SON DAKİKA
header-ad

’Suyun Dansı’ sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu

Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu yıl 2.’sini gerçekleştireceği ‘Uluslararası Tarsus Festivali’ bünyesinde, Mersinli Ressam ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) üyesi Sema Tüfekçi’nin ikinci sergisi olan ‘Suyun Dansı’ resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sulu boya eserlerinden oluşan ‘Suyun Dansı’ resim sergisi, 14 Ekim’e kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.
Mersin Güzel Sanatlar Akademisi’nde gerçekleştirilen serginin açılışına Ressam Sema Tüfekçi ve yakınları, Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü ve Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Kemal Zorlu, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılım Toplu Şube Müdürü Çağan Coşkuner ve sanatseverler katıldı.

“Sanat, duyguların aktarımıdır”
Serginin açılışında konuşan sanatçı Sema Tüfekçi, desteklerinden dolayı Mersin Büyükşehir Belediyesi ve TADEKA üyelerine teşekkür etti. Tüfekçi, “Bazen içim sıkılır, evde duramam, kendimi dışarı atmak isterim ve yürürüm. Güneşin doğuşunu ve batışını seyretmek, yağmur yağdığında toprağın kokusunu hissetmek, suyun şırıldayan sesini işitmek, dalgaların kumda yok oluşunu izlemek, bir çiçeği koklamak, derin sularda yüzmek, dans ve müzik beni rahatlatır ve huzur verir. Oysaki toprak yok oluyor. Asırlık ağaçlar kesiliyor, su kirleniyor. Küresel ısınma her şeyi değiştiriyor. İnsanlar zehirleniyor, çocuklar ölüyor. Doğadaki her türlü güzellik fırçanın konusu olduğu halde, yok olmaya doğru gidiyor. Bu da bana çok büyük bir acı veriyor” dedi. Sanatı kendi ifadeleriyle tanımlayan Tüfekçi, “Sanat, duyguların aktarımıdır. Doğadaki tüm renkler beni büyülüyor. Beni büyüleyen bu güzellikleri, sizlerle de paylaşmak istedim. Günlük hayatın sıkıntılarından biraz uzaklaştırıp, sizlere de bu güzel duyguları aktarabiliyorsam ne mutlu bana” şeklinde konuştu.

“Sanatçıların sanatseverlerle buluşmasını çok önemsiyoruz”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Koordinatörü ve Opera Sanatçısı Bengi İspir Özdülger ise Büyükşehir Belediyesi olarak bu tür çalışmaları oldukça önemsediklerine değinerek, “Biz bu etkinliğin içerisinde yer alıyor olmaktan, destek vermekten dolayı çok mutluyuz. Sanatçılarımızın her şekilde desteklenmesini, şehrimizin bu kadar başarılı sanatçılarının da Mersinli sanatseverlerle buluşmasını çok önemsiyoruz. Buna özel bir hassasiyet gösteriyoruz. Bu anı yaşadığımız, Sema Hanım’ın bu güzel eserlerini izleyebilme şansımız olduğu için de çok mutluyum” dedi.
Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu ve Mersin’e Değer Katanlar Kurulunun, bu tür etkinliklerin hayata geçmesinde büyük rolü olduğuna da dikkat çeken Özdülger, “Kent Katılımı ve Sivil Toplum İlişkiler Şube Müdürlüğümüz, bu anlamda çok güzel çalışıyor. Onların da çok emeği var. Bu birlikteliği hep beraber yaşamak, Mersin Büyükşehir Belediyesinin bu tür etkinliklerde sanatı, sanatçıyı destekleyen etkinliklerinde bir arada olduğuna şahit olmak, buna bizim vesile olduğumuzu görmek, bizi daha çok teşvik ediyor ve çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

“Amacımız, kentin kültür-sanat politikalarını oluşturmada fikir sunmak”
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Kent Katılım Toplu Şube Müdürü Çağan Coşkuner de, “Hem TADEKA hem MEDEKA’nın ortak amacı, Mersin’in kültür ve sanat konusunda kent politikalarını oluşturma ile ilgili çok değerli fikirler sunmak. Bu fikirlerin de bu mekanlarda gerçekleştiğini görmek, bizler için çok gurur verici” dedi. Sergiye katılan sanatseverlerden Şengül Carus ise “Sema Hanım güzel fikirlerini ve hayata olan bakışını tablolarına yansıtmış. Bunu hepimizin bir şekilde görmesi ve bir şekilde yansıtması gerekiyor. Şu anda dünyamızın o kadar kötü bir evresini yaşıyoruz ki. Bence bu güzellikler orada açan bir çiçek. Bizim bunu büyütmemiz gerekiyor” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.07 20:01:45
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Anadolu Sigorta’dan Antalya’ya tam donanımlı yangın kulesi

Anadolu Sigorta’nın orman varlıklarının korunması için Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü ile birlikte hayata geçirdiği “Ormanın Gözleri” projesi hızla devam ediyor. Geçen yıl kurulumu tamamlanan Adana’daki yangın kulesinin ardından, içeriisnde Antalya’nın da bulunduğu 4 kule daha hizmete açılmaya hazırlanıyor. Proje kapsamında devreye alınacak toplam 5 yangın kulesi, yaklaşık 150 bin hektar alanı gözetleyerek orman yangınlarıyla mücadeleye destek sağlayacak. 
7/24 kesintisiz gözetleme
Antalya’da projesi devam eden kule ise Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Alaaddin Keykubat Gençlik Kampı içinde yer alıyor. Proje kapsamında devreye alınacak toplam 5 yangın kulesi, yaklaşık 150 bin hektar alanı gözetleyerek orman yangınlarıyla mücadeleye destek sağlayacak.
Bütünsel bir sürdürülebilirlik yaklaşımıyla hareket eden Anadolu Sigorta, operasyonel süreçleri ile ürün ve hizmetlerinin yanı sıra hayata geçirdiği projelerle de çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe katkı sunuyor. Bu bakış açısıyla Ormanın Gözleri projesini hayata geçiren şirket, orman yangınlarını önlemek için farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yapmayı hedefleyerek, mevcut olan yangın gözetleme kulelerinin yenilenmesi, insansız yangın gözetleme kulelerinin yaygınlaştırılması ve ormanların, toplumun tüm kesimlerince sahiplenilmesi için harekete geçti.
Proje kapsamında, 2022 yılının Aralık ayında Adana’da ilk kule tamamlanmıştı. Bu yıl da Muğla, Antalya, Çanakkale Gökçeada ve Adana’daki ikinci kule hizmete girecek. Hızlı haberleşme sistemi ve yüksek teknolojik donanımıyla toplam 5 kule, yaklaşık 150 bin hektar orman arazisinin 7/24 kesintisiz gözetlenmesini sağlayacak. 
“Çağımızın en öncelikli küresel sorunlarını temel alıyoruz”
Sürdürülebilirlik bakış açısını tüm süreçlere entegre etmeyi ve iklim değişikliği, çevre kirliliği, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi küresel sorunlara tüm yönleriyle hazır olmayı hedeflediklerini söyleyen Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan, “Odak noktalarımızdan biri çağımızın en öncelikli küresel sorunlarından olan ve sektörümüze etkisi çok yüksek olarak sınıflandırılan iklim değişikliği ile mücadele. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında operasyonlarımızın çevresel etkilerini azaltmak ve müşterilerimizin iklim riski yönetim süreçlerinde bir iş ortağı olarak ürün ve hizmetlerimizi bu doğrultuda geliştirmek için çalışıyoruz. Ayrıca sorumlu şirket anlayışıyla hayata geçirdiğimiz etkili kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizde de sürdürülebilirliği esas alıyoruz. Geçen yıl başlattığımız Ormanın Gözleri projesi de bu bakış açısının bir sonucu” dedi.
Proje hakkında bilgi veren Tuğtan şöyle devam etti: “Orman yangınlarını önlemek için farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yapmayı hedefleyerek, mevcut olan yangın gözetleme kulelerinin yenilenmesi, insansız yangın gözetleme kulelerinin yaygınlaştırılması ve toplumun tüm kesimlerinde ormanların sahiplenilmesi noktasında bir bilinç yaratmak için “Ormanın Gözleri” projesine başladık. Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini gerçekleştirmek için pek çok kurumun ortak çalışması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle iş birliği ve ortaklıkları önemsiyoruz. Orman Genel Müdürlüğü’yle birlikte hayata geçirdiğimiz projemizle geçtiğimiz Aralık ayında Adana’daki ilk yangın kulemizi devreye aldık. Bu yıl da 4 yangın kulemizi daha tamamlamak için var gücümüzle çalışıyoruz.”
* Anadolu Sigorta

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.16 11:43:13
Son Düzenlenme Tarihi :





Hatay’da yaklaşık 10 bin depremzede ’can dost’ mama desteği bekliyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerin en büyük yıkımı yaptığı Hatay’da, evcil yada sahipsiz hayvanların beslenme ve sağlık ihtiyaçlarının giderilmesi için acil destek istendi. Enkazlar arasında bitkin haldeki hayvanları gönüllüler ellerinden geldiğince beslemeye çalışıyor.
6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler 11 içinde en büyük yıkıma Hatay’da neden oldu. Kentin Antakya ve Defne ilçeleri binlerce bina yıkıldı, hasar alanlar ise boşaltıldı. İnsanlar il dışına, çevre ilçelerdeki köylere yada konteyner kentlere yerleşti. Geride ise evcil ve sahipsiz hayvanlar kaldı. Binlerce hayvan, ağırlıklı olarak kedilerin özellikle işletmelerin yoğun bulunduğu bölgelerde enkaz arasında yaşadıkları görüldü. Besleme yapılan noktalarda dolaşan kedilerin, sıcakla birlikte susuz ve aç kalmaları nedeniyle bitkin oldukları gözlemlendi. Bölgede besleme yapan

"10 binin üzerinde hayvan var"
Hayvan Hakları Federasyonu(HAYTAP)Aydın Temsilcisi ve Hayvan Arama Kurtarma Görevlisi Mehmet Gürkan Tığoğlu, Hatay’da şuan enkaz arasında 10 binden fazla hayvanın yaşadığını belirtti.
Evde bakılan ve sokaktaki sahipsiz hayvanlarında dahil olmasıyla binlerce bir popülasyondan bahsettiklerinin altını çizen Tığoğlu, “Bizim şubat ayından bu yana Hatay’dan transfer ettiğimiz, sahiplerine ulaştırdığımız 2 binden fazla hayvan var. Çok ciddi bir rakam. Sadece buradan kurtarmak değil, tedavisini yapmak, aynı zamanda onları gittiği yerde alan açmak vesaire derken çok ciddi bir organizasyon” diye konuştu.
"Çamurlu su dahi yok"
Depremin ikinci gününden beri Hatay’da sahada olduklarını dile getiren Tığoğlu,” Deprem unutuldu, unutturuluyor, unutuluyor daha doğrusu. Burada kimse kalmadı eskisi kadar arama kurtarma ya da yardımlaşma ekipleri gün geçtikçe azalmaya başladı. İnsanlar olmadığı için ki bu hayvanlar aslında evcil hayvanlar. Şu anda içebilecekleri çamurlu su dahi yok. Burada arkadaki bir kafede önceden bir şekilde bu hayvanlar besleniyordu. Ya da bilinçli insanların mama vermesiyle ya da su vermesiyle, düzenli bakımlarını yapmasıyla hayatını idame ettirebiliyorlardı. Ama şu anda hayalet şehir söz konusu” dedi.

"Mama ihtiyacı var"
Enkazın içerisinde doğum yapmış onlarca kedi olduğunu ifade eden Tığoğlu, “Bunları almaya çalışıyoruz. Yine enkazın içerisinde güvenli alan oluşturduğunu düşünen köpekler var. Onların ayakları kırılıyor, yaralanıyor, hastalık kapıyor. Çünkü, temiz gıdaya erişemedikleri için bağışıklık sistemleri çok düşüyor. Ve biz bunları bir şekilde tespit ederek, hala daha her gün onlarcasını çıkartıp bir şekilde kendi kliniklerimizde ya da anlaşmalı kliniklerimizde tedavi ederek çıkartmaya çalışıyoruz. Her şeye ihtiyaç var hayvanla alakalı. En başta zaten su dahi yok demiştim. Evsel atık hadi bir şekilde olsa yine bir şekilde başının çaresine bakar diyebileceğimiz evsel atık bile yok. Mama ihtiyacı kesinlikle var. Yaş mama olur, kuru mama olur. Kedi maması, köpek maması ayrı şekilde. Ve en çok antibiyotik grubu, ilaç grubu, gönüllü veteriner grubu vesaire falan. Sağlık hizmetinin de olacağı çok şeye ihtiyaç var” ifadelerine yer verdi.
Gerekli çalışmaların yapılamadığı için hayvanların kontrolsüzce üremeye devam ettiğine değinen Tığoğlu, bunun da başlı başına bir problem olduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.19 12:16:36
Son Düzenlenme Tarihi :