Sahiplerinin ilgisizliği ve zamanında gerekli bakımı ve tadilatı yaptırmadıkları için yıkılmak üzere olan ve kamu güvenliği açısından risk taşıyan metruk binalar, bazen uyuşturucu kullananlar tarafından ya da ahlaka uygun olmayan işlerin yapıldığı bir mekan olarakta kullanılıyor. Elmalı’da metruk binalar tek tek belirlendi ve sahiplerine ulaşıldı. Sahibi oldukları metruk binaları sağlamlaştırmaları ve giriş/çıkışları engelleyecek tadilatın yapılması ya da yıktırılması için 30 günlük süre verildi. Bu süre içerisinde gerekenin yapılmaması halinde belediye tarafından yıkım süreci başlatılırken, süreç sonunda hiç bir işlem yapılmayan metruk binalar yıkılmaya başlandı.
Antalya merkezde ya da sahil kesiminde yaşayanların sıcaktan bunaldığı, nemden nefes alamadıkları bir dönemde yüzlerce yazlıkçı yaz ayını serin ve nemsiz bir ortamda geçirmek üzere Elmalı’ya geliyor. Elmalı sadece serin ve temiz havası ile değil, ‘huzuru’ ile de dikkat çekiyor.
Elmalı’da huzurun devam etmesi içinde her türlü önlem alınıyor. Sahiplerinin ilgisizliği ve zamanında gerekli bakımı ve tadilatı yaptırmadıkları için yıkılmak üzere olan ve kamu güvenliği açısından risk taşıyan metruk binalar, bazen uyuşturucu kullananlar tarafından ya da ahlaka uygun olmayan işlerin yapıldığı bir mekan olarak ta kullanılırken, Kaymakam Faruk Erdem’in talimatı ile ilçe merkezi ile bazı mahallelerde (köylerde) bulunan metruk binalar tek tek tespit edildi. Metruk binaların sahiplerine de ya gereken güvenlik önlemleri almaları ya da yıkmaları istendi.
SON 3 YILDA
32 METRUK BİNA YIKILDI
“Son 3 yıl içerisinde bizim yıktığımız toplam metruk bina sayısı 32” diyen Kaymakam Faruk Erdem, “ Bunlar tespitler sonucunda yıktırılan metruk binalar. Bunlardan metruk pozisyonda olup sağlam olan ancak içinde yaşanılmayan, ancak yıkılmasına da gerek olmayan, dışarıdan içerisine erişim olan binalar var.
Bu tarzda olan 21 binayı sahiplerine girişi engelleyecek şekilde rehabilite ettirdik. Kapısına, penceresine tahta çakıldı binanın durumuna göre” dedi.
KAMU GÜVENLİĞİ AÇISINDAN
CİDDİ RİSK OLUŞTURUYOR
Kaymakam Faruk Erdem, metruk binaları niçin önemsedikleri konusunda da bilgi verdi.
“Buralar kamu güvenliği açısından ciddi risk oluşturuyor. Dışarıdan bakıldığı zaman içerisi görünmüyor. Buralarda ilgili temel riskler içerisinde metruk binalar uyuşturucu - uyarıcı madde kullananlara mekan olabilir. Buralarda ahlaka uygun olmayan işler yapabilirler, Elmalı’da biz rastlamasak ta farklı yerlerde olduğunu bildiğimiz durumlar var. Bu tür metruk binalarda köpek, horoz dövüştürenler bile var. O metruk binalarda her türlü pis iş olabiliyor” diyen Kaymakam Faruk Erdem, “Binanın içinin dışarıdan görünmemesi ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğu için metruk binaları çok önemsiyoruz.
Özellikle okul çevrelerinde başta olmak üzere hepsini yıktık. Hali hazırda 27 metruk bina var. Bunlarında yıkımı için bir prosedürü var. Hemen yıkamıyoruz. Sahibine tebligat gibi zorunluluklar var. Bunların tebligat süreleri bitti önümüzdeki süreçte 27 metruk binayı daha yıkacağız” dedi.
Metruk binanın oluşturduğu çirkin görüntünün de ortadan kaldırıldığını kaydeden Kaymakam Erdem,
İmar Kanununda özel madde kapsamında yetkinin kaymakamlıklarda olduğunu kaydederek şöyle devam etti:
“Vatandaşa biz metruk binanı yık, yıkmazsan biz yıkacağız ve bunun da masrafını size rücu ettireceğiz diyoruz.
Vatandaş benim bina duruyor, öyle de kalmaya devam edecek diye düşünebilir. Öyle bir şey yok. Ben bir kez daha metruk bina sahiplerini uyarmak istiyorum. Sahibi olduğun ya da olduğunuz metruk binada ya önlemini alacaksın /alacaksınız. Ya da yıkacaksın / yıkacaksınız. Çünkü kamu Risk oluşturuyor.”
2 ayda 6 metruk
bina yıkıldı
2026 yılının ilk 2 ayında, kamu güvenliği açısından ciddi risk içeren metruk binalardan 6’sı yıkıldı. Bu yıkımlarla birlikte Elmalı merkez ve köylerde bulunan metruk bina sayısı azalmaya devam ederken, yıkılan 6 metruk binalardan bazıları köylerde. * Ferudun Özgünsür
* Ferudun ÖZGÜNSÜR
Köyünde çilek üretimine başladı, hedefine üretim tesisi koydu
Kahramanmaraş’ta 22 yaşındaki genç, köyünde ailesiyle birlikte çilek üretimine başladı, kendine hedef olarak da üretim tesisi kurmayı koydu.
Türkoğlu ilçesi Çakıroğlu Mahallesi’nde yaşayan 22 yaşındaki Ayşe Kaplan, ailesiyle birlikte çilek üretmeye başladı. Çileğin kurusu, sirkesi ve turşusu için projeler de hazırlayan Kaplan, birikim yapıp hem fikirlerini gerçeğe dönüştürmek hem de köyünün ve şehrin adını duyurmayı istiyor.
Organik üretim yaptıklarını belirten Ayşe Kaplan, "Çilekle uğraşıyorum. Üretim yapıyorum. Babama yardım ediyorum yaz boyunca, aynı şekilde kendi üretimimi yapıyorum. Biz burada organik üretim yapıyoruz. Hiç ilaç yok. Buraya çalışmak için sabahtan geliyoruz. Sabah saat 07.00’de tarlaya girip, saat 16.00’da bırakıyoruz. Bazen ben saat 20.00’e kadar da çalışabiliyorum. Babama sulama konusunda yardımcı oluyorum. Hem de içindeki yabani otlardan temizliyoruz. Çileği günlük olarak sulamamız gerekiyor. Sulanmazsa olmuyor. Köyümüzde su sıkıntımız var. Bu konuda yetkililere sesleniyorum su konusunda bize yardımcı olsunlar" dedi.
Hedefinin çilek üretim firması kurmak olduğunu anlatan Kaplan, "Çileğin kurusu, sirkesi ve turşusu için projelerim var. Benim bu konuda desteğe ihtiyacım var. Ama ben bu projelerimi kendi imkanlarımla yapmayı düşünüyorum. Şu an birikim aşamasındayım. Çok büyük hayallerim var. Köyümüzün ve şehrimizin adını duyurmayı düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Bütün ihtiyaçlarını bu üretimden sağladığını dile getiren Kaplan, "İlk başta fiyatlarımız çok düşüktü ama şu an normal derecede ne yüksek ne düşük. Benim gibi hayalleri olan genç arkadaşlar hedefiniz için çabalayın. Çalışın, çabalayın ve hedeflerinize kısa zamanda ulaşırsınız. Yeter ki isteyin" diye konuştu.
Türkoğlu ilçesi Çakıroğlu Mahallesi’nde yaşayan 22 yaşındaki Ayşe Kaplan, ailesiyle birlikte çilek üretmeye başladı. Çileğin kurusu, sirkesi ve turşusu için projeler de hazırlayan Kaplan, birikim yapıp hem fikirlerini gerçeğe dönüştürmek hem de köyünün ve şehrin adını duyurmayı istiyor.
Organik üretim yaptıklarını belirten Ayşe Kaplan, "Çilekle uğraşıyorum. Üretim yapıyorum. Babama yardım ediyorum yaz boyunca, aynı şekilde kendi üretimimi yapıyorum. Biz burada organik üretim yapıyoruz. Hiç ilaç yok. Buraya çalışmak için sabahtan geliyoruz. Sabah saat 07.00’de tarlaya girip, saat 16.00’da bırakıyoruz. Bazen ben saat 20.00’e kadar da çalışabiliyorum. Babama sulama konusunda yardımcı oluyorum. Hem de içindeki yabani otlardan temizliyoruz. Çileği günlük olarak sulamamız gerekiyor. Sulanmazsa olmuyor. Köyümüzde su sıkıntımız var. Bu konuda yetkililere sesleniyorum su konusunda bize yardımcı olsunlar" dedi.
Hedefinin çilek üretim firması kurmak olduğunu anlatan Kaplan, "Çileğin kurusu, sirkesi ve turşusu için projelerim var. Benim bu konuda desteğe ihtiyacım var. Ama ben bu projelerimi kendi imkanlarımla yapmayı düşünüyorum. Şu an birikim aşamasındayım. Çok büyük hayallerim var. Köyümüzün ve şehrimizin adını duyurmayı düşünüyorum" ifadesini kullandı.
Bütün ihtiyaçlarını bu üretimden sağladığını dile getiren Kaplan, "İlk başta fiyatlarımız çok düşüktü ama şu an normal derecede ne yüksek ne düşük. Benim gibi hayalleri olan genç arkadaşlar hedefiniz için çabalayın. Çalışın, çabalayın ve hedeflerinize kısa zamanda ulaşırsınız. Yeter ki isteyin" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.07 11:03:36
Son Düzenlenme Tarihi :
Antalya'da Yaz Sıcaklarına Serinlemek İçin Mükemmel Alternatifler!
Antalya, yaz aylarında sıcak havalardan bunalan tatilciler için çeşitli serinleme alternatifleri sunuyor. Muhteşem plajlarının yanı sıra şehirdeki doğal güzellikler, su parkları ve diğer serinleme noktaları, ziyaretçilerin sıcak yaz günlerinde keyifli bir mola vermesini sağlıyor.
Antalya'nın ünlü plajları, berrak mavi suları ve ince kumlarıyla ünlüdür. Tatilciler, Kleopatra Plajı, Konyaaltı Plajı, Lara Plajı gibi popüler plajlarda güneşin ve denizin tadını çıkarabilirler. Serin sulara girerek ferahlama imkanı bulabilirler.
Bununla birlikte, şehirde bulunan su parkları da sıcak yaz günlerinde serinlemek için ideal noktalardan biridir. Aquapark, Aqualand ve Troy Aqua Park gibi su parkları, kaydıraklar, havuzlar ve diğer su aktiviteleriyle tatilcileri eğlenceli bir serüvene davet ediyor. Hem çocuklar hem de yetişkinler için harika bir serinleme alternatifi sunuyor.
Antalya'nın doğal güzellikleri de serinleme için mükemmel bir seçenek sunuyor. Özellikle şehrin kuzeyinde yer alan köylerde ve yaylalarda, serin ve ferah bir atmosferde doğayla iç içe zaman geçirebilirsiniz. Düden Şelalesi ve Manavgat Şelalesi gibi doğal güzellikler, serin sularıyla tatilcileri rahatlatıyor ve doğanın tadını çıkarmalarını sağlıyor.
Antalya'da bulunan göl ve mağaralar da serinleme alternatifleri arasında yer alıyor. Göynük Gölü ve Salda Gölü gibi göllerde yüzme imkanı bulunurken, Karain Mağarası ve Damlataş Mağarası gibi mağaralar da doğal serinlik sunuyor. Bu noktalar, tatilcilerin sıcaktan uzaklaşarak keşif yapabileceği serin bölgelerdir.
Antalya, yaz sıcaklarına serinlemek için birçok seçenek sunan bir destinasyondur. Plajlar, su parkları, doğal güzellikler, göller ve mağaralar, tatilcilerin sıcak yaz günlerinde rahatlaması için ideal noktalardır. Antalya'yı ziyaret eden herkes, bu alternatiflerden birini seçerek keyifli bir serinleme deneyimi yaşayabilir ve unutulmaz anılarla dolu bir tatil geçirebilir. -ABDÜLTALİP GÜNGÖR





