Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Deprem Haftası kapsamında yaptığı açıklamada Türkiye’de iletişim altyapısının deprem gerçeği dikkate alınarak yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, deprem anlarında kesintisiz haberleşmenin hem arama-kurtarma çalışmalarının sağlıklı yürütülmesi hem de kamu kurumlarının koordinasyonu açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.
EMO Antalya Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin aktif deprem kuşağı üzerinde bulunduğu hatırlatılarak geçmişte yaşanan büyük depremlerin yalnızca binaları değil şehirlerin altyapı sistemlerini de ciddi şekilde etkilediği ifade edildi. Özellikle iletişim sistemlerinin deprem sonrası süreçte kritik rol oynadığı belirtilirken, mevcut altyapının bu açıdan yeterince güvenli olmadığına dikkat çekildi.
Açıklamada, Antalya’da ve birçok şehirde baz istasyonlarının önemli bir bölümünün bina çatılarına kurulu olduğuna işaret edilerek bu durumun deprem sonrasında ciddi risk oluşturabileceği belirtildi. Binaların hasar görmesi veya yıkılması halinde iletişim altyapısının da devre dışı kalabileceği, bunun da kriz yönetimini zorlaştırabileceği ifade edildi.
Elektrik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, afet yönetimi açısından daha güvenli bir çözüm olarak kule tipi bağımsız baz istasyonlarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Bu tür istasyonların hem yapısal olarak daha dayanıklı olduğu hem de afet durumlarında kendi enerji ihtiyacını karşılayabilecek şekilde tasarlanabildiği kaydedildi.
Açıklamada ayrıca özellikle yeni imara açılacak bölgelerde iletişim altyapısının planlama aşamasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kule tipi baz istasyonlarının yaygınlaştırılması ve bu sistemlerin afet anlarında bağımsız enerji kaynaklarıyla çalışabilecek şekilde tasarlanmasının önemine dikkat çekildi.
EMO Antalya Şube Başkanı Şaban Tat, deprem dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalarla değil kesintisiz çalışan altyapı sistemleriyle mümkün olabileceğini belirterek iletişim altyapısının da bu sistemlerin en kritik bileşenlerinden biri olduğunu ifade etti.
Açıklamada, deprem gerçeğinin göz ardı edilmeden kentlerin daha güvenli, daha dirençli ve afetlere hazırlıklı hale getirilmesinin tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı.





