SON DAKİKA

Sağlık-Sen Taksi geliyor

Antalya’da sağlık çalışanları ve aileleri için Sağlık-Sen Fest düzenlendi. Panayır havasında gerçekleşen festivalde, Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Sinan Kuluöztürk, üyeler ile birinci derece akrabalarının yararlanabileceği Sağlık-Sen Taksi ve kurs müjdesini verdi.
Sağlık-Sen Antalya Şubes..

Antalya’da sağlık çalışanları ve aileleri için Sağlık-Sen Fest düzenlendi. Panayır havasında gerçekleşen festivalde, Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcısı Sinan Kuluöztürk, üyeler ile birinci derece akrabalarının yararlanabileceği Sağlık-Sen Taksi ve kurs müjdesini verdi.
Sağlık-Sen Antalya Şubesi, sağlık ile sosyal hizmet çalışanları ve aileleri için Sağlık-Sen Fest’i düzenledi. EXPO’da düzenlenen festivale, sağlık çalışanlarının ilgisi oldukça büyük oldu. Yaklaşık 4 bin 500 sağlık çalışanının, çocukları ve yakınlarıyla birlikte 15 bin kişiye ulaştığı festivalde aktiviteler, ödüllü yarışmalar düzenlendi, ücretsiz yeme ve içme imkanları sağlandı. Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü desteğiyle oluşturulan oyun alanlarında çalışanların çocukları doyasıya oyun oynadı. Festivalin akşamında düzenlenen konserde ise sahneye çıkan Mehmet Erdem, sağlık çalışanlarına unutulmaz bir hafta sonu akşamı yaşattı.
Etkinlikte konuşan Sağlık-Sen Antalya Şube Başkanı Osman Kasap, amaçlarının gecenin karanlığına sevdiklerini emanet edip, nöbete koşan kahramanları aileleri ile hoş vakit geçirmelerini sağlamak olduğunu söyledi.

“Sadece ücret sendikacılığı değil, sosyal sendikacılık”
Festival ile ilgili bilgiler veren Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcıları Sinan Kuluöztürk ise yoğun tempoda çalışan üyeleri eğlendirmek ve onlara moral vermek için böyle bir organizasyon yaptıklarını söyledi. Düzenlenen festivalin Sağlık-Sen nazarında Türkiye’deki en büyük festival olduğuna dikkati çeken Kuluöztürk, “Üyelerimizi aileleriyle birlikte bir hafta sonu eğlendirmek istedik. Burada sendikamızın büyük bir emeği var. Sağlık-Sen Antalya Şubesi, sadece ücret sendikacılığı değil, sosyal sendikacılık adı altında da üyelerimizi hafta sonu dinlendirmek, bir araya getirmek için Türkiye’de bir ilki yapmış oldu” dedi.
Sağlık-Sen’in Türkiye genelinde 271 bin, Antalya’da ise 8 bin üyesinin olduğunu aktaran Kuluöztürk, festivale yaklaşık 4 bin 500 çalışanın katıldığını bildirdi.

İki müjde verdi
Kuluöztürk, üyelere iki müjdeyi de paylaşarak şunları söyledi:
“Üyelerimiz sağlık sorunlarıyla ilgili Ankara’ya geldiklerinde, havalimanı, otogar, tren garından üyelerimiz ve birinci derece yakınları olmak üzere Sağlık-Sen Taksi adı altında terminallerden alıp ilgili hastanelere götürüp bırakıyoruz, o hastane dönemi içerisinde de üyelerimizin sıkıntılarıyla beraber ilgileniyoruz. Tekrar gidecekleri terminale Sağlık-Sen Taksi ile bırakıyoruz. Diğer bir müjdemiz de, üyelerimiz ve birinci derece yakınlarının çocuklarına Türkiye genelinde üniversite ve lise sınavlarına hazırlık için online kurs açtık. Bu hizmetle, üyelerimizin yakınlarının geleceğine, menfaatlerine ve bütçelerine katkı sağlamak istiyoruz. Veliler de bu kursları takip ederek öğrencinin durumunu görebilecek.”

“Bir nebze olsun motive etmek istedik”
Sağlık-Sen Genel Başkan yardımcılarından Yasin Barutcu ise, “Sağlık çalışanlarımız, yakınları ve çocukları oldukça eğleniyorlar. Çok yoğun tempoda çalışıyorlar, iş yükleri de oldukça fazla. Bu tür etkinliklerle sağlık çalışanlarımızı bir nebze olsun mutlu ve motive etmek istedik” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.08 16:57:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Keçiboynuzu, orman yangınlarının yayılmasına set olabiliyor

Antalya Tarım Konseyi, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Antalya Ticaret Borsası iş birliğiyle BATEM, Akdeniz Üniversitesi ve Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü desteğiyle İnteraktif Keçiboynuzu E-Çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, Adnan Menderes Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi’nden akademisyen ve uzmanların yanı sıra; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Portekiz, İspanya, İtalya, Fas, Cezayir ve Lübnan’dan akademisyen ve uzmanlar katıldı.
Çalıştayın açılışında konuşan ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, 3 yıldır online eğitimler, paneller ve çalıştaylar düzenleyerek tarım sektörüne katkı koyduklarını söylerken, interaktif muz, çilek ve avokado çalıştaylarının ardından keçiboynuzu çalıştayı düzenlediklerini belirtti. Dünyada her yıl yaklaşık 140 bin ton civarında keçiboynuzu tohum ve meyvesi üretildiğini, Türkiye’de üretimin 25 bin ton civarında olduğunu kaydeden Çandır, son 1 yılda keçiboynuzu üretim alanları yüzde 58, üretim miktarının ise yüzde 22 arttığına dikkat çekti. Antalya’nın 13 bin tonluk üretimi ile Türkiye’de en çok keçiboynuzu üreten il olduğunu belirten Çandır, “Antalya, Türkiye’nin keçiboynuzu üretiminin yarısını sağlamaktadır” dedi. Çandır, Manavgat yangınından sonra bölgeye çok sayıda keçiboynuzu fidanı dikildiğini belirtirken, bu konuda yoğun çalışmalar yürüten Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne teşekkür etti.

“Manavgat yangınından sonra dikimi arttı”
Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, ürün bazlı çalıştaylarla tarım sektörüne yön göstermeye çalıştıklarını söylerken, katma değeri yüksek keçiboynuzu üretimini artırmak için yaptıkları çalışmaları anlattı. Özellikle pandemi döneminde keçiboynuzuna talebin arttığını belirten Karaca, üretimi artırmak için susuzluğa dayanıklı keçiboynuzunu kıraç, susuz alanlarda yetiştirilmesi için üreticiyi yönlendirdiklerini kaydetti. Karaca, Manavgat yangınının ardından bölgede ağaçlandırma çalışması yaparken keçiboynuzuna öncelik verdiklerini kaydetti. BATEM Müdürü Abdullah Ünlü, keçiboynuzunu üretimi ve kalitesini artırmak için çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, çalıştayın bu çalışmalara ışık olacağını söyledi.

“Orman yangınına karşı set”
Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamide Gübbük, “fakir toprakların zengin ağacı” keçiboynuzunun değerinin yeni anlaşılmaya başlandığını söyledi. Besin değeri yüksek olan, gıdadan ilaç sektörüne, kağıt, petrokimya gibi bir çok alanda kullanılan keçiboynuzunun yaygınlaştırılması gerektiğini kaydeden Gübbük, sadece meyve olarak değil katma değerli hale getirilerek ihraç edilmesi gerektiğini söyledi. Gübbük, orman yangınlarının yayılmasını önlemede keçiboynuzunun önemli bir bitki olduğunu söylerken, “Keçiboynuzu orman yangınlarına karşı set ağacı olarak mutlaka kullanılmalı” dedi.
2 gün süren çalıştayda Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Portekiz, İspanya, İtalya, Fas, Cezayir ve Lübnan’dan katılan akademisyenler ve uzmanlar; keçiboynuzu yetiştiriciliği, keçiboynuzunun yetiştirilmesi ve ticareti, kapama bahçe kurulumu, iklim değişikliğine uyum, keçiboynuzunun ekolojik istekleri, çeşit geliştirme çalışmaları, endüstriyel açıdan yürütülen çalışmalar, keçiboynuzunun eczacılıkta kullanımını konuştu. Sektör temsilcileri keçiboynuzu üretimi ve ticaretinde yaşadıkları sorunları dile getirdi.

“Su kıtlığı olan yere keçiboynuzu”
Çalıştayın sonunda sonuç raporu yayımlandı. Raporda, keçiboynuzu üretimini arttırmak için kapama bahçe sayısının artırılması önerilirken, fidan üreten işletme sayısının da artırılması gerektiği kaydedildi. Mevcut arazilerdeki verimsiz ağaçların rehabilitasyonla üretime kazandırılması gerektiği kaydedilen raporda, “Küresel iklim değişikliğinin oluşturduğu en önemli sorunun su kıtlığı olacağı göz önüne alındığında su istemeyen özelliğiyle bilinen keçiboynuzu üretimi yaygınlaştırılmalı” denildi.

Yangına karşı tampon
Keçiboynuzu yaprağının daha az yanıcı olduğu vurgulanan raporda, ekolojisi uygun olan alanlarda yangına müdahalede zaman kazanmak amacıyla çam ağaçlarının arasına ve orman sınır bölgelerine tampon olarak diğer maki türleri ile birlikte dikilebileceği önerildi. Tescilli çeşit sayısının artırılması gerektiği kaydedilen raporda, Doğu Akdeniz, Batı Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde zengin gen kaynaklarının korunması amacıyla gen havuzları oluşturulması önerildi. Diğer meyve türlerinin çiçek açmadığı bir dönemde çiçeklenen keçiboynuzunun arıcılık için önemli olduğu belirtilen raporda, arıcılığın teşvik edilmesi önerildi.
Keçiboynuzunda erken hasadın kalite kaybına neden olduğu belirtilen raporda, hasat zamanının devlet tarafından ilan edilmesi, erken hasat için cezai yaptırım uygulanması istendi. Keçiboynuzu ihracatının, meyve ya da tohum olarak değil, katma değer kazandırılmış ürünler şeklinde yapılması gerektiği kaydedilen raporda, keçiboynuzunun endüstriyel kullanımında, ürün çeşitliliği artırılması önerildi. Raporda, “Endüstriyel üretim, her türlü tarımsal üretimin lokomotifi olduğu için keçiboynuzundan katma değeri yüksek ürünler üreten işletmeler teşvik edilmelidir” denildi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 16:03:41
Son Düzenlenme Tarihi :





Osmaniye mısır üretiminde Türkiye’de 6. sırada

Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, Osmaniye’de yaklaşık 600 bin ton mısır üretilmekte olduğunu ve mısır üretim alanının 425 bin dekar olduğunu söyledi.
Hasat öncesinde Tarım ve Orman Müdürü İl Müdürü Mustafa İlmeç tarafından ilki mısır üretimi konusunda Vali Yılmaz’a bilgi verildi. Üreticilerle bir süre sohbet eden Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmada, “Osmaniye’mizde yaklaşık 600 bin ton mısır üretilmektedir ve mısır üretim alanımız 425 bin dekar alandır. Üretim miktarımız olan yaklaşık 600 bin tonla Türkiye’de 6. sıradayız. Bugün mısır üreten çiftçilerimizin yanında olmak, onlarla birlikte olmak için buradayız. Hayırlı, bereketli ve bol kazançlı bir hasat dönemi olmasını diliyorum” diye konuştu. Daha sonra, biçerdöverle mısır hasadını gerçekleştiren Vali Erdinç Yılmaz, emeği geçen herkese teşekkür etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.25 20:29:56
Son Düzenlenme Tarihi :