SON DAKİKA

logo

Büyükşehir tesislerinde üretiliyor, yılda 22 milyon lira tasarruf ediliyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi,kent genelinde yaklaşık 3 milyon metrekare alanda peyzaj, bakım ve yenileme çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Hurma Bitki Üretim Tesislerindeüretilen çiçek ve bitkiler Antalya’nın cadde ve sokaklarını süslüyor. Tesislerde üretilen çiçek ve bitkilerle yılda 22 milyon lira tasarruf ediliyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Fide ve Fidanlıklar Şube Müdürlüğüne bağlı Hurma Bitki Üretim Tesisi’nde yazlık, kışlık ve ara dönem olmak üzere mevsimlik çiçek üretimleri gerçekleştiriliyor. Hurma Bitki Üretim Tesislerinde Nisan 2019’dan bu yana22 milyon 500 bin adet mevsimlik çiçek üretim yapılırken, 2 milyon 400 bin adet çok yıllık bitki üretimi gerçekleştirildi.

YILLIK 22 MİLYON TL TASARRUF

Büyükşehir seralarında üretilen bu bitki ve çiçekler Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki cadde ve parkları süslüyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında bulunan kavşak, bulvar, cadde ve meydanlardan oluşan 3 milyon metrekare alan en ekonomik şekilde güzelleştiriliyor. Büyükşehir Belediyesi kendi ürettiği mevsimlik çiçeklerle yıllık 19 milyon TL, çevre dostu üretim tekniklerinden yararlanarak alanlarda yer alan çalı grubu bitkilerin budanması ile elde edilen budama atıkları ile de yıllık 3 milyon TL tasarruf sağladı.

MEVSİMLİK BİTKİLER TOPRAKLA BULUŞUYOR

Hurma Bitki Üretim Tesisinde kış mevsiminin yaklaşmasıyla mevsimlik çiçek üretimi sürüyor. Bir yanda üretilen mevsimlik bitki ve çiçekler toprakla buluşturuluyor. Antalya’nın ilçelerinde yer alan refüj ve kavşakları süsleyecek olan aslanağzı, menekşe, süs lahanası, alisyum türü çiçekler, kent estetiğine görsel güzellik katıyor.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.11.01 09:41:11
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Fibromiyalji 25-55 yaşlarında ve kadınlarda daha sık görülüyor

Fibromiyalji hastalığı olan kişilerin birinci derece yakınlarında hastalığın görülme sıklığı arttığını belirten Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, “Uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, bazı viral hastalıklar, roma..

Fibromiyalji hastalığı olan kişilerin birinci derece yakınlarında hastalığın görülme sıklığı arttığını belirten Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, “Uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, bazı viral hastalıklar, romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi bazı romatizmal hastalıklar fibromiyalji oluşmasını tetikleyebiliyor” dedi.
Memorial Antalya Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünden Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, hareketsiz yaşamın kronik ağrı ve yorgunluk sendromu olarak da bilinen “Fibromiyalji Sendromu” hakkında bilgi verdi ve tedavisi için tavsiyelerde bulundu. Fibromiyaljinin vücutta ağrı ve hassasiyetin yanı sıra yorgunluk ve uyku sorunlarına neden olan kronik bir hastalık olduğunu belirten Güçlü, “Fibromiyaljiye neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor ancak uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, bazı viral hastalıklar, romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi bazı romatizmal hastalıklar fibromiyalji oluşmasını tetikleyebiliyor. Hastalığı olan kişilerin birinci derece yakınlarında hastalığın görülme sıklığı artıyor” dedi.

“Ekonomik düzey yükseldikçe görülme sıklığı da artıyor”
“Fibromiyalji sendromu; kaslarda yaygın ağrı ve hassasiyet, uyku bozukluğu, yorgunluk, halsizlik ve sabah tutukluğu ile kendini gösteren kronik yumuşak doku romatizmal ağrı sendromudur” diyen Güçlü, “Sendromun en önemli özelliği vücudun belli noktalarında aşırı hassasiyet olmasıdır. Uzun süreli ağrı ve özürlülüğe yol açan hastalıklar arasında fibromiyalji sendromu iş gücü kaybı açısından ön sıralarda yer almaktadır. 25-55 yaşlarında ve kadınlarda daha sık olmakla birlikte hastalık erkeklerde ve çocukluk döneminde de görülebilmektedir. Eğitim ve ekonomik düzeyi ortalamanın üzerinde olan kişilerde daha sık görülmektedir” sözlerine yer verdi.

"Vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgesinde daha yoğun hissedilir"
Güçlü fibromiyaljide görülen belirtiler şu şekilde sıraladı:
“Vücudun her yerinde ağrı ve sertlik. Yorgunluk, bitkinlik. Depresyon ve kaygı. Uyku sorunları. Düşünme, hafıza ve konsantrasyon ile ilgili problemler. Migren dahil baş ağrıları. Bel ve bölgesinde daha çok hissediliyor. Ağrı ve yaygın ağrı fibromiyalji sendromunda en sık görülen şikayettir. Ağrılar, vücudun daha çok kullanılan boyun ve bel bölgesinde daha yoğun hissedilir. Omuz, dirsek, diz ve ellerde de ağrı olabilir. Hastalar vücudunun bir tarafının diğer taraftan daha çok ağrıdığını ifade eder. Hastalığın nedeni bilinmemektedir. Uyku bozuklukları, düşme ya da motorlu araç kazası gibi büyük fiziksel travmalar, bir yakının kaybedilmesi gibi ruhsal travmalar, bazı viral hastalıklar, romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi bazı romatizmal hastalıklar hastalığın oluşmasını tetikleyen faktörlerdir.”

"11 bölgede ağrının tespit edilmesi tanı koydurucudur”
Güçlü, Fibromiyalji şikayetlerini arttıran durumları ise şöyle açıkladı:
“Yorgunluk, yüksek çalışma temposu, psikolojik gerginlik, gribal enfeksiyonlar, gürültü, uzun süre oturma ya da uzun süre ayakta durma, tekrarlayan hareketler.”
3 aydır devam eden ağrıları göz ardı etmeyin uyarısında bulunan Güçlü, “Fibromiyalji teşhisinin konulması çok da kolay değildir; çünkü hastalığa özgü bir laboratuvar testi yoktur. Ancak altta yatan romatoid artrit, lupus gibi başka hastalıklara da eşlik edebilir. Bu nedenle biyokimya ve kan tahlilleri istenmeli ve tiroit fonksiyon testleri yaptırılmalıdır. Tetkikler altta yatan bir hastalık yok ise genellikle normal olarak bulunur. Radyolojik tetkikler diğer hastalıkları dışlamak için yapılabilir. En az 3 aydır devam eden yaygın ağrı olması ve vücudun belli bölgelerine (önceden tanımlanmış 18 hassas nokta) bası uygulandığında 11 bölgede ağrının tespit edilmesi tanı koydurucudur” dedi.

Lokal enjeksiyonlara başvuruluyor
Güçlü, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Fibromiyalji sendromu tedavisinde kullanılan ilaçlar; ağrıyı azaltmak, yorgunluğu gidermek, uykuyu düzenlemek ve depresyonu tedavi etmek amacıyla kullanılır. Bu hedefle başta antidepresanlar ve ağrı kesiciler olmak üzere uyku düzenleyiciler ve kas gevşetici ilaçlar kullanılır. Bunu dışında hassas noktalar üzerine lokal enjeksiyonlar da yapılabilir.”

Fibromiyalji tanısından sonra uygulanması gerekenleri anlattı
Uzm. Dr. Ayşe Yener Güçlü, fibromiyalji tanısından sonra uygulanması gerekenleri şöyle anlattı:
“Egzersiz, yumuşak doku romatizmalarında tedavi ve korunma yöntemidir. Özellikle gevşeme egzersizleri, germe egzersizleri, kardiovasküler kondüsyon egzersizleri, düşük yoğunlukta yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme, su aerobiği gibi aktiviteler faydalıdır. Hastalara yatmadan önce uykuyu etkileyecek alkol, sigara, çay, kola, kahve gibi maddeleri alınmamaları önerilir. Fizik tedavi uygulamalarında ise sıcak uygulama, derin ısıtıcılar ve ağrı kesici özelliği olan elektriksel stimülasyon ve masaj ile olumlu sonuçlar alınmaktadır. Ayrıca kaplıca kürleri önerilir. İklimin fibromiyalji gelişiminde etkisi yoktur, ancak soğuk ve nemli hava fibromiyalji sendromunda şikayetleri artırır. Sıcak ve kuru havada, masaj ve yapılan spor aktivitelerinde semptomlarda azalma görülür.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.17 13:52:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaş-Kekova ÖÇKB’nin biyolojik çeşitliliği toplantısı

Kaş ilçesinde Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünce ‘Kaş-Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi’ konulu toplantı düzenlendi.

    Ziraat Odasında yapılan toplantıya, Kaş Kaymakamı Ulaş Akhan, Demre Kaymakamı Onur Şatıroğlu, Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Kenan Dallı, Çevre Şehircilik İl Müdürü Tevfik Altınay ile Daire Başkanı Nuri Kunt, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kolçak, Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF)-Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem, Kaş-Kekova ÖÇKB yerel çalışma grubu üyeleri, Proje Koordinatörü Peyzaj Yüksek Mimarı Rabia Nurhan Dündar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
    Toplantıda proje kapsamında akademisyenler, konu alanlarında görüşlerini açıkladı. ‘Kaş-Kekova ÖÇKB raporlama ve arazi çalışmaları ile herpetofauna’, ‘jeolojik, hidrojeolojik ve hidrolojik’, ‘EUNIS habitat sınıfları-flora vejetasyon’, ‘omurgasız hayvanlar’, ‘hidrobiyolojik‘,‘ornitolojik’, biyoçeşitlilik, ‘memeli hayvanlar’ ile ilgili tespitler ve ‘biyolojik çeşitlilik ve hassas habitatlar üzerindeki tehdit ve baskı unsurları, hassas habitatlar, habitat düzeyinde izleme önerileri, haritalama ve sentez çalışmaları’ konusunda görüşler ortaya kondu.
    Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş toplantıda yaptığı konuşmada, yapılan bu bilimsel çalışmadan memnuniyet duyduğunu belirterek “Kaş’ın bakir kalması, gelişmesi, yaşaması ve sürdürülebilir olması, burada tabiatın yarınlara taşınması adına koruma yapılması önemlidir. Bundan sonra da bu bilgiler ışığında burada bu bölgelerin neden korunduğunu, ne tür habibatın ya da biyolojik çeşitliliğin olduğunu bileceğiz. Bu farkındanlıkla hem koruma hem de insanların kullanma dengesi ölçeğinde sürdürülebilir çevre ve yaşamı beraber tesis etmeye çalışacağız.” dedi. 
Proje Koordinatörü Rabia Nurhan Dündar ise, proje kapsamında Kaş-Kekova ÖÇKB’nin biyolojik çeşitliliğinin tespiti için akademisyenlerle birlikte hem literatür hem arazi çalışmaları gerçekleştirdik. Proje 2018 yılında başladı. Bugün sonuç toplantımızı gerçekleştiriyoruz. Kesin raporumuzu sunduk. Toplantıyla aldığımız bilgi, görüş ve değerlendirmelere göre raporumuza son halini vererek, Kaş-Kekova ÖÇKB’nin biyolojik çeşitliliğinin, hassas habitatlarının ve alan içerisinde korunması gereken önemli bölgelerin tespitini gerçekleştirip, Tabiat Varlıklarına Koruma Genel Müdürlüğüne ileteceğiz.” diye konuştu.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.10.13 11:06:52
Son Düzenlenme Tarihi :