Elmalı Belediyesi’nin, devlet hastanesi eski yerleşkesinin bulunduğu 43 ada 1,2,3 parselde yaptığı ve büyükşehir meclisinde de onaylanan imar planlarına Sağlık Bakanlığı tarafından iptal davası açılmıştı. Sözkonusu planın iptali ile ilgili karar Danıştay'ın incelemesinden geçerek kesinleşmişti. Sağlık Bakanlığı’nın ısrarlı takibi sayesinde söz konusu alan yine ‘sağlık alanı’ olarak değerlendirilecek. Sağlık Bakanlığı’nın gösterdiği hassasiyetin bir benzerini Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı gösteremedi. Bakanlığa bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü, yine ilgili belediyenin Karyağdı Mahallesi’nde yaptığı 18 uygulamasıyla bu bölgede bulunan son derece değerli yerini kaybetti.
Sağlık Bakanlığı, bakanlığa ait ‘sağlık alanı’ olan eski devlet hastanesinin bulunduğu alanda Elmalı Belediyesi tarafından yapılan imar planının iptalini mahkemeye taşırken, ilgili mahkemeler tarafından planın iptal edilmesi yönünde alınan karar Danıştay tarafından da onaylanmış ve kesinleşmişti. Sağlık Bakanlığı Elmalı ve Elmalılılar için oldukça önemli olan bu alanın tekrar bakanlık uhdesinde ve ‘sağlık alanı’ olarak kalmasını konuyu mahkemeye taşımak ve takip etmek suretiyle sağlarken, savsaklamadı ve yapılana duyarsız kalmadı..
Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığı, Elmalı’da Milli Emlak’a ait oldukça değerli arsası konusunda, Sağlık Bakanlığı’nın gösterdiği hassasiyeti gösteremedi. Karyağdı Mahallesi’nde bulunan Milli Emlak’a ait önü ovaya bakan son derece değerli arsa, yapılan 18 uygulaması ile yakında bir noktaya aktarılırken, bu alanın ise bu bölgenin inşaatlaşması safhasında üç yönünün kapanacağı ve değerinin de azalacağı iddia edildi. Bakanlığın ya da Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün bu konuda neden itiraz etmediği merak konusu.
*Abdültalip GÜNGÖR
Sığla ağacı Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesinde bulunuyor
Halk arasında günlük ve amber ağacı olarak da bilinen (Hamamelidaceae familyasına mensup Liquidambar Orientalis Miller) Ülkemiz dışında sadece Rodos Adası'nda rastlanan, Antalya, Muğla, Denizli, Isparta ve Burdur bölgesine özgü ülkemizin en gözde relik ve endemik türlerinden biri olan Anadolu Sığla ağaclarından, kadimden gelen yöntemlerle elde edilen, Sığla yağı (Styrax Liquidus) binlerce yıldan beri şifa ve güzel koku yaymaya devam ediyor.
Yüz yıllarca yaşayabilen sığla ağacı uygun koşullarda 35-40 metreye uzunluğa ulaşabilirken, bataklık alan, vadi, akarsu ve dere kenarları, deniz kıyısı gibi nemli ve taban suyu yüksek yerleri seviyor.
ÜRETİMİ MEŞEKKATLİ VE UZUN SÜRELİ
Sığla yağı elde etmek için bahar aylarında ağacın gövdesine çizikler çizilir. Temmuz ayından itibaren gövde üzerinde biriken salgı ve kabuklar özel bıçaklar ile kazınarak toplanır. Bu salgı ve kabuklar sıcak su ile kaynatıldıktan sonra özel preslerde sıkılarak sığla yağı elde edilir. Sığla yağının bileşiminde kokusunu veren sinnamik asit, uçucu yağlar ve reçine bulunur.
Meşakkatli ve uzun süren Sığla yağı üretiminin, uzman ekiplerce belirlenen ağaçta kabuk sıyırma işlemi ile başlanıp 50-70 santimetre yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde, dış kabuk kısımları yontulmak suretiyle “kızıllatma" denilen işlem yapılıyor.
Yapılan bu işlemden bir ay sonra “kızıllatma" yapılan tabaka boyunca 4-5 santimetre genişliğinde, 3-4 milimetre derinliğinde “göz çekme" adı verilen damar açma işlemine geçiliyor. Damar açıldıktan 1-2 hafta sonra, yara sathını onarmak isteyen ağacın oluşturduğu "sur" adı verilen reçine sathı kaşıkla, belli zaman aralıklarında sıyrılarak alınmaya devam ediliyor. Damarlarda biriken yağ ve kabuk yongaları, damar boyutları değiştirilmeden yine kaşık denilen aletle sıyrılarak alınıyor. "Sur arkası" ismi verilen bu işlem Temmuz ayı başlarında sona eriyor.
Biriken sığla yağı sıyrılarak "margun"adı verilen kıl torbalara toplanıyor. "Sefer" adı verilen bu işleme Ekim ayı başına kadar devam ediliyor. Ekim ayı sonu ile Kasım ayı ortalarına kadar damarlarda toplanan yağ ve ağacın dip kısımlarına akarak oluşan, yağ karışımı yonga kaynayan kazandaki sıcak suya koyularak 2-3 dakika kadar kaynatılma işleminden sonra presleme işlemine geçiliyor. Presleme sonucu çıkan bileşik bir havuzda toplanarak dinlendirilmeye alınıyor. Bu işlem sonra suyun üstüne çıkarak ayrılan Sığla yağı satışa hazır hale geliyor.
Ekonomik değeri çok yüksek olan sığla yağı, kozmetik, ilaç, kimya ve gıda sanayisi için binlerce yıldır, önemli bir hammadde kaynağı olarak kullanılırken dünya piyasalarında “Türk sitiraksı" olarak tanınıyor.
SIĞLA YAĞI BİRÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Özellikle cilt hastalıklarında, kesi, yara ve yanıklarda çok etkili olan Sığla yağı, iyi bir antiseptik ve parazit öldürücü özellikte olup, astım, bronşit gibi solunum yolu ve akciğer hastalıklarında, pomat ve yakı halinde uyuz ve mantar gibi cilt rahatsızlıklarında, ağrı dindirici, İltihapları giderici, stres ve uyku sorunlarını azaltıcı, zihin açıcı, saç canlandırıcı olarak geleneksel ve modern tıp tarafından kullanılmakta. Buhur olarak kullanılan yongalar köz üzerine atıldığında bedeni rahatlatıcı koku yayması nedeni ile tütsü olarak tercih edilmekte.
* Orman Genel Müdürlüğü
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.13 11:04:52
Son Düzenlenme Tarihi :
Miran: "Teklifin güncellenmesi gerekir"
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, memur ve memur emeklisine 2024-2025 yılları için yapılan artış tekliflerini yetersiz bulduklarının, bu rakamların güncellenmesini istediklerini söyledi.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı..
Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, memur ve memur emeklisine 2024-2025 yılları için yapılan artış tekliflerini yetersiz bulduklarının, bu rakamların güncellenmesini istediklerini söyledi.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Kamu İşveren Heyeti’nin 2024 yılı için yüzde 14+9, 2025 yılı için ise yüzde 6+5’lik zam teklifinin yeterli olmadığını savundu. Merkez Bankası’nın enflasyon hedefinin 10 puan altında bir rakamla masaya gelinmesini doğru bulmadıklarını dile getiren Miran, rakamlara bir güncelleme istediklerini ifade etti. Başkan Miran, “Ayın 17’sinde ikinci teklif, daha sonrasında son teklif için zaman var. Ancak ille de iki teklif getirmek gerekmiyor. Onun için bir an önce bu teklifi güncellemek lazım. Refah payından söz edilmedi. Memur-Sen üçer aylık teklif sundu, çünkü enflasyonist ortamda kamu görevlilerinin alım gücünün kaybolmaması, aldıkları ücretlerin enflasyon karşısında erimemesi için bunun son derece önemli olduğu vurgulandı ancak kamu işvereni her iki yıl için 6’şar aylık teklif getirdi. Bunu gözden geçirmek gerekir” dedi.
"Kira yardımı ile ilgili teklif bekliyorduk"
“Kamu görevlileri insaf sınırını aşan kiralar nedeniyle ciddi anlamda zorlanmaktadır, onun için kira yardımıyla ilgili bir teklifin de gelmesini bekliyorduk” diye devam eden Miran, “Emeklilerin ayakta kalma durumlarının olmadığını, bu rakamlarla zorlandıklarını, seyyanen zammın emekli maaşlarına yansımaması nedeniyle oluşturduğu sıkıntıyı ifade ettik. Bununla ilgili cümle bekliyorduk. 21 gün geçti, bizim teklifimizi sunduğumuz tarihten bugüne kadar. Tekliflerimizin tasnif süreci, ön müzakere ile müzakere sürecinin birleştiği etkin bir dinleme süreci dâhil hepsi gerçekleşti. Onun için bu teklifi çalışmak için yeterli zaman vardı. Bayram ikramiyesinden tutun da diğer sosyal haklara ilişkin cümle kurulabilirdi ancak kurulmadı" ifadelerini kullandı.
’Birinci dereceye yükselmiş tüm kamu görevlilerine 3600 ek gösterge’ konusunun toplu sözleşme kazanımına dönüştürülebileceğini söyleyen Miran, "Yine kamuda bazı grupların sosyal haklarına ve ücretlerine ilişkin yaşanan sıkıntı, tüm Türkiye’nin malumu. Akademisyenlerden mühendislere, şube müdürlerinden şeflere kadar herkesin ücret skalasındaki bozulmadan kaynaklı stresin yükseldiği, gelir dağılımında adalet çağrımızı her seferinde yinelediğimiz bir süreçte bunlara dair de bir teklif gelebilirdi. Henüz gelmiş değil” dedi.
Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Kamu İşveren Heyeti’nin 2024 yılı için yüzde 14+9, 2025 yılı için ise yüzde 6+5’lik zam teklifinin yeterli olmadığını savundu. Merkez Bankası’nın enflasyon hedefinin 10 puan altında bir rakamla masaya gelinmesini doğru bulmadıklarını dile getiren Miran, rakamlara bir güncelleme istediklerini ifade etti. Başkan Miran, “Ayın 17’sinde ikinci teklif, daha sonrasında son teklif için zaman var. Ancak ille de iki teklif getirmek gerekmiyor. Onun için bir an önce bu teklifi güncellemek lazım. Refah payından söz edilmedi. Memur-Sen üçer aylık teklif sundu, çünkü enflasyonist ortamda kamu görevlilerinin alım gücünün kaybolmaması, aldıkları ücretlerin enflasyon karşısında erimemesi için bunun son derece önemli olduğu vurgulandı ancak kamu işvereni her iki yıl için 6’şar aylık teklif getirdi. Bunu gözden geçirmek gerekir” dedi.
"Kira yardımı ile ilgili teklif bekliyorduk"
“Kamu görevlileri insaf sınırını aşan kiralar nedeniyle ciddi anlamda zorlanmaktadır, onun için kira yardımıyla ilgili bir teklifin de gelmesini bekliyorduk” diye devam eden Miran, “Emeklilerin ayakta kalma durumlarının olmadığını, bu rakamlarla zorlandıklarını, seyyanen zammın emekli maaşlarına yansımaması nedeniyle oluşturduğu sıkıntıyı ifade ettik. Bununla ilgili cümle bekliyorduk. 21 gün geçti, bizim teklifimizi sunduğumuz tarihten bugüne kadar. Tekliflerimizin tasnif süreci, ön müzakere ile müzakere sürecinin birleştiği etkin bir dinleme süreci dâhil hepsi gerçekleşti. Onun için bu teklifi çalışmak için yeterli zaman vardı. Bayram ikramiyesinden tutun da diğer sosyal haklara ilişkin cümle kurulabilirdi ancak kurulmadı" ifadelerini kullandı.
’Birinci dereceye yükselmiş tüm kamu görevlilerine 3600 ek gösterge’ konusunun toplu sözleşme kazanımına dönüştürülebileceğini söyleyen Miran, "Yine kamuda bazı grupların sosyal haklarına ve ücretlerine ilişkin yaşanan sıkıntı, tüm Türkiye’nin malumu. Akademisyenlerden mühendislere, şube müdürlerinden şeflere kadar herkesin ücret skalasındaki bozulmadan kaynaklı stresin yükseldiği, gelir dağılımında adalet çağrımızı her seferinde yinelediğimiz bir süreçte bunlara dair de bir teklif gelebilirdi. Henüz gelmiş değil” dedi.

