SON DAKİKA

logo

Başkan Boztepe'den sahaya yüreklerini koyan futbolcularına teşekkür

    Antalyaspor Başkanı Sinan Boztepe, Beşiktaş galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, ligde kalmak için oynayan değil, üst sıralar için mücadele edecek bir takım olacaklarını ifade ederken, Beşiktaş karşısında sahaya yüreklerini koyan futbolcularına teşekkür etti.
    Boztepe açıklamasında şunları söyledi: “Güzel zamanlarda göreve geldik. Çok keyifliyiz, onurluyuz ve gururluyuz. Allah’ımıza hamd olsun. Bütün futbolcularımıza, taraftarlarımıza ve kendimize inandık. Her futbolcumuz yüreğini ve ciğerini ortaya koydu. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Başakşehir maçıyla başladık. Başakşehir ve Beşiktaş’tan 6 puan aldık. Bu şekilde bir seriye başladık. Allah nasip ederse de Ankaragücü maçında da bu performansımızı devam ettireceğiz. 
    Bundan sonra ligde kalmak için oynayan bir takım değil, hakettiği yerde olan, sıralamada üstlerde yer alacak bir takım olacağız. 
    Tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Şampiyonluk için elbette iddiamız var. Biz bir Anadolu kulübüyüz. İnşallah onu da başarırız. Bunu başaran Anadolu kulüplerinden bir tanesi oluruz. Avrupa kupalarında oynayacağız. Allah nasip ederse Ziraat Türkiye Kupası’nı evimize getireceğiz. Bunu taraftarlarımıza, Antalyaspor’a sahip çıkanlara hediye edeceğiz. 
    Biz onlara inandık, onlarda bize insansınlar. Bunu başaracağız.
    Futbolcularıma tek tek teşekkür ediyorum. Hepsi de yüreklerini ortaya koydu.” dedi. * İSA KAVLAK

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.11.06 08:48:49
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya İl Başkanı Düzen’den “Emekli maaşı ve uyuşturucu” eleştirisi

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzen, “Ülkemizde ve Antalya’da değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomidir” dedi
Gündemdeki son gelişmeleri değerlendiren Düzen, Ülkemizde ve Antalya’mızda değişmeyen bir gündem var. 7’den 77’ye herkes için öncelikli ve önemli, sosyal hayattan kültürel hayata, iç siyasetten uluslararası ilişkilere kadar hayatın her alanını etkileyen bir gündemi ekonomi olduğunu açıklayarak; “Her nedense dizginlenemeyen veya dizginlenmesi istenmeyen enflasyon; sürekli artan hayat pahalılığı; sonuç, birbiri ardına gelen zamlar…
Durum böyle olunca; çarşıda-pazarda, evlerde, iş yerlerinde insanımızın sürekli olarak konuştuğu konular işte bu hayat pahalılığının ötesine bir türlü geçemiyor. Geçim derdine düşen vatandaş, başka hangi konuları konuşsun ki…  
İktidar da, muhtemelen ülkenin karşı karşıya bulunduğu halkımızın diğer hayati problemlerinin tartışılmasını engellemek için, insanımızı böyle bir geçim badiresinin içerisine bilinçli şekilde sürüklemiş gibi görünmektedir.
Peki, iktidar ve yönetim omuzlarına aldıkları bu ağır sorumluluğun farkında mıdır? Buna olumlu  cevap vermeyi herkes arzu ederdi, ancak maalesef bu mümkün değil.
Böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, milyonlarca emekli “7 bin 500 lira maaşla geçinebilir” diye akıl almaz bir anlayışa sahip olmazlardı!
Yine böyle bir sorumluluğun farkında olsalardı, 2-3 ay emeklilerimizi oyalayıp, sonra da şimdi “işin farkındayız”,  “bunu düzelteceğiz”, “bu hoş olmamış” söylemleriyle 2024 yılını işaret edip yaşlı, güçsüz, çalışma gücünü yitirmiş geniş bir emekli kesimin sefaletinden “mahalli seçimlerde oy devşirme” gayreti içinde olmazlardı!” dedi.
Düzen, Emeklilerini 7 bin 500 liraya mahkum etmek devletimize, ülkemize yakışıyor mu? diye İktidarı eleştirdi. 
Düzen, açıklamasını  şu ifadelerle noktaladı: “İktidarın bu tavrı ciddiyetten, samimiyetten, insaftan oldukça uzak bir tavırdır. İktidar bu durumu düzeltene kadar, yüzbinlerce insan ne acılar çekecek; ailesine, evladına, torununa küçük bir hediye bile alamamanın ne hazin duygularını yaşayacaktır, bunlar biliniyor mu? 
Temmuz ayında iktidarın, ekonomi yönetiminin aklı neredeydi? Sonra, neden hala beklenmektedir? En önemlisi, hatayı, haksızlığı, zulmü en kısa zamanda düzeltmek varken, beklenen şey nedir?    Tüm ısrarlara rağmen TBMM’nin devreye girmesi için neden 1 Ekim beklenmektedir?
1 Ekim’de devlet bütçesine sürpriz bir para gelecek de o mu beklenmektedir?
Hani “Alın teri kurumadan emeğin hakkını verin.” ilkesi? Sevgili Peygamberimiz (sav) böyle buyurmuyor mu? İktidara destek veren muhafazakar ve dindar kesim bu konularda neden sessiz kalmayı tercih ediyor?
Bu bir hak değil midir? Yüz binlerce emeklimizin yıllarca döktüğü alın terinin karşılığını vermek için hem de oy amacıyla aylarca bekletmek de neyin nesidir?
Cumhuriyetimizin 100. yılında, iktidarın o çok sevdiği sloganla, “Türkiye Yüzyılı”nda; emeklilerini 7 bin 500 lirayla yaşamaya mahkum eden bu politika, bu sessizlik, duymazlıktan gelmek  devletimize, ülkemize yakışıyor mu Allah aşkına?
Yine soruyorum, vatandaşlarımızın %90’ından fazlasını yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkum etmek gerçekten yakışıyor mu?
Gençlerini işsizliğe, emeklilerini ve çalışanlarını yoksulluğa, esnafını, çiftçisini borca mahkum etmek doğru bir şey mi?
Tarımda her geçen gün daha çok dışa bağımlı hale gelmek, binlerce yıllık devlet tecrübesine sahip ülkemize yakışıyor mu?
Eğitimde ve sağlıkta gün be gün kalite kaybı yaşamak, umutsuzluk içine sürüklenmek  “Türkiye Yüzyılı” söylemleriyle çelişmiyor mu, Allah aşkına?
“İtibardan tasarruf olmaz.” anlayışını benimseyen bir iktidarın, vatandaşlarının “İnsanca Yaşam” standartlarından tasarruf etmeye çalışması, böylece vatandaşının itibarını düşünmemesi, hatta düşürmesi büyük bir çelişki değil midir? Bütün bu belirttiğimiz hususlar “Hikmet-i Hükümet” ile bağdaşır mı? 
Hayat pahalılığına, fahiş fiyat uygulayanların sebep olduğunu iddia eden bir iktidar, yine kendisinin vergi ve harçlarda fahiş artışlara gitmesi hangi mantıkla nasıl açıklanabilir ki?
İktidar, bir yandan millete kemer sıktırırken; diğer yandan kendisi kemer gevşetmeye devam ediyor. Çünkü, obez hale gelmiş bir insan gibi, iktidar da obezleşince başka türlü olmayacağını  herkes bilir.
İktidarın ahlak anlayışı, bilgisi ve söylemleri ile tutum ve davranışları arasında bir uyumsuzluk vardır. Sanki farklı merkezlerden komut alan iki organ arasındaki uyuşmazlık gibi. 
GENÇLERİMİZ BATAKLIĞA ÇEKİLİYOR
Sözün burasında akıllara ilk gelen konu nedir? Gençlerimizi bataklığa çeken, anne-babaları da perişan eden uyuşturucu illeti!
Maalesef son yıllarda bu konu, gençliğimizi tehdit eden en önemli konu haline gelmiştir.
Uyuşturucu madde kullanım yaşı lise, hatta ortaokul seviyelerine kadar inmiştir. Artık sadece birkaç muhitte değil, ülkemizin 81 ilinde, her mahalle ve sokakta yaygın hale gelmiş bulunmaktadır.
Bu işin şakası yok, ihmale gelecek tarafı da yok!
Terörle mücadele hangi ciddiyette ele alınıyorsa; uyuşturucu ile mücadele de bir o kadar ciddi olarak ele alınmalıdır.
Öyle 3-5 sokak satıcısını yakalayıp, birkaç ay içerisinde serbest bırakmakla bu iş çözüme kavuşmaz, kavuşturulamaz!
Limanlarımıza gelen gemilerde, emniyet güçlerimizce kaç ton uyuşturucu yakalandığına ilişkin henüz kamuoyuna bir bilgi verilmiş değildir. 
Bu gemilerin sahipleri kimlerdir? Nereden gelmişlerdir? Kimlerle, hangi kesimlerle  irtibatları vardır? Yakalanan bu adamların bırakılması için kimler ricacı olmuştur ve halen olmaktadır?
Bankaya para yatırdığı için, çocuğunu bir dershaneye gönderdiği için yüzlerce insanı 6-7 yıldır cezaevinde tutanlar, işinden edenler, irtibat ve iltisak gibi kavramlarla binlerce insana terörist damgası vuranlar, uyuşturucu tacirleri ile irtibat ve iltisakları olanlara hangi yaptırımları uyguladılar?
Gençlerimiz göz göre göre elimizden kayıp giderken, bugüne kadar hangi ciddi tedbirler alınmıştır? Gençlerimiz nasıl oldu da bu kadar kolay bir şekilde bu illete ulaşır hale getirildi, ya da getirilmesine müsaade edildi?
İşte her kademedeki okullar açılacak; okul önlerinde evlatlarımıza bu zehirleri satanlara karşı, aslında bu zehirleri binlerce kilometre öteden ülkemize getirenlere karşı, hangi somut adımlar atılacak, ne tür tedbirler alınacak, hep birlikte bakacak  ve göreceğiz.
Saadet Partisi olarak bu problemlerin ve tüm bu sorunların her zaman olduğu gibi ciddi takipçisi olacağız.” dedi.
* SP Basın

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.24 12:42:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Kepez’den 23 Nisan’da Antalya’ya en büyük çocuk kütüphanesi

Kepez Belediyesi’nin Dokumapark’a kazandırdığı Antalya’nın en büyük çocuk kütüphanesi Dr. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda kapılarını çocuklara açtı.

Kütüphaneler şehri Kepez’in, kültür ve sanat adası Dokumapark’a bir kütüphane daha açıldı. Antalya’nın en büyük çocuk kütüphanesi Dr. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi törenle hizmete açıldı. Antalya’nın en büyük çocuk kütüphanesinin açılışı için düzenlenen törene Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, AK Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.Açılışın ilk konuşmasını gerçekleştiren Fabrikalar Mahalle Muhtarı ve Kepez Muhtarlar Dernek Başkanı Feyzullah Küçükkeleş, anlamlı bir günde gerçekleştirilen kütüphane açılışının Antalya’ya değer veren bir isimle yad edilmesinin çok anlamlı olduğunu söyledi. Dr. Burhanettin Onat’ın torunu Mustafa Zaim de yaptığı konuşmada, “Dünya’da çocuklara armağan edilmiş, ilk ve tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, böylesi önemli, böylesi güzel bir etkinlikle sizlerle birlikte kutlayabilmek benim ve ailem için büyük bir  mutluluktur. Bu bayramı Antalya’ya bir çocuk kütüphanesi kazandırarak, kutlamak ne kadar yerinde bir kutlama, ne kadar isabetli bir girişim, Kepez Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Çocuk Kütüphanesine dedemizin adının verilmesi ailesi için çok büyük bir sevinç kaynağıdır” dedi. Torun Mustafa Zaim, dedesi Burhanettin Onat’ın, yaşamını çok sevdiği mesleğine, sevdalısı olduğu Antalya’sına ve vatanına adamış bir Türk aydını olduğunu da sözlerine ekledi.

ANTALYA’NIN EN ZENGİN TEMALI ÇOCUK KÜTÜPHANESİ

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de milli ve manevi duyguların zirve yaptığı bu güzel günde anlamlı bir açılışta bir arada olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Milli mücadelenin 102. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadelenin ölümsüz kahramanlarını rahmet ve minnetle anarak sözlerine devam eden Başkan Tütüncü, “Bu özel günde Antalya’nın en büyük çocuk kütüphanesini açalım istedik. Antalya’nın çocukları uçağı biliyorlar, gemiyi biliyorlar, tramvayı biliyorlar, ama gerçek rayların üzerinde bir treni bilmiyorlar. İnşallah önümüzdeki yıllarda onu da bilecekler. Sevgili çocuklarımızı okumayı çok daha neşeli,  güzel bir ortamda aşılayalım istedik. Onlar okuma sevincini güzel ortamlarda edinsinler istedik. Madem kütüphaneler şehri oldu, 16 kütüphane kurduk, Antalya’nın en zengin temalı çocuk kütüphanesini kuralım istedik. Trenimiz buharlı Kara Tren… 1930 model Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından Almanlardan satın alınmış, satın alma sözleşmesi Sultan Abdülhamit döneminde yapılmış, 1930'dan 1980 yılına kadar Anadolu'nun dört bir yanında görev yapmış buharlı kara bir tren.  Vagonu Haydarpaşa'dan geldi, gerçek bir rayın üstünde durmalıydı, bunun içinde raylarını getirdik. Ve birde Anadolu tren istasyonu olmalıydı. Tren istasyonu çok anlamlı bir coğrafyadan seçildi. Edirne’nin Karadağ’ı milli mücadelemizin en önemli merkezlerinden biridir. Burada tren istasyonu mizanseni ortaya koyacaktık, tren istasyonunu da buraya getirip yerleştirmeliydik. Anadolu tren istasyonunun kapısından içeri girdiğinizde Anadolu’nun dört bir yanını ören hatıraları görüyorsunuz. Her tarafta çocuksu bir sevinç, neşe ve renklilik var. Kütüphanede 10 bin fazla kitabımız var, 120’den fazla çocuk aynı anda kitap okuyabilecek ve atölye çalışması yapabilecek. Antalya’nın ve Akdeniz’in en zengin çocuk kütüphanesini kazandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

ANTALYA’NIN HER KÖŞESİNDE ONUN ESERLERİ

Çocuk Kütüphanesine neden Dr. Burhanettin Onat’ın isminin verildiğini de anlatan Başkan Tütüncü, “Burhanettin Onat  Antalyalıların sevgili Belediye Başkanı…1950-1960 yıllarının efsane milletvekili, bunun yanında muhteşem bir musikişinas, İstiklal Madalya sahibi, Antalya’ya bir çok ölümsüz eser kazandırmış, hala hatıraları kalplerde, gönüllerde şehrin bazı duvarlarında olduğunu görüyoruz. Dr. Burhanettin Onat’ın adının isminin yaşatılması için Dokuma’dan daha iyi bir yer olmayacağını düşündük.

Neden mi? O dönemde en iyi akala pamuğu Antalya’da yetişir. Cumhuriyet’in ilk sanayi tesislerinden birinin buraya kurulması için 1950’li yıllarda, Antalya'nın kudretli vekili Dr. Burhanettin Onat  ve Antalyalılar dönemin başbakanı Adnan Menderes’in yanına giderler ve 5 Ocak 1956 günü burada fabrikanın temelleri atılır. Fabrika 1961’de devreye girer ve 2003 yılına kadarda Antalyalılara iş, aş olur. Burhanettin Onat sadece bu fabrikanın doğuşuna vesile olmamıştır, Antbirlik de, Ferro Krom’da, Antalya Havalimanın da, Kepez Elektrik Santrali’ne bakın Burhanettin Onat’ı görürsünüz. “diye konuştu.

ANTALYA’DAN NİCE BURHANETTİN ONAT’LAR YETİŞECEK

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, güzel bir ana tanıklık etmek için bir arada olduklarını dile getirerek, Atatürk'ün 23 Nisan’ı Türk çocuklarına ve dünya çocuklarına armağan ettiğini vurgulayarak, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Bugünün 1995 yılından bu yana 100 ülke tarafından ‘Dünya Kitap Günü’ olarak kutlandığına değinen Vali Yazıcı, “Kitap deyince ben çok heyecanlanıyorum. Çok mutlu oluyorum. 30 yıllık meslek hayatım boyunca her görev yaptığım yerde kitap okunması,  kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasıyla ilgili hep bir gayret içerisinde oldum. Antalya’ya gelince gördüm ki; belediye başkanlarından da bu işe çok sevdalı olanlar var. Şu anda karşımda oturuyor sağ olsun, bu işi önemseyen, bu işten tat alan, çocuklarımıza, gençliğimize önemli bir hizmet olduğunun farkında olan bir belediye başkanı var. Bu güzel duygu ve düşüncelerini Antalya’ya hizmet etmiş, Türk siyasi tarihinde de, Antalya’nın da tarihinde onurlu ve şerefli bir yere haiz olan büyüğümüz Dr. Burhanettin Onat’la da burada birleştirmiş. İki güzellik birleşince, bundan daha öte ne olabilir. Bal kaymak olmuş. Bu şehir için hizmet eden, bu şehir için  zorluklara katlanan, hatta bu şehrin vekilliğini yaptığından dolayı hapis yatan Dr Burhanettin Onat’ı saygıyla, minnetle, rahmetle tekrar tekrar anıyorum. Sevgili çocuklar içeride yeni bir dünya var. Buraları eskitin, başkan amcanız size yeni yeni sürekli kitaplar alır. Lütfen burayı rahat bırakmayın dolu dolu geçsin buradaki zamanlarınız. Buradaki her şey eskisin yenilenir. Ama bu eskitmeden kastım yoğun bir şekilde kullanılmasıdır. Ben inanıyorum ki; Kepez'in çocukları, bu mahallenin çocukları, Kepez'in ilçemizin Antalya’mızın çocukları bu kütüphanede, bu özel kütüphanede çok farklı bir ambiyansla sunulan bu kütüphanede çok hoş vakit geçirecekler. Dünyaya buradan yolculuğa çıkacaklar, ufuklarını burada trenin vagonundan belirleyecekler. Bu kütüphane dünya şehri olan Antalya’mızdan nice nice Burhanettin Onat’ların yetişmesine vesile olacak.” dedi. Vali Ersin Yazıcı, konuşmasının sonunda Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü ve ekibine teşekkür etti. Konuşmaların ardından kurdele kesimi ile Dr. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi’nin açılışı yapıldı. Vali yazıcı ve konuklar kütüphaneyi gezdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.04.24 11:07:35
Son Düzenlenme Tarihi :