SON DAKİKA

logo

Başkan Kotan, Konyaaltı esnafıyla buluştu

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Konyaaltı'nda hizmet veren işletme sahipleriyle ikinci kez bir araya geldi. Başkan Kotan, “Makam odasında değil, sahada olacağız, Konyaaltı’nı sizlerle birlikte yöneteceğiz” dedi.

Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, esnafla sık sık bir araya gelerek sahadaki sorunları ilk ağızdan dinlemeye devam ediyor. İkinci kez düzenlenen esnaf buluşmasında konuşan Başkan Kotan, hem güvenlik hem de hizmet kalitesi açısından işletmelerin daha dikkatli ve duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Başkan Kotan, denetimlerin önemine dikkat çekerken ilçenin turizmde örnek bir standart yakalaması gerektiğini belirtti. 


SAHADA SİZLERLE BİRLİKTE OLACAĞIZ


Belediyeye sık sık yürüyerek gittiğini ve yürüyüş güzergahı üzerindeki işletmelerde denetimler yaptığını aktaran Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, “Bizler belediye olarak sizler için elimizden geleni yapıyoruz. Sizden kaynaklı olmayan problemler olabilir. Hiçbir işletmeci olumsuz bir durumu istemez. Bu yüzden özellikle mutfak personelinin çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Aynı şekilde yangınla ilgili çok ciddi önlemler almalıyız. Yaşadığımız kötü olaylar, can güvenliğimizin önemini bir kez daha ortaya koydu. Ufak bir kaza, gerekli önlemler sayesinde engellenirse büyük bir problem yaşamayız” ifadelerini kullandı. Başkan Kotan, “Makam arabasıyla makam odası arasına sıkışan hiçbir yönetici başarıya ulaşamaz. Bu yüzden sahada sizlerle birlikte olacağız. Toplantıları da bu yüzden düzenliyoruz. Bizim de içinde olduğumuz örgütlü bir yapının oluşması gerekiyor” diye konuştu.


DAYANIŞMAMIZ ÇOK ÖNEMLİ 


Tatil yaptığı yerde insanların farklı seçeneklere ulaşabilmesi gerektiğini kaydeden Başkan Kotan, “Sizin personel seçiminiz, mutfağınız çok önemli. Daha iyi nasıl kazanırsınız, buna birlikte bakacağız. Biz de her zaman sizin yanınızda olacağız. Bu noktada sizin birbirinizle dayanışma içinde olmanız çok önemli. Bizim derdimiz Konyaaltı’nın kaliteli olması, doğru yatırımların yapılması ve Konyaaltı halkının kaldırımdaki hakkının gasp edilmemesidir” dedi. Başkan Kotan, “Konyaaltı’nı daha güzel nasıl yapabiliriz, bunu düşünüyoruz. Bir arada olursak bu sorunları keyifle aşarız. ” şeklinde konuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.05.02 10:00:17
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.05.02 14:14:19

Yorum Yap






BAŞKAN MUHİTTİN BÖCEK 23 NİSAN MESAJI

Demokrasimizin, özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın meşalesinin yakıldığı, Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 103. yıldönümünde Ata’mızın çocuklarımıza armağanı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı kutluyor olmanın sevinç ve gururunu yaşıyoruz.

Bu özel ve anlamlı günü çocuklarımıza armağan eden Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, tüm şehit ve gazilerimizi saygı, sevgi, minnet ve özlemle anıyorum. 


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.


23 Nisan 1920’de yoklukların ve zorlukların hakim olduğu bir süreçte “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Atatürk önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlatarak Cumhuriyete giden yolda önemli bir rol üstlenmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, kurulduğu günden bu yana ulusal egemenliğimizin sembolü olmuş, varlığıyla bizlere güç ve güven vermiştir. 103 yaşında ulu bir çınar olan Türkiye Büyük Millet Meclisi dün olduğu gibi bugün de Yüce Türk Milleti’nin ortak iradesinin yansıması olmuş, olmaya da devam edecektir. 


Sevgili Çocuklar,  Kıymetli Evlatlarım, 


Bugün sizin gününüz. Gününüz kutlu olsun. Bizler sizlere, daha aydınlık, daha özgür, daha güzel bir gelecek inşa etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu anlamlı günü ülkemizin aydınlık yarınlarının teminatı olan siz kıymetli çocuklarımıza armağan eden Ata’mız gibi sizlere inanıyor ve güveniyoruz. Ata’mızın gösterdiği hedefe, O’nun devrimlerine inanarak yürüyeceğinize olan inancım tamdır. Bu yol da Ata’mızın “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözü bu yolda geçmişte olduğu gibi bugün de yarın da en büyük yol göstericiniz olacaktır. 


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı Cumhuriyetimizin 100. yılına yakışır şekilde bu yıl büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Cadde ve meydanlarımızı al bayraklarımızla süsledik. Antalya Büyükşehir Belediyemizin düzenlediği Uluslararası Çocuk ve Uçurtma Festivali ile dolu dolu bir bayram yaşamanız için müzik ve eğlence dolu bir program hazırladık. Bu programlara depremzede çocuklarımızı ve ailelerini de davet ederek sizlerle birlikte bir nebze de olsa mutlu olabilmelerini sağladık. Yüzünüzden gülücüklerin, kalbinizden sevginin eksilmemesi, gözlerinizdeki ışıltının hep sürmesi dileğiyle tüm bayramlarınızı mutluluk içerisinde geçirmenizi diliyorum.


Bu duygu ve düşüncelerle başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; silah arkadaşlarını, tüm kurtuluş kahramanlarımızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet, şükran ve özlemle anıyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyor gözlerinizden öpüyorum. Bayramınız kutlu olsun. * Büyükşehir Basın Bürosu




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.22 14:55:23
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya İl Başkanı Düzen’den “Emekli maaşı ve uyuşturucu” eleştirisi

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzen, “Ülkemizde ve Antalya’da değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomidir” dedi
Gündemdeki son gelişmeleri değerlendiren Düzen, Ülkemizde ve Antalya’mızda değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomi olduğunu açıklayarak; “Her nedense dizginlenemeyen veya dizginlenmesi istenmeyen enflasyon; sürekli artan hayat pahalılığı; sonuç, birbiri ardına gelen zamlar…
Durum böyle olunca; çarşıda-pazarda, evlerde, iş yerlerinde insanımızın sürekli olarak konuştuğu konular işte bu hayat pahalılığının ötesine bir türlü geçemiyor. Geçim derdine düşen vatandaş, başka hangi konuları konuşsun ki…  
İktidar da, muhtemelen ülkenin karşı karşıya bulunduğu halkımızın diğer hayati problemlerinin tartışılmasını engellemek için, insanımızı böyle bir geçim badiresinin içerisine bilinçli şekilde sürüklemiş gibi görünmektedir.
Peki, iktidar ve yönetim omuzlarına aldıkları bu ağır sorumluluğun farkında mıdır? Buna olumlu  cevap vermeyi herkes arzu ederdi, ancak maalesef bu mümkün değil.
Böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, milyonlarca emekli “7 bin 500 lira maaşla geçinebilir” diye akıl almaz bir anlayışa sahip olmazlardı!
Yine böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, 2-3 ay emeklilerimizi oyalayıp, sonra da şimdi “işin farkındayız”,  “bunu düzelteceğiz”, “bu hoş olmamış” söylemleriyle 2024 yılını işaret edip yaşlı, güçsüz, çalışma gücünü yitirmiş geniş bir emekli kesimin sefaletinden “mahalli seçimlerde oy devşirme” gayreti içinde olmazlardı!” dedi.
Düzen, Emeklilerini 7 bin 500 liraya mahkum etmek devletimize, ülkemize yakışıyor mu? diye İktidarı eleştirdi. 
Düzen, açıklamasını  şu ifadelerle noktaladı: “İktidarın bu tavrı ciddiyetten, samimiyetten, insaftan oldukça uzak bir tavırdır. İktidar bu durumu düzeltene kadar, yüzbinlerce insan ne acılar çekecek; ailesine, evladına, torununa küçük bir hediye bile alamamanın ne hazin duygularını yaşayacaktır, bunlar biliniyor mu? 
Temmuz ayında iktidarın, ekonomi yönetiminin aklı neredeydi? Sonra, neden hala beklenmektedir? En önemlisi, hatayı, haksızlığı, zulmü en kısa zamanda düzeltmek varken, beklenen şey nedir?    Tüm ısrarlara rağmen TBMM’nin devreye girmesi için neden 1 Ekim beklenmektedir?
1 Ekim’de devlet bütçesine sürpriz bir para gelecek de o mu beklenmektedir?
Hani “Alın teri kurumadan emeğin hakkını verin.” ilkesi? Sevgili Peygamberimiz (sav) böyle buyurmuyor mu? İktidara destek veren muhafazakar ve dindar kesim bu konularda neden sessiz kalmayı tercih ediyor?
Bu bir hak değil midir? Yüz binlerce emeklimizin yıllarca döktüğü alın terinin karşılığını vermek için hem de oy amacıyla aylarca bekletmek de neyin nesidir?
Cumhuriyetimizin 100. yılında, iktidarın o çok sevdiği sloganla, “Türkiye Yüzyılı”nda; emeklilerini 7 bin 500 lirayla yaşamaya mahkum eden bu politika, bu sessizlik, duymazlıktan gelmek  devletimize, ülkemize yakışıyor mu Allah aşkına?
Yine soruyorum, vatandaşlarımızın %90’ından fazlasını yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkum etmek gerçekten yakışıyor mu?
Gençlerini işsizliğe, emeklilerini ve çalışanlarını yoksulluğa, esnafını, çiftçisini borca mahkum etmek doğru bir şey mi?
Tarımda her geçen gün daha çok dışa bağımlı hale gelmek, binlerce yıllık devlet tecrübesine sahip ülkemize yakışıyor mu?
Eğitimde ve sağlıkta gün be gün kalite kaybı yaşamak, umutsuzluk içine sürüklenmek  “Türkiye Yüzyılı” söylemleriyle çelişmiyor mu, Allah aşkına?
“İtibardan tasarruf olmaz.” anlayışını benimseyen bir iktidarın, vatandaşlarının “İnsanca Yaşam” standartlarından tasarruf etmeye çalışması, böylece vatandaşının itibarını düşünmemesi, hatta düşürmesi büyük bir çelişki değil midir? Bütün bu belirttiğimiz hususlar “Hikmet-i Hükümet” ile bağdaşır mı? 
Hayat pahalılığına, fahiş fiyat uygulayanların sebep olduğunu iddia eden bir iktidar, yine kendisinin vergi ve harçlarda fahiş artışlara gitmesi hangi mantıkla nasıl açıklanabilir ki?
İktidar, bir yandan millete kemer sıktırırken; diğer yandan kendisi kemer gevşetmeye devam ediyor. Çünkü, obez hale gelmiş bir insan gibi, iktidar da obezleşince başka türlü olmayacağını  herkes bilir.
İktidarın ahlak anlayışı, bilgisi ve söylemleri ile tutum ve davranışları arasında bir uyumsuzluk vardır. Sanki farklı merkezlerden komut alan iki organ arasındaki uyuşmazlık gibi. 
GENÇLERİMİZ BATAKLIĞA ÇEKİLİYOR
Sözün burasında akıllara ilk gelen konu nedir? Gençlerimizi bataklığa çeken, anne-babaları da perişan eden uyuşturucu illeti!
Maalesef son yıllarda bu konu, gençliğimizi tehdit eden en önemli konu haline gelmiştir.
Uyuşturucu madde kullanım yaşı lise, hatta ortaokul seviyelerine kadar inmiştir. Artık sadece birkaç muhitte değil, ülkemizin 81 ilinde, her mahalle ve sokakta yaygın hale gelmiş bulunmaktadır.
Bu işin şakası yok, ihmale gelecek tarafı da yok!
Terörle mücadele hangi ciddiyette ele alınıyorsa; uyuşturucu ile mücadele de bir o kadar ciddi olarak ele alınmalıdır.
Öyle 3-5 sokak satıcısını yakalayıp, birkaç ay içerisinde serbest bırakmakla bu iş çözüme kavuşmaz, kavuşturulamaz!
Limanlarımıza gelen gemilerde, emniyet güçlerimizce kaç ton uyuşturucu yakalandığına ilişkin henüz kamuoyuna bir bilgi verilmiş değildir. 
Bu gemilerin sahipleri kimlerdir? Nereden gelmişlerdir? Kimlerle, hangi kesimlerle  irtibatları vardır? Yakalanan bu adamların bırakılması için kimler ricacı olmuştur ve halen olmaktadır?
Bankaya para yatırdığı için, çocuğunu bir dershaneye gönderdiği için yüzlerce insanı 6-7 yıldır cezaevinde tutanlar, işinden edenler, irtibat ve iltisak gibi kavramlarla binlerce insana terörist damgası vuranlar, uyuşturucu tacirleri ile irtibat ve iltisakları olanlara hangi yaptırımları uyguladılar?
Gençlerimiz göz göre göre elimizden kayıp giderken, bugüne kadar hangi ciddi tedbirler alınmıştır? Gençlerimiz nasıl oldu da bu kadar kolay bir şekilde bu illete ulaşır hale getirildi, ya da getirilmesine müsaade edildi?
İşte her kademedeki okullar açılacak; okul önlerinde evlatlarımıza bu zehirleri satanlara karşı, aslında bu zehirleri binlerce kilometre öteden ülkemize getirenlere karşı, hangi somut adımlar atılacak, ne tür tedbirler alınacak, hep birlikte bakacak  ve göreceğiz.
Saadet Partisi olarak bu problemlerin ve tüm bu sorunların her zaman olduğu gibi ciddi takipçisi olacağız.” dedi.
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 12:42:10
Son Düzenlenme Tarihi :