durumu, ailesel özellikleri ve sosyo ekonomik durumu da bunu etkiliyor" diye konuştu.

"Gençler 7 saatten fazla medya kullanıyor"
2 yaşın altındaki çocukların seyrederek değil, deneyimleyerek bazı şeyleri öğrendiğini vurgulayan Şahin, "Bu sebepten dolayı da erken yaşta yoğun şekilde, içerik ve süreyi denetim altında tutmadan sanal ortama maruz kalınması maalesef ki pek çok alanda çocuklarda gelişimsel sıkıntılar yol açabiliyor. Dil gelişiminde sıkıntılar yaşanabiliyor, uygu düzeni etkilenebiliyor ve çocuklar dikkatini yoğunlaştırma da zorluk yaşıyorlar. Yapılan çalışmalarda da 2 yaşından küçük çocukların televizyon izlemesinin hiçbir faydası yoktur. Anne ve baba ile geçirilecek zamanı da azaltıyor ve aile içi iletişim bozulabiliyor. 2 yaş üstündeki çocuklarda ise uygun programları, uygun şekilde sunarsak aslında sosyal yeteneğin, dil gelişimin ve okula hazırlık babında olumlu etkileri de olabiliyor. Eğer uygunsuz, denetimsiz medya kullanılırsa da maalesef ki uyku sorunları, saldırgan davranışlar, fiziksel etkinliğin azalması sebebiyle obezite gibi dikkat sorunlarına yol açabiliyor. Bunlara mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki gençler 7 saatten fazla medya kullanıyorlar ve yatak odasında da herhangi bir bilgisayar, televizyon, internet bulunan çocuklarda bu durum daha yüksek oranlarda görülüyor. Hem uyku problemleri hem de kitap okuma, hobilere ayrılan zaman bu çocuklarda azalıyor" ifadelerini kullandı.

"1 yaşın altında çocuklar artık internetle karşı karşıya kalabiliyor"
Medyada çok ciddi şiddet görüntülerinin olduğunun altını çizen Şahin, "Bunlar maalesef çocukların şiddet davranışını belirlemesine ve ruh sağlığını da olumsuz etkilemesine açıyor. Sosyal medya etkileşimsel bir şey olduğu için olumlu gürünse de yine birbirini tanımayan insanların yoğun iletişimi nedeniyle anti sosyal durumlara yol açabiliyor ve ergenlerde ciddi güvenlik sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle okullarda tablet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte ilk temas yaşı gittikçe düşüyor hatta bir yaşın altında çocuklar artık internetle karşı karşıya kalabiliyorlar. Buda tabi uygunsuz içerikle karşılaştıklarında hem fiziksel hem duygusal hem maddi hem de cinsel anlamda istismara uğramalarına yol açabiliyor" şeklinde konuştu.
Çözümün akılcı medya kullanımı olduğunu kaydeden Şahin, “Bunun için biz medyanın sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini artırmalıyız, olumsuz etkilerini de minimuma indirmeliyiz. İşte burada araştırmalar diyor ki 2 yaşındaki küçük çocukların televizyon, video gibi şeyleri seyretmemesi konusunda uyarılarda bulunuyor. 2 yaşındaki büyük çocuklarda ise günlük medya için ayrılan sürenin 2 saati geçmemesini tavsiye ediyoruz. Biz yetişkinler olarak çocuklara doğru rol model olmalıyız. Çocuğun odasını medya olmadan dizayn etmek gerekir. Medyayı aile bebek bakıcısı gibi kullanmamalı. Boş zamanlarında mutlaka fiziksel aktiviteler yapılmalı. Günde en az bir saat en az fiziksel aktiviteyi ve oyunları tavsiye ediyoruz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.22 19:10:04
Son Düzenlenme Tarihi :





’Enkaz kafe’yi ’Enkaz müze’ yapmak istiyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yıkık binaların enkazlarından toplanan malzemelerle oluşturulan ’Enkaz kafe’ sorumlusu depremzede, kafenin müze olarak kalmasını istiyor.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesi Şazibey Mahallesi’nde esnaflık yapan ve deprem sonrası çıkan yangında babasıyla yeğenini kaybeden Mehmet Yalçın “Enkaz kafe” isimli yerde vatandaşlara hizmet sunmaya devam ediyor.
Bölgedeki enkazlardan toparladığı koltuk, masa, bayrak, fotoğraf, oyuncak gibi ürünlerle kafe açan Yalçın, buraya gelen vatandaşlara hizmet veriyor.
Depremde hayatını kaybedenlerin anılarıyla dolu kafeye ilgi artarak devam ediyor. Oluşturduğu kafenin müze olarak kalmasını isteyen Yalçın, “Bu kendiliğinden oluşan bir şey. Kahramanmaraşlılara bir şeyler bırakabilmek düşüncesi ile başlayıp devam ettim. Bulduğum ev eşyalarını toplayıp burada düzenledim. Burada ticari amaçlı hiçbir şey düşünmedim. Ama ileride belki 4-5 tane insana ekmek kapısı olur. İçerisinde herkesin bir parçası var, duygusal anıları var. Resimler oyuncaklar var. Komple enkazdan çıkan malzemeler. Şu an yapın deseler yapamam” dedi.
Kafeye gelen Okan Kölük, “Gerçekten çok büyük bir emekle çaba ile yapılmış bir yer. Buranın bambaşka bir havası var hepsi bir ambiyans ve bizleri sahnenin içine doğru itiyor. Buradaki bir ayakkabının, resmin ve çerçevenin bunlarla beraber bizler de o ambiyans içerisine giriyoruz” diye konuştu.
Bir başka vatandaş Mustafa Akpolat ise, “Doğal otantik bir yer zaten çevrede asılı olan gördüğünüz eşyaları arkadaşımız milletin anısını yaşatmak için toplamış getirmiş. Tabi ki bu şeyleri yaşamasaydık burası hiç olmasaydı” dedi.
İbrahim Sümbül de, “Kardeşimiz burayı çevirmiş enkaz kafe olarak biz de mahalle bizim olduğu için geliyoruz oturuyoruz. Daha önce çok insan vardı buralarda. Şimdi buralarda kimseyi göremeyince duygusal oluyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.11 13:53:56
Son Düzenlenme Tarihi :