SON DAKİKA

Saadet Partisi Elmalı'da ' Demirhan' dönemi

Saadet Partisi Elmalı İlçe Kongresi yapıldı. Mevcut başkan Halil Demir’in aday olmadığı kongrede Faruk Demirhan ‘tek aday’ olurken Saadet Partisi Elmalı’da resmen ‘Demirhan’ dönemi de başlamış oldu.

Kongreye GİK üyesi Mesut Dağ, Saadet Partisi İl Başkan Yardımcısı Ömer Coşkun ile Saadet Partisi Korkuteli İlçe Başkanı Yusuf Sarıcalar’ın yanısıra CHP ve Büyük Birlik Partisi Elmalı İlçe Başkanları ile partililer katıldılar.

Delegelere kongreye katıldıkları ve kendisini ve ekibini seçtikleri için   teşekkür eden Saadet Partisi Elmalı İlçe Başkanı Faruk Demirhan’ın yönetiminde şu kişiler bulunuyor: 

Halil Şahin, Duran Karadağ, Osman Günay Çetin, İsmail Aygün, Mustafa Kaya (Şakir oğlu), Erhan Bal, Mustafa Çakmak, Yasin Köken, Salih Öz, Fatih Bircan. 

Yedek üyeler: Mehmet Çakmak, Mustafa Kaya, Arif Temizöz, İbrahim Ünal, Yaşar Alptekin, Ferhat Can,  Mehmet Sivri, Uğursay Demirtaş, Zinet Çetin, Meral Akın, Kadriye Demirhan. 

İl Kongre 
Delegeleri:  
Faruk Demirhan, Halil Şahin, Duran Karadağ, Osman Günay Çetin, Erhan Bal, Mustafa Çakmak,  Yasin Köken, Salih Öz, İsmail Aygün, İbrahim Ünal. * Abdültalip GÜNGÖR


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.04.15 09:48:27
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.04.15 14:21:29

Yorum Yap






8 kiloluk nar çekirdeğinden 1 kilo yağ çıkartıyor, siparişlere yetişemiyor

Antalya’nın Akseki ilçesinde nar ekşisi için sıkılan nar çekirdeklerinin yağlarını çıkartan üretici, siparişlere yetişemiyor. Üretici Abdullah Güven, "Kurutmuş olduğum nar çekirdeğinin 8 kilosundan 1 kilogram nar çekirdeği yağı elde ediyorum. 20 gram nar çekirdeği yağını 40 TL’den satıyorum. Türkiye’nin her yerinden sipariş alıyorum" dedi.
Antalya’nın Akseki ilçesinde yaşayan Abdullah Güven, nar ekşisi için sıkılan narların çekirdeklerini gelir kapısına çevirdi. Güven, nar ekşisi üreten vatandaşlardan çekirdekleri toplayarak kurutup, 8 kilosundan 1 kilogram nar çekirdeği yağı elde ediyor. Güven, 20 gram nar çekirdeği yağını 40 TL’den satarak, Türkiye’nin her yerinden sipariş aldığını belirtti.

"Minicik çekirdeklerden yağ çıkarabilmek için soğuk pres yöntemi kullanıyorum"
Nar çekirdeği posasının nar tanelerinin suyu alındıktan sonra elde kalan ve değerlendirilme potansiyeli olan bir atık ürün olduğunu söyleyen Güven, “Elde etmesi son derece güç olan nar çekirdeği yağı sağlık açısından son derece faydalıdır. Nar çekirdeği yağı tahmin edeceğiniz gibi son derece zor bir yöntemle elde ediliyor. Minicik çekirdeklerden yağ çıkarabilmek için soğuk pres yöntemi kullanıyorum. Böyle olunca da bu doğal yağ faydalarını yitirmiyor” dedi.

"8 kilosundan 1 kilogram nar çekirdeği yağı elde ediyorum"
İlk kez nar çekirdeği yağı ürettiğini anlatan Güven, “Üreticiler sonbahar ayında toplamış oldukları nardan nar ekşisi yapıyorlar. Bende onlardan çekirdeklerini alıp kurutuyorum. Kurutmuş olduğum nar çekirdeğinin 8 kilosundan 1 kilogram nar çekirdeği yağı elde ediyorum. Ekonomiye kazandırmaya çalışıyorum. Akseki’de narlar doğal yetiştirildiği için çok lezzetli oluyor” dedi.

“31 çeşit bitkinin yağını çıkarıyor”
Akseki’nin doğal bitkileri olan kekik, nane, andız, ardıç, katran sedir, lavanta, defne, çam yağı gibi yaklaşık 31 çeşit bitkiden yağ üretimi yaptığını söyleyen Güven, “Bunların hepsi birbirinden şifalı doğal bitki yağlarıdır. 20 gram nar çekirdeği yağını 40 TL’den satıyorum. Türkiye’nin her yerinden sipariş alıyorum. Siparişlere yetişemiyorum” diye konuştu.

“Birçok derde deva”
Nar çekirdeği yağının bilimsel olarak birçok derde deva olduğunu söyleyen Güven, nar çekirdeği yağının faydalarını şöyle sıraladı:
"Nar gibi nar çekirdeği yağı da bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Nar çekirdeği yağı düzenli kullanıldığında ciltteki akne sorunlarının ortadan kalkmasına yardımcı olur. Nar çekirdeği yağı içerdiği tekli doymamış yağ asitleri sayesinde kalp ve damar sağlığı için son derece önemlidir. Kolesterolü düşürür. Saç diplerinize düzenli olarak nar çekirdeği yağı ile masaj yaparsanız, saçlarınız daha uzun süre sizi terk etmeyecektir. Yapılan onlarca bilimsel çalışma nar çekirdeği yağının anti-kanser ürünü olduğunu kanıtlamıştır. Nar çekirdeği yağı binlerce yıldır güzellik formülü olarak kullanılıyor. Kas ağrılarınızdan kurtulmak istiyorsanız nar yağıyla masaj yaparak bu soruna nokta koyabilirsiniz."

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.01 11:59:13
Son Düzenlenme Tarihi :





Oruç Reis’in hikayesinin başladığı ada, bugün turistlerin cazibe noktası oldu

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sula..

Antalya’da gazeteciler ve tarih uzmanı Bizans İmparatorluğu’nda askeri karakol, Osmanlı zamanında Rasat (gözetleme) adası olarak kullanılan ve Sıçan adası olarak bilinen adaya yüzerek çıkıp geçmişin izini sürdü. Adada yapılan araştırmada tarihi surlar, sur kapısı ve adanın 3’te 1’lik bölümünü sular altında bırakan 1743 yılında meydana gelen depremde oluşan fay aynası görüntülendi. Oruç Reis’in esaretten kaçarak sığındığı ada, tekne ve yat turizminde üs bölgelerden biri oldu.
Antalya’da gazeteciler ve Antalya Düşünce Platformu (ADP) Genel Sekreteri Uzman Tarihçi Çağrı Yılmaz, Konyaaltı ilçesi ile Kemer Beldibi Mahallesi arasında kıyıya 800 metre uzaklıkta bulunan Osmanlı zamanında Rasat (Gözetleme) 19. yüzyıldan sonra ise Sıçan adası olarak anılan adaya yüzerek çıktı. Adada daha çok yabani zeytin ağacının, ve çok sayıda orman türünün olduğu görüldü. Patika yollardan giderek yaklaşık 45 dakika süren bir tırmanışın ardından zirveye ulaşıldı. MÖ. 500’üncü yılda korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanılan adada; adanın merkez yerleşkenin surlarını, kapısını ve gözetleme kulesiyle 1743 yılında meydana gelen depremde etrafa dağılan çatısının kiremit parçaları yakından görüntülendi. Ayrıca yapılan incelemede depremden sonra oluşan fay aynasına da rastlandı. Adaya yapılan bu tarihi yolculuk İhlas Haber Ajansı kamerası tarafından kayda alındı.

Turistlerin cazibe noktası oldu
1743 yılında meydana gelen depremde adanın 3’te 1 bölümü sular altında kaldı. Ada şimdilerde ise şehre gelen milyonlarca turiste her yıl görsel şölen oluşturuyor. Adanın doğu tarafı depremin ardından bıçakla kesilmiş gibi durduğu görünürken, su üzerine kalan diğer tarafı ise yeşilliğiyle kartpostallık görüntü sunuyor. Dalış tutkunlarının fazlasıyla ilgisini çeken ada, tekne ve yat turizminde de üs bölgelerden biri oldu. Tekne turuna çıkan turistlerin en çok uğrak noktası ada çevresi oldu. Ada yakınına demirleyen onlarca tekne, tatilcilerin Akdeniz’in serin sularında yüzmesi için mola veriyor.

“İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanıldı”
Adanın tarihi hakkında bilgi veren Tarihçi Çağrı Yılmaz, “Ada İlkçağlardan bu yana kadar Antalya’nın önemli noktalarından birisidir. Her ne kadar orada bir yaşam olmasa da ilkçağlardan günümüze kadar aslında çok fazla medeniyette işlev görmüştür. İlkçağlarda korsan baskınlarından korunma maksatlı kullanılan bir adadır. Adada bulunan surlar ve Helenistik yapılar bunun bir göstergesidir. MÖ. 500. Yılda dahi adanın korsan saldırılarından korunma maksatlı kullanıldığını görüyoruz. Yakın çağımıza baktığımızda ise ada Bizans İmparatorluğu zamanında askeri karakol olarak kullanılıyor. Orada bir karakol binası var, adada Bizans yapı tarzı da buna örnektir. Sıçan adası tanımlaması aslında çok yeni bir isimdir. 18.19 yüz yıldan itibaren sıçan adası ismi kullanılıyor. Bizans döneminde çekirge adası olarak anılıyor” sözlerine yer verdi.

“Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullandı”
Adanın şeklinin sıçana benzediği için ya da sıçan popülasyonunun çok olmasından dolayı bu isimle anılmış olabileceğini belirten Yılmaz, “Osmanlı döneminde belgelerde ismi ise Rasat (gözetleme) adasıdır. Raşat ismi ile geçse de bunun doğrusu Rasat’tır. Osmanlı İmparatorluğu burasını gözlem adası olarak kullanmıştır. Adaya çıktığımız zaman bir büyük burç göreceğiz, bu burçtan gözlem yapıldığını görüyoruz. Aynı zamanda yine belgelerden öğrendiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu adayı tehlikeli mahkûmların ıslahı için kullanıyor. Adamızın en meşhur özelliklerinden birisi de herkesin yakından bildiği Barbaros kardeşlerin abisi Oruç Reisin bütün hikayesi bu adada başlar. Oruç reis Venediklilerin elinde kürek mahkumu iken kaçarak bu adaya sığınır. Bu adada da Osmanlı yetkililerine durumunu anlatır ve Şehzade Korkut’a ulaşır. Şehzade Korkut da kendisine 17 filika vererek, korsanlık faaliyetlerine başlar” dedi.

“Adanın 3’de 1’lik bölümü sular altında kalır”
Adanın şeklinin görünen olmadığını belirten Yılmaz, “Adamızın ilk şeklini 1522 yılında Piri Reisin çizdiği haritada görüyoruz. 1743 depreminde ada bir kırılma yaşar. Bunun delilini de adada bulunan fay aynasından görmek mümkündür. Adanın 3’te 1 bölümü sular altında kalır. Bu tarihten sonra oradaki yapılar yıkılır ve kullanılmaktan çıkar. Bu tarihten sonra kullanılmaz. Bugün gördük ki doğa adeta adaya hakim olmuş. Adaya yüzerek çıkmak zorunda kaldık. Çıktıktan sonra bizi ilk karşılayan bir yol vardı. Yabani zeytin ağaçları bu yolu kapatmış. Zorlu ve tehlikeli bir yolculuk oldu. Oraya çıkmak isteyen olursa mutlaka tedbir alsınlar. Depremde yıkılan gözetleme evinin kiremitleri her yere dağılmış. Biz bu kiremit parçalarını tespit ettik, daha önce tespit edilmemiş merkezi yapının kapısını ilk defa gördük. Bu da sanırım ilk kez görüntülendi, bu da güzel bir sürpriz oldu. Ayakta kalan surların olduğunu gördük” ifadelerine yer verdi.
Bölgede çok sayıda balık turu düzenleyen Yusuf Kara, "Vatandaşlarımıza adamızı en iyi şekilde tanıtıyoruz. Bugüne kadar çok az sayıda kişi çıktı. Bugün hep beraber çıktık. Çok güzel görüntüler gördük. Üzerinde çok eksi yapılar var. Bugün surların kapısını da keşfettik. Daha çok yabancı turistler ilgi duyuyorlar" sözlerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.04 11:00:25
Son Düzenlenme Tarihi :