SON DAKİKA

logo

Galatasaray’a büyük müjde! Kasaya 30 milyon euro! Okan Buruk Onay Verdi!

Süper Lig’de son şampiyon apoletini taşıyan Galatasaray, devre arasında iki oyuncusuna gelecek teklifleri kabul ederek 30 milyon euro nakit parayı kasasına koymak istiyor.

Yaz transfer döneminde bir birinden pahalı transferler ile bütçesini epey zorlayan sarı kırmızılılar, devre arası yapacağı satışlar ile sezon sonuna kadar rahat bir nefes alabilmeyi ümit ediyor.

Şampiyonlar Ligi’nde Manchester United karşısında alınan galibiyete yenilerini ekleyerek grup aşamasını başarılı geçmek isteyen sarı kırmızılılar, bu planlamadan istediğini alamazsa devre arasında 2 oyuncusunun satışına onay verecek.

Süper Lig'in son şampiyonu Galatasaray'da parlayan yıldız Nelsson'a İngiltere'den 30 milyon euro'luk teklif yapılacağı iddia edilmişti.

Ancak  Sarı kırmızılı yönetim bu teklif düzeyini beklememe kararı aldı.

Sarı kırmızılı ekibin başkanı Dursun Özbek'in ve Erden Timur’un, Okan Buruk’un git gide gözünden düşen Nelsson için 20 milyon ve üzerindeki bir rakam dahilinde bile transfere onay verdiği iddia edildi. Nelsson, resmi teklif gelince takımdan ayrılacak. Bunun devre arasında olması bekleniyor.

Öte yandan sarı kırmızılılar, Sergio Oliveira için de gelecek 8-10 milyon euro arasındaki teklifleri kabul ederek hem maaş bütçesinde alan açmayı hem de bu bölgede bir gençleşme operasyonuna gitmeyi planlıyor.

Geçtiğimiz yaz transfer döneminde Sergio Oliveira’nın menajerinin oyuncusunu Fenerbahçe’ye önerdiği iddia edilmişti. 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.10.09 23:04:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






“Lymra’da Deneysel Arkeoloji - Andron”

Elmalı’nın en yakın ilçelerinden birisi olan ve Elmalı’da yaşayanların denize ulaşmasında en yakın noktalardan birisi olan Lymra Antik Kenti’ndeki ahşaptan yapılmış mezar dikkatleri çekiyor.
“Lymra’da Deneysel Arkeoloji - Andron” olarak nitelendirilen yapı ziyaretçilerin çok fazla ilgisini çekmese de, aslında o dönemlerde yapılan mezarlar için iyi bir örnek oluşturuyor.
Ziyaretçilerin bilgilendirilmesi için konulan panoda söz konusu ahşap mezar hakkında bilgiler verilirken, açıklamada şu ifadeler yer aldı :
“Likya bölgesi için karekteristlik olan kısmen kayaya oyulmuş veya serbest duran mezar cephelerinin taşa geçirilmiş bir ahşap mimariyi temsil ettiği kabul edilmektedir. Buna göre cephelerde görülen detaylar aslında gerçek mimaride kullanılabilecek elemanlar olduğu düşünülmektedir.
uzun yıllar süren çalışmalar ile yapı elamanlarının olası işlevlerine ve ahşap mimarideki uygunlukları araştırılmıştır. Teorik bulgular, maketler ile uygulamaya geçirilmiş, vida veya yapıştırıcı madde kullanılmadan, geçmeli ahşap tekniklerle çalışılmıştır. Bu yaklaşımlarla  Lymra’da deneysel arkeoloji bağlamında kazı kampında kullanılabilecek mekanlar geliştirilmiştir.
Antik çağdaki erkek mekanlarına ithafen Andron olarak adlandırılan bu yapı, 6,50 x 4,20 metre büyüklüğünde, 4,80 metre yüksekliğindedir. mezarlar gibi kare planlı tek bir iç mekandan oluşmaktadır. Güneye bir veranda ile açılan yapının inşaasında mümkün olduğu kadar çivisiz ahşap elamanlar kullanıldıysa da suyun kenarındaki nemden dolayı ahşapta oluşan çürümeler sonucunda bazı modern malzemelerle değişikliklere gidilmek zorunda kalınmıştır” denildi.
* ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.05.16 13:13:16
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da arı kovanlarının yeni adresi bin 960 metre rakımlı yaylalar

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya baş..

Antalya’da bal üreticileri, havaların ısınmasıyla beraber arı kovanlarını yaylaya çıkarmaya başladı.
Sonbaharda yaptıkları hasadın ardından arıları sıcak bölgelere götüren üreticiler, Ağustos ayındaki ilk hasat için hazırlıklarını tamamlayıp, Akseki’nin Yaylalarına arı kovanlarını taşımaya başladılar. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal alan arıcılar, bu yıl ikişer katlı 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyor.
Nem oranını dengelemek için söğüt dallarından yapılan özel kovanları alçak rakımlı bölgelere bırakan arıcılar, kovanların temizliği, artan mumların çıkartılması, zayıf kovanların güçlendirilmesi gibi çalışmaları tamamlayarak, kovanları yöredeki bin 960 metre rakımlı Çimi Yaylası Kuyu mevki olmak üzere Bademli, Göktepe, Kuyucak ve Yarpuz Yaylalarına taşımaya başladı. Üretilecek bal, meşakkatli çalışmaların ardından Ağustos ayının sonlarında yapılacak hasat ile satışa sunulacak. Son bir aydan bu yana havaların oldukça yağışlı gitmesi nedeni ile arı kovanlarını yaylalara geç çıkaran arıcılar, yağışların durması ile birlikte kovanlarını bitki popülasyonunun bol olduğu bölgelere kovanlarını yerleştirdiler. Yağışlar ile doğanın canlandığını söyleyen arıcılar, bitki popülasyonunun oldukça fazla iyi olmasından dolayı bu yıl bal veriminin geçen yıla göre daha iyi olacağını söyledi.
76 yaşındaki Hüseyin Şahin, 60 yıldır arıcılık yaptığını söyledi. Arıcılık mesleğinin atalarından kaldığını söyleyen Şahin, “Arıcılık ayrı bir meslek. Bu meslek benim baba mesleğim, dede mesleğim. 50-60 yıldır bu mesleğin içerisindeyim. Bu yıl havalar çok yağışlı gitmesi nedeni ile kovanlarımızı yaylaya biraz geç çıkardık. Yağışlardan dolayı arılarımız uçamadı, çiçeklerden bal alamadı ama bundan sonra arılarımızın çok iyi bal getireceklerine inanıyoruz. Hasadımızı yaptıktan sonrada arılarımızın tekrar bakımlarını yapıp yayladan indiririz. Havaların önümüzdeki günlerde ısınması durumunda geçen yıl almış olduğumuz bal gibi yeniden bal alabiliriz” diye konuştu.
İbradı’nın Ürünlü Mahallesi’nde ata mesleği arıcılığı sürdüren Mesut Şanlı (60) ise sezon hazırlıklarını tamamlayarak kovanlarını florası çok iyi olan Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na çıkardıklarını söyledi. Bal üreticileri olarak sezona iyi hazırlandıklarını ifade eden Şanlı, “Kovanlarımızın bakımını iyi yaptık ve bu yıl bitki florasının çok iyi olduğunu tespit ettiğimiz Akseki’nın Kuyucak Yaylası’na bıraktık. Arılar uçmaya başladı. Bu yıl bahar yağmurları çok iyi geçti. Yaylalarda çok iyi flora zenginliği var. Çiçeklerin bazıları yeni açmış, bazıları ise yeni açmaya başlamış. Geçen yıl ortalama bir kovandan 15 kilo bal aldık. Bu yıl ise geçen yıla göre 25-30 kilonun üzerinde bal bekliyoruz. Arı kovanlarımızı göçebe olarak Akseki’nin Kuyucak Yaylası’na arı kovanlarımı götüreceğim. Oranın Yaylası bal verimi bakımından çok daha fazla. Arılarımız Toros dağlarının kekiğinden tutun da binlerce çeşit bitkiden doğal bal yapıyor. Akseki’nin balı bu bakımdan oldukça kalitelidir” diye konuştu.

“Çocuk bakar gibi bakıyoruz”
Arıcılık mesleğinin oldukça zor fakat zevkli bir meslek olduğunu söyleyen Şanlı, “Onlara çocuk bakar gibi bakıyoruz. Her mevsim ayrı bakımları var. Arılarımızı nüfus bakımından çoğalttık. Kovanlarımızı ikişer kat yaptık. Şu anda 50 kovan arım var. Arıları çoğaltmak önemli değil. İstediğin kadar çoğaltabilirsiniz ama bakımı çok önemli. Arıların anasını bile kendim üretiyorum. Onları ürettikçe kovanlara birer tane koyuyorum. Çünkü ana arı oldukça pahalı. Her şeyini kendim yapıyorum” şeklinde konuştu.
Yayla sezonuna güçlü bir koloni ile girmek ve bal üretmek için son hazırlıklarını yapan arıcılar, arıların koloni içerisinde belirli bir sayıya ulaşmasının ardından arıları başta 1960 rakımlı balı ile meşhur Çimi Yaylası ile, Göktepe, Yarpuz, Bademli, Kuyucak Yaylalarına çıkarıyor. Yaylada da her yılın mevsimine ve iklim değişikliklerine göre oluşan ballar Ağustos ayının ortasında hasat ediliyor. Hasadın ardından milyonlarca arı yine Akseki bölgesinde sıcak bölgelere geri getiriliyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.26 11:07:56
Son Düzenlenme Tarihi :