Antalya’nın kültür ve sanat yaşamında önemli bir yere sahip olan Haşim İşcan Kültür Merkezi, bu kez sahnelediği oyunlarla değil, dış cephesindeki yıpranmış görüntü ve yıllardır çözülemeyen bakım tartışmasıyla gündemde. Kentin simge kültür yapılarından biri olan merkez, bugün hâlâ Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera ve Balesi tarafından kullanılmaya devam ediyor. Ancak binanın özellikle dış yüzeyinde görülen yıpranma, Antalya gibi kültür-sanat etkinlikleriyle öne çıkan bir kente yakışmayan bir tablo ortaya koyuyor.
Tartışma seçim
döneminde büyüdü
Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki bakımsızlık, 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’nın yaptığı açıklamalarla geniş kitlelerin dikkatini çekti. Karadağlı, Antalya ziyareti sırasında kültür merkezi önünden paylaştığı görüntülerde yapının durumuna tepki göstermiş, binanın bu halde bırakılmasını eleştirmişti. Açıklamaların zamanlaması nedeniyle konu kısa sürede teknik bir bakım meselesinin ötesine geçerek siyasi polemiğe dönüştü.
Asıl tartışma: Bakımı
kim yapacak?
Sorunun merkezinde ise tek bir soru yer alıyor: Haşim İşcan Kültür Merkezi’nin esaslı bakım ve onarımından kim sorumlu? Antalya Büyükşehir Belediyesi cephesi, 2006 yılında yapılan tahsis ve kullanım düzenlemesi nedeniyle bakım yükümlülüğünün Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafında olduğunu savundu. Buna karşılık Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, resmi açıklamasında binanın malikinin Antalya Büyükşehir Belediyesi olduğunu, protokol gereği esaslı bakım, onarım ve tamir giderlerinin taşınmaz sahibi tarafından karşılanması gerektiğini duyurdu.
Aynı açıklamada, geçmiş yıllarda bakım taleplerinin resmi yazılarla belediyeye iletildiği de belirtildi.
Resmi açıklamalar sorunu
çözmeye yetmedi
Kamuoyuna yansıyan açıklamalar, tartışmanın hukuki ve idari boyutunu netleştirmek yerine daha da büyüttü. Bir tarafta “bina bakanlığın kullanımında” görüşü öne çıkarken, diğer tarafta “biz kiracıyız, büyük bakım malike aittir” savunması dillendirildi. Bu nedenle sorun, kurumlar arasında gidip gelen bir yetki meselesine dönüştü. Sonuçta kamuoyu, kimin haklı olduğundan çok, kentin en önemli kültür yapılarından birinin neden hâlâ onarılmadığı sorusuna yanıt aramaya başladı.
Antalya’nın vitrini
bakımsız kalmamalı
Haşim İşcan Kültür Merkezi yalnızca bir bina değil; Antalya’nın kültür politikalarının, sanat üretiminin ve kent kimliğinin önemli parçalarından biri. Uluslararası festivallere ev sahipliği yapan, yüzlerce sanatçıyı ve binlerce izleyiciyi ağırlayan bir yapının böylesine tartışmalı bir bakım süreci içinde bırakılması, kurumsal sorumluluk tartışmasının ötesinde bir kent meselesi haline gelmiş durumda. Antalya kamuoyu artık yeni bir polemik değil, açık sorumluluk tanımıyla hazırlanmış somut bir bakım ve yenileme planı görmek istiyor.
* Abdültalip GÜNGÖR




