SON DAKİKA

logo

En ’ağır’ avokadosu olan kazandı

Antalya’nın Alanya Belediyesi tarafından düzenlenen Tropikal Meyve Festivali etkinlikleri çerçevesinde ‘En Ağır Avokado’ yarışmasında birinci 831 gram ağırlığa sahip avokado oldu.
Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen Tropikal Meyve Festivali’nin 3. ve son günü etkinlikleri çerç..

Antalya’nın Alanya Belediyesi tarafından düzenlenen Tropikal Meyve Festivali etkinlikleri çerçevesinde ‘En Ağır Avokado’ yarışmasında birinci 831 gram ağırlığa sahip avokado oldu.
Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen Tropikal Meyve Festivali’nin 3. ve son günü etkinlikleri çerçevesinde ‘En Ağır Avokado’ yarışması yapıldı. Yarışmaya Alanyalılar yoğun ilgi gösterdi. Bir hassas terazi üzerinde tartılan avokadoların ağırlığı jüri üyeleri tarafından not edildi. Yapılan incelemelerde yarışmada en ağır avokado 831 gram ile üretici Ünal Serkan Akçocuk oldu. Akçocuk birincilik ödülüyle 10 bin TL’nin sahibi oldu.

"Bu seneki yarışma için hırs yaptım”
Yarışma sonrası açıklamalarda bulunan avokado üretici Ünal Serkan Akçocuk, geçen sene de bu yarışma katıldığını ama kazanamadığını söyledi. Bu sene için hırs yaptığını belirten Akçocuk “Bu seneki yarışma için hırs yaptım. Bu hırsın sonucunda ürettiğim en ağır avokadoyu seçip beklettim ve burada sundum. Şansımıza en ağırı bizim seçildi. Ağırlığı 831 gram olarak çıktı. Gelecek sene yapılacak yarışma için de 1 kilo 200 gram gibi bir hedefim var" dedi.
Öte yandan yarışmada 760 gramla Ramazan Aslan ikinci seçilirken, Ramazan Ocak ise 756 gramla üçüncü oldu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.08 20:16:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.07.25 10:17:55
Son Düzenlenme Tarihi :





Doç. Koşar: ”Keçe, moda dünyasında yükseliyor”

Keçenin geçmişte bir çok alanda yaygın olarak kullanıldığına dikkat çeken Doç. Sevim Tuğba Arabalı Koşar, “Keçe malzemesi, çağdaş moda dünyasında yükselen bir trend haline gelmiştir. Moda tasarımcıları, yerel üretim yapan zanaatçılarla birlikte kolektif bir çalışma sürecine odaklanmışlardır” dedi.
Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Sevim Tuğba Arabalı Koşar, Çukurova Türkoloji Araştırma Merkezi’nde (ÇÜTAM) “Geleneksel Keçe Tekniğinin Sanatsal İfade Aracı Olarak Kullanımı ve Çağdaş Yorumlamalar” konulu bir konferans verdi. Koşar, keçenin sözlük anlamı olarak, yapağı veya keçi kılının dürülüp kuvvetlice bastırılması veya dövülmesiyle elde edilen kepenek, çadır, cank, külah ve döşeme örgüsü yapımında kullanılan dokunmamış kaba kumaş (aba) olarak tanımlandığını söyledi.
Maddi kültürün en güzel örnekleri olan el sanatlarının, Türk halk kültürünü tanımlaması, çeşitliliği ve sanat değeri ile geçmişten geleceğe taşıması özellikleri ile dünya el sanatları içinde seçkin bir yere sahip olduğunu ve geleneksel Türk el sanatları ya da halk sanatlarından biri olan keçe yapımcılığının en eski el sanatı olarak nitelendirilebildiğini ifade eden Koşar, “Keçenin soğuğa dayanıklı ve su geçirmez olması, onu kullanım aracı olarak ilk sırada tutmuştur. Türkçe’de, keçe sözüne ilk kez XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud’un Divân-ı Lügati’t-Türk adlı eserinde rastlanmıştır. Keçe kelimesinin, geçme-geçmek (kaynaşıp birleşmek anlamında) kelimeleri arasındaki bir ilişkiden dolayı kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Keçeleme kelimesi de lifi keçeye dönüştürme sürecini ifade etmek için kullanılmaktadır. Bir çok bilim adamı ve araştırmacı keçenin tekstilin ilk örneği olduğu, iklim Özellikleri nedeniyle de muhtemelen ilk kez Orta Asya’da üretildiği konusunda hem fikirdir. M.Ö 4. yüzyıldan bu yana keçenin buluntuları, koyunun olduğu her coğrafyadaki kazıdan çıkmıştır. Özellikle Orta Asya göçerleri, keçeyi ürününü ana temel ihtiyaç olarak kullanmışlardır. Geçmişte iklim şartlarına ve yaşam tarzına uygunluğu, sağlıklı olması, nemi tutması ve yalıtıma yatkı olması özellikleri nedeniyle "çadır örtüsünden yer örtüsüne, giysilerden günlük yaşamda kullanım ve taşıma aksesuarlarına kadar birçok alanda yaygın olarak kullanılmıştır” diye konuştu.

"Günümüz sanatçılarının tercih ettiği bir sanat dal olmuştur"
Geleneksel Türk el sanatlarının sonsuz döngü içinde yer almaya ve geleceğe taşınan kültür mirasının bir parçası olmaya devam etmekte olduğunu belirten Koşar, “Geleneksel Türk El Sanattan içinde geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan keçe popüler kültür içinde, doğal, kültürel değerleri barındıran, yenilenebilir, sürdürülebilir ve ekolojik bir malzeme olması nedeniyle günümüz sanatçılarının tercih ettiği bir sanat dal olmuştur. Günümüzde birçok yerli ve yabancı sanatçı keçeyi geleneksel yöntemlerin ve kullanımının dışında farklı malzeme ve tasarımla kullanarak, çağdaş sanat dünyası içinde yerini korumasına destek olmaktadır” şeklinde konuştu.
Toplantı sonunda ÇÜTAM Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Abik tarafından Doç. Sevim Tuğba Arabalı Coşar’a bir teşekkür belgesi verildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.25 15:01:44
Son Düzenlenme Tarihi :