SON DAKİKA

logo

07 Gençlik'ten Yeni Sezon İçin İddialı Açıklama! (Özel Röportaj

Geçtiğimiz günlerde kan değişimine giden, Antalya'nın en büyük sivil toplum kuruluşu ve Antalyaspor'un en büyük itici gücü olan 07 Gençlik'te; yeni sezon öncesi başkanlar Serdar Atan ve Mesut Eridi, Toros Gazetesi'nin sorularını yanıtladı. 

  • Dernekte bir kan değişikliği yaşandı ve Sabri Kulüp, yerini Serdar Atan-Mesut Eridi ikilisine bıraktı. Bu değişimin gerçekleşme sebebi neydi? Bu değişim, 07 Gençlik ve Antalyaspor tribünlerine ne getirecek?
07 Gençlik, 1981’den beri Antalyaspor’un en güçlü sesi oldu. Yıllar içinde pek çok farklı yönetim, pek çok farklı tribün düzeni gördük. Bizim tarihimizde değişim hep olmuştur; çünkü 07 Gençlik, bir kişinin değil, bir davanın adıdır. Önceki yıllarda da bayrak değişimleri yaptık, o dönemlerde de tribün enerjisi tazelendi.
Son dönemde tribünde hem gençlerin hem tecrübeli isimlerin daha etkin olduğu, deplasmanlarda daha kalabalık, maç içinde ise daha organize bir görüntü verme ihtiyacı doğdu. Bu değişim, işte bu ihtiyacın karşılığıdır. Yeni dönemde:
Daha kalabalık deplasman organizasyonu (Geçmişte yaptığımız çıkarmalar gibi)
Maç içi koreografi ve görsel şovlar (Geçmişteki pankartlarımız gibi)
Genç kuşağı tribüne kazandırma (Üniversite ve lise gençliğiyle buluşmalar)
hedeflerimiz arasında.
  • 07 Gençlik, Antalyaspor başkanlarından ifade edildiği gibi bir ödeme aldı mı?
Bu iddia, 07 Gençlik tarihine atılmış en büyük iftiralardan biridir. Biz bugüne kadar hiçbir kulüp başkanından, yöneticiden ya da kulüp kasasından maaş almadık. Otobüs ve bilet konusunda destekleri olmuştur. Bizim tek gelirimiz, Sponsorlarımız, dostlarımızın gönüllü destekleridir.
Geçmişte de aynı dedikodular çıkarıldı ama herkes bilir ki 07 Gençlik, kimseden maaşla susturulacak bir tribün olmadı. Bizim hafızamızda hâlâ, deplasman yolculuklarında kendi paramızla kiraladığımız otobüsler, tribün için evinden malzeme taşıyan kardeşlerimiz var. Eğer bir gün cebimiz için  kulüpten para alırsak, o gün bağımsızlığımızı kaybederiz; bu yüzden bu kapı bizde sonsuza kadar kapalıdır.



  • Rıza Perçin ile görüştünüz mü? Antalyaspor’un mevcut durumu ile ilgili 07 Gençlik üyeleri neler düşünüyor?
Rıza Başkan ile birkaç kez görüştük. 07 Gençlik olarak, iyi niyetli her yönetime destek verdik; ancak doğru bildiğimizden şaşmadık. takıma güven veren, şehri kenetleyen adımlar atıldığında biz tribün olarak o desteği fazlasıyla verdik.
Bugün tribündeki genel görüş şu: Antalyaspor, transferde daha vizyoner, altyapıda daha planlı, şehirle daha iç içe olmalı. Taraftar sadece maç günü hatırlanacak bir güç değildir. Yönetim-tribün ilişkisi samimi ve şeffaf olmalı. Bizim kapımız her zaman diyaloga açık ama “seyirci” değil “taraftar” olduğumuzu unutanlara karşı duruşumuz nettir.



  • Birçok sosyal sorumluluk projesinin altında 07 Gençlik imzası var. Bu sene özelinde, planladığınız farklı bir sosyal sorumluluk projesi var mı?
07 Gençlik, sadece tribünde bağıran değil, şehrine elini taşın altına koyarak sahip çıkan bir topluluktur. Geçmişte:
Deprem döneminde onlarca tır yardım malzemesi gönderdik.
Okullar için kırtasiye, forma ve ayakkabı desteği sağladık.
Ramazan iftarları ile binlerce hemşehrimizi aynı sofrada buluşturduk.
Yetim çocuklar için özel günlerde etkinlikler düzenledik.

Bu sene özelinde:
    - [ ] Kırtasiye Desteklerimiz bu senede devam edecek yakında bildiri yayınlayacağız.
Engelli kardeşlerimizi tribüne taşıyacak özel organizasyonlar
Köy okullarına kütüphane ve spor malzemesi desteği
Kan bağışı ve organ bağışı kampanyaları
planlarımız arasında. Bizim için bu şehir, sadece maç günü sevilecek bir şehir değil; her anında yaşatılacak bir şehir.



  •  Antalyaspor, 07 Gençlik dışında da çok sesli taraftar gruplarına sahip bir kulüp. Diğer taraftar grupları ile, özellikle maç içerisinde senkronize destek sağlamak için görüştünüz mü?
Evet, tribünsel açıdan görüşüyoruz tüm tribün aynı marşta birleştiğinde rakipler sahada nefes alamaz hale gelmektedir
Yeni dönemde amacımız, farklı taraftar gruplarını aynı ritimde buluşturmak. Aramızda fikir ayrılıkları olabilir ama saha içinde tek ses olmak, Antalyaspor’un en büyük gücüdür. Koreografi, tezahürat geçişleri, marş seçimleri gibi konularda daha çok koordinasyon kuracağız. Maç biter, tartışırız; ama maç 90 dakika, tribün tek yumruk olacak.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.08.08 18:21:46
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.08.08 18:27:42

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.01.09 21:09:34
Son Düzenlenme Tarihi :





"Bilinçsiz kullanılan kortizonlu göz damlası katarakta neden oluyor"

Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, 60 yaşın üzerinden itibaren sık görülen katarakt hastalığı ve tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Özellikle romatizma hastalığı olan veya alerji nedeniyle sistemik kortizon kullanan kişilerin dikkat etmesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bu hastalarda erken yaşlarda kataraktın gelişebileceği riskine karşı uyarılarda bulundu.
Katarakta bağlı hastalıkların yavaş ve ağrısız geliştiğini söyleyen OFM Antalya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tuzcu, "Normalde şeffaf olan doğal göz merceğinin şeffaflığını yitirerek opak-beyazımsı bir görünüm almasına katarakt denir. Lens bulanıklaşıp opaklaştığında, retinaya ulaşan görüntü bulanıklaşır ve görme etkilenir. Katarakt tedavi edilebilir görme kaybının en önemli sebeplerinden biridir. Katarakta bağlı şikayetler yavaş gelişir ve ağrısızdır. Sıklıkla ilk olarak rutin göz muayenesi sırasında teşhis edilir. Kataraktın en sık rahatsızlıkları ağrısız bulanık görme, ışıktan rahatsızlık ve renklerin soluk ya da sarı görülmesidir. Yaşa bağlı kataraktların ekseriyatında hastalığın ilerlemesi yıllar sürebilir. Kişilerde kataraktın nasıl bir hızla ilerleyeceğini önceden kestirmek mümkün değildir" diye konuştu.

Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerinde
Hastalığın genç ve şeker hastalarında hızlı ilerleyebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, normal şartlarda hastalığın yavaş ilerlediğini söyledi. Keskin görmede azalma, renkleri daha cansız görme gibi sorunlar yaşayan Katarakt hastalarının, dünyayı soluk ve bulanık gördüğünü aktardı. Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, bilgilendirmelerine şu ifadelerle devam etti:
"Gençlerde ve şeker hastalarında kataraktın ilerleme süreci kısa sürebilir. Şeker hastalığında kataraktın ilerlemesi kan şekeri ile bağlantılıdır. Kan şekeri düzensiz hastalarda daha hızlı katarakt gelişimi olmaktadır. Gençlerde kataraktın en sık nedeni göze alınan travmalardır. Travma sonrası katarakt genelde hızlı bir şekilde ilerler. Katarakt genellikle bir yaşlılık hastalığıdır. Hastaların yüzde 90’ı 60 yaşın üzerindedir. Ancak katarakt her yaş grubunda görülebilir. Örneğin yeni doğan bebeklerde doğuştan katarakt adı verilen bir katarakt türü görülebildiği gibi çocuklarda, gençlerde ve orta yaşlılarda da katarakta rastlanabilir. 50 yaşın altındaki kişilerde görülen kataraktlarda altta yatan bir sebep aranmalıdır. Bu tür kataraktlar kalıtsal olabileceği gibi şeker hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, geçirilmiş göz ameliyatı ya da göz içi enjeksiyonu, radyasyona maruz kalma, korumasız olarak uzun süre güneş ışığı altında bulunma veya kortizon ve benzeri ilaç kullanımı ile ilişkili olabilir."

"İlaçla tedavi yok, çözüm cerrahi yöntemler"
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Esra Ayhan Tuzcu, katarakt hastalığının tedavisine ilişkin bilgiler aktardı. Hastalığın tedavisini sağlayacak herhangi bir ilaç olmadığını söyleyen Tuzcu, "Kataraktı iyileştiren veya önleyen hiçbir ilaç veya diyet yoktur. D vitamini kullanımını kataraktı engellememektedir. Ultraviyole ışınlarına karşı koruyucu olması açısından güneş gözlüğü kullanmak kataraktın gelişimini yavaşlatabilir. Katarakt tedavisinin tek yöntemi cerrahi müdahaledir. Kornea, retina ya da optik sinir problemi olmayan hastalarda yüzde 95’in üzerinde katarakt cerrahisi ile görme artışı sağlanır. Katarakt belirtileri hastayı rahatsız etmediği durumlarda ve görme düzeyleri makul seviyelerdeyken müdahale gerekmeyebilir veya bir süre beklenebilir. Katarakt cerrahisi günübirlik cerrahi girişimi olup hastalar çoğu zaman aynı gün taburcu olabilmekte ve kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedirler. Hastalar ameliyattan sonra azalan dozlarda 1 ay boyunca damlalar kullanır. Ameliyat sonrasında 1 hafta boyunca göze su değdirmemeli, ameliyatlı göze bastırarak ovalamamalı ve o gözün üstüne yatılmamalı. Ameliyat sonrasında 1 ay boyunca havuz ve denize girilmemeli. Hastaya rutinde kullandığımız monofokal denen tek odaklı mercek kullandığımızda ameliyattan sonra yakın görme için gözlüğe ihtiyaç duyar" diyerek hastalara çözüm yolu gösterdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 12:44:31
Son Düzenlenme Tarihi :